hicrethaber,cumhurbaşkanı,başkan,filistin,libya,ıran,ırak,hac,siyaset,erbakan,saadet,akparti,chp,eğitim,sağlık,moda,magazın,yurt,gazete,
TÜNELİN UCUNDAKİ İLAHİ IŞIK
KÂMİL ÇAKIR

KÂMİL ÇAKIR

TÜNELİN UCUNDAKİ İLAHİ IŞIK

27 Mart 2021 - 10:48

Günahlardan kurtuluş demek olan Berat, Şaban ayının on beşinci gecesi olup dinimizin mübarek ve mukaddes saydığı zamanlardan biridir.

Müminlerin iki bayramı vardır. Bunlar Ramazan bayramı ile Kurban bayramıdır. Meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Bu bayramlar da Şaban ayının on beşinci gecesine rastlayan “Berat” gecesi ile ramazanın yirmi yedinci gecesine rastlayan “Kadir” gecesidir.

Bir rivayete göre Peygamber Efendimize Allah’ın emrinden kaçanlar dışında bütün ümmete şefaat yetkisinin verildiği gecedir bu gece. Ondan dolayı bu geceye “Şefaat Gecesi” de denmektedir. Peygamber Efendimiz (sav) Berat gecesine çok önem vermiş ve bu geceyi ibadetle geçirmiştir. Hz Aişe’den rivayetle “Peygamber Efendimiz bu gece namaza durdu. Secdeyi o kadar uzattı ki ruhunu teslim etti zannettim.”

Borçtan, hastalıktan, suç ve cezadan beraat etme, kurtulma, günahlardan arınma, temize çıkma, ilâhî af ve rahmete nail olma gecesidir bu gece.

Hakkıyla ifa edenlerin cehennem azabından emin olup cennetle müjdelendiği, dünya afetlerinden kurtulup şeytanın tuzak ve hilelerinden uzak kaldığı gecedir bu gece.

Kâhin, sihirbaz, kin güden, içkiye düşkün olan, ana-babasını inciten ve zinada ısrarlı olanların dışında bütün Müslümanların mağfiret olunduğu gecedir bu gece.

Kur’an-ı Kerim’in yedinci semadan dünya semasına indirildiği gecedir bu gece.

Af kapılarının açıldığı gecedir bu gece.

Allah’ın (cc) kullarının haline muttali olduğu gecedir bu gece.

Af dileyenlerin bağışlandığı gecedir bu gece.

Meleklerin bayram ettiği gecedir bu gece.

Yıllık manevi muhasebe işlemlerinin başladığı, müminlerin ilahi bağışa erdiği, günah yükünden kurtulduğu, tefekkür, tezekkür ve yenilenme gecesidir bu gece.

Yardım dileyenlerin yardım gördüğü gecedir bu gece.

Allah’ın (cc) dünya semasına nüzul tecellisi ettiği gecedir bu gece.

Sema kapılarının açıldığı gecedir bu gece.

Kırılan kalpleri onarma, dargınlık duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşma gecesidir bu gece.

Rahmet kapılarının açıldığı, zemzem suyunun açık bir şekilde taştığı gecedir bu gece.

Allah Teâlâ’nın kendisine şirk koşmayan herkesi bağışladığı gecedir bu gece.

Duaların geri çevrilmediği gecedir bu gece.

Ecelimiz, rızkımız, başımıza gelecek her türlü işin tayin olduğu gecedir bu gece.

Alnımızın yazısının yazıldığı gecedir bu gece.

Rızıkların tertip olunduğu sakk gecesidir bu gece.

Amellerin Cenabı Allah’a arz olunduğu mübarek gecedir bu gece.

Ruha azap veren sıkıntılardan berae gecesidir bu gece.

Şekavetimiz veya saadetimizin takdir edildiği rahmet gecesidir bu gece.

Günahlardan temizlenme gecesidir bu gece.

Yüce Yaradan’ın affına erebilmek için yaratılanı affetme gecesidir bu gece.

Merhamet gecesidir bu gece.

Her türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olunan, onlardan teberra edilerek uzak kalınan gecedir bu gece.

İlahi ihsan, feyiz ve bereketle dopdolu bir gecedir bu gece.

Allah’ın güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli edip, fecir doğana kadar “Yok mu benden af isteyen, onu af edeyim? Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim? Yok mu bir musibete uğrayan, ona afiyet vereyim?” diye buyurduğu ve kullarına her biri için fırsat verdiği gecedir bu gece.

Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan, Mekke’deki Kâbe istikametine çevrildiği gecedir bu gece.

Bizler de bu geceyi Peygamber Efendimizin (sav) yaptıklarını tatbik ederek geçirmeliyiz. Dua etmeli, Yaradan’a yalvarmalı, bilerek veya bilmeyerek yaptığımız günahlardan tövbe etmeliyiz. Gücümüzün yettiği kadar bu geceyi ibadetle geçirmeli, vaktimizi geleceğimiz ve ahiretimize harcamalıyız. Allah Zülcelâl, biz kullarına bu gece çok merhamet eder ve bize rahmet kapılarını açar. Her bir rahmet kapısında bir melek görevlendirilir. Kapılardaki melekler şöyle seslenirler. “Ne mutlu bu gece rükû edenlere!” “Ne mutlu bu gece secde edenlere!” “Ne mutlu bu gecede Kur’an okuyanlara!” “Ne mutlu bu gece dua edenlere!” “Ne mutlu bu gece Allah’ı zikredenlere!” “Ne mutlu bu gece Allah korkusundan ağlayanlara!” “Ne mutlu bu gece Müslümanlara!”

“Ya İlahi! Sen Kur’an-ı Kerim’inde ‘Allah, dilediğini siler; dilediğini de sabit tutup olduğu gibi bırakır’ buyuruyorsun. Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyoruz. Senden yine sana iltica ediyoruz. Senin şanın yücedir. Sana yaptığımız senayı, senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyoruz. Sana layık bir surette hamd etmekten aciziz” niyazıdır duamız. Allah’ım! İsmimiz günahkârlar defterinde yazılmış ise, onu sil ve sana layık olan kullar defterine yaz! Eğer ismimiz mutlular defterinde yazılmış ise onu orada sabit kıl!”

İlahi bağışa erme ümidiyle bu geceyi ibadetle geçirmek, günah yükünden kurtulma arzusuyla zikir içinde olmak, bir daha yapmamak üzere suçlardan af dilemek, kişinin baki âlemde kurtuluşuna sebep olabilir. Bundan dolayı böyle mübarek geceleri vesile bilmek, kişilerin ve ümmetin hayrınadır. Aksini söylemek fayda yerine zarar verir.

Tövbe için Berat gecesini beklemeye gerek yok. Buna ömrümüz de yetmeyebilir.

Günaha tekrar geri dönmeme ciddiyeti ile yapılan nasuh bir tövbe ile günahlarımızdan kurtulduğumuz gece bizim Berat gecemizdir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum