Bazen bir şehrin büyüklüğü nüfusuyla değil, yetiştirdiği insanlarla ölçülür. Kastamonu yıllardır siyasetten bürokrasiye, ilimden mücadeleye kadar birçok önemli isim çıkardı. Belki de mesele hiçbir zaman “çıkar mı?” değildi… Mesele, bu potansiyelin ne kadar farkında olduğumuzdu.
Geçenlerde eski bir gazete sayfasına denk geldim. Başlıkta kocaman harflerle “Kastamonu’dan Başbakan çıkacak” yazıyordu. Altında ise Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un Kastamonu kökenine dair bilgiler vardı.
Bir süre o sayfaya bakıp düşündüm.
Aslında mesele sadece bir kişinin memleketi değil. Mesele şu:
Neden Kastamonu’dan güçlü siyasetçiler, devlet adamları, fikir insanları çıkıyor?
Çünkü bu şehir biraz sessiz büyüyor.
Bağırmadan…
Reklam yapmadan…
Kendini göstermeye çalışmadan…
Ama zamanı gelince de ağırlığını hissettiriyor.
Kastamonu’nun İnsanında Başka Bir Karakter Var
Bunu inkâr etmek zor.
Kastamonu insanında farklı bir yapı var. Belki coğrafyadan, belki tarihten, belki yıllarca verilen mücadeleden…
Ama bu şehirde yetişen insanların çoğunda ortak bazı özellikler görüyorsunuz:
Sabır, mücadele, devlet ciddiyeti ve memlekete bağlılık.
Eskiden büyüklerimiz hep derdi:
“Kastamonulu adam kolay kolay eğilmez.”
Belki biraz sert bir cümle ama içinde gerçeklik payı var.
Çünkü bu şehir tarih boyunca rahat bir hayat yaşamamış. Göç vermiş, ekonomik sıkıntılar görmüş, unutulmuş hissedilmiş… Ama buna rağmen devletine küsmemiş.
İşte tam da bu yüzden Kastamonu’dan çıkan insanların siyaset anlayışı genelde “makam” odaklı değil, “sorumluluk” odaklı oluyor.
Bugün Türkiye’de birçok önemli bürokratın, akademisyenin, siyasetçinin kökenine baktığınızda Kastamonu’ya çıkan yollar görüyorsunuz.
Ama garip olan şu:
Biz bazen kendi değerimizin farkına varmıyoruz.
Sadece İstanbul’a Bakan Bir Şehir Değil
Kastamonu yıllardır göç veren şehirlerden biri. Kimi İstanbul’a gitmiş, kimi Ankara’ya, kimi Avrupa’ya…
Ama dikkat edin:
Giden insanların çoğu gittikleri yerde güçlü bir yer edinmiş.
Bu tesadüf değil.
Çünkü Kastamonu insanı çalışkanlığıyla bilinir. Özellikle eski nesil yokluk içinde büyüdüğü için mücadele etmeyi öğrenmiş insanlar.
Belki bu yüzden Türkiye’nin birçok yerinde Kastamonulu iş insanlarına, akademisyenlere ya da siyasetçilere rastlıyoruz.
Numan Kurtulmuş’un ailesine dair anlatılan geçmişe bakınca da aslında bir kültür görüyorsunuz.
Askerlik, devlet görevi, eğitim, ilim…
Yani mesele sadece bir soy bağı değil.
Bir karakter aktarımı.
Bugün siyasette herkes yüksek sesle konuşuyor. Herkes gündem olmaya çalışıyor. Ama bazı insanlar sessiz şekilde ilerliyor.
Kastamonu insanı biraz da böyle.
Çok konuşmadan iş yapmaya çalışan bir tarafı var.
Belki bazen bu yüzden geri planda kalıyor.
Ama gerektiğinde de ağırlığını koyuyor.
Anadolu’nun Sessiz Şehirlerinden Biri Ama Etkisi Büyük
Türkiye’de bazı şehirler sürekli göz önündedir. Her gün konuşulur, ekranlarda yer alır.
Kastamonu ise daha sessizdir.
Ama bu sessizlik bazen yanlış anlaşılıyor.
Sessiz olmak etkisiz olmak değildir.
Tam tersine, bu şehir yıllardır Anadolu’nun en güçlü insan kaynağını yetiştiren yerlerden biri oldu. Öğretmenler, askerler, bürokratlar, iş insanları…
Belki de Kastamonu’nun en büyük özelliği gösterişten uzak olması.
Bugün sosyal medyada herkes kendini anlatmaya çalışıyor. Ama eski nesil Kastamonulular genelde yaptığı işi sessizce yapıp yoluna devam eden insanlardı.
Bence bu karakter hâlâ devam ediyor.
O yüzden “Kastamonu’dan başbakan çıkar mı?” sorusu bana artık garip geliyor.
Neden çıkmasın?
Bu şehir geçmişte nice devlet adamı yetiştirdi.
Yine yetiştirir.
Önemli olan gençlerin kendine inanması.
Asıl Mesele Memlekete Sahip Çıkabilmek
Bir insanın makam sahibi olması elbette önemli olabilir. Ama daha önemlisi memleketini unutmaması.
Bence Kastamonu insanının en güzel taraflarından biri de bu.
Nereye giderse gitsin köyünü, ilçesini, memleketini unutmuyor.
İstanbul’da yıllardır yaşayan biri bile memleket sohbeti açılınca bir anda başka birine dönüşüyor. Çünkü Kastamonu biraz aidiyet duygusu taşıyan şehirlerden biri.
Bugün gençlerin de bunu kaybetmemesi gerekiyor.
Çünkü mesele sadece siyaset değil.
Mesele bu şehrin potansiyeline inanmak.
Belki yarın gerçekten Kastamonu’dan bir başbakan çıkar.
Belki bir Cumhurbaşkanı…
Belki çok önemli bilim insanları…
Ama önce bizim kendi şehrimizin değerini bilmemiz gerekiyor.
Çünkü bazen bir memleketin büyüklüğü kalabalığında değil, yetiştirdiği insanlarda saklıdır.



































