“İnsan hayatı iniş çıkışlıdır. Bu yüzden yaşamda yüksel dikten sonra aşağıya da çekebiliriz kendimizi. Bize bağlı ya da olmayan bir takım nedenlerle bu olabilir. Fakat öte yandan doğa farklı özellikleri ile güzelliklerini hatırlatır bize, ve derki; Yükseldiği yerden ahenkle alçaldığında ve yükseldiği yerin daha yukarılarına çıktığında mükemmelliğini ortaya koyar. Yüce gönüllü büyük insanları hatırlatırcasına. Bitmeyen erdemlerini.”
Doğanın ahenkli döngüsünü insan yaşamının iniş çıkışlarıyla birleştirmek çok şiirsel bir yaklaşım olabilir. Ona göre,
Bir tablo hayal edelim;
- Dağların zirvesinden aşağıya süzülen bir nehir, bazen taşkın bazen dingin.
- Gökyüzünde gün batımının turuncu ve mor tonları, yükselişin ve alçalışın ritmini anımsatan.
- Nehir kıyısında açan çiçekler, erdemlerin sürekliliğini simgelesin.
- Uzakta siluet halinde görünen bilge bir figür, doğanın döngüsünde insanın yüce gönüllülüğünü hatırlatır.
Böyle bir sahne, hem doğanın kendi mükemmelliğini hem de insanın erdemlerini doğal sanat diliyle ortaya koyabilir.
































