Yarım asırdan beri süre gelen ihanetin hainlerini ürküten sürecin eşiğinden içeri girildi. Bundan 20 yıl önce terörsüz bir Türkiye hayalini kuran Erdoğan ve ekibi, o gün bu hayali gerçekleştirmek için aziz millete söz verdiler. Söz verdikleri gibi bugünde sözünü tuttular.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sözünü tutma konusunda kapıyı aralayarak eşikten içeri girdi. Buna rağmen bazı zındıklar, şer mihrakları ve onların işgüzarlığını yapan bazı işbirlikçiler, bu sürecin başlamaması için tam 50 yıl boyunca bu ihanetin sofrasından beslenerek nemalandılar. Çok şükür ki Allah’u Teâla bu fırsatı onlara vermediği gibi, bu güzelliği de aziz millete yaşattı.
Bu sürece destek veren ister Kürt, ister Arap, isterse Türk olsun. Her kim bu icraatın harcına bir dirhem çimento koydu yada duvarına bir tuğla taşıdıysa, o asil vatan evlatlarından Allah ebeden ve dâimen razı olsun. Bu icraatı halen benimsemeyen fırsatçı güruhları da Rabbim ıslah etsin. Zira onlar her fırsatta bu tekere çomak sokmak istedikleri yetmezmiş gibi bu mevzuyu kendi çıkarları doğrultusunda uyarlamaya çalışmaktadırlar.
Hamd olsun ki Cenabı Allah o zevki onlara yaşatmadı. Bu aziz ve büyük Türk Devleti, yine üstün ferasetini kullanarak büyük bir basiretle o yüksek ve ulvi şuurla aklı selim bir şekilde süreci izledi ve günü geldiğinde de gerekli cevapları verdi ve vermeye de devam ediyor.
Bakınız; seversiniz sevmezsiniz, o ayrı bir konu, ama atalarımız ne demiş, “Yiğidi Öldür, Hakkını Yeme” der değil mi? Ama bazı iblislerin iş birlikçi fırsatçıları, her süreci baltaladıkları gibi bu süreci de engellemek için elinden geleni yapmaya halen devam ediyorlar.
Bunlar, başta bazı muhalif siyasetçiler olmak üzere, basın maskesi altında şer mihrakların değirmenine su taşıyan medya kuruluşları ve sosyal medyada trollük görevini üstlenen zibidi tayfaları da bu ihanet kumpasını devam ettirmektedirler.
Bu ihanete bilinçli yada bilinçsiz olarak destek verenler demeyeceğim, çünkü destek veren herkes yeterince akıl, bilgi ve birikimli bir teknolojiye sahip oldukları için, güle oynaya menfaatleri doğrultusunda destek vererek algılar üreterek süreci baltaladılar ve köstek olmaya da devam ettiler.
Bunları takip ederek veya araştırarak bu kadar bilgi sahibi olmuş isem aziz devletimin sır kaynaklarında kim bilir neler var neler. Yeter ki çalışmayan mekanizmalar çalışsın, aktif hale gelsin bakın neler dökülecek neler.
Bakınız, bu cennet vatan üzerinde çok ciddi senaryolar yazıldı ve halende yazılmaya devam ediyor. Kur’an-ı Kerimin birçok yerinde beyan edildiği gibi “Onlar, her ne tuzak kurarlarsa kursunlar, Allah, onlara tuzağın en alasını kurar.” Yeter ki biz yüce Allah’ın ipine sımsıkı sarılarım ve onun yolundan ayrılmadan dosdoğru ilerleyelim. Bir diğer Ayeti kerime de ise , “Eğer inanıyorsanız, Mutlaka üstün olan sizsiniz.” diye buyurulmaktadır.
Evet, güzel yurdumun aziz milleti, partin, siyasetin, idolün, ırkın, mezhebin ve hatta dinin dahi her ne olursa olsun, bu şanlı bayrağın altında ve cennet vatanın toprağında yaşıyorsan, bu ülkenin aziz değerlerine sahip çıkmak adına asla ve kat'a ihanet güruhun sofrasında bulunmayacaksın. O ihanet lokması kursağından geçti mi, bir daha helal lokma yiyemezsin.
Onun için aziz okuyucularım, sebep her ne olursa olsun, şer mihraklarına asla ve kat'â taviz vermeyeceğiz ve tavizkar davranmayacağız. Çünkü bu vatandan başka vatanımız yoktur. Dikkat edilmesi gereken ikinci bir diğer husus ise, bu vatan bizim başka yurdumuz yok diyen şer mihrakların uşaklığını yapanlarda aynı cümleyi ve sloganı kullandığı için buna da ayrıca dikkat etmek gerekir. Aksi halde çarşı-pazar bir birine karışmış olur.
İla ahiri kelamımızın hulasasında Yüce Allah, bunları idrak etmemiz için cümlemize şuurlu feraset, basiretli izan ve aklı selim ihsan etsin. Allah, bu zalim güruhlara hiçbir zaman fırsat vermesin. Allah, cümlemizin yar ve yardımcısı olsun. Selam ve dua ile huzur içinde kalın selametle efendim.
“SAYGILARIMLA VESSELÂM”