• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Sabri Gültekin
  3. Neredesin ey Ömer, çık gel artık!
Yayınlanma: 21 Ağustos 2012 - 13:11

Neredesin ey Ömer, çık gel artık!

21 Ağustos 2012 - 13:11
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Sabri Gültekin
Sabri Gültekin

Ramazan’ın son günü acı haberi geçen ajansları izleyince yıkıldım. Yıllardır cadı kazanı gibi kaynayan Güneydoğu Bölgesi’nde “adres sormayan kurşunlar”ın hayatının baharında soldurduğu fidanlara bir isim daha eklendi; Seyyid Ramazan Dindar.

 

Karanlık eller yine sahnede

‘90’lı yıllarda tanımıştım Ramazan Dindar’ı. İstanbul Kapalıçarşı’nın Nuruosmaniye kapısının aşağısındaki Çuhacı Han’daki içi küçücük, fakat misafiri kalabalık ticarethânesine uğradığımda hürmette kusur etmezdi. Bütün yoğunluğuna rağmen ilgilenir, hangi vakitte olursa olsun “abi yemek yer misin?” sorusunun mukabilinde “İbrahim, o zaman bize çay söyle” diyerek hal hatır etmeye başlardı. Cömertliği çok sever, bundan asla ödün vermezdi. Sonra konu doktor Mehmet Emin ağabeyden açılır, Cizreli Şeyh Seyda ve Şeyh Muhammed Nurullah Seyda ailesinin huzur veren yaşamına dair örnek kıssalarla devam ederdi. Ticareti, para değil, insan kazanmak üzerine idi. Sıkıntılarını kendine saklar, naifliği hep başkalarıyla paylaşırdı.

Yıllarca İstanbul’da yaşayan ve ağabey Selim Dindar’a düzenlenen hunharca cinayet sonrası Cizre’de huzur aramaya başlayan Ramazan Dindar, “Halka hizmet, Hakka hizmet” düsturunca AK Parti Şırnak İl Başkan Yardımcılığı görevini sırtlandı. Bölge üzerindeki karanlık eller önce 16 Mayıs 2012’de önce AK Parti Şırnak İl Başkan Yardımcısı Ali Kılınç için tetiğe bastı. 18 Ağustos 2012’de de Ramazan Dindar için planlarını devreye soktu.

 

Rabbine oruçlu olarak gitti

Ramazan’ın son günüydü. Ramazan Dindar arkadaşı Diyar Tanrıverdi ile Cizre Yeniçarşı Caddesi’nde olacaklardan habersiz Ramazan ayının son iftarına doğru yürüyorlardı. İftara bir saat kala, ortaya çıkan insanlıktan nasibini almamış saldırganlar, arka arkaya tetiğe abanarak ölüm kusuyorlardı. Diyar yaralanıyor, Ramazan ise Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne götürülürken, çektiği acı üzerine bir acı daha yaşamak istemiyordu. Diyarbakır denildiğinde tüyleri diken diken olan Ramazan, ağabeyi Selim’in yaşadığı “Diyarbakır Cehennemi”ni bir daha yaşamaktansa orucunu ukbada açmayı tercih ediyordu. Oruçlular için hazırlanan “Reyyan Kapısı”ndan girip çifte bayram yapmak üzere ruhunu teslim ediyordu.

 

Dindar ailesinin dinmek bilmeyen acısı

Dindar ailesinin acısı yıllardır dinmek bilmiyor. Mehmet Dindar Cizre-Nusaybin karayolunda katlediliyor. Sonra Cizre Ulu Camii İmamı İhsan Dindar evinde çıkan yangında vefat ediyor. 12 Eylül’de “Diyarbakır Cehennemi”nin en önemli tanıklarından Selim Dindar 3 kişi tarafından “7 kaza kurşunu”yla katlediliyor. 6 kardeşten 4’nün ocağına ateş düşüyor. Her defasında yük Mehmet Emin Dindar’ın omuzlarına biniyordu.

Şırnak AK Parti Milletvekili Mehmet Emin ağabey Ramazan’ın bereketli ikliminden istifade etmek için gittiği Umre’den yüreğine kurşun gibi saplanan bir haberle Cizre’ye dönüyordu. Ramazan, Cizre Ulu Camii'de bayram namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra “sonsuzluk yurdu” olan Cizre Asri Mezarlığı’na binlerce seveni tarafından uğurlanıyordu. Mehmet Emin ağabey, arkasından dualarla yolcu eden biricik Ramazan’ının cenazesine yetişemiyor, kabrine ulaştığında ise kendini tutamıyordu. Bütün bayramlarda sevinç gözyaşları dökerken, bu bayram Ramazan’ına kavuşamamanın acısıyla hüngür hüngür ağlıyordu. Daha 2 Aralık 2009’da ardında pek çok soru işareti barındıran bir cinayete kurban giden Selim’in acısı küllenmemişken, Ramazan’ın benzer olayla rahmete kavuşması Mehmet Emin Dindar’ın yüreğinde onulmaz bir yara daha açıyordu.

***

12 Eylül 1980 darbesi sonrası gözaltına alınarak Diyarbakır Cezaevi’nin gönderilen dönemin simge ismi Selim Dindar’ın yaşadığı ibretlik hayat hikâyesine değmeden geçersek, bugün Türkiye’nin nasıl bir açmazın içine sürüklendiğinin fotoğrafını eksik çekmiş oluruz.

 

 “Bir daha dünyaya gelseydim, asla Kürt olmak istemezdim...”

Tarih 3 Aralık 2009’u gösterirken, Selim Dindar’la ilgili acı haberi aldığımda gayriihtiyarî ‘80 öncesini irkilerek hatırladım. Sivas'ın, Maraş'ın, Çorum'un yangın yerine dönüşünü ve “adres sormayan kurşunlar”ın çıkardığı ölümcül çığlıkların arasında kalıverdim.

Devrimciler ve Ülkücüler sinsice tezgâhlanan kaosun tam ortasında ölümüne “yaşasın vatan!..” diye slogan atıyorlardı. Ortaokullardan tutun da üniversitelere kadar her yerde, sıraların altından kitap yerine “haydar”lar, kalem yerine “delikli demir”ler çekiliyordu.

Ülkeyi yönete(meye)nler çaresizdi!.. Askeri vesayet; Hasan Mutlucan'ın “yine de şahlanıyor...” türküsünü yeniden söyleyeceği ânı bekliyordu. Ve o türkü, tarihler 12 Eylül 1980'i gösterdiğinde, TRT'nin siyah-beyaz görüntülü penceresinden bütün Türkiye'ye bir kez daha dinletiliyordu.

Kanlı tezgâhlarını ülkenin her köşesine açanlar; sonu kestirilemeyen kaosu, binlerce cansız bedeni, târûmar olmuş aileleri, sayısız faili meçhulleri miras bırakarak birden bire kayboluyorlardı!..

“Gözünün üstünde kaşın var” türünden ihbarlarla ansızın tek tek bulundukları mekânlardan alınan körpecik delikanlılar, adresi belli olmayan toplama kamplarına misafir(!) edilmeye başlanıyordu. Bu oyun, daha sonra farkına varılacak “meçhule yolculuk”tan başka bir şey değildi.

Anadan doğma işkenceler yıllarca inletti; gencecik bedenleri ve onları seyre dalan soğuk yüzlü köhne duvarları. Zindanlar bile ağladı, mecalsiz ruhların üzerine yığılan bedenlere. Mamak'tan, Metris'ten, Diyarbakır'dan çıkıp da gidebilenler; ömürleri boyunca “zindanlardaki kâbus”larıyla yaşadılar. Hep “hatırlama” ve “unutma” arasında gidip geldiler. Kısaca konuştular, uzun uzun sustular.

İşte onlardan birisi de Cizreli Seyyid Selim Dindar'dı. Siyasi herhangi bir faaliyetin içinde olmamasına rağmen daha 20'sinde Diyarbakır Cezaevi'ne konulmuştu. 1981 yılında girdiği cezaevinde kaldığı 3 yıl boyunca gördüğü işkenceleri, uzun yıllar sonra verdiği mülakatlarda şu şekilde ifade etmişti:

“Diyarbakır Cezaevi'nden konuşulduğunda hâlâ hayattan kopuyorum. Benim hanımım ve çocuğum var. İçimdeki frene basamıyorum ve herkesin önünde hüngür hüngür ağlıyorum, ağlıyorum... Bir daha dünyaya gelseydim, asla Kürt olmak istemezdim...”

İncinmişti, fakat asla kinlenmemişti Diyarbakır Cezaevi'nin simge ismi Selim Dindar. Milliyetinden dolayı cezaevinde yıllarca hırpalanmış, fakat o ümmet şuuru ve ümidini hiç kaybetmemişti.

Fakat... 2 Aralık 2009 Çarşamba gününün akşamı Bakırköy'deki Cizreliler Derneği lokalinde otururken, ansızın “kör kurşunların kurbanı oldu”. 48 yıllık ömrüne elveda diyerek, bütün acı ve ıstıraplarından sıyrılarak “Sonsuzluğun Sahibi”ne gitti. Dünya zindanından beraatını alarak, ”özgürlükler ülkesi”ne ulaştı.

“Ölüm en büyük ibrettir” ya... Selim Dindar da giderken, “yeter benim ağladığım, biraz da siz ağlayın” diyordu sanki sevenlerine. Arkasından Abdullah Veli Seyda ağlıyordu, Şerafettin Elçi ağlıyordu, Adnan Tüzün ağlıyordu, Mehmet Emin, (önceki gün ağabeyi Selim’le aynı kaderi paylaşan) Ramazan ve İbrahim Dindar ağlıyordu...

*

Merhum Selim ve Ramazan Dindar kardeşlere Allah’tan afv ve mağfiret, başta Mehmet Emin Dindar ağabey olmak üzere, ailesine bir kez daha sabr-ı cemil, ecri cezil niyaz ediyorum.

 

***

AK Parti Hükümeti’ne diz çöktürme operasyonu

 

Selim ve Ramazan Dindar kardeşlerin arka arkaya cinayete kurban edilmesi sıradanlaştırılacak kadar basit bir olay değil. Birisi 12 Eylül darbesinin kirli yüzünü deşifre eden, diğeri ise AK Parti İl Başkan Yardımcısı olarak bölge siyasetinin en önemli kişilerinden birisi. Silahları gömmek yerine, tetiğe basarak sansasyon oluşturmaya çalışanların oyunu açık.

PKK problemini çözmek, kardeş kavgasına son vermek isteyen AK Parti Hükümeti, uluslararası güçler tarafından oluşturulan kirli senaryolarla hizaya getirilmeye çalışılıyor. 22 Haziran 2012’de Suriye’de düşürülen F-4 savaş uçağı kriziyle Türkiye’yi “Arap Baharı”nın bir parçası haline getirme çabalarından sonuç alamayan karanlık güçler, “kulak çekme” eylemleriyle taviz koparmaya çabalıyor.

28 Aralık 2011’de Uludere'de 34 sivilin hayatını kaybetmesine neden olan hava operasyonuyla ivme kazanan olaylar silsilesi; Malatya’da Alevî-Sünnî kavgası, Tunceli’de CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün dağa kaldırılması, BDP'lilerin Şemdinli'de PKK'lılarla sarmaş dolaş poz vermesi, Cizre’de Ramazan Dindar’ın öldürülmesi, Hakkari’de İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in taşlanması, sakin şehir Gaziantep’in bayram 2. günü bomba yüklü araçla kana bulanması (ilk belirlemelere göre 9 ölü, 69 yaralı) kaos butonunun birilerin eline geçtiğini gösteriyor. Türk devletini itibarsızlaştırma propagandalarıyla “Suriye’den sonra sıra Türkiye’de” psikolojisi pompalanarak çapulculara cesaret veriliyor.

AK Parti Hükümeti’nin daralan “çaresizlik çemberi”ni yarmaktan başka çaresi bulunmuyor. “Havar” çığlıkları atanlar da, “imdat” figanlarıyla ağıt yakanlar da, “Fırat kenarında kurt kapsa bir koyunu, Ömer'den sorar adli ilahi onu” aklıyla hareket edecek birinin devreye girmesini bekliyor.

Neredesin ey Ömer, çık gel artık!

 

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Bu şarkının 'hikâyesi' eksik - 18 Aralık 2022
  • Dünyanın yükünü sırtlayan hamallar - 15 Aralık 2022
  • Kavruk simalıların ekmek mücadelesi - 14 Aralık 2022
  • Bitsin artık bu zulüm - 13 Aralık 2022
  • İstiklâl ve istikbâlimize bomba - 16 Kasım 2022
  • Başbakan abluka altında - 12 Kasım 2013
  • Dünya ölüm kokuyor!.. - 28 Haziran 2012
  • Sevgi ve aşka dair… - 11 Şubat 2012
  • Önce yandı, sonra kapıları kapandı… - 10 Şubat 2012
  • Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi doğumunun 76. yılında yâd edildi - 09 Ocak 2012
    Köşe Yazarları
    Filiz ŞAHİN
    Filiz ŞAHİN
    BAYRAM BİTTİ, GERİYE NE KALDI?
    Etem Sevik
    Etem Sevik
    Bir Yazara konuşan Mektup
    SİYASETİN GÖRÜNMEYEN KORİDORLARI VE CHP'NİN KADER KAVŞAĞI
    Ahmet CEKİN
    SİYASETİN GÖRÜNMEYEN KORİDORLARI VE CHP'NİN KADER KAVŞAĞI
    Abdullah TAŞKIN
    Abdullah TAŞKIN
    KURBAN BAYRAMININ HULASASINDA TAKVA VAR
    Cüneyt TÜZEL
    Cüneyt TÜZEL
    KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
    Bülent Ertekin
    Bülent Ertekin
    İYİLİĞİN OMUZLARINDA AYAKTA KALAN İNSANLIK
    Ertuğrul KÖSE
    Ertuğrul KÖSE
    Kastamonu'nun Sessiz Gücü: Bu Topraklardan Neden Bir Başbakan Çıkmasın?
    Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
    Galip İLHANER
    Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
    Hasan ERDOĞAN
    Hasan ERDOĞAN
    Melheme-i Kübra mı.?
    SADİ ÖZGÜL
    SADİ ÖZGÜL
    İran'da Savaşın Gölgesinde Yapay Kıtlık; Gıda Arzının Sabotajı
    Doç.Dr.Nurettin Akçakale
    Doç.Dr.Nurettin Akçakale
    BURASI ORTADOĞU: YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI
    GÜLNAZ KAYNAK
    GÜLNAZ KAYNAK
    MERHAMETİN KAYBOLUŞU: BİR TOPLUMUN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ
    Davut İZOL
    Davut İZOL
    HOŞ GELDİN 11 AYIN SULTANI!'', ''YA ŞEHRİ RAMAZAN
    Sibel Arslan
    Sibel Arslan
    Hızlı Tüketiyoruz, Yavaş Yavaş Kayboluyoruz
    Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
    SUAT GÜN
    Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
    Ebru ÖZTÜRK
    Ebru ÖZTÜRK
    ENGELSİZ ENGELLİLİK
    Şenay Tek
    Şenay Tek
    Trump mı, İngiliz Aklı mı?
    Meryem Özdemir
    Meryem Özdemir
    Ergen Ebeveyn İlişkisinde Çözüm Yolları
    Veysel şengül
    Veysel şengül
    "Hayatın Pergeli: Sabit Noktanı Bulmak"
    YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
    Şener MENGENE
    YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
    ALEYNA KOCABIYIK
    ALEYNA KOCABIYIK
    Kalbin Pusulası: Evliliğe Giden Yolda Kaygılarla Yol Almak
    Dr.Osman BÜYÜKKAYA
    Dr.Osman BÜYÜKKAYA
    TERÖRSÜZ TÜRKİYE
    Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
    Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
    YARGI SİSTEMİMİZDEKİ GÖZALTI SÜRELERİ, HUKUKSAL REFORMLAR VASITASI İLE İYİLEŞTİRİLEBİLİR Mİ?..
    TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
    Doğan Bekin
    TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
    Emrah POLAT
    Emrah POLAT
    Yoldaki İşaretler (Davet ve Cihat)
    Nedim ODABAŞ
    Nedim ODABAŞ
    "Yarın Hak'kın divanına varınca" ne diyeceksiniz?
    Ahmet Alparslan Rufai
    Ahmet Alparslan Rufai
    KAMUOYUNA DUYURU VE TEŞEKKÜR...
    Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
    Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
    BİR DAVA ADAMI OLARAK HASAN BİTMEZ
    Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
    HAKAN BERKTAŞ
    Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
    İSRAİL NASIL KURULDU. 4
    Fehmi DEMİRBAĞ
    İSRAİL NASIL KURULDU. 4
     Türkan Çiğdem
    Türkan Çiğdem
    TOPLUMSAL YAPIYI OLUŞTURAN DİNAMİKLER
    "Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
    Münevver Bitigen
    "Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
    1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
    İsmail Soner SEKMAN
    1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
    Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
    Özkan Demiroğlu
    Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
    Çok Okunan Haberler
    TARAFTARLAR KULÜBÜ BASTI!
    TARAFTARLAR KULÜBÜ BASTI! "RAFET BAŞKAN BIRAKMA" SESLERİ KÜÇÜKÇEKMECE...
    Balkan Şehitleri İçin Düzenlenen Mevlidde Vefa ve Birlik Mesajı
    Balkan Şehitleri İçin Düzenlenen Mevlidde Vefa ve Birlik Mesajı
    Küçükçekmece'de Mahmud Efendi Hazretleri İçin Tarihi Buluşma: Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi Doldu Taştı
    Küçükçekmece'de Mahmud Efendi Hazretleri İçin Tarihi Buluşma: Yahya...
    Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı
    Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı...
    Küçükçekmece Sinopspor'da Şok Karar: Başkan Rafet Orhan Aday Olmayacağını Açıkladı
    Küçükçekmece Sinopspor'da Şok Karar: Başkan Rafet Orhan Aday Olmayacağını...
    Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin Konsolosu Görüşmesinin İçeriği Açıklansın
    Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin...
    Tokat'ın Kültürel Zenginliği Küçükçekmece'de Sahneye Çıktı
    Tokat'ın Kültürel Zenginliği Küçükçekmece'de Sahneye Çıktı
    Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet Sitelerine Yeni Düzenleme İddiası
    Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet...
    Epstein Dosyasında Yeni Detay: Kolombiya Ziyareti Belgelerle Ortaya Çıktı
    Epstein Dosyasında Yeni Detay: Kolombiya Ziyareti Belgelerle Ortaya Çıktı
    Ekrem Sarısoy'nun Acı Günü: Babası Niyazi Sarısoy Hayatını Kaybetti
    Ekrem Sarısoy'nun Acı Günü: Babası Niyazi Sarısoy Hayatını Kaybetti
    KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
    KANARYA SAHASI NEDEN ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ?
    Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk: Kanser Hastaları Saatlerce Ayakta Bekliyor
    Cemal Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü'nde Büyük Yoğunluk:...
    Ana Sayfa
    DÜNYA
    GÜNDEM
    SİYASET
    EĞİTİM
    SAĞLIK
    OTOMOBİL
    MEDYA
    EKONOMİ
    İSLAM
    SPOR
    MAGAZİN
    TEKNOLOJİ
    KÜLTÜR-SANAT
    ACI GERCEKLER
    ANADOLU
    BİYOGRAFİ
    EMLAK
    AİLE ve YAŞAM
    BELEDİYELER
    RÖPORTAJ
    YEMEK
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Vefatlar
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Karikatürler
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • Rss
    • İletişim
    • İhbar Hattı
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Gizlilik İlkeleri
    • Çerez Politikası

    hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim

    ">