• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Ramazan Deveci
  3. İktidarın Dayanılmaz Cazibesi ve İslamcılardaki Değişim..
Yayınlanma: 23 Ekim 2018 - 09:18

İktidarın Dayanılmaz Cazibesi ve İslamcılardaki Değişim..

23 Ekim 2018 - 09:18
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İktidarın Dayanılmaz Cazibesi ve İslamcılardaki Değişim..
Ramazan Deveci
yazar

İslamcı düşüncede tevhidi gerçekliğin ışığında başladı yürüyüşümüz. Vahyin kılavuzluğu altında verdiğimiz mücadelede, insanları vahiyle buluşturmaya çalışırken geleneksel İslami anlayışları eleştiriyor, devletçiliğe, milliyetçiliğe ve mezhepçiliğe karşı çıkıyorduk.
Geleneksel İslami anlayışlar; necip Türk milletinin, binlerce yıldır İslam’ın bayraktarlığını yaptığını, bayrağın düştüğü yerden ayağa kalkacağını söylerken, İslam aleminin liderinin Türkiye olacağını da ifade ediyorlardı.
Bizler tevhidi Müslüman’dık, vahiy hiçbir kavme ayrıcalık tanımıyor, bütün kavimleri Allah’ın ayeti olarak nitelendiriyordu. Onun için böylesi milliyetçilik kokan sözlerden sakınılması gerekiyordu.  Ümmetçi idik ve İslam birliğini savunuyorduk. Irkı, rengi, mezhebi ne olursa olsun tüm dünya Müslümanları kardeşti. İslam dünyasına hangi kavmin önderlik edeceğinin bir önemi yoktu bizim için. Müslümanların kardeşliği ve vahdeti esastı çünkü.
İslam’ın esası tevhid ve adaletti. Maide-8 ve Nisa-135 esasına göre her türlü adaletsizliğe ‘ama’sız karşı çıkar, Osmanlı döneminin kardeş katli fetvasını eleştirirdik. Devletin bekası için masum çocukların hatta bebeklerin öldürülmesinin İslami bir izahı olamazdı. Muaviye’nin maslahatçı mantığını değil İmam Ali’nin adaleti esas alan tavrını savunurduk. Çünkü bizim için esas olan devlet değil insandı. İnsan için öncelikli olan adaletti. Onun için İmam Ali “Devletin dini adalettir” demişti.
Özgürlükçü idik, sadece kendimiz için değil herkes için düşünce ve inanç özgürlüğü isterdik. Her insanın can, mal, akıl, nesil ve din güvenliği sağlanmalı, bunun için düşünce özgürlüğü olmalı idi. Özgürlükçü düşüncenin ölçüsü ise muhalif düşünceye karşı ortaya koyduğumuz tavırdır. 28 Şubat sürecinde dindar insanlara baskının üst seviyeye çıktığı dönemlerde, İslamcı olmadıkları, seküler ve liberal anlayışa sahip oldukları halde dindar insanlara yapılan baskılara karşı çıkan aydınları çok sevmiştik. Onların yazdıklarını hararetle okur paylaşırdık. Ama ne yazık ki İslamcı aydınlar bugün mağdur olan bu aydınlara sahip çıkmayı bırak İslamcı kesimin abisi sayılan Ali Bulaç’ın mağduriyetini bile savunmadılar, savunamadılar. Özgürlük anlayışımıza da ‘ama’lı izahlar getirmeye başlamıştık. Özgürlüğü kendimiz söz konusu olunca savunuyormuşuz demek ki.
Kudüs’ün özgürlüğü ve Filistin davası bizim için çok önemli idi. İslam ülkelerinin işgalci İsrail ile ilişkiye girmesini eleştirir, tüm İslam ülkelerinin bu işgalci gayrı meşru devlet ile ticaret dahil hiçbir ilişkiye girmemesi gerektiğini savunurduk.
Milli görüş geleneğinden gelen ve İslamcı diye nitelendirilen Ak Parti’nin iktidara gelmesi ile iktidarın cazibesi ile tanıştık.
Ak Parti iktidarı iyi niyetle, hayırlı çalışmalara katkı sunmak için İslamcı sivil toplum kuruluşlarının önünü açmış, onlara her türlü imkânı sunmuştu. İslamcı STK’lara dernek binaları, yurtlar veriliyor, projeleri destekleniyordu.  Devlet imkânı ile tanışan, yeni yeni güzel binalara sahip olan İslamcı STK’lar iktidarın bu dayanılmaz cazibesine kapılmış, iyice devletçi bir çizgiye kaymışlardı. İslamcı STK’lar olmuştu DTK. Sivil toplum kuruluşlarının yerini Devlet toplum kuruluşları almıştı. Nasıl almasın ki. Bütün sivil toplum kuruluşları iktidardan yeni yerler alma, yurtlara sahip olma derdine düşmüştü.
Ak Parti kendisini muhafazakâr demokrat olarak nitelendirmiş, Avrupa Birliği’ni kendisine hedef seçerek daha çok demokrasi, daha çok özgürlük söylemleri ile birçok seküler ve liberal düşünceli insanın da desteklediği bir parti olmuştu. Sosyal devlet politikasını çok iyi uygulayan ve yaptığı hizmetlerle geniş halk kitlesinin desteğini alan Ak Parti, çok partili dönemin on beş yıldır kesintisiz iktidarda kalmayı başaran tek partisi idi.
2011 yılına kadar dış politikada komşularla sıfır sorun, azami iş birliği politikasını çok iyi uygulayan ve çokta başarılı olan Ak Parti iktidarı, 2011 yılından sonra, Suriye politikasındaki yanlışların tüm dış politikaya hâkim olması ile daha milli ve mezhepçi bir söylem kullanmaya başladı.
15 Temmuz hain FETÖ darbesinin sonrasında başlayan, FETÖ ile mücadele sürecinde, adalet noktasında gerekli hassasiyet ne yazık ki gösterilmedi. Sayın Cumhurbaşkanın tasnifi ile bu yapının üstü ihanet, ortası ticaret, tabanı ibadet ehli insanlardan oluşuyordu. İbadet olarak nitelendirilen bu kesim cezalandırılırken suçun şahsiliğinin unutulmaması, suça bizatihi bulaşmamış ibadet ehli insanların mağdur edilmemesi gerekiyordu. Ama bu noktada gerekli hassasiyet gösterilmediği gibi, bu ibadet ehli insanlarla birlikte bu FETÖ yapısı ile hiç alakası olmayan insanlar bile cezalandırılmıştı.
İslamcılar bu adaletsizlikleri ‘ama’larla izah ediyorlardı. Adaleti değil maslahatı tercih etmişlerdi. İşgalci İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini bile eleştiri konusu yapmıyor, işgalci ile sürekli artan ticareti izah etmenin derdine düşüyorlardı. Başörtüsü sorunu bitmiş; İslamcılar devletle barışmakla kalmamış, iyice devletçileşmişlerdi.
Artık İslamcıların söyleminde Türkiye son kale idi. İslam aleminin son umudu idi. İslam dünyasına bizden başka sahip çıkan yoktu. Artık Türklüğümüzle övünebilir rahatlıkla ‘Ne mutlu Türküm diyene’ diyebilirdik.
Abdulaziz Tantik, bir zamanlar Ak Parti’nin İslamcı bir muhalefete ihtiyacı var demişti. Abdulaziz abi böyle diyordu ama İslamcıların muhalefet etmek gibi bir niyeti yoktu. İktidarın her yaptığını meşrulaştırıyor, iktidarın nimetlerinden faydalandıkça daha fazla savruluyorlardı. İslamcılar artık milliyetçi ve mezhepçi bir söylemin savunucusu olmuştu. Toplumda Şii düşmanlığını yaygınlaştırmak için yalan haber bile yapmaktan sakınmıyorlardı.
Mezhep üzerinden kurulan haber doğru bile olsa toplumlarda mezhep düşmanlığını arttırıyordu. Bunun için haberlerde mezhep dilinin kullanılmaması gerekiyordu. Kaldı ki ciddi bir Alevi nüfusa sahip olan ülkemizin birliği ve bütünlüğü için bile olsa bu dilden sakınmak gerekiyordu. Dün her türlü mezhepçiliğe karşı çıkan İslamcılar bugün yalan haberlerle mezhep kışkırtıcılığı yapıyorlardı.
İslamcılar dün birlikte oldukları, milliyetçi ve mezhepçi söylemi eleştiren insanları yerlileşmemekle, Filistin ve Bosna’dan fırsat bulup, Türkiyelileşmemekle suçluyorlardı. Hatta suçlamakla kalmıyor dün aynı düşüncede oldukları bu insanları çok sert söylemlerle eleştirebiliyorlardı. Milliyetçi söylemin yeni adı ‘yerlileşmek’ olmuştu.
Unutmayalım ki milliyetçi ve mezhepçi bir dil bu toplumu ayrıştırır. Al-i İmran-103 orada olduğu sürece İslam adına böyle bir dil kullanmamalıyız. Kaldı ki ülkemizin birliği ve bütünlüğünü düşünüyorsak da böyle bir dilden sakınmamız gerekiyor.
İktidarın İşgalci İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi, ticareti arttırması, büyük şeytan Amerika’nın Suriye’ye askeri müdahalesini alkışlaması eleştirildiğinde, ne alakası varsa İran’ın Suriye politikasındaki yanlışları dile getiriliyordu. Sanki İran’ın Suriye politikasındaki ve Rusya ile ilişkilerindeki yanlışları, Türkiye’nin İsrail ve ABD ilişkilerine meşruiyet kazandırıyordu. 
İsmail Kılıçaslan Yeni Şafak Gazetesi’nde yayımlanan bir yazısında[1] işgalci İsrail’in barıştan anlamadığını İsrail’in anladığı tek dilin direniş olduğunu yazıyor ama ilginçtir aynı yazının devamında Türkiye- İsrail anlaşmasını övecek cümleler kuruyordu.
Esasen iktidarın yanlışlarında belki de siyasilerden fazla iktidarın her yaptığına kılıf bulma derdindeki İslamcı aydın, entelektüel ve alimler suçlu idi. Onlar gerekli uyarıyı yapabilselerdi, belki de siyasiler zaman zaman itiraf etmek zorunda kaldıkları yanlışları yapmayacaklardı. Reel politika siyasileri bazı yanlış tavırlara sürükleyebilir; işte tam da bu noktada onları uyaracak gerçek dostlarının olması gerekiyor. İşte Üstad Atasoy Müftüoğlu’nun “İktidarın doğrularını değil iktidara doğruları söyleyecek insanlara ihtiyaç vardır” sözü tam da bu gerçeği dile getiriyordu.
İslamcılar iktidarın doğrularını bırak yanlışlarına kılıf bulma derdinde oldukları için iktidara doğruları söylemek gibi bir dertleri yoktu.
Esasen bu tavır Ak Parti iktidarına iyilik değildi. Şayet İslamcı aydın, entelektüel ve alimler iktidara yerinde uyarılar yapabilselerdi, Suriye politikasında iktidarı yanlış yönlendirmeselerdi, sayın Numan Kurtulmuş Bey’in de ifade ettiği, Suriye politikasındaki yanlışlar vaktinde görülecek, Suriye sorununun başımıza açtığı birçok problemle uğraşmak zorunda kalmayacaktık.
Yine İslamcı aydın, entelektüel ve alimler adalet ve özgürlükler noktasında doğru uyarılar yapabilselerdi, belki bu kadar mağdur kitlesi oluşmayacak, toplumdaki adalet duygusu zedelenmeyecek ve referandumda belki de yüzde 60 civarında evet oyu çıkacaktı.
İslamcı aydın, entelektüel ve alimlerden benim isteğim, Ak Parti iktidarını yıpratacak bir muhalefet değil, uyarıcı ve doğruya yönlendirici bir dil geliştirmeleridir. Ak Parti’ye böylesi bir dille daha faydalı olurlar.
Adaletin ve özgürlüklerin sesi olunmalı, İslami düşüncenin yıpranmasına meydan verilmemelidir. Adaletsizlikleri ‘ama’larla izah etmeye kalkarsak iktidarla birlikte İslami düşünce de yıpranmaktadır.  Ne yazık ki İslami düşünce yıpranıyor ve İslami hassasiyeti olan bir iktidar döneminde gençlik deizme yöneliyor. Geçenlerde Karar Gazetesi’nde Mustafa Öztürk gençliğin deizme yöneldiğine dikkat çekiyor.[2]  İktidarın cazibesine kapılmış bu İslami yapılar güzel bir görüntü vermemektedir doğrusu. Başörtüsünün yasaklandığı 28 Şubat sürecinde sürekli yeni örtünen insanları konuşurken, başörtüsünün bütün kurumlarda serbest olduğu ve başörtülü bakanların olduğu bu dönemde başını açanları konuşuyorsak bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Doğum Günü ve Ölüm Günü... - 29 Ocak 2019
  • Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu? - 28 Aralık 2018
  • Bireysellik Ve Bencillik - 22 Kasım 2018
  • Kudüs İçin ne Yapmak gerekiyor, Kudüs eylemleri Müslümanların gazını mı alıyor? - 19 Eylül 2018
  • Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs'ten Geçer… - 22 Ağustos 2018
  • İslam Kardeşliği ve Vahdet - 25 Temmuz 2018
  • Ramazan'da Kuran'la Buluşmak, Oruçla İhrama Girmek - 29 Mayıs 2018
  • Annem Benim Hayat Sigortamdı - 13 Mayıs 2018
  • Erzincan İzlenimleri Erzincan Candır…. - 09 Mayıs 2018
  • Kuran'anda Müslüman - 18 Mart 2018
  •  Şehid ve Şubat - 23 Şubat 2018
  • ŞUBAT AYI ŞEHADET AYIDIR, ŞEHADET KUDÜS´TÜR - 03 Şubat 2018
  • Üstad Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları Doğru Anlamak… - 03 Şubat 2018
  • Dünya Sevgisi ya da Dünyevileşme - 18 Ocak 2018
  • Kudüs için tek yol direniş: İsrail ancak güçten anlar... - 22 Aralık 2017
  • Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs’ten Geçer… - 06 Ekim 2017
  • Kerbela ve Kuran - 26 Eylül 2017
  • Namazın Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım… - 12 Eylül 2017
  • Kurban Yaklaşırken, İbrahim’in İmtihanına Hazır Mıyız? - 02 Eylül 2017
  • Miraç, Namaz ve Kudüs - 14 Ağustos 2017
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Filiz ŞAHİN
Filiz ŞAHİN
DÂR-I DÜNYÂ KERBELÂDIR, HER İMAM HÜSEYNÎ MEŞREBE
Bülent Ertekin
Bülent Ertekin
HAMASET Mİ DİSİPLİN Mİ?
İran'ın Direnişi ve Ortadoğu'nun Yeni Güç Dengesi
Ahmet CEKİN
İran'ın Direnişi ve Ortadoğu'nun Yeni Güç Dengesi
GÜLNAZ KAYNAK
GÜLNAZ KAYNAK
Sessiz İşgal: Yeni Dünya Düzeni Sadece Kan Dökerek Savaşmıyor
Etem Sevik
Etem Sevik
Bir Yazara konuşan Mektup
Abdullah TAŞKIN
Abdullah TAŞKIN
KURBAN BAYRAMININ HULASASINDA TAKVA VAR
Cüneyt TÜZEL
Cüneyt TÜZEL
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
Ertuğrul KÖSE
Ertuğrul KÖSE
Kastamonu'nun Sessiz Gücü: Bu Topraklardan Neden Bir Başbakan Çıkmasın?
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Galip İLHANER
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Hasan ERDOĞAN
Hasan ERDOĞAN
Melheme-i Kübra mı.?
SADİ ÖZGÜL
SADİ ÖZGÜL
İran'da Savaşın Gölgesinde Yapay Kıtlık; Gıda Arzının Sabotajı
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
BURASI ORTADOĞU: YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI
Davut İZOL
Davut İZOL
HOŞ GELDİN 11 AYIN SULTANI!'', ''YA ŞEHRİ RAMAZAN
Sibel Arslan
Sibel Arslan
Hızlı Tüketiyoruz, Yavaş Yavaş Kayboluyoruz
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
SUAT GÜN
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
Ebru ÖZTÜRK
Ebru ÖZTÜRK
ENGELSİZ ENGELLİLİK
Şenay Tek
Şenay Tek
Trump mı, İngiliz Aklı mı?
Meryem Özdemir
Meryem Özdemir
Ergen Ebeveyn İlişkisinde Çözüm Yolları
Veysel şengül
Veysel şengül
"Hayatın Pergeli: Sabit Noktanı Bulmak"
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
Şener MENGENE
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
ALEYNA KOCABIYIK
ALEYNA KOCABIYIK
Kalbin Pusulası: Evliliğe Giden Yolda Kaygılarla Yol Almak
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
YARGI SİSTEMİMİZDEKİ GÖZALTI SÜRELERİ, HUKUKSAL REFORMLAR VASITASI İLE İYİLEŞTİRİLEBİLİR Mİ?..
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Doğan Bekin
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Emrah POLAT
Emrah POLAT
Yoldaki İşaretler (Davet ve Cihat)
Nedim ODABAŞ
Nedim ODABAŞ
"Yarın Hak'kın divanına varınca" ne diyeceksiniz?
Ahmet Alparslan Rufai
Ahmet Alparslan Rufai
KAMUOYUNA DUYURU VE TEŞEKKÜR...
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
BİR DAVA ADAMI OLARAK HASAN BİTMEZ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
HAKAN BERKTAŞ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
Fehmi DEMİRBAĞ
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
 Türkan Çiğdem
Türkan Çiğdem
TOPLUMSAL YAPIYI OLUŞTURAN DİNAMİKLER
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
Münevver Bitigen
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
İsmail Soner SEKMAN
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Özkan Demiroğlu
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Çok Okunan Haberler
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı...
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin Konsolosu Görüşmesinin İçeriği Açıklansın
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin...
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet Sitelerine Yeni Düzenleme İddiası
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet...
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk: Kanser Hastaları Saatlerce Ayakta Bekliyor
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk:...
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU KARŞILAMA
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU...
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle Muhtarından Sert Tepki
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle...
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız Küçükçekmece, Ülkücülük ve Vatandır”
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız...
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi Bile Belli”
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi...
Netanyahu ile Trump Arasında Kritik İran Zirvesi: Gözler Olası Anlaşmada
Netanyahu ile Trump Arasında Kritik İran Zirvesi: Gözler Olası Anlaşmada
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin TL İddiası
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin...
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz:
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: "İstanbul'la Buluşacağız,...
Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">