Kurbanlar kesildi, sofralar toplandı; peki gönüllerimize ne bıraktı.?
Bayramlar takvimde birkaç gün olarak görünür; fakat aslında insanın vicdanıyla yüzleştiği özel zamanlardır. Bir Kurban Bayramı'nı daha geride bıraktık. Kurbanlar kesildi, ziyaretler yapıldı, sofralar kuruldu. Peki şimdi geriye ne kaldı?
Bu sorunun cevabı, aslında bayramın bizde bıraktığı izlerde saklıdır.
Bir bayramı değerli kılan şey yalnızca yapılan ibadetler değildir. Asıl mesele, bayramın kalplerimizde nasıl bir değişim meydana getirdiğidir. Çünkü bayram; paylaşmayı hatırlamak, yalnızları fark etmek, kırgınlıkları sonlandırmak ve vicdanı yeniden uyandırmaktır.
Bugün modern hayatın içinde birçok şeyi kaybetmeye başladık. Kalabalık şehirlerde yaşıyoruz ama birbirimizi tanımıyoruz. Aynı apartmanda yıllarca oturuyor, komşumuzun adını bilmiyoruz. Sosyal medyada yüzlerce kişiyle bağlantı kuruyor ama bir dostun derdini dinlemeye vakit ayıramıyoruz.
Oysa bayramlar bize başka bir şey öğretir. Bayramlar, insanın yalnız kendisi için yaşamadığını hatırlatır. Sofrasında yer açabilen, gönlünde de yer açabilir. Bir yetimin başını okşayan, aslında kendi insanlığını korur. Bir yaşlının kapısını çalan, yalnızca bir ziyaret yapmaz; vefayı da yaşatmış olur.
Ne yazık ki günümüzde birçok insan görünmeyen bir yalnızlık yaşıyor. Kalabalıklar içinde unutulan yaşlılar, bayramda telefon bekleyen anne babalar, bir kapı çalınsın diye umut eden insanlar var. Belki de en büyük yoksulluk, sevgiden ve ilgiden mahrum kalmaktır.
Bayramın ardından kendimize şu soruyu sormalıyız: Bu bayram kaç kişinin yüzünü güldürebildik? Kaç kırgın gönlü tamir edebildik? Kaç insanın duasında yer alabildik?
Çünkü hayatın sonunda insanlar ne kadar kazandığımızı değil, ne kadar iyilik bıraktığımızı hatırlayacaktır. Geride kalan mal değil, eser değil, makam değil; güzel bir isim ve hayırla anılan bir ömürdür.
İnsan bazen büyük işler yaparak değil, küçük iyilikleri ihmal etmeyerek de dünyayı güzelleştirebilir. Bir selam, bir ziyaret, bir tebessüm, bir hal hatır sormak... Kimi zaman bunlar büyük yardımlardan daha kıymetlidir.
Bayram sona ermiş olabilir. Fakat bayramın bize hatırlattığı merhamet, paylaşma ve kardeşlik duyguları sona ermemelidir. Çünkü gerçek bayram, takvimlerde değil; vicdanlarda yaşandığı sürece anlam kazanır.
Rabbim bizleri paylaşmanın bereketini, vefanın kıymetini ve merhametin gücünü unutmayan kullarından eylesin. Bayramlar geçse de gönüllerimizdeki iyilik, vicdanlarımızdaki hassasiyet ve insanlığımızdaki güzellik daim olsun.



































