Yurtta İSLAM Dünyada İSLAM
Barış ALLAH’ın sıfatlarından biridir.
Es-Selâm: Yüce Allah'ın selam ve barış kaynağı olduğunu, kullarını güvenliğe/selamete çıkardığını ifade eder. Cennet de "Darü's-Selâm" yani barış yurdudur.
ALLAH (C.C.)’ın gönderdiği son dinin adı İSLAM
Yüce ALLAH’ın ilahi mesajıdır Selam (Barış)
Peygamberler dünyaya SELAM için gönderilmiştir.
İslam Selam demektir.
Selam Barış demektir
İslam Barış demektir.
İslam barış dinidir.
Yurtta Selam Cihanda Selam
Yurtta Barış Dünyada Barış
*
Selam Doktrini – Anadolu Doktrini (Türkiye’nin yumuşak gücü)
Türkiye’nin Selam Doktrini: Yurtta Barış Cihanda Barış üzerine kuruludur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İslam dininin barış üzerine kurulu olan mesajını, Yurtta Sulh Cihanda Sulh olarak tekrarlamıştır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İSLAM-Selam-Barış ilkesini devam ettirmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun liderleri, fethettikleri her yeri SELAM yurdu yapıyordu. İSLAM adaleti ile yönetiyordu.
Kızıl Elma ülküsü de Selam üzerine kuruludur.
Kızıl Elma; Selamı, İslam’ı, ALLAH’ın adını yeryüzündeki her noktaya götürmektir.
*
Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin yumuşak gücü olan Selam Doktrinini şöyle özetledi (12 Mart 2026)
“Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdüreceğiz.”
*
Yurtta şeriat/Adalet dünyada şeriat/Adalet
Bütün dünya insanlığının en büyük sorunudur, ADALET.
ADİL bir dünya mümkün mü?
Elbette mümkündür.
Dünya İSLAM ADALETİ ile yönetilirse, ADİL bir dünya mümkündür.
Onun için;
Yurtta İSLAM Dünyada İSLAM
Yurtta Selam (Barış) Dünyada Selam (Barış)
Yurtta şeriat (Hukuk) dünyada şeriat (Hukuk)
Yurtta ADALET, dünyada ADALET diyoruz.
***
Büyük İsrail ABD, Küçük ABD İsrail
İsrail ile ABD birbirinin kopyasıdır adeta.
ABD İsrail’in büyütülmüş bir kopyasıdır.
İsrail ise ABD’nin küçültülmüş bir kopyasıdır.
ABD ve İsrail birbirini beslemektedir.
En büyük yardımcıları da fitne ve SİNSİ devlet İngiltere’dir.
ABD kurulduğundan beridir zulüm yapıyor.
Zulüm ve sömürü üzerine kurulu bir devlettir.
Dünyanın jandarmalığını ve liderliğini ADİL bir şekilde yapamamaktadır.
Kendi içinde kısmen bir adalet uygulayan ABD, dünyaya ise kan kusturmaktadır.
*
İşte ABD ve ortaklarının eseri
Moskova'daki Çin Büyükelçiliği, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Amerika Birleşik Devletleri tarafından bombalanan ülkelerin bir listesini yayınlamış:
* Japonya: 6 ve 9 Ağustos 1945
* Kore ve Çin: 1950–1953 (Kore Savaşı)
* Guatemala: 1954, 1960, 1967–1969
* Endonezya: 1958
* Küba: 1959–1961
* Kongo: 1964
* Laos: 1964–1973
* Vietnam: 1961–1973
* Kamboçya: 1969–1970
* Grenada: 1983
* Lübnan: 1983, 1984 (Lübnan ve Suriye'deki hedeflere saldırılar)
* Libya: 1986, 2011, 2015
* El Salvador: 1980
* Nikaragua: 1980
* İran: 1987,2025
* Panama: 1989
* Irak: 1991 (Körfez Savaşı), 1991–2003 (ABD ve İngiliz saldırıları), 2003–2015
* Kuveyt: 1991
* Somali: 1993, 2007–2008, 2011
* Bosna: 1994, 1995
* Sudan: 1998
* Afganistan: 1998, 2001–2015
* Yugoslavya: 1999
* Yemen: 2002, 2009, 2011,2024-2025
* Pakistan: 2007–2015
* Suriye: 2014–2015
*
İşte ABD ve ortaklarının eseri.
ABD’nin son yıllarda yaptığı bütün katliamlarda İsrail’in etkisi vardır.
En büyük ortakları da İngiltere’dir.
Hatta Vatikan da bunun içindedir.
***
Türkiye/Osmanlı-İran/Safevi Savaşı ya da Sünni-Şii/Alevi Savaşı çıkar mı?
ABD-İsrail-İngiltere eğer İran savaşında zor durumda kalırlarsa, Türkiye’yi de savaşa çekmek için her şeyi yapacaklardır.
Sünni-Şii çatışmasını şimdilik Arap-Fars çatışması olarak başlattılar.
Arap-Fars çatışması zamanla Sünni-Şii çatışmasına dönüşebilir.
Asıl mesele Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmeleridir.
Bunun emareleri görülmeye başladı.
*
2. Çaldıran (Türkiye/Osmanlı-İran/Safevi) Savaşını çıkarmaya çalışıyorlar.
Mesud Pezeşkiyan (Şah İsmail) ile Recep Tayyip Erdoğan (Yavuz Sultan Selim)’ı, 1513 yıl sonra karşı karşıya getirmenin hesabını yapıyorlar.
İki büyük İslam ülkesini birbiriyle savaştırmayı planlıyorlar.
Hem Türk-Fars
Hem Sünni-Şii savaşına oynuyorlar.
Hatalardan ders alınmazsa, tarihi olaylar tekerrür eder.
Türkiye bu tuzağın farkındadır.
Fakat İran bu tuzağa girmeye çalışıyor.
*
İsrail (ABD-İngiltere) İslam dünyasında büyük bir iç savaş istiyor.
Çok sayıda ABD’li aktör meydanlara çıkmış durumda.
Fitneci Lindsey Graham
İSLAM dünyasında iç savaş istiyor.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışıyor.
*
Siyonist ABD'li Senatör Lindsey Graham Arap ülkelerini açık ve net bir şekilde tehdit ediyor: "Arap dostlarımıza sesleniyorum: Siz de vuruluyorsunuz. Henüz İran'ı vuran Arap ülkesi oldu mu? Eğer ABD ile anlaşma istiyorsanız savaşa dâhil olmalısınız. Arap müttefiklerimize karşılık vermeleri için çağrıda bulunuyorum."
*
Graham, aynı zamanda bütün dünyayı da tehdit ediyor:
"Sadece (Gazze'yi) dümdüz edin. Berlin'i dümdüz ettik, Tokyo'yu dümdüz ettik. Biz Japonya'da terör rejimini bitirmek için atom bombası atarken yanlış mıydık? Bana göre, İsrail olsaydım aynı yolu izler, aynı şeyi yapardım. Askeri zafer olmadan, radikalizmi kırma umudu da yoktur. Çoğu Cumhuriyetçi benim gibi düşünüyor."
*
Michael Rubin de hem İran’a hem Türkiye’ye oynuyor.
“İsrail’in, Tahran’daki trafik kameralarını hacklediği için tüm İranlı liderlerin ve generallerin nerede olduğunu bildiği iddia ediliyor. Aynı durumun İstanbul ve Ankara’da da geçerli olması muhtemeldir. Şimdi soru şu: İsrail ya da Amerika Birleşik Devletleri’nin, Hamas veya Hizbullah’ı desteklemeye ya da Kürtleri öldürmeye karışan Türk siyasetçilerin, drone fabrikası çalışanlarının, istihbarat görevlilerinin ve askerî yetkililerin nerede bulunduğuna dair bilgileri çeşitli Kürt partilerine sağlaması ne kadar sürecek? Eğer gelecekte İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma olursa, hareketleri trafik kameraları tarafından takip edilen bu kişilerin ne kadar süre hayatta kalacağı düşünülüyor? Bir dakika mı? Beş dakika mı? Muhtemelen daha uzun değil.”
*
Katar'ın eski başbakanı Hamad bin Casim El Tani: “Körfez ülkeleri İran'a savaş ilan ettiği anda çatışmadan çekilebilir. Böylece Washington savaşın tarafı olmaktan çıkar, ama iki tarafa da silah satan bir silah tüccarına dönüşür.” Diyerek büyük tehlikeye dikkatleri çekti.
*
ABD (İsr.-İng.)’nin tuzağına düşmemek gerekiyor.
Şeytan ittifakı tuzak kuruyor.
Bu tuzağa düşmemek gerekiyor.
Aksi halde İslam dünyası tamamen dağılır.
Türkiye İslam dünyasını birlik ve beraberlik içinde tutmak için elinden geleni yapıyor.
İşte bu yüzden en büyük hedef Türkiye’dir.
İran üzerinden de PKK’yı silahlandırarak Kürtleri kullanmaya çalışacaklar.
Türkiye üzerinden de PKK’ya Terörsüz Türkiye Sürecini bozdurup, Kürtleri kullanmaya çalışacaklar.
Kürt Halkı da tarihi tecrübelerden ders çıkarmalıdır.
İslam dünyasının liderliğinin anahtarı Türkiye’dir.
İslam dünyasının barışının anahtarı da Kürtlerdir.
*
ABD-İsrail-AB Haçlı Seferleri
En büyük Haçlı Seferi sonucunda İsrail kuruldu.
Osmanlı İmparatorluğu Haçlı Seferleri ile parçalandı.
Gazze bir Haçlı seferidir
Haçlı seferleri hala devam ediyor.
*
ABD’de Haçlı duaları yankılanıyor.
6 Mart 2026 tarihinde ABD’de son derece ilginç bir dua seansı gerçekleştirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te kalabalık bir grupla birlikte dua etti. Trump'ın etrafını saran kişiler ayin yaptı. Ayin sırasında ellerini Trump’ın sırtına, omuzuna koydular, Trump’a kutsal bir adam gibi dokundular. Trump da iki elinin avuçlarını birbirine kavuşturmuş, gözleri kapalı bir şekilde dua seansına katıldı.
"Tanrım, senin huzuruna çıkmaktan onur duyuyoruz. Başkanımıza destek vererek, senin bereketinin ve lütfunun devamlı onun üzerinde olması için dua ediyoruz. Tanrım, Trump'ın kalbine ve zihnine bilgelik ver, zor zamanlarda rehberlik et... İsa'nın adıyla..." diyerek dua ettiler.
Trump’ın öncülleri de böyleydi.
George W. Bush: "Bu bir Haçlı Seferi'dir" (ABD Afganistan'ı işgal ederken)
Donald Trump: "Kudüs, İsrail'in başkentidir."
Trump: "Kabine toplantısına (dönemin Dışişleri Bakanı) Pompeo'nun duasıyla başlayacağız..."
Pompeo: "Tanrı'nın, İsrail'i İran'dan korumak için Trump'ı göndermiş olması mümkün..." (Mart 2019)
Joe Biden: "Ben bir Siyonist'im..."
Antony Blinken: "Ben bir Yahudi olarak buradayım..."
Mike Johnson: "İsrail'in yanında durmalıyız. (İncil'e göre) Tanrı'nın, İsrail'i kutsayan milletleri kutsayacağını biliyorum."
Benyamin Netanyahu (Yeşaya 60:18'e atıfla); "'Yahudilerin krallığı" yıkılsa da, sonrasında 'büyük bir İsrail (Arz-ı Mevud) devleti' kurulacak."
*
İncil ve Tevrat tek kitapta mı birleştirilecek?
Hristiyanlık ile Yahudilik birleşip tek din mi olacak?
Hristiyanlarla Yahudiler tek din altında mı birleşecek?
Donald Trump’ı, dünyanın tek dininin peygamberi mi ilan edecekler?
ABD ile İsrail; Tevrat ile İncil’i birleştirerek, Siyonist Yahudilerin hizmetinde tek bir kitap haline getirdiler adeta.
İncil ile Tevrat’ı tek kitap yaptılar.
Hristiyanlar ile Yahudiler birleşiyor.
Hristiyanlık mı Yahudiliğe geçecek,
Yahudilik mi Hristiyanlığa iltihak edecek?
Yahudiler mi Hristiyanlaşacak?
Hristiyanlar mı Yahudileşecek?
Bunu zamanla göreceğiz.
Evanjeliklerle Siyonistler şimdilik bir ittifak halinde hareket ediyor.
Bakalım kim kime ihanet edecek?
***
Haftanın önerisi
HÜRSÜN MÜSLÜMANSIN
İstiklal Marşımızdaki KORKMA kelimesi yerine, HÜRSÜN ya da MÜSLÜMANSIN kelimesini öneriyorum.
İstiklal Marşı KORKMA ile başlamamalı.
İstiklal Marşı HÜRSÜN ile başlamalı. Ya da
İstiklal Marşı MÜSLÜMANSIN ile başlamalı.
Mehmet Akif Ersoy'u minnetle, rahmetle anıyorum
ALLAH Rahmet eylesin.
HÜRSÜN, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak;
MÜSLÜMANSIN, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak;
İSTİKLAL MARŞI
Hürsün, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.



































