Şiir Konusu: Toprak ile karınca arasındaki dostluk, sırdaşlık ve uyumlu yaşamın sembolik bir anlatımıdır.
Türü: didaktik (öğretici) şiir ile pastoral (doğa) şiirin birleşimi
TOPRAK İLE KARINCANIN SIRRI
Bir karınca düştü toprağın bağrına,
Ne yük sordu ona, ne de bir ad sordu.
Toprak açtı koynunu, geceyle yarına,
Sonsuz sabrın dilini ikisi de duydu.
Bir sır paylaştılar, kimseye uymadı huyu, dünyalar güzeli.
Bir lokma ekmekti karıncanın derdi,
Toprakta gizliydi bereketin sesi.
Karınca yürüdükçe toprakta terdi,
Bir iz bıraktılar, görülmez nefesi.
Dostluktu aralarındaki tek vesile, tek esi.
Ne hüküm sürdü toprak, ne secde etti karınca,
İkisi de doğanın iç sesi, sessiz niyazıydı.
Toprak anlardı suskunluğu yağmur kalınca,
Karınca anlatırdı gecenin en ıssız vaktiydi!
Sırdaşlıkları sessizlikten bile daha kadimdi.
Toprak saklardı karıncanın yorgun izini,
Ne böcek duyar, ne rüzgâr haber verir.
Bir ömür dostlukta yitmişti zamanın dizini,
Toprak büyütür iken sabrı, karınca döner bir bir,
Bin kere düşerdi ama dostuna yine de hoş gelir.
Ey gören göz, duy kalbinle bu derin sesi,
Ne saltanattır ne savaş, bu dostluğun özü.
Toprakla karınca bilmez yalanı, süsü, hevesi,
Gerçek dostluk işte böyle, hakikat ama özlü;
Hiç kopmaz bağı, her zerrenin içinde tatlı bir düğün.
































