Yıllardır memleketin sorunlarına çözüm üretmeye çalışan Prof. Dr. Naki ERDEMİR hoca, bana bir mesaj gönderdi.
Naki hoca Türkiye’nin gelişmesini hızlandırmak için, ‘Kırsal Kalkınma Bakanlığı’nın kurulmasını öneriyor. Naki hocanın önerisi önemli.
Naki hocanın önerisini aynen aktarıyorum;
“Görevi ise; Kırsal Kalkınma Bakanlığı öncelikle en küçük yerleşim yerinden altyapıya, yatırımlara başlayarak oraları inşa ve ihya etmelidir. Bunu için en küçük yerleşim birimleri köyler ve beldelerdir.
Eşit şekilde yatırımların gelmesi ve asrî yaşam alanları olması için, aralarında azami 2-3 km olan küçük köyler birleştirilmelidir. Küçük köylerin birleşmesi için köylerin orta yerine TOKİ uygun fiyata evler yapmalı o köylerin nüfusuna kayıtlı olanlara vermelidir.
Köylerin orta yerine cami, Kur'an kursu, okul, yatılı okul, sağlık ocağı, kooperatif, alışveriş merkezi, berber dükkanı, öğretmenlere ve sağlıkçılara lojmanlar ve sosyal aktivite merkezleri yapmalıdır. Yada çıkartılarak tüm memurların burada ikamet etmeleri sağlanmalı. Bunun yanında burada yaşayan insanlara iş aş sağlamalıdır. Bunun içinde küçük ölçekli yatırımları ve 10- 20 kişinin çalışılabileceği üretim yerleri kurmalı/kurdurmalıdır.
Bunun kaynağını ise, 30 tane büyük şehre iller bankasından ayırdığı ödeneğin 1% 'ni (yüzde birini) resmi olarak aktararak sağlamalıdır.
İlçelere köyler zikzaklı değil, mümkün olduğunca üç araç sığacak şekilde dosdoğru ve sıcak asfaltlı yollarla bağlanmalıdır.
Yollar bu şekilde yapılırken mevcut yollar, tarlasından yeni yol geçen vatandaşa yasal şekilde takasla verilmelidir. Takas olursa devlet bütçesinden istimlak için para da çıkmaz.
Gelişme kalkınma üretim küçük yerlerden başlarsa ülkenin sırtı yere gelmez. İlçe ve il tarım nereye ne kadar ne ekilecek ne yapılacak yapay zeka ile bir planlama yapmalıdır. Çiftçiliği hayvancılığı meslek gruplarını buna göre tanzim etmelidir.
Birleştirilen köylerde öncelikle eğitime ahlaka, maneviyata ve Ahi Evra'nın ahilik anlayışına azami ölçüde yer verilmelidir.”
***
Kuzey Amerika Güney Amerika savaşına doğru
Aç gözlü Donald Trump, ABD’yi kıtalar arası bir savaşa sürüklüyor.
Trump önce Panama Kanalı’na göz dikti.
Sonra Kanada’nın ABD’nin bir eyaleti olmasını istedi.
Daha da ileri giderek, Grönland’a göz dikti.
Grönland’ın ABD’ye katılmasını istedi.
Gazze’yi de bir ABD eyaleti yapmaya çalışıyor.
Gazze üzerinden İsrail’i de bir ABD eyaleti yapabilir.
Filistin’e ABD’den nüfus transferi yaparak, Arz-ı Mevud’a ulaşması için, İsrail’i büyütebilir.
İsrail’in Arz-ı Mevud’a ulaşması için nüfusu yeterli değil.
ABD’den ilk etapta 25-30 milyon Evanjelik bir nüfus, Filistin topraklarına yerleştirilirse, o zaman İsrail’in Arz-ı Mevud hedefi daha kolay gerçekleşebilir.
ABD-İsrail-İngiltere şeytan üçgeni ittifakı, Akdeniz-Hazar Denizi-Karadeniz üçgenini kontrol altına almak istiyor.
Üç denize de hakim olmak istiyor.
Orta Asya’yı da Orta Doğu’ya dönüştürebilirler.
*
ABD-Venezuela savaşı mı, Kuzey Amerika Güney/Latin Amerika Savaşı mı?
ABD ile Venezuela arasında çıkacak bir savaş, kıtalararası bir savaşa dönüşebilir.
ABD’yi durdurmanın en önemli yolu, ABD’nin güçlü bire komşusu ile sorun yaşamasıdır.
ABD-Venezuela (Latin Amerika ülkeleri ) ya da kıtadaki başka bir devlet ile savaşı, belki de ABD’nin dünya hakimiyetini sonlandıracaktır.
İki kıta arasındaki savaş, aynı zamanda bir iç savaş niteliği de kazanabilir.
ABD daha önce Kuzey-Güney savaşı yaşamıştı.
İç savaştan sonra 50 devletli bir ABD kurulmuştu.
*
ABD’nin 1. Kuzey-Güney Savaşı, kıta içi savaş
Amerikan İç Savaşı, 1861- 1865 yılları arasında olmuş, ortalama 5 yıl sürmüş ve yüzbinlerce insan ölmüştür. O dönemde ABD başkanı Abraham Lincoln idi.
"Eyaletler Arası Savaş" olarak da adlandırılan bu iç savaşın tarafları, Washington merkezli yönetim ile bu ülkeden ayrılmak isteyen 11 Güney Eyaleti arasında çıktı. Daha sonra 11 eyalete başka eyaletler de katıldı ve iç savaş büyüdü.
Abraham Lincoln'un 1860 yılında başkan seçilmesi ile birlikte savaş daha geniş bir coğrafyaya yayıldı. Neredeyse kıtanın tamamı savaş alanına döndü.
Kuzey-Güney arasındaki savaş, kuzeylilerin kazanmasıyla sonuçlandı.
İç savaşın sonunda kölelik tamamen kaldırıldı.
ABD iç-savaşın sonunda, bütün devletleri bir araya getirerek birliğini sağladı.
Aşağı yukarı bugünkü ABD haritası oluştu.
Şimdi ABD büyük bir genişleme politikası izliyor.
Üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olmak istiyor.
Kıtaları aşan bir toprak istiyor.
ABD merkezli tek dünya devletine doğru giden yolu açıyor.
ABD 4 kıtada toprak istiyor.
Kuzey Amerika Kıtası : Kanada, …
Avrupa Kıtası : Grönland, …
Kuzey/Latin Amerika : Panama, Venezuela, …
Asya Kıtası : Gazze (Filistin-Kudüs), …
*
Latin Amerika ve Kuzey Amerika Savaşı
Latinler ile Anglosoksonların Savaşı
Şimdi ABD’yi kıtalar arası bir savaş bekliyor.
ABD halkı da bu savaşa itiraz etmiyor.
ABD dünyanın her yerinde sahip olduğu gücü kötüye kullanıyor.
ABD halkının buna bir itirazı görünmüyor.
Kıtalar arası bir savaşın kaybedeni hem Kuzey hem Güney olacaktır.
Belki de ABD’nin sonunu getirecek olan savaş: Kuzey Amerika Latin Amerika Savaşıdır.
Kuzey Amerika ile Güney Amerika Orta Doğu gibi olabilir.
Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren ABD ve ortakları, Orta Doğu’yu kendi topraklarında yaşayabilir.
Latin Amerika ülkeleri ile Kuzey Amerika ülkeleri birbirine düşerek, yüzyıllar süren bir kaos yaşayabilir.
Latin Amerika ülkeleri; Arjantin, Bolivya, Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, Porto Riko, El Salvador, Guatemala, Honduras, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Şili, Uruguay, Venezuela birbirleriyle yıllarca savaşabilir.
Kuzey Amerika Ülkeleri; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Antigua ve Barbuda, Bahamalar, Barbados, Belize, Dominik Cumhuriyeti, Dominika, El Salvador, Grenada, Guatemala, Haiti, Honduras, Jamaika, Kanada, Kosta Rika, Küba, Meksika, Nikaragua, Panama, Saint Kitts ve Nevis, Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadinler, Trinidad ve Tobago birbirleriyle yıllarca savaşabilir.
Orta Amerika Orta Doğu olabilir.
Avrupa Birliği ülkeleri de birbirlerine düşebilir.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin dediği gibi, “Beşer zulmeder, kader adalet eder.”
***
Suriye’de Kürt-Arap çatışması mı, Kürt-Türk çatışması mı?
İsrail özellikle Suriye’de, Kürtleri PKK üzerinden ateşe atarak, perişan edecek bir plan yapmış durumda.
ABD PKK’ya, perde gerisinde özerklik hatta bağımsızlık ilan edin arkanızdayız, perde önünde ise Suriye ile entegre olun diyor.
ABD ile PKK aralarında tam bir tiyatro çeviriyorlar.
İsrail ise, açık ve net oynuyor.
PKK’ya bağımsızlık ilan et, 2. İsrail PKK devleti Kürdistan’ı ilan et, … arkandayım diyor.
İsrail Kürtleri isyana teşvik ediyor.
*
İsrail (ABD, İngiltere)
hem Kürt-Arap çatışması
hem Kürt-Tüt çatışması çıkarmaya çalışıyor.
PKK buna hazır zaten. Kürtleri de Gazze gibi perişan edecek bir adım atıyorlar.
Asıl hedefleri ise: Türk-Kürt savaşı çıkarmaktır.
Türkiye’nin İslam dünyasının lideri olup, küresel bir güç olmasını engellemektir.
*
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu neden kuruldu?
Terörsüz Türkiye Komisyonu, PKK'ya silah bıraktırmak için kuruldu. PKK'nın silah bırakmasının altyapısını oluşturmak için kuruldu. CHP belediyelerindeki yolsuzlukları aklamak için kurulmadı.
CHP, komisyonu CHP çıkarları için kullanmaya çalışıyor.
DEM Parti de ne yaptığını bilmiyor. Komisyona olağanüstü bir rol vermeye çalışıyor.
DEM Parti, komisyonu adeta TBMM yerine koyuyor.
Bütün isteklerinin itirazsız gerçekleşmesini istiyor.
DEM sadece oyalama yapıyor.
PKK’nın DEM’e verdiği tek görev: süreci mümkün olduğunca oyalamak.
Abdullah Öcalan ölene kadar süreci uzatacaklar.
Öcalan’ın ölümünden sonra PKK tamamen İsrail örgütü haline gelecek.
***
Kürdistan'ı mı tanıyacaklar, Filistin'i mi?
İngiltere, Fransa, Kanada, Avustralya, Portekiz, Malta ... gibi ülkelerin ... Filistin'i tanıma hamlelerinin en önemli sebebi: PKK'nın 2. İsrail devleti olacak Kürdistan'ı tanımanın altyapısını oluşturmaktır.
Önce Filistin’i sonra parçalanmış Suriye devletlerini tanımaya başlayacaklar.
Filistin’i de tanıdık, Dürzi devletini de Kürdistan’ı da Nusayri Devletini de tanıyoruz diyecekler.
Kürdistan'ı, parçalanan Suriye devletçiklerini… tanımanın yolunu açıyorlar aslında.
İsrail, Filistin'in tamamını işgal edecek zaten.
Filistin diye bir devlet zaten kalmayacak.
PKK Suriye'de bağımsızlık ilan edecek.
PKK devletinin yolunu açıyorlar.
Filistin'i tanıyan bu devletler, Kürdistan'ı da tanıyacaklar.
Oyun da plan da çok büyük.
***
PKK'ya silah bıraktıracak 2 güç var.
1. Kürtler: Kürt Halkı PKK’yı desteklemeyi bırakıp, PKK’ya isyan edip, PKK’yı marjinalleştirerek bitirecek.
2. ABD (İsrail): ABD PKK’yı desteklemeyi tamamen bırakacak.
Bunun dışında normal yollarla PKK’nın silah bırakması çok zor.
*
ABD-İsrail (KCK-PKK-SDG-PYD-YPG) silah bırakmayacak.
Türkiye PKK'ya değil, ABD-İsrail'e silah bıraktırmaya çalışıyor aslında.
Abdullah Öcalan'ın da DEM Parti'nin de PKK’ya silah bıraktıracak bir gücü yoktur.
PKK silah bırakmayacak.
Yapılması gereken, Kürtlerden oluşan bir ekip Kandil’e gidecek, PKK’nın tepesindeki; Cemil Bayık, Mustafa Karasu, Murat Karayılan, Besê Hozat, ... alıp Türkiye’ye getirerek, Türk adaletine teslim edecek.
Aynı şekilde İran, Irak ve Suriye PKK'sı için de aynı işlem yapılacak.
Kürtler PKK’ya, PKK elebaşlarına gelin teslim olun diyecek.
Gelmiyorsunuz...
O halde, cehenneme kadar yolunuz var.
Türkiye’nin düşmanı olan herkes, aynı zamanda Kürtlerin de düşmanıdır.
Türkiye dünyadaki bütün Kürtlerin tek ve son devletidir.
NOKTA NOKTA NOKTA
*
PKK'yı silahsızlandırmamız için;
Kandil’de bulunan KCK (PKK)'nın başına, TSK'dan bir general atanmalıdır.
Suriye PKK'sı olan SDG (PYD-YPG)'nin başına da TSK'dan bir general atanmalıdır.
İran ve Irak PKK'ları içinde aynı yöntem uygulanmalıdır.
Silahsızlandırma sürecinde, bütün PKK elemanları, TSK'nın atadığı generallere bağlanmalıdır.
Suriye'de Dürziler, PKK, Nusayri Aleviler, ... aynı gün içinde bağımsızlık ilan edebilirler. Suriye bir anda birkaç devlete bölünebilir. ABD ve İsrail bunun altyapısını hazırlamaktadır. ABD, PKK'ya verdiği silahların Türkiye'ye teslim edilmesini engellemek için her şeyi yapacaktır.
Suriye kalıcı olarak bölünmeye doğru gidiyor.
ABD, İsrail, İngiltere ŞEYTAN üçgeni İttifakı ve PKK’nın planları da amaçları da budur.
Abdullah Öcalan Mazlum Abdi ve Cemil Bayık'a, TSK'nın PKK ve PYD-YPG'nin, ... başına atayacağı generallere tabi olacağını ilan etmelidir.
***
Yine söylüyorum
PKK'yı bütün ülkelerden çıkarıp Kandil'e toplamalıyız.
PKK'yı Kandil'de tasfiye etmeliyiz.
Aksi halde PKK silah bırakmaz.
PKK önce Suriye'de tamamen tasfiye edilmelidir.
Türkiye, İran, Irak,... Suriye'deki bütün PKK elemanları Kandil'e toplanmalıdır.
Kandil en sona bırakılmalıdır.
Dört ülkedeki Kürtler, PKK'nın tasfiyesine hazırlan(dırıl)malıdır.
*
Türkiye PKK’yı nasıl bitirebilir?
Türkiye PKK’yı Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den tamamen çıkararak, Kandil’de kontrol altına almalıdır.
PKK'yı en minimum zaiyatla bitirmenin yolu, Kandil’e hapsederek, Kandil’de bitirmektir.
Önce Suriye’den başlayarak, PKK'yı tamamen silahsızlandırmamız gerekiyor.
Kandil en sona bırakılmalıdır.
Laik seküler Kürt ulus devletinin önündeki en büyük engel PKK'dır.
Büyük Kürt isyanının önündeki en büyük engel de PKK'dır.
Türkiye PKK'yı tamamen bitirerek;
hem Büyük Kürt İsyanının önünü açabilir,
hem de Laik Seküler 2. İsrail Kürdistan PKK Devletinin yolu açabilir.
Son derece stratejik hareket etmeliyiz.
PKK’yı Kandil’e hapsederek, Kürtlerin desteğiyle, DHKP-C gibi marjinal bir terör örgütü haline getirmeliyiz.
*
AK Parti’nin bölge teşkilatları yeterince çalışmıyor
AK Parti şimdiden tedbir almazsa, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde, Kürtler arasında TABELA PARTİSİ olacak.
PKK (DEM Parti) oyları yine PKK'ya, yani DEM Parti’ye gidecek.
AK Parti oyları da diğer bütün partiler arasında dağılacak.
*
Terörsüz Türkiye sürecinde, yıllardır PKK ile mücadele eden Kürtler ön plana çıkarılmalıdır.
PKK'lılar, PKK ile mücadele eden Kürtlere borçlu olmalıdır.
Süreç PKK ile mücadele den Kürtler üzerinden yürütülürse, serbest kalanlar PKK ile mücadele eden Kürtlere minnet borçlu olur.
*
Bu haliyle Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşma şansı SIFIR
Çünkü; yıllardır PKK ile mücadele eden Kürtleri itibar sahibi yapacağına,
PKK'yı destekleyenleri (DEM Parti) itibar sahibi yapıyor.
*
Bu haliyle Terörsüz Türkiye sürecinin AK Parti ve MHP’ye getiri şansı SIFIR
Çünkü; yıllardır PKK ile mücadele eden Kürtleri güçlendirmek yerine,
PKK'yı destekleyenleri (DEM Parti) güçlendiriyor.
*
AK Parti teşkilatları süreci iyi anlatırsa;
Bu süreci geri çevirebiliriz. Özellikle belediyelerin çoğu AK Parti’ye kazandırılabilir. DEM’i destekleyen Kürtlerin de AK Parti’ye dönmesi sağlanabilir.
Terörsüz Türkiye Sürecinde şuanda, PKK’yı destekleyenler (DEM Parti) ön planda, yıllardır PKK ile mücadele eden, AK Parti’yi destekleyen Kürtler ise itibarsız bir şekilde adeta yok hükmünde.
*
PKK silah bıraksa da bırakmasa da Terörsüz Türkiye Süreci başarıya ulaşsa da ulaşmasa da
AK Parti Kürtler arasında tabela partisine dönüşebilir. AK Parti Güneydoğu’da bitme noktasına gelip tabela partisine dönüşebilir. Böyle giderse sonuç AK Parti ve MHP için felaket olacak.
AK Parti ve MHP bunun üzerinde çalışmalı ve PKK ile mücadele eden Kürtler güçlendirilerek, çoğaltılmalıdır.
Önemli olan DEM (PKK) tabanını AK Parti’ye kazandırmaktır.
*
Kürt Ulusçuluğu TAVAN yapacak.
Teslim olan, silah bırakan, ... PKK'lılar her il, ilçe, köyde, ... kahramanlaşarak Kürt ulusçuluğunun tavan yapmasına sebep olacak.
Selahattin Demirtaş gibilerin serbest kalmasıyla, Kürt ulusçuluğu tavan yapacak.
Her biri birer kahraman olup, çevrelerindeki Kürtleri PKK (DEM Parti)'ya bağlayacak.
*
Bütün bunların önüne geçmek için tek yol, PKK ile yıllardır mücadele eden Kürtleri güçlendirerek, ön plana çıkarmaktan geçer.
*
Terörsüz Türkiye sürecini, PKK’nın silah bırakması için mücadele eden Kürtlerle başlatmak gerekiyordu.
PKK’nın silah bırakmasını istemeyenler (DEM Parti), PKK’ya silah bıraktıramazlar.
*
Abdullah Öcalan yerine Mazlum Abdi mi?
Abdullah Öcalan’ı bitirip, Mazlum Abdi’yi Öcalan’ın yerine geçirmeye çalışıyorlardı.
Bunu önemli ölçüde başardılar.
Mazlum Abdi, Abdullah Öcalan'ın yerine geçti.
Artık PKK’nın lideri, Abdullah Öcalan değil, Mazlum Abdi.
Böyle giderse, PKK’da Öcalan devri bitiyor.
2. Öcalan: Ferhat Abdi Şahin Cilo
Abdullah Öcalan ve DEM Parti eğer Mazlum Abdi’yi durduramazsa, Abdullah Öcalan tamamen bitiyor.
Öcalan, Mazlum Abdi’nin yerine, PKK’dan güvendiği bir ismi SDG’nin başına atamalıdır.
Aksi halde Öcalan hem PKK’dan hem tarihten tamamen silinecek.
Mazlum Abdi İsrail'e bağlı.
SDG de Mazlum Abdi'ye
Yani PKK direk İsrail'e bağlanıyor.
*
Kimse Öcalan’ı dinlemiyor mu?
DEM Parti Abdullah Öcalan'ı dinlemiyor mu?
PKK Abdullah Öcalan’ı dinlemiyor mu?
PYD-YPG, Mazlum Abdi Abdullah Öcalan'ı dinlemiyor mu?
Kimsenin Abdullah Öcalan'ı taktığı falan yok mu?
Kimsenin Abdullah Öcalan'ı dinlediği falan da yok mu?
Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bıraktıracak gücü yok mu?
PKK Abdullah Öcalan’ı değil, ABD ve İsrail'i mi dinliyor?
Öcalan ve DEM Parti olaya el atmalıdır.
Aksi halde Öcalan da DEM de bitecek.
Mazlum Abdi SDG’nin başından indirilmelidir.
*
Haftanın twitter mesajım
“ABD'nin, Tom Barrack'ın, ... Mazlum Abdi'ye baskı yaptığı, Ahmed Eş-Şara ile anlaşın, Suriye’nin Birliğini sağlayın dediği falan yok. Bunlar yalan dolan.
Mazlum Abdi'yi hem ABD hem İsrail kullanıyor. PKK'yı Türkiye’ye karşı kullanacaklar.
Donald Trump da Benyamin Netanyahu da YALAN söylüyor” , https://x.com/Galipilhaner/
































