SEVGİLİ OKURLAR: Yaz aylarının dinginliği çoğu zaman kültürel hareketliliği gölgede bırakır sanırız. Oysa 2025’in Temmuz’u, hem Türkiye’de hem de dünyada öyle gelişmelere sahne oldu ki, iki tarih 08 ve 30 Temmuz tarihleri arasında geçen zamanda sanatın, kültürün ve bilimin köklü devrimlerine tanıklık ettik.
Geçmişle Kurulan Bağ: Silifke’den Yükselen Ses: 08 Temmuz sabahı Mersin’in Silifke ilçesinden gelen haberler, yalnızca arkeoloji meraklılarını değil, tarihsel hafızaya değer veren herkesi heyecanlandırdı. Uzuncaburç Antik Kenti'nde yapılan kazılarda bulunan 1600 yıllık terazi ve ağırlıklar, tarihsel ticaretin inceliklerini günümüze taşıdı. Geçmişin diline kulak vermek isteyenler için bu keşif bir açık davetti adeta.
Göğe Yazılmış Bir Başarı: Türksat 6A Aynı gün Türkiye’nin tam bağımsız ilk yerli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaydaki birinci yılı kutlandı. Yüksek teknolojiyle bilimin ortak dili haline gelen bu uydu, yalnızca mühendislik başarısı değildi fakat aynı zamanda küresel ölçekte bir özgüven göstergesi olarak tarihe geçti.
Dostluk, Sanat ve Teknolojiyle Buluşuyor: 30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü’nde İstanbul, “Sanatla Dostluk” temasıyla dünyanın dört bir yanından sanatçıları ağırladı. Etkileşimli dijital eserlerin yer aldığı bu sergide, izleyicilerin duygularına göre şekil değiştiren tablolar, sanatın geleceğini bugüne taşıdı. Sanat, yalnızca bir estetik unsuru değil ve ayrıca olarak, duygusal zekâya da dokunan bir deneyime dönüştü.
Bir Dilim Tat, Bir Dünya Kültür Aynı gün kutlanan Dünya Cheesecake Günü vesilesiyle düzenlenen “Tatlı Kültürler” panelinde ise, ağızda dağılan tatların, kültürel kimlik ve hafıza üzerindeki etkisi masaya yatırıldı. Nörobilimciler, tat alma duyusunun insan anılarına nasıl yön verdiğini bilimsel verilerle açıkladı. Kimi zaman bir tat, tüm çocukluğu hatırlatabilir ki, bilim de bunu doğruluyor artık.
Sonuç Temmuz ayının ilk haftasında bu anlamlı tarih, bize bilimin ve sanatın kendi alanları ile birlikte hayatın her alanında ne kadar değerli izler bırakabileceğini gösterdi. Gerçekten etkili bu devrimlerin izini sürmek, belki de bugünün okuruna düşen en kıymetli görevdir.