• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Ramazan Deveci
  3. Annem Benim Hayat Sigortamdı
Yayınlanma: 13 Mayıs 2018 - 11:27

Annem Benim Hayat Sigortamdı

13 Mayıs 2018 - 11:27
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
 Annem Benim Hayat Sigortamdı
Ramazan Deveci
yazar

Anneler Günü Anısına Tüm Eli Öpülesi Anneler İçin

Annem benim hayat sigortamdı, dua kapımdı...

MAKALE - 2018-05-13 06:10:48

Annem 1935 yılında çadırda doğmuş. Üç yaşında annesini kaybetmiş, öksüz büyümüş. Yaşadığım süreç içerisinde annemin, annesine olan özlemine her zaman şahit olmuşumdur.

Annem üvey annesini, annesinin yerine koymuş, annesine saygı gösterir gibi üvey annesine saygı göstermişti. Yaşlılığında üvey annesini her daim ziyaret etmiş, çoğu zaman ufakta olsa bir hediye almıştı. Üvey annesi, anneme kızım bana bu kadar saygılısın, acaba annen yaşasaydı, onun için neler yapardın, senin gösterdiğin duyarlılığı benim kendi kızlarım göstermiyorlar demişti.

On beş yaşında evlenmiş annem, on altı yaşında anne olmuş. Evlilik hayatının ilk yılları geleneksel kadınlarımızın çektiği çilelerle geçmiş. Kaynanası ile yaşadıkları olumsuzlukları anlatırken annem, babaanneme kemikleri sızlamasın, mekanı cennet olsun diye dua ederek ve hakkım helal olsun diyerek anlatırdı.

1965 yılının sonlarında annem 30 yaşında iken, çadır yaşamını sonlandırarak yerleşik hayata geçmişiz. Annem çok istermiş kendi deyimi ile damda yani evlerde oturmayı.

Yerleşik hayata geçeli fazla olamadan rabbim annemi hastalıkla imtihan etmeye başlamış. Hastalıklar öyle yıldırmış ki annemi yeniden çadır hayatına dönmek istemiş. Çadır hayatına olan özlemini şöyle ifade ederdi annem;  “Çadıra çıksak yağmur yağsa ıslansam, rüzgar çıksa çadırımız yıkılsa, rezil olsam diye hayaller kurardım.” Hastalıklar annemde yerleşik hayatın hiçbir cazibesini bırakmamış, çadırda rezil olmanın hayalini kuruyormuş annem benim.

Ben kendimi bildim bileli hasta annem. Ömrü doktorla, ilaç kullanmakla geçti. Babam rahmetli evliliklerinin ilk yıllarında biraz eziyet etmişse de anneme bizim şahit olduğumuz yıllarda çok iyi bir ilişkileri vardı. Anneme değer verir, annemi çok severdi. Bizler babamın anneme olan sevgisini hissederdik.

Annemin hastalıklarından şikayet ettiğini hiç duymadım. Hastalığın son dönemlerinde ağrıları çok artmıştı, bir taraftan sinir rahatsızlığı vardı vücudunun her tarafı atıyordu. Yatsa yatamıyor, otursa oturamıyordu. Her oturup yatışında ağrıları daha da artıyordu. Allah, Allah rabbim nerdesin dedi birkaç kez, anne rabbim burada seni duyuyor, günahlarını döküyor dedim. Allah’tan geldi oğlum yapacak bir şey yok dedi. Kardeşim, Annemin dökülecek günahı kalmadı abi o artık bizim günahlarımızı dökmeye başladı dedi. Kız kardeşim herkes kendi günahlarını döksün abi, annemin çektiği çileler yeter demişti.

O hep rabbine şükreden bir kul oldu. Onun hastalıkları ile ilgili tek kaygısı kendisi gibi, çocuklarının da öksüz kalacağı korkusu idi. Çocuklarını öksüz bırakmadan büyütmeyi nasip ettiği için Allah’a sürekli şükrederdi.

Büyümüşte olsak çocuk sahibi de olsak, biz yine öksüz kaldık annem…

Annem benim hayat sigortamdı. Onun duasını üzerimde bir koruyucu melek gibi hissederdim. Annemin duasını alıyorum ya rabbim beni bu dünyada da, ahirette de rezil etmeyecek derdim. Annemin vefat ettiği gün, yakın zamanda annesi vefat eden bir hoca arkadaş “dua kapımız kapandı abi” dedi.

Evet dua kapımız kapanmıştı. Hayat sigortamızın süresi dolmuştu. Cennet vesilemizi kaybetmiştik. En büyük Salih amel kaynağımız yoktu artık.

Belki ben annem için değil de kendi kaybettiklerim için ağlıyordum.

Annemle ilgilenmek, anneme hürmet etmek onun rızasını almak benim için Salih amellerin en büyüğü idi. Yaptığımız tefsir derslerinden, kendimizce verdiğimiz devrimci İslami mücadeleden de daha çok önemsiyordum annemle ilgilenmeyi.

Veysel Karani’yi hatırlatıyordum nefsime sürekli olarak. O annesine adanmış bir ömür yaşamıştı. Gerekirse bende anneme adanmış bir ömür yaşayabilmeli idim. Riyazüs Salihin’de mağaraya kapalı kalan üç kişinin kıssası anlatılır. Onlar mağaradan kurtulmak için Salih bir amellerini zikrederek Allah’a dua ederler. Her Müslüman’ın böylesi Salih amelleri olmalı diye düşürüm. Bu duygu ile anneme hürmet eder onu kırmamaya çalışırdım.

Bir gün eşim biliyorum anneni çok seviyorsun bari annenden sonra sevdiğin ben olayım demişti. Ona anneme olan sevgimle kendini niye kıyaslıyorsun ki demiştim. Anne sevgisi ayrı bir sevgidir, eş sevgisi ayrı bir sevgi. Benim kendini kıyaslayacağın ikinci bir eşim yok, olmayacakta çünkü ben, değil dünyada ahirette bile senden başka eş düşünmeyen biriyim. Ve bende, anneme de sana da yetecek sevgiden bol miktarda var demiştim.

Evet Annemi çok seviyordum. Nasıl sevmeyeyim ki bütün fedakarlıklar onda toplanmıştı. Bizi rahat ettirebilmek için elinden gelen her şeyi yapardı. Nefsini hiç düşünmez hep bizi düşünürdü.

O bizim için güzel bir öğretmendi. Hastalıklara, belalara karşı sabrı, yaşayarak gösterdi. Kimseye kırılmaz herkese hüsnü zan beslerdi. Sevdiklerini her zaman nefsine tercih ederdi. Bildiği kadar İslam’ı en güzel şekilde yaşamaya çalışırdı. Yeni bir nafile namaz duysa hemen onu uygulamak isterdi.

Cömertti, Allah için infak etmeyi çok severdi. Babasının, annesinin, eşinin, oğlunun hatta kayın pederinin bile hayrına vermek için ayrı ayrı infakta bulunurdu.

Tanıdığı tanımadığı tüm komşularını ziyaret ederdi. Ziyaret ederken, kendine gelip gelmemelerini önemsemezdi. Hatta aleyhinde konuşulanları bile önemsemez, kimseye kırılmadan ziyaret etmeye devam ederdi. Hasta ziyaretine çok önem verir, kendi hastalığında bile bir tanıdığının hastalığını duysa ona ziyarete gitmek isterdi.

Anne derdik sen kendin hastasın hasta ziyaret edecek halin mi var. İyiyim oğlum derdi çok sevapmış ne olur gidelim derdi. Çoğu zaman kararlı haline bakar kırmamak için götürürdük, bazen de kendine kıyamadığımız için götürmezdik.

Evine gelene mutlaka ikramda bulunmak isterdi. İkramsız hiçbir misafiri kaldırmak istemezdi. Ziyaretine gelen çocuklarına bile ikramda bulunmak isterdi. Biz kendisine kızardık bu kadar önemseme bunlar olsa ne olur olmasa ne olur derdik.

Hastalığına bakmıyor herkesi ziyaret etmeye çalışıyor diye kızıyorduk.

Ama biz yanılmışız annem doğrusunu yapmış. Taziye ziyaretine gelen herkes annemi hayırla yad edince annemle ilgili güzel şeyler anlatınca, anladık yanıldığımızı.

Taziyeye gelen hemen hemen her hanımın annemle ilgili bir hatırası vardı. Kimini ziyaret etmiş, kimine hediye vermiş, kimine ikramda bulunmuştu. Dün kızdığımız tavırlar bugün bir güzellik olarak anlatılınca evlatları olarak çok mutlu olmuştuk. Bizlerin yanıldığını annemizin doğru yaptığını anlamıştık.

Kendi kendimize bizde annem gibi olabilir miyiz sorusunu sorduk.

Gece teheccüd namazına kalkar sabaha kadar tesbih çeker rabbini zikrederdi. Hastalığının son yıllarında annemle aynı odada yatardık. Anne yeter artık bu tesbih farz değil kendini çok yoruyorsun çekme artık yat uyu derdim. Sende anca yat diyorsun derdi bana. Sinirsel bir rahatsızlığı vardı vücudunun her yeri atıyordu. Bu kadar çok zikir edersen işte böyle bütün azaların zikir etmeye başlar diye takılırdım.

Gece bir duaya başladığı zaman Hz. Fatıma gibi tüm yakınlarını isim isim sayarak tek tek dua ederdi. Teyzesine, halasına, kuzenlerine, kaynanasına, annesine babasına torunlarına isim isim sayar tek tek dua ederdi. Hz. Fatıma annemizin de böyle isim isim dua ettiğini okumuştum. Annem belki de bilmeden, Hz. Fatıma’nın birçok örnekliğini hayatında yaşıyordu. O Fatıma timsali bir anne idi.

Annem Hz. Fatıma gibi düğüne hazırlanır gibi ölüme hazırlamıştı kendini. Sandığında dünyalık hiçbir şey bırakmamıştı. Gelin bohçası gibi ölüm bohçası hazırlamıştı. Çarşafı, havlusu güzel kokusu hazırdı. Cenazesini yıkayacak kadınlara hediyelik eteklik alıp koymuştu. Kefenini de alıp koymak istiyordu. Annem bırak ta onu da biz alalım, o sevaptan bizi mahrum etme demiştim beni kırmamış kefen hariç her şeyini hazırlayarak bohçasına koymuş. Düğüne hazırlanan bir gelin gibi ölüme hazırlanmış. İki kat elbisenden fazlasını dağıtmıştı. İnsan dünyadan giderken iki kat elbisenden başka bir şeyi olmamalıymış demişti. Ve o vefat ettiğinde geride sadece iki kat elbisesi vardı. Onu da hayrına verdik.

26 Mart Çarşamba sabahı annemi diyaliz olması için diyaliz merkezine götürmüştük. Damarlarında problem olduğu için diyaliz yapılamadı. Gaziantep’e Katertel taktırmaya gittik. Basit bir ameliyat olacaktı. Son iki buçuk yılda beş kez girdiği ameliyat haneye altıncı kez giriyordu. Doktorlarda değişmemişti. Belki de en basitlerinden biri bu ameliyattı.

Son on gündür ağrıları çok artmıştı. Rabbim beni elden ayaktan düşürmesin, beni de sizi de rezil etmesin oğlum diye dua ediyordu. Anne merak etme rabbim seni rezil etmez diyordum. Gaziantep’e giderken ablamın dizine yatıyor bir taraftan da dizlerin çok ağrıdı mı diye soruyordu.

İşte bu basit ameliyatta kalbi durmuştu annemin, sonra yoğun bakıma almışlardı. Ölümün ateşi düşmüştü içimize annemsiz bir hayat bizi mi bekliyordu. Yoğun bakımda bir saat mı kaldı bilemiyorum. Önce durumunun iyi olmadığını söylediler sonra doktorlar beni içeri çağırarak acı haberi verdiklerinde öylece kalakalmışım. Sonra ağlayarak dışarı çıktığımı hatırlıyorum. Ablama acı haberi verdikten sonra yeniden yoğun bakıma girdim ve annemi görmek istediğimi söyledim. Annem yanı başımda uyuyor gibi idi. Sanki ruhu rahatlamış ağrıları dinmişti. Rabbine kavuşmuş rahmete ermiş gibi nur içinde idi.

Cenaze namazını kıldıran İmam Arkadaş annemle ilgili güzel şeyler söylemişti. Bende evladı olarak Annem üzerinde hakkı olan varsa biz evlatları olarak buradayız ödemeye hazırız, yoksa gönül rahatlığı ile hakkınızı helal ediniz demiştim. Sağ olsunlar cenaze namazına katılan dostlarımız gönül rahatlığı ile haklarını helal etmişlerdi. Camiden omuzlarımızda götürmüştük annemin tabutunu. Annemin tabutu yürümüyor sanki uçuyordu. Ağırlığını omuzlarımızda hiç hissetmiyorduk sanki melekler taşıyordu annemi.

Şöyle bir hadis rivayet edilir ne kadar sahihtir bilmiyorum. “Ahir zamanda/yada fitne zamanında Yaşlı kadınların itikadı üzere olun” işte annem gerçekten itikadı üzere olmak için dua edilecek bir kadındı.

Bana bu dünyada cennetlik birini gösterin deseniz size annemi rahatlıkla göstere bilirim. Şahit olduğum hayatı içerisinde annemin işlediği günahlar var mı diye düşünüyorum da aklıma pek bir günah gelmiyor.

Eğer günah olarak zikredilirse bir arkadaşımıza kızım ben senin hakkında çok geziyor diye konuştum hakkını bana helal et diyordu.

Rabbim böylesi küçük günahlarını bağışlasın ve annemi rahmeti ile kucaklayarak onu cennetinde Hz. Fatıma’ya komşu eylesin. Biz evlatlarını da yanında eylesin inşallah. Amin….

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Doğum Günü ve Ölüm Günü... - 29 Ocak 2019
  • Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu? - 28 Aralık 2018
  • Bireysellik Ve Bencillik - 22 Kasım 2018
  • İktidarın Dayanılmaz Cazibesi ve İslamcılardaki Değişim.. - 23 Ekim 2018
  • Kudüs İçin ne Yapmak gerekiyor, Kudüs eylemleri Müslümanların gazını mı alıyor? - 19 Eylül 2018
  • Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs'ten Geçer… - 22 Ağustos 2018
  • İslam Kardeşliği ve Vahdet - 25 Temmuz 2018
  • Ramazan'da Kuran'la Buluşmak, Oruçla İhrama Girmek - 29 Mayıs 2018
  • Erzincan İzlenimleri Erzincan Candır…. - 09 Mayıs 2018
  • Kuran'anda Müslüman - 18 Mart 2018
  •  Şehid ve Şubat - 23 Şubat 2018
  • ŞUBAT AYI ŞEHADET AYIDIR, ŞEHADET KUDÜS´TÜR - 03 Şubat 2018
  • Üstad Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nur'ları Doğru Anlamak… - 03 Şubat 2018
  • Dünya Sevgisi ya da Dünyevileşme - 18 Ocak 2018
  • Kudüs için tek yol direniş: İsrail ancak güçten anlar... - 22 Aralık 2017
  • Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs’ten Geçer… - 06 Ekim 2017
  • Kerbela ve Kuran - 26 Eylül 2017
  • Namazın Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım… - 12 Eylül 2017
  • Kurban Yaklaşırken, İbrahim’in İmtihanına Hazır Mıyız? - 02 Eylül 2017
  • Miraç, Namaz ve Kudüs - 14 Ağustos 2017
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Filiz ŞAHİN
Filiz ŞAHİN
DÂR-I DÜNYÂ KERBELÂDIR, HER İMAM HÜSEYNÎ MEŞREBE
Bülent Ertekin
Bülent Ertekin
HAMASET Mİ DİSİPLİN Mİ?
İran'ın Direnişi ve Ortadoğu'nun Yeni Güç Dengesi
Ahmet CEKİN
İran'ın Direnişi ve Ortadoğu'nun Yeni Güç Dengesi
GÜLNAZ KAYNAK
GÜLNAZ KAYNAK
Sessiz İşgal: Yeni Dünya Düzeni Sadece Kan Dökerek Savaşmıyor
Etem Sevik
Etem Sevik
Bir Yazara konuşan Mektup
Abdullah TAŞKIN
Abdullah TAŞKIN
KURBAN BAYRAMININ HULASASINDA TAKVA VAR
Cüneyt TÜZEL
Cüneyt TÜZEL
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
Ertuğrul KÖSE
Ertuğrul KÖSE
Kastamonu'nun Sessiz Gücü: Bu Topraklardan Neden Bir Başbakan Çıkmasın?
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Galip İLHANER
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Hasan ERDOĞAN
Hasan ERDOĞAN
Melheme-i Kübra mı.?
SADİ ÖZGÜL
SADİ ÖZGÜL
İran'da Savaşın Gölgesinde Yapay Kıtlık; Gıda Arzının Sabotajı
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
BURASI ORTADOĞU: YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI
Davut İZOL
Davut İZOL
HOŞ GELDİN 11 AYIN SULTANI!'', ''YA ŞEHRİ RAMAZAN
Sibel Arslan
Sibel Arslan
Hızlı Tüketiyoruz, Yavaş Yavaş Kayboluyoruz
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
SUAT GÜN
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
Ebru ÖZTÜRK
Ebru ÖZTÜRK
ENGELSİZ ENGELLİLİK
Şenay Tek
Şenay Tek
Trump mı, İngiliz Aklı mı?
Meryem Özdemir
Meryem Özdemir
Ergen Ebeveyn İlişkisinde Çözüm Yolları
Veysel şengül
Veysel şengül
"Hayatın Pergeli: Sabit Noktanı Bulmak"
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
Şener MENGENE
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
ALEYNA KOCABIYIK
ALEYNA KOCABIYIK
Kalbin Pusulası: Evliliğe Giden Yolda Kaygılarla Yol Almak
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
YARGI SİSTEMİMİZDEKİ GÖZALTI SÜRELERİ, HUKUKSAL REFORMLAR VASITASI İLE İYİLEŞTİRİLEBİLİR Mİ?..
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Doğan Bekin
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Emrah POLAT
Emrah POLAT
Yoldaki İşaretler (Davet ve Cihat)
Nedim ODABAŞ
Nedim ODABAŞ
"Yarın Hak'kın divanına varınca" ne diyeceksiniz?
Ahmet Alparslan Rufai
Ahmet Alparslan Rufai
KAMUOYUNA DUYURU VE TEŞEKKÜR...
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
BİR DAVA ADAMI OLARAK HASAN BİTMEZ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
HAKAN BERKTAŞ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
Fehmi DEMİRBAĞ
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
 Türkan Çiğdem
Türkan Çiğdem
TOPLUMSAL YAPIYI OLUŞTURAN DİNAMİKLER
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
Münevver Bitigen
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
İsmail Soner SEKMAN
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Özkan Demiroğlu
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Çok Okunan Haberler
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı...
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin Konsolosu Görüşmesinin İçeriği Açıklansın
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin...
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet Sitelerine Yeni Düzenleme İddiası
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet...
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk: Kanser Hastaları Saatlerce Ayakta Bekliyor
Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk:...
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU KARŞILAMA
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU...
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle Muhtarından Sert Tepki
Bahçelievler Siyavuşpaşa'da Camide Görevli İmama Saldırı: Mahalle...
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız Küçükçekmece, Ülkücülük ve Vatandır”
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız...
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi Bile Belli”
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi...
Netanyahu ile Trump Arasında Kritik İran Zirvesi: Gözler Olası Anlaşmada
Netanyahu ile Trump Arasında Kritik İran Zirvesi: Gözler Olası Anlaşmada
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin TL İddiası
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin...
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz:
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: "İstanbul'la Buluşacağız,...
Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">