hicrethaber,cumhurbaşkanı,başkan,filistin,libya,ıran,ırak,hac,siyaset,erbakan,saadet,akparti,chp,eğitim,sağlık,moda,magazın,yurt,gazete,
İnsanın kendine en büyük zulmü nefsinin peşinden gitmesidir.
Münevver Bitigen

Münevver Bitigen

İnsanın kendine en büyük zulmü nefsinin peşinden gitmesidir.

06 Haziran 2020 - 12:33

Erdemli ergenler lise kız grubumuz ile Hud Suresinin sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Surenin son notlarını "söz uçar, yazı kalır. " desturuna binanen buraya bırakıyoruz.
İlgileneler için;
İnsanın kendine en büyük zulmü nefsinin peşinden gitmesidir.
2020 yılı içinde yaşanan pandemi olayı tabiki gündemizde idi.
Ve bazı insanlar biz onları "çok tedbirli olmak" gibi bir yafta ile yaftalamadığımız  halde bizi fazla tevekküllü olup tedbiri elden bırakma ile yaftalayabiliyorlar.
Tedbir ile tevekkül kavramları arasındaki inci olan itidali yakalayabilmek hepimizin hedefi olmalıdır.
Ne ifrat, ne tefrit müslümana
İlla itidal, İlla itidal

Hijyen kelimesi Yunanlıların temizlik tanrısının ismidir.
Hijyen kelimesi bizim "temizlik" kelimesinin fersah fersah ötesinde bir kavram kaymasıdır.
Ve böylelikle Medeniyetimizden fersah fersah öteye ittiriliyoruz.
Oysa bizde nezafet (temizlik) imandandır.

İtaat-Rab-Tanrı mevzuu..
Müşriklerin bize sunduğu her kavram bizim için tanrı olabilir. (mazaallah)
İnancımıza ait kavramların içinin boşaltıldığı bir dönemdeyiz.
Gerek ibadet, gerek insan ilişkileri, gerek insan olmanın getirileri hususundaki üzerimize düşen şeylerde bilfiil tam istikrarlı olmamız gereklidir. Cennetin ucuz olmadığı bilerek hayatımızda istikrarı yakalamamız gerekiyor.
Allah bizim istikametimize ve istikrarımıza ödül veriyor.
Her yaptığımız amelde ne kadar istikrarlı isek o derece cennette  kademe, kademe yükseleceğiz.
Keza hesap kitap günü geldiğinde de elbet sorulacaktır.
Evde kalma döneminde "ne yaptın." meşguliyet dolu hayatına ilaveten ?
Sana kademe attırtacak ne yaptın?

Ve asıl Peygamber efendimiz (sav) "benim saçımı ağarttı" dediği  Hud suresi 112 ayet;
فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ﴿
"Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir."  ayetteki ;

‘sana *emredildiği gibi* dosdoğru ol’ ayetinde
çok büyük bir ikaz, dikkat edilmesi gereken bir husus vardır.
Rabbinin yolunda hedefe doğru adım adım ilerlerken sağa, sola sapmadan yola devam et.

Vahiy sırasına göre tefsir çalışır iken dikkatimizi çeken başka  bir husus ise günahkar kavramıdır.
Bundan önceki surelerde kafir,münafık,müfsid kavramlarının üzerinde durulur iken bu surede günah kavramına dikkat çekilir.
Günahkar kavramı teslim olmuş olduğu halde nefsine zulmederek günah batağına batmış olan kullar için kullanılır.
Günah işlemiş olan her kimse tövbe edip tövbesine sahip çıkan bir hal üzerine olur ise affedilme umuduna sarılabilir.

İnsanoğlunun fıtratının "ihtilafa meyyal olma sorununu" yine suremize arz ettiğimizde Kuran'ı Kerimin bize  verdiği cevap peygamberlerimizin kıssalarını okumanın "kalbimizi islama pekişireceği ve mutmain olabileceği gerçeği ile bizi buluşturuyor.

Bizim medeniyetimize ait kavramları biz hakkıyla idrak edip gereğini ifa edemediğiniz için, bize ait olmayan şeylere bulanıp bize sunuldular.
Biz ise buna bağışıklık kazanmadığımız için hemen hapı yuttuk.
Oysa hem istikrarda ve istikamette olmak için her gün panzehrimizi peygamberimiz hayatından örneklerle takviyede bulunacak şekilde güncelimizde tutmak zorundaydık.

Allahtan gelen her şey bizim için ve bizim iyiliğimiz için,
O yüzden dediği her şey bizim hayatımızı idame ettiren gerçeklerdir.
Bu tesbitin tersi ise "hükümlerine rıza göstermediğimiz her vakit ziyandayız."
Bu da hayatın bereketsizleşmesi ve kötülükten sıyrılamayışımızı ifade ediyor.
Nefsin arzuları kişiden kişiye ihtilaf edilen durumlar olabilirler.
Dolayısıyla bir durumu, bir şeyi kınamadan önce kendi nefsini kına ki zaten bir doğru yoktur.
Doğrular vardır.
Hakikat tektir.
Doğrular hakiki ilme hizmet ettiği zaman kabul edilebilecek unsurlardır.

Ve son olarak erdemli ergenlerimiz ile kıssadan hisse diyebileceğimiz bir görüş birliğine vardık.
Bazı yaş aralıkları olaylara ve delillere bütüncül bakamama yaş aralığıdır.
Bu yüzden hayatı kendimize "zulüm edip" zorlaştırmamak için;
Büyük resmi görebilen anne ve babalarımızın rehberliğine olan ihtiyacımızı itiraf edebilmeliyiz.
Hud Suresinin bize kazandırdıklarını nimet bilip
YUSUF SURESİNE BİSMİLLAH diyoruz. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum