İsrail, Terörünü Tırmandırırken Sonunu Hazırlıyor!
M.Necip YAVUZER

M.Necip YAVUZER

İsrail, Terörünü Tırmandırırken Sonunu Hazırlıyor!

İsrail, Terörünü Tırmandırırken Sonunu Hazırlıyor!

Filistin'e; namusumuza, şiarımıza, onurumuza, kıyamımıza ve geleceğimize sahip çıkalım...

 

Özlü Söz: Üç şey vardır ki, her kimde bulunursa kendi aleyhine döner; Zulmetmek, ahdi bozmak ve hile yapmak… Hz. Ebubekir (r.a)

Allah, Maide Suresi 51. Ayetinde “Yahudi ve Hıristiyanlar birbirlerinin velileridirler” buyurur. Veli kavramı ayetlerin mealleri verilirken hep “dost” diye tercüme edilerek verilir ve bu o ayetin olması gereken anlamını zihinlerde bulanıklaştırır.

Veli/Velayet kavramının anlamı: Koruması altına aldığı kişi veya kişileri idare eden hal ve hareketlerinden sorumlu olan kimseye veli denilir. Velinin yaptığı bu iş velayet hakkını üstlenmektir. Velayet aynı zamanda hâkimiyet, salahiyet, yakın dostluk ile insanların sevk ve idare edilmesindeki sorumluluktur.

Veli kelimesi Kuranda hem Allah hem de diğer varlıklar için kullanılır. Allah'ın en güzel isimlerinden biri de yani Esmâü'l-Hüsnâsından biri de el-Veli’dir.

Müminlerin gerçek velisi elbette ki Allah’tır. Allahın nizamında müminlerin sevk ve idare edilmesinde yetkili kişi Ululemrdir. Ululemre itaat farzdır (Nisa 59) ve Ululemr müminlerin velisidir. Allaha ve Resulüne itaat etmeyen bir devlet başkanı veya yöneticisi müminlerin velisi olamaz…

Üzerinde önemle durmamız gereken Maide Suresi 51. Ayetindeki Yahudi ve Hıristiyanların birbirlerinin velisi olma meselesidir. Çünkü biliyoruz ki Reform ve Rönesans dönemine kadar Hıristiyan Katolikler Yahudileri Hz. İsa (as)’ın katilleri diye asla sevmez ve içlerine almazlardı. Oysa Allah onların birbirlerinin velisi olduğunu beyan buyururken mevcut durum bunun tersiydi. O zaman bu durum nasıl izah edilir diye araştırmak gerekiyor.

Kıyamete kadar hükmü baki olan Kuran gelecekten de haber verip ve onların dost ve veli oldukların beyan buyuruyorsa bunun tarihi süreçte bunu aramak gerekiyor. Ve bu durum Reform ve Rönesans döneminde düşmanlık yerini dostluk ve veliliğe bırakıyor. Siyonist öğretinin hareket geçirilmesi ile ortaya çıkarılan Protestanlık mezhebi Hıristiyanları Siyonistleştirirken bugünkü Siyonist katil terör devletin oluşumunu da hazırlıyordu.

Protestan mezhebinin ABD’nin resmi mezhebi olurken bugün terör sonucunda kurulan katil Siyonistlerinde destekçisi ve koruyucusudur. Hıristiyan âlemini öğretisine bağlayan Siyonizm bugün onların projelerine hayatiyet kazandırması için harekete geçmiştir. Müslümanların topraklarında olan her emperyalist girişim İsrail terör devletinin hedeflerine ulaşması için ön çalışmalarıdır. Eğer bugün Irak ve Suriye’de savaş varsa bu terör devleti İsrail’in önünün açılması için yapılan savaştır.

Siyonist hedefe ulaşmak için artık birçok noktada harekete geçen terör devleti aslında sonunu hazırlama yolunda girdiğinin ya farkında değil ya da Müslümanların gafletinden yararlanarak üstün gelip her şeye hâkim olmayı hızlandırmaktadır.

Bir Ululemr etrafında birleşmeyen Müslümanlar, terör devletinin bu katilliği ve hukuk tanımamazlığı karşısında artık birleşme ve dayanışma istekleri doğrultusunda sokaklara ve meydanlara çıkmaları umut vericidir. Bu durum Hz. Peygamber (sav)’in haber verdiği zamanın geldiğinin işaretidir.

İsrail terör devletinin bugüne kadar yaptıklarının artık bir bedel ödeme zamanı geldiği ve bu bedelin ödenmesi için İslam ümmeti içinde şuurlanma ve birleşme arzuları gittikçe ivme kazanması onların terörü tırmandırmasına yol açarken sonlarının da geldiğinin net işaretidir.

Filistinli Müslümanların şanlı direnişi ve bu direnişin Müslümanların dava namusu ve şiarı olarak bütün Müslümanlara yansıması yeniden uyanışın ve birleşmenin kıvılcımları olarak kendini gösteriyor. Özellikle Anadolu topraklarında muvahhit Müslümanların her yerde Filistinli Müslümanlarını şanlı direnişine destek vermesi İslam ümmet uyanışının dev adımları ve İsrail Siyonist terör katillerinin sonunu getirecektir inşallah…

Allah Kitabı Kerimin Ali İmran Suresi 103. Ayetin başında “Allahın ipine sımsıkı sarılıp dağılmayın…” buyuruyor. Müslüman’a da düşen bu ilahi emir doğrultusunda hareket edip Allahın yardımıyla kıyama kalkmaktır.

Emperyalist oyun hile ve ideolojik kandırma ile oyalamalar artık bizi durduramayacak kadar basitleşmiştir. Bunlara artık takılmadan Filistinli kardeşlerimizin can pazarında canlarını Allah sunarken bizlerinde aynı dava uğruna can pazarlarına çıkmanın bilinci belleğimize ve yüreğimize artık oturmalıdır.

Filistin direnişi namusumuzdur,

Filistin direnişi şiarımızdır,

Filistin direnişi onurumuzdur,

Filistin direnişi kıyamımızdır, 

Filistin direnişi geleceğimizdir….

O halde namusumuza, şiarımıza, onurumuza, kıyamımıza ve geleceğimize sahip çıkalım.

Rabbimiz Müslümanların düşmanlarının Yahudiler ve Müşrikler olduğunu Maide Suresi 82. Ayetinde beyan buyurmasına karşılık kendi kendimize yeni düşmanlar aramayalım. Yahudilerin düşmanlığı bütün düşmanlıkların üstündedir. Ve Yahudiler “Üzeyr Allahın oğludur” dedikleri için zaten aynı zamanda müşrik olduklarını da ispat etmişlerdir.

Allah yolunda ve Yahudi Siyonist katillerle yapılacak olan savaşa hazır olma dileğiyle...

YORUMLAR

  • 0 Yorum