• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Ramazan Deveci
  3. Üstad Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları Doğru Anlamak…
Yayınlanma: 03 Şubat 2018 - 16:14

Üstad Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları Doğru Anlamak…

03 Şubat 2018 - 16:14
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Üstad Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları Doğru Anlamak…
Ramazan Deveci
yazar

Üstad Bediüzzaman’ı ve Risale-i Nur’ları Doğru Anlamak…

 

 

“Ben olsam, Müslüman Doğu’daki tüm mekteplere, ‘eleştirel düşünme’ dersleri koyardım. Batı’nın aksine Doğu, bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafın kaynağı budur”  Aliya İzzetbegoviç

Üstad Bediüzzaman 1900 yıllarında Anadolu coğrafyasında yaşamış en önemli İslam alimlerinden biridir. Üstadın diğer alimlerden en önemli farkı ise ortaya koyduğu mücadeledir. Üstad Osmanlı döneminde başladığı tevhid ve adalet mücadelesine Osmanlı sonrasında kurulan laik devletin din ve dindarlara karşı geliştirdiği zulümlere dik bir duruş ortaya koyarak devam ettirmiştir.

Laik devletin laikliği din karşıtlığı temelinde uygulayarak, bir taraftan dindar insanlara zulüm yaparken diğer taraftan, toplumda dinsizliği fen bilimleri temelinde yaygınlaştırılmaya çalışıldığını gören Bediüzzaman fen bilimleri verilerini kullanarak ilahi hakikatleri insanlara anlatmaya çalıştı.

Bu düşünce ile Risale-i Nur’ları yazdı. Nurculuk hareketini oluşturdu. Bu mücadelesinden dolayı mahkemelerde yargılandı, zehirlendi, cezaevlerinde yattı ama yılmadan mücadelesini sürdürdü. Ömrü boyunca dünya namına hiçbir şeye sahip olmayan ve çok mütevazi bir hayat yaşayan üstada öldükten sonra bir mezarı bile çok gördüler.

Ama bugün nur talebeleri Anadolu’nun her yerinde ve dünyanın pek çok ülkesinde açtıkları medreselerle Risale-i Nur’ları okumaya ve okutmaya devam ediyorlar.

Dünya’da ilahi kitaplar dışında, böyle tekrar-tekrar döne-döne okunan başka kitap var mıdır bilmiyorum. Birçok nur talebesi otuz yıldır on-onbeş kez okudukları kitapları tekrar tekrar ve düzenli bir şekilde okumaya devam ediyorlar.

Risale-i Nur’ların en büyük hedefinin taklidi imandan tahkiki imana geçiş olarak anlatır üstad. Bu anlamda risalelerin en büyük hedefi taklid değil tahkik ehli insan yetiştirmektir.

Ama nedense nur talebelerinin zihninde tahkiki iman denilince akıl ile fen bilimleri ile Allah’ın varlığına iman etmek geliyor. Peki dinin diğer meselelerinde tahkik gerekmiyor mu? Mezhebini seçerken tahkik gerekmiyor mu mesela? Yada bir mezhebe bidat, diğer mezhebe hak mezhep derken tahkik gerekmiyor mu? Yada kimi düşüncelerinden dolayı birilerine sapık derken, sapık dediğiniz adamın düşüncelerini tahkik gerekmiyor mu?

Tahkiki iman eleştirel bir bakış demektir, sorgulamak demektir, bu sorgulamalar sonucunda bir sonuca ulaşmak demektir.

Üstad bu anlamada risalelerinde sorgulanmasını, hatta kendisinin de sorgulamasını ister. "Benim yazdıklarım elmas ise alınız kabul ediniz değil ise bana geri iade ediniz" der. Üstad insanın aklını kullanması gerektiğini aklını kimseye teslim etmemesi gerektiğini söyler. Kendileri akletmeyip ağaları, şeyhleri, üstadları liderleri ne derse vardır bir hikmeti diyerek sorgulamadan yapan birilerine hitap ederken"Ben sizinle ağanızın cebine koyduğunuz aklınıza hitap ederek konuşuyorum" der. Sofi meşrep birilerine hitap ederken "ben sizin şeyhinizi sizden daha çok seviyorum, çünkü ben onu hataları ile seviyorum siz ise onu hatasız zannederek seviyorsunuz, hatasını gördüğünüzde ona olan sevginiz azalacak yada kaybolacak" der. Yine Üstad Risalelerle ilgili olarak hiçbir eserin Kuran'a perde olmaması gerektiğini, her eserin Kuran'ın anlaşılmasına katkı sunduğu ölçüde muhatabını Kuran'la buluşturduğu ölçüde başarılı olduğunu Risalelerin görevinin insanları Kuran'a yöneltmek olduğunu söyler. Bu anlamda Risale-i nurları yaşadığı asrın ihtiyaçlarına cevap veren bir Kuran tefsiri olarak nitelendirir.

Peki Risale-i Nur böyle tahkiki imana ulaşmış eleştirel düşünceye sahip sorgulayıcı, Kuran'la direk ilişki kuran bir nesil yetiştirmiş midir?

Elbette Risale-i nur mektebinden yetişen böyle insanlar var. Ama genel olarak görülen o ki nur talebeleri tahkiki imandan ilmi ve aklı verilerle Allah'a iman etmeyi algılamış diğer dini meselelerde taklitçi bir düşünceye sahip olmuşlardır. Bazı nur talebeleri Risale-i Nurlara ilahi kitap muamelesi yapmış, onun sanki üstada ilham yolu ile Allah tarafından yazdırıldığını iddia etmişlerdir. Genelde abilerin ve hocaların sözleri sorgulanmadan kabul edilmiş vardır bir hikmeti mantığı ile hareket edilmiştir.

Risale-i Nur mektebine yaslandığını söyleyen Fethullah Gülen'in söylemleri Risale-i Nur okuyan insanlar tarafından sorgulanmadan, vardır bir hikmeti anlayışı ile senelerce kabul edilmiştir. Birçok insan tarafından bir dönem nurcu akım içerisinde sayılan bu yapı bugün FETÖ olarak kabul edilmektedir. Risale-i Nur'un tahkiki iman söylemi, aklını birilerinin cebine koymama anlayışı doğru anlaşılsa idi bugün belki de FETÖ oluşumu ile karşılaşmayacaktık.

Rabbimiz "Aklını kullanmayanları Allah pisiliğe mahkum eder.” (Yunus- 100) der. İşte üstadın aklınızı birilerin cebine koymayın söylemi bu ayetin tefsiridir. Ama bizim insanımız genelde aklını birilerinin cebine koyan başkalarını eleştirirde, kendisi aklını siyasi liderinin, şeyhinin, yada kendi cemaat liderinin cebine koymakta bir sakınca görmez.

Ben bu nokta da Üstadın ve Risale-i nurların bu kadar çok okunmasına rağmen doğru anlaşılmadığını düşünüyorum. Sorgulayıcı, eleştirel bir bakış açısı, tahkiki imanın vazgeçilmez şartı ve Risale-i nurlarında asıl hedefidir diye düşünüyorum. Dolayısı ile sorgulayıcı, eleştirel bir bakış açısına sahip olmayan Risale-i nurları doğru anlamamıştır. Sorgulayıcı eleştirel bakış açısına sahip olmak sadece karşı olduklarını değil tarafgir olduklarına da aynı bakış açısı ile bakmayı gerektirir. Yani Risale-i nurları da bu gözle sorgulayıcı eleştirel bir bakışla okuya bildiğimiz zaman Risale-i nurları doğru anlamışız demektir.

İşte ben eleştirel bir gözle Risale-i nurları okuduğum zaman Üstadın kendi şahsı konusunda çok mütevazi iken Risale-i nurlara karşı aşırı bir övgü içerisinde olmasını doğrusu çelişkili buluyorum. Elbette üstadın niyetinin doğruluğundan hiç bir şüphem yok. Eleştirel bakış niyet sorgulamakta değildir. Kuran bize insanlara karşı hüsnüzan ile iyi niyet ile bakmamızı emreder. Üsadın Risale-i nurları aşırı övmesi nur talabelerinin daha sonraki süreçte Risale-i nurlara ilahi kitap muamelesi yapmasının önünü açmıştır diye düşünüyorum.

Risale-i nurlar üstadın yaşadığı dönemin şartlarında yazılmış bir çeşit Kuran tefsiridir. Evet Risale-i nurlar alışılmış Kuran tefsirlerinden farklıdır ama bir çeşit tefsir olarak İslam düşünce tarihindeki yerini almıştır.

Bugün Dünya Risale-i nurların yazıldığı dönemden çok farklı bir noktaya gelmiş bulunuyor.

Nur talebelerinin iddialarına göre asr-ı saadetten sonra her yüz yılda bir müceddit gelmiş, o yüzyılın ihtiyacına göre Kuran’ı tefsir etmiştir. 1900 lü yılların müceddidi Bedüüzzaman Said Nursi’dir. Üstad Bediüzzaman’ın büyük bir İslam alimi olduğu tartışılmaz bir gerçek ama her yüzyılda bir müceddit  geleceği iddiası tartışılır. Bununla birlikte bu iddiayı doğru kabul etsek bile 2000’li yılların müceddidi kim diye sormak durumundayız.

Günümüzde 1900 yıllarda olduğu gibi inkar ve küfür bilim yolu ile gelmiyor. Günümüzün problemi ateizm değil deizm, dünyevileşme ve sekülerleşme artık. Dün üstadın ifadesine göre ateizmle birlikte küfrün ve zulmün merkezi Rusya’dır. Üstadın bu ifadesini dün doğru kabul etsek bile ki o bile tartışılır.  Bugün tartışmasız bir şekilde küfrün ve zulmün merkezi Büyük şeytan Amerika ve İsrail’dir.  Dolayısı ile dün Kominizm fitnesine karşı batı dünyası ile birlikte olmak gerekiryor diyen üstad bugün yaşasaydı Amerika zulmüne karşı belki Rusya ile birlikte olmak gerekiyor diyecekti.

Dün Amerika’nın isteği ile Kore’ye asker gönderen DP iktidarının kararını destekleyen üstad bugün Amerika’nın isteği ile bir yere asker gönderilmesine karşı çıkacaktır. Esasen o günün şartlarında bile Amerika’nın isteği ile Kore’ye asker gönderme kararı iktidarın Amerikancı düşüncesinden başka bir şey değildi. Ama Bediüzzaman dahil o günün İslamcıları komünizm karşıtlığından dolayı bu yanlış kararı sorgulamamışlardı.

Sonuç olarak Evet 2000 li yıllarda Risale-i nurları, dünyanın bu değişen şartlarını göz önüne alarak, yeni bir bakış açısı ile okuyup yorumlamak gerekiyor ve yeni günün koşullarına göre Kuran’ı yorumlayan yeni şeyler yazmak ve okumak gerekiyor diye düşünüyorum, bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum.

Bu sözlerimden Risale-i nurlar artık okunmasın diye bir şey çıkartılmasın lütfen. Elbette asırlar sonra Mesneviyi, Faherettin-i Razi’nin tefsiri nasıl okumaya devam ediyorsa Risale-i nurlarda asırlarca okunacak, okunması da gerekiyor. Ama bu asrın tefsiri Risale-i nurlardır başka kitap okumaya gerek yoktur anlayışından kurtulup, değişen şartlara göre yeni bir bakış ve eleştirel bir gözle okuyalım diyorum.

Her kitap Kuran’ın doğru anlaşılmasına katkı sunduğu ölçüde başarılıdır.

Rabbim Kuran’ı doğru anlayıp doğru yaşamayı nasip etsin.

Üstad Bedüzzaman’a ve fedakar talebelerine selam olsun….

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Doğum Günü ve Ölüm Günü... - 29 Ocak 2019
  • Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu? - 28 Aralık 2018
  • Bireysellik Ve Bencillik - 22 Kasım 2018
  • İktidarın Dayanılmaz Cazibesi ve İslamcılardaki Değişim.. - 23 Ekim 2018
  • Kudüs İçin ne Yapmak gerekiyor, Kudüs eylemleri Müslümanların gazını mı alıyor? - 19 Eylül 2018
  • Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs'ten Geçer… - 22 Ağustos 2018
  • İslam Kardeşliği ve Vahdet - 25 Temmuz 2018
  • Ramazan'da Kuran'la Buluşmak, Oruçla İhrama Girmek - 29 Mayıs 2018
  • Annem Benim Hayat Sigortamdı - 13 Mayıs 2018
  • Erzincan İzlenimleri Erzincan Candır…. - 09 Mayıs 2018
  • Kuran'anda Müslüman - 18 Mart 2018
  •  Şehid ve Şubat - 23 Şubat 2018
  • ŞUBAT AYI ŞEHADET AYIDIR, ŞEHADET KUDÜS´TÜR - 03 Şubat 2018
  • Dünya Sevgisi ya da Dünyevileşme - 18 Ocak 2018
  • Kudüs için tek yol direniş: İsrail ancak güçten anlar... - 22 Aralık 2017
  • Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs’ten Geçer… - 06 Ekim 2017
  • Kerbela ve Kuran - 26 Eylül 2017
  • Namazın Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım… - 12 Eylül 2017
  • Kurban Yaklaşırken, İbrahim’in İmtihanına Hazır Mıyız? - 02 Eylül 2017
  • Miraç, Namaz ve Kudüs - 14 Ağustos 2017
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Filiz ŞAHİN
Filiz ŞAHİN
DÂR-I DÜNYÂ KERBELÂDIR, HER İMAM HÜSEYNÎ MEŞREBE
Bülent Ertekin
Bülent Ertekin
HAMASET Mİ DİSİPLİN Mİ?
İran'ın Direnişi ve Ortadoğu'nun Yeni Güç Dengesi
Ahmet CEKİN
İran'ın Direnişi ve Ortadoğu'nun Yeni Güç Dengesi
GÜLNAZ KAYNAK
GÜLNAZ KAYNAK
Sessiz İşgal: Yeni Dünya Düzeni Sadece Kan Dökerek Savaşmıyor
Etem Sevik
Etem Sevik
Bir Yazara konuşan Mektup
Abdullah TAŞKIN
Abdullah TAŞKIN
KURBAN BAYRAMININ HULASASINDA TAKVA VAR
Cüneyt TÜZEL
Cüneyt TÜZEL
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
Ertuğrul KÖSE
Ertuğrul KÖSE
Kastamonu'nun Sessiz Gücü: Bu Topraklardan Neden Bir Başbakan Çıkmasın?
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Galip İLHANER
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Hasan ERDOĞAN
Hasan ERDOĞAN
Melheme-i Kübra mı.?
SADİ ÖZGÜL
SADİ ÖZGÜL
İran'da Savaşın Gölgesinde Yapay Kıtlık; Gıda Arzının Sabotajı
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
BURASI ORTADOĞU: YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI
Davut İZOL
Davut İZOL
HOŞ GELDİN 11 AYIN SULTANI!'', ''YA ŞEHRİ RAMAZAN
Sibel Arslan
Sibel Arslan
Hızlı Tüketiyoruz, Yavaş Yavaş Kayboluyoruz
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
SUAT GÜN
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
Ebru ÖZTÜRK
Ebru ÖZTÜRK
ENGELSİZ ENGELLİLİK
Şenay Tek
Şenay Tek
Trump mı, İngiliz Aklı mı?
Meryem Özdemir
Meryem Özdemir
Ergen Ebeveyn İlişkisinde Çözüm Yolları
Veysel şengül
Veysel şengül
"Hayatın Pergeli: Sabit Noktanı Bulmak"
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
Şener MENGENE
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
ALEYNA KOCABIYIK
ALEYNA KOCABIYIK
Kalbin Pusulası: Evliliğe Giden Yolda Kaygılarla Yol Almak
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
YARGI SİSTEMİMİZDEKİ GÖZALTI SÜRELERİ, HUKUKSAL REFORMLAR VASITASI İLE İYİLEŞTİRİLEBİLİR Mİ?..
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Doğan Bekin
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Emrah POLAT
Emrah POLAT
Yoldaki İşaretler (Davet ve Cihat)
Nedim ODABAŞ
Nedim ODABAŞ
"Yarın Hak'kın divanına varınca" ne diyeceksiniz?
Ahmet Alparslan Rufai
Ahmet Alparslan Rufai
KAMUOYUNA DUYURU VE TEŞEKKÜR...
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
BİR DAVA ADAMI OLARAK HASAN BİTMEZ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
HAKAN BERKTAŞ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
Fehmi DEMİRBAĞ
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
 Türkan Çiğdem
Türkan Çiğdem
TOPLUMSAL YAPIYI OLUŞTURAN DİNAMİKLER
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
Münevver Bitigen
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
İsmail Soner SEKMAN
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Özkan Demiroğlu
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Çok Okunan Haberler
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı...
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin Konsolosu Görüşmesinin İçeriği Açıklansın
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin...
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet Sitelerine Yeni Düzenleme İddiası
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet...
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk: Kanser Hastaları Saatlerce Ayakta Bekliyor
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk:...
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU KARŞILAMA
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU...
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle Muhtarından Sert Tepki
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle...
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız Küçükçekmece, Ülkücülük ve Vatandır”
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız...
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi Bile Belli”
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi...
Netanyahu ile Trump Arasında Kritik İran Zirvesi: Gözler Olası Anlaşmada
Netanyahu ile Trump Arasında Kritik İran Zirvesi: Gözler Olası Anlaşmada
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin TL İddiası
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin...
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz:
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: "İstanbul'la Buluşacağız,...
Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">