Namazın Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım…
Ramazan Deveci

Ramazan Deveci

yazar

Namazın Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım…

12 Eylül 2017 - 20:25

Namazın Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım…

Kılınışı Yada Namazı Nasıl kılalım…

Namaz kılarken okuduğumuz sure ve duaların anlamını öğrenerek onu tefekkür etmeliyiz ki namazlarımızda dünyevi düşüncelerden kurtulup namazlarımızı bir miraç tadında huşu ile kılabilelim.

 

 

Namaz kılmak için önce abdest alınır. Vaktin girmesi beklenir. Vakit gelmişse kıbleye Kâbe’ye doğru yönelir. Ve niyet edilir. Örneğin, “Niyet ettim Allah rızası için sabah namazının farzını kılmaya” gibi hangi namazı kılacaksa ona niyet eder. Kalbini, gönlünü, zihnini Allah’a yöneltir ve ellerini başparmakları kulak hizasına kadar ve parmakları tabi halde iç kısımları kıbleye gelecek şekilde kaldırarak tekbir alır “Allahu ekber” der. Kadınlar ellerini omuz hizasına kadar kaldırırlar. Dünya arkaya atılır ve dünya ile irtibat kesilir. Allah’ın büyüklüğünü ve onun büyüklüğü karşısında bütün bir kâinatın küçüklüğünü düşünür. Âlemlerin Rabbinin huzurunda olduğumuzun idraki ile miraç yolculuğuna çıkıyor gibi namaza başlanır. Erkekler sağ eli sol elin üzerine koyarak göbek altına bağlarlar. Kadınlar göğüsleri üzerine ellerini bağlarlar. 

Öncelikle “Sübhaneke” duasını gizli olarak okunur.  Bu dua imamla kılarken de yalınız kılarken de gizli olarak okunur. Sübhaneke duası “Allah’ım seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Sana hamd ve senalarda bulunurum.  Senin adın mübarektir. Azamet ve şanın yücedir. Senden başka ilah yoktur” anlamına gelir Subhaneke duasını okurken anlamını düşünürüz.

Daha sonra “Euzü billahi mine’şşeytanir-racim Bismillahirrahmanirrahim” deriz. “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla başlarım.” Ve Fatiha suresini okuruz. Fatiha süresi de mealen şöyle diyoruz: “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O rahmandır, rahimdir. O din gününün sahibidir.  Rabbimiz, sadece sana ibadet eder, yalınızca senden yardım dileriz.  Bizi doğru yola hidayet eyle. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve delalete düşenlerin yoluna değil.” (âmin) Fatiha suresini okurken anlamını düşünürüz.

Ardından da zamm-ı sure okur. İhlas, Kevser, Fil sureleri gibi kısa surelerden istediği bir sureyi veya uzun surelerden bir iki ayet okuruz. İhlas suresinde mealen şöyle diyoruz. “De ki: O Allah tek birdir.  Her şey ona muhtaçtır, o hiçbir şeye muhtaç değildir.  O doğurmadı ve doğrulmadı. Hiçbir şey ona denk değildir.” İhlas suresini okurken ihlas suresinin anlamını düşünmek gerekir. Namaz kılarken okuduğumuz sure ve duaların anlamını öğrenerek onu tefekkür etmeliyiz ki namazlarımızda dünyevi düşüncelerden kurtulup namazlarımızı bir miraç tadında huşu ile kılabilelim.

Zammı sureden sonra “Allahu ekber” diyerek rükûya gideriz.

Her rekâtın başında Fatiha’dan önce besmele çekilir Fatiha ile zamm-ı sure arasında besmele çekilmez. Fatiha’nın sonunda sessizce âmin denir.

Rükûda ellerini parmakları açık olarak dizleri üzerine koyar. Baş ve vücut yere paralel şekilde bulunur. Kadınlar rükûda fazla eğilmezler. Rükû halinde iken üç kere “Sübhane Rabbiye’l-azim” deriz ve büyük olan Allah’ı noksanlıklardan tenzih ettiğimizi düşünürüz. Rükûdan doğrulurken “Semi’allahu limen hamideh” der. Ve Allah’ın hamd edenlerin hamdini kabul ettiğini düşünür. Eğer imamla kılıyorsa imamın bu sözünün arkasından cemaat sessizce “Rabbena leke-l hamd” “Rabbimiz hamd sanadır” der. Ve rükûdan tamamen doğrulduktan sonra “Allahu ekber’’ diyerek secdeye gider.

Secde halinde eller dizler alın ve burun yerin sertliğini hissetmelidir. Her iki ayağı dikerek ayak parmaklarını kıble istikametine çevirmek gerekir. Secdede iken üç kere “Subhane Rabbiyel ala”  diyerek yüce olan Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ettiğini düşünür. Tesbihlerden sonra tekbir getirerek secdeden doğrulur ve sol ayak üzerine oturulur. Bir tesbih miktarı beklendikten sonra tekbir getirilerek tekrar secdeye gidilir. Birinci secdede söylenen tesbihler ikinci secde de söylenir ve tekbir “Allahu ekber” diyerek ayağa kalkılıp ikinci rekâta başlanır.

İkinci rekâtta Sübhaneke okunmaz eller bağlanarak besmele çekilir ve Fatiha zamm-ı sure okunur. Ve aynı şekilde birinci rekâttaki gibi rükû ve secde yapılır. İkinci secdeden sonra sol ayak yere yayılarak üzerine oturulur. Sağ ayağı parmak uçları kıbleye bakacak şekilde diker. Ellerini tabi açıklığı ile dizlerinin üzerine koyar. Teşehhüd duasını yani “Et-tehiyatü” duasını okur. Et-tehiyatü duasında mealen şöyle diyoruz: “Bütün dualar senalar, mali ve bedeni ibadetler hep Allah’a mahsustur. Ey yüce peygamber Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi senin üzerine olsun. Selam ve esenlik bizim üzerimize ve Allah’ın salih kulları üzerine olsun. Ben şahadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahadet ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve Resulüdür.” Tabi ki Et-tehiyatü duası okunurken onun anlamını düşünmek gerekir.

İki rekâtlık bir namaz ise  “Allahümme salli ve Allahümme barik” dualarını da okuyarak Resulullah’a salavat getirir. “Ey Allah’ım Muhammed (as)’a ve onun ehli beytine salat ve rahmet et. İbrahim (as) a ve onun aline selat ettiğin gibi. Şüphe yok ki sen övgüye layıksın.”

 Ve önce sağa sonra sola “Essalamü Aleykum ve Rahmetullah” diyerek selam verilir.

Dört rekâtlık veya üç rekâtlık bir namaz ise ikinci rekâtta sadece teşehhüt duası okunur. Ve tekbir getirilerek üçüncü rekâta kalkılır. Farz namazlarda üçüncü rekâtta sadece Fatiha okunarak rükûya ve secdeye gidilir. Sünnet ve nafile namazlarda ise teşehhüt duasından sonra Allahümme salli ve barik duaları da okunduktan sonra üçüncü rekâta kalkılır üçüncü rekâtta Fatiha’dan sonra zamm-ı sure de okunur, ondan sonra rükû ve secdeye gidilir. Üçüncü rekât birinci rekât gibi kılınır yalnız Sübhaneke duası okunmaz ve dördüncü rekâta başlanır. Dördüncü rekâtta ise ikinci rekât gibi kılınır teşehhüt duasından sonra Allahümme salli ve barik duaları okunur ve artı dualar okuna bilir ve selam verilir.

Vitir namazında üçüncü rekâtta zamm-ı sureden sonra namaza başlama tekbiri gibi tekbir getirilir. Ve eller bağlandıktan sonra kunut duaları okunur. Ve rükuya gidilir.

Bu yazı Ramazan Deveci’nin “Vahyin Işığında İman ve Namaz” kitabından alıntılandı…

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum