İstanbul tekrar seçimlerine giderken
 Galip İLHANER

Galip İLHANER

İstanbul tekrar seçimlerine giderken

Eğer AK Parti yöneticilerinin iddiaları bir yaygaradan ibaret değilse, İstanbul seçimleri yeniden yapılacak. Çünkü iddialar son derece ciddi ve seçimlerin tekrarlanmasını gerektiriyor. İstanbul seçimleri yeniden yapılırsa;

1. Mağdur olan Binali YILDIRIM’dır. Öncelikle CHP ve Ekrem’in mağdurluk edebiyatı yapmasının önüne geçilmelidir. Burada mağdur olan Binali beydir. Binali YILDIRIM’ın oylarının Ekrem’e yazıldığı açık bir şekilde görülmektedir. MHP de biraz geride durmalı ve (İstanbul dışında) yüksek oy aldığı illerde destek mitingleri yapmalı. Saadet Partisi ve İYİ Parti tabanında da bir pişmanlık görülmektedir.AK Parti, SP, İYİ Parti, DSP, MHP, HÜDA-PAR, BBP,… tabanlarının desteği sağlanabilir. En az 1.000.000 (Bir Milyon) oy farkla kazanılabilir. Hedef en az 1 Milyon oy fazla almak üzerine strateji kurulmalıdır.

2. Ekrem yerine CHP ile uğraşılmalıdır. Ekrem fazla büyütülmemelidir. Ekrem’in soyadı hiç kullanılmamalıdır.

3. Dip Dalga Stratejisi uygulanmalıdır. İSTANBUL'u almak ANADOLU'dan geçer. İSTANBUL seçimleri yenilendiğinde; AK Parti'nin 81 ildeki bütün il ve ilçe belediye başkanları, İstanbul'da seçim çalışması yapmalıdır. Erdoğan, İstanbul dışında da (İstanbul’u etkileyecek olan iller; VAN, Diyarbakır, Mardin,…) bazı illerde İstanbul seçimlerine destek mitingleri yapmalı.

4. Saadet Partisi kendi elleriyle, kendisini bitirme gerçeğiyle karşı karşıya. Saadet Partisi tamamen marjinalleşme tehlikesi  ile karşı karşıya. Yenilenecek olan İSTANBUL Büyükşehir Belediye seçimlerinde, Saadet Partisi hiçbir aday göstermemeli. Aksi halde tamamen marjinalleşir.

5. İSTANBUL seçimleri yenilenirse, İstanbul tarihinin en kısa süreli belediye başkanlığı yapan kişisi, Ekrem olacak. İlk icraatlarıyla; medya patronlarını tehdit etmek, belediyenin kozmik bilgilerini kopyalama girişimi, çay ocağındaki musakka şovu,… gibi şımarık hareketleri zaten yeterince puan kaybettirecektir.

6. Kürdistan tartışmalarına hiç girilmemelidir. Pervin ve Sezai Temelli’nin Arzı Mevud (Vaat edilmiş topraklar) gibi yaptığı hataların iyi işlenmesi yeterli olacaktır.

7. Erdoğan ve AK Parti, herkesi kucaklayan bir seçim stratejisi izlemeli. Yenilenecek olan İstanbul seçimlerinde, Türkiye ittifakı (Anadolu İttifakı) söylemi kullanılmalıdır.

***

Atatürk Kafir diyenler

Atatürk diktatördür, kafirdir diyenler,…

Şeriat,… isteyenler…

Özerk Kürdistan,… isteyenler…

Bütün bu zıtlar, 31 Mart yerel seçimlerinde, CHP’ye oy verdi.

***

Her şeyi AK Parti ve Erdoğan yapsın ama, oyum CHP’ye

İstanbul dışında, 31 Mart yerel seçimlerini geride bıraktık.

Seçim sonuçlarında ilginç bir tablo ile karşı karşıyız.

Cumhuriyetten beri Atatürk ile problemi olanların CHP’ye oy verdiğini görüyoruz.

Atatürk kafirdir diyen dinciler

Atatürk Kürt düşmanıdır diyen Kürtçüler (PKK/HDP)

Atatürk Seyit Rıza’yı astırdı diyen Aleviciler/komünistler

Atatürk Kürtleri katletti diyen Kürtçüler (PKK/HDP)

Atatürk Şeyh Saidi, Seyit Rıza’yı astırdı, diyen Kürtçüler (PKK/HDP)

Atatürk Kürtlerin katilidir diyen Kürtçüler (PKK/HDP)

Suç işleme özgürlüğü (FETÖ, PKK/HDP/DBP/YPG, DEAŞ,… Demirtaş, Dumanlı,…) isteyenler…

Atatürk din düşmanıdır, CHP din düşmanıdır, Kemalizm/Atatürkçülük bir dindir diyenler…

Bütün zıtlar ve Atatürk’e düşmanlık yapanlar, CHP’ye koştu, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde.

***

Şeriat istiyorum ama, oyum CHP’ye

PKK (HDP), DHKP-C, FETÖ, … gibi terör örgütleri

Hatta IŞİD taraftarları bile CHP’ye oy verdi.

Çarşaflı, başörtülü, sakallı, cübbelliler

Komünistler, Kürtçüler, Aleviciler,…

Geçmişte aşağılanmış, hor görülmüş olanlar,…

CHP’ye koştular yerel seçimlerde.

Peki ama neden?...

Çünkü Erdoğan ve AK Parti; Ellerindeki bütün malzemeleri aldı. Artık aşağılanmıyorlar.

Komünist oldukları için, Alevi oldukları için, başörtülü/çarşaflı/sakallı oldukları için, Kürt oldukları için, köylü oldukları için,… artık ötekileştirilmiyor ve ayrımcılığa maruz kalmıyorlar. İstedikleri her şeye kavuştular.

Erdoğan neden; içkiyi, zinayı, faizi,… tamamen yasaklamıyor diyenler, CHP’ye oy verdi. Erdoğan’ı İslam’dan uzaklaşmakla itham ediyorlar ama, Erdoğan’dan aynı zamanda şeriat getirmesini de istiyorlar. Her şeyi Erdoğan yapsın ama, oyumuz CHP’ye öyle mi?...

***

Mesela Saadet Partisi

Ayasofya ibadete açılsın diyemiyor.

Kudüs’e sahip çıkılamıyor diyemiyor.

ABD, AB, İsrail,… gibi güçlere ses çıkarmıyoruz diyemiyor.

IMF diyemiyor.

Çünkü Erdoğan fazlasıyla bunları yaptı ve yapıyor.

***

Mesela PKK (HDP)

Güneydoğu’ya yatırım yok diyemiyor

Kürtler eziliyor diyemiyor

Kürtçe yasak, konuşamıyorum diyemiyor

Ayrımcılık yapılıyor diyemiyor

Çünkü Erdoğan bütün bunları ortadan kaldırdı.

***

İntihara kalkıştılar

Oyum CHP’ye ama, Türkiye’yi bölmek istiyorum.

Oyum CHP’ye ama, özerklik istiyorum.

Oyum CHP’ye ama, ŞERİAT istiyorum.

Oyum CHP’ye ama, suç işledim, hapse girmeyeyim (Selahattin DEMİRTAŞ), suç işleme özgürlüğü istiyorum.

Oyum CHP’ye ama, AK Parti  Şeriat getirsin.

Bunları söyleyen her kes CHP’ye koştu 31 Mart yerel seçimlerinde

Erdoğan Kürtçülere onurunu verdi ama, oylarını CHP’ye verdiler.

Erdoğan Alevilere haklarını verdi ama, oylarını CHP’ye verdiler.

Erdoğan dindarları ezilmekten kurtardı ama, oylarını CHP’ye verdiler.

Her şeye kavuşan tatminsiz ergen çocuklar gibi intihara kalkıştılar.

Aslında intihar ediyorlar. Galiba bu intiharın da farkındalar.

***

Ne Atatürk diktatördü ne Erdoğan diktatör

Atatürk kafirdir diyenler şimdi, Erdoğan kafirdir diyor.

Atatürk Kürtleri katletti diyenler şimdi, Erdoğan Kürtleri katlediyor diyor.

Atatürk diktatördü diyen; Kürtçüler, dinciler, Aleviciler, komünistler, …

Şimdi Erdoğan için aynı şeyleri söylüyorlar.

İkisi de diktatör değil. İkisi de güçlerini adaletsizlik yapmak için kullandılar.

Aslında her iki iddia da doğru değil.

Atatürk de Erdoğan da nevi şahsına münhasır büyük liderler.

***

PKK’nın büyük başarısı.

Yerel seçimlerin en büyük başarısı öyle görülüyor ki PKK’nın

PKK’nın Doğu illerinde kaybedeceğini ama, Batı illerinde kazanacağını seçimlerden önce defalarca ifade etmiştik.

PKK (HDP), Batı illerinde hem tabanını CHP’ye kaydırdı hem CHP’ye sızmayı başardı.

Bu sızmayı iç savaş çıkarmak için değerlendirecektir.

CHP erken seçim istiyor. Bunun için de partneri PKK’dan sokakları karıştırmasını isteyecektir.

Bu da ülkenin yönetilemez duruma gelmesi ve erken seçimin zorlanması demek.

CHP ve PKK işbirliğinin çıkaracağı sonuç ancak dış müdahale ile son bulur.

Hedef de zaten budur.

***

CHP Türkiye’yi bir arada tutamaz

Batıda GEZİ (Alevi isyanı), Doğuda Serhıldan (Kürtçü isyan), Hedef Erdoğan stratejisi hala devam ediyor. Erdoğan devrilene kadar da devam edecek. AK Parti’yi bölmek için, AKP’lilere parti de kurduracaklar. Solu birleştirme, sağı bölme stratejisi uyguluyorlar. MHP’den İYİ Parti çıktı, AK Parti’den de yeni bir parti çıkacaktır. CHP liderliğindeki solun Türkiye’yi yönetmesi için, sağın bölünmesi gerekiyor. Sol Türkiye’yi yönetmedikçe, sağ parçalanmadıkça, Türkiye bölünmez. Türkiye’yi, Cumhuriyeti kuran parti olan CHP’ye böldürme stratejisi var. PKK (HDP) boşuna CHP’ye sızmamıştır. Bunun çok ağır sonuçları ve bedeli olacaktır. CHP, Türkiye’yi bir arada tutamaz. PKK (HDP) ve arkasındaki güçler de bunun farkındadır.

***

CHP’ye e başkanlık modeli geliyor

Kemal Kılıçdaroğlu’nu, CHP’ye sızan; PKK (HDP) ve PKK sempatizanı Türk Solu (komünist/sosyalist)’ndan kurtarmak gerekiyor. CHP’ye de eş başkanlık modeli getirmeye çalışıyorlar. Büyük ihtimalle tüzük kurultayı ile tüzük değişikliği yapılarak eş başkanlık modeli getirecekler. Artık eş başkan; Kaftancıoğlu mu olur, Demirtaş mı olur, başka biri mi olur bunu zamanla göreceğiz.

***

Haftanın Notu:

ANADOLU BARIŞI (SELAM) KURULU kurulmalı

Türkiye; Sudan, Suriye, Filistin, Irak,… gibi iç savaş (ileride Venezuela, İran,…) yaşayan ülkeler ve Libya'daki taraflar arasında arabuluculuk yapmalı. Bunun için, Türkiye liderliğinde, uluslararası anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapacak uzman bir ekip/kurul kurulmalı. Türkiye, öncelikle Ara-Bulucu rolü üstlenmelidir. Taraf olmak yerine ARA-BULUCU (Adil Elçi) olmalıyız. Mısır gibi örneklerde yapılan hatalar yapılmamalıdır. Türkiye, Sudan sorununda taraf olmak yerine beklemeyi tercih ederek stratejik davranmıştır. Birine taraf olmak diğerini kaybettirir. Onun için ADİL ELÇİ olunarak, arabulucu olmak en makul stratejidir.

***

Haftanın Twiti

Galip İLHANER‏ @SelamAdalet  18 Nisan

Bitlis il olmaktan çıkarılarak VAN'a bağlanmalı.

VAN GÖLÜ çevresi kamulaştırılarak,

VAN'a, Türkiye'nin 80 ilinden insanların gelip kalıcı olarak yerleşebileceği şekilde yatırımlar yapılmalı.

Otomobil fabrikası VAN'da yapılırsa,

PKK'nın marjinalleşmesi için son derece etkili olur.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum