• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
  1. Köşe Yazarları
  2. Galip İLHANER
  3. Türkiye yüzde 41 Atatürkçü yüzde 51 Erdoğancı yüzde 91 Müslüman
Yayınlanma: 23 Temmuz 2023 - 12:40

Türkiye yüzde 41 Atatürkçü yüzde 51 Erdoğancı yüzde 91 Müslüman

23 Temmuz 2023 - 12:40
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Türkiye yüzde 41 Atatürkçü yüzde 51 Erdoğancı yüzde 91 Müslüman
Galip İLHANER

Yaptığım gözlemlerden şu sonuca varıyorum.

Türkiye’nin;

%91’i Müslüman

%51’i Erdoğancı

%41’i Atatürkçü

%100’ü Türk-Kürt (Tek Millet)

***

Korkak Ekrem ile Cesur Kemal’in liderlik mücadelesi

Tarih cesurların yanındadır.

Ekrem İmamoğlu aday olduğunu açıklamaktan bile korkuyor.

Korkaktan lider çıkmaz.

Ekrem İmamoğlu çok korkak hareket ediyor.

Kemal Kılıçdaroğlu ise son derece cesur hareket ediyor.

Bakalım CHP’deki liderlik mücadelesini Cesur Kemal mi, Korkak Ekrem mi kazanacak?

**

Kemal Kılıçdaroğlu CHP’den Sünnileri tasfiye ediyor

Kemal Kılıçdaroğlu sadece Atatürkçüleri değil, aynı zamanda Sünnileri de tasfiye ediyor.

Kendi yerine de ALEVİ bir Genel Başkan bırakmaya çalışıyor.

CHP’de Alevi-Sünni çatışması var.

Yönetimde Alevi-Sünni

Delegelerde Alevi-Sünni

Belediye başkanlıklarında Alevi-Sünni

Milletvekillerinde Alevi-Sünni

İl ilçe başkanlıklarında Alevi-Sünni

Gençlik kollarında Alevi-Sünni

Kadın kollarında Alevi-Sünni

CHP’de kıstas artık mezhep aidiyeti

Aleviler birkaç adım önde gidiyor.

Bu gidişle CHP tamamen Kemal beyin mezhep partisine dönüşecek.

Suriye’de Alevi BAAS (Esed)

Türkiye’de Alevi BAAS (CHP-Kemal Kılıçdaroğlu)

Atatürkçülerin müdahale edeceği gerçek budur.

CHP mezhep partisi olmaya doğru gidiyor.

Karar mekanizmalarında mezhep çoğunluğu var.

PKK (HDP-Yeşil Sol Parti) da öyle.

Karar mekanizmalarında Aleviler çoğunlukta.

PKK da CHP de Alevileşiyor, mezhepleşiyor.

Aleviler, Kürtler, sosyal demokratlar, … ve Atatürkçüler, bu olaya el koymalıdır.

Türkiye’nin geleceğinde PKK ve CHP’ye yer yoktur.

2024 yerel seçimlerinde bütün belediyeler CHP ve PKK’dan tamamen kurtarılmalıdır.

AK Parti ve diğer muhalefet partileri stratejilerini; Türkiye’yi ve belediyeleri PKK ve CHP’den tamamen kurtarmak üzerine kurmalıdır.

***

Şeriatçı Mustafa Kemal Atatürk ve Şeriatçı eşi Latife Atatürk

Şeriat İSLAM (SELAM-Barış-ADALET) demektir.

Evet!

Atatürk de Şeriatçı

Annesi Zübeyde Hanım da Şeriatçı

Kız kardeşi Makbule Atadan Hanım da Şeriatçı

Eşi Latife ATATÜRK Hanım da ŞERİAT çıdır.

Çünkü dördü de Müslümandır.

Her Müslüman Şeriatçıdır.

Dörtdörtlük Müslüman ve Şeriatçı bir aile Atatürk Ailesi

*

ŞERİAT kısaca İSLAM demektir.

İSLAM ise, ADALET demektir.

Şeriat, İslam dininin emirleri ve yasakları demektir.

Şeriat, Helaller ve haramlar demektir

Şeriat, Müslümanın uyacağı ve uymayacağı kurallar bütünü demektir.

*

Türkiye’de hala azgın azınlık bir kesim, kadınların örtünmesi üzerinden Şeriat (İslam-Adalet-Hukuk) kavramına saldırıyor.

Örtünen kadının;

Şeriatçı olduğunu,

Yobaz olduğunu,

Örümcek kafalı olduğunu, … vs tekrarlayıp duruyorlar.

Özellikle çarşaf giyenleri birer öcü gibi gösterip, aşağılıyorlar.

Bunu da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün arkasına sığınarak yapıyorlar.

*

Örtünme gericilik ve yobazlık ise;

Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanım örtündüğü için gerici, irtica, örümcek kafalı ve yobaz mı oluyor?

Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım örtündüğü için gerici, irtica, örümcek kafalı ve yobaz mı oluyor?

Atatürk’ün eşi Latife Hanım örtündüğü için gerici, irtica, örümcek kafalı ve yobaz mı oluyor?

*

Ya da;

Atatürk fes taktığı için, annesinin, kız kardeşinin örtünmesine karışmadığı için, ŞERİATÇI ATATÜRK mü oluyor?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eşinin çarşaf giymesine karşı çıkmadığı için Şeriatçı mı oluyor?

*

Evet!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Şeriatçıdır.

Atatürk, Kuran-ı Kerim’in Türkçe mealini bastırdığı için Şeriatçıdır.

Atatürk, Kadınların çarşaf giymesini yasaklamadığı için Şeriatçıdır.

Atatürk İslam dinine saygı duyduğu için Şeriatçıdır.

Atatürk de bir insandı ve o da hepimiz gibi günahkar bir Müslümandı.

*

Şeriatçı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İSLAM DİNİ ile ilgili sözleri

 

MUSTAFA KEMAL PAŞA-Efendiler, meselenin bir daha tekerrür etmemesi ricasıyla bir iki noktayı arz etmek isterim: Burada maksud olan ve Meclis-i âlinizi teşkil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkes değildir, yalnız Kürd değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anasır-ı İslâmiyyedir, samimi bir mecmuadır. Binaenaleyh bu heyet-i âliyenin temsil ettiği; hukukunu, hayatını, şerefini kurtarmak için azmettiği emeller, yalnız bir unsur-ı İslâm’a münhasır değildir. Anasır-ı İslâmiyyeden mürekkep bir kitleye aittir. Bunun böyle olduğunu hepimiz biliriz. Hep kabul ettiğimiz esaslardan birisi ve belki birincisi olan hudut meselesi tayin ve tespit edilirken, hudud-u millîmiz İskenderun'un Cenubundan geçer, Şarka doğru uzanarak Musul’u, Süleymaniye’yi, Kerkük’ü ihtiva eder. İşte hudud-ı millîmiz budur dedik! Hâlbuki Kerkük şimalinde Türk olduğu gibi Kürd de vardır. Biz onları tefrik etmedik. Binaenaleyh muhafaza ve müdafaası ile iştigal ettiğimiz millet bittabi bu unsurdan ibaret değildir. Muhtelif anasır-ı İslâmiyyeden mürekkeptir. Bu mecmuayı teşkil eden her bir “unsur-ı İslâm” bizim kardeşimiz ve menafii tamamıyla müşterek olan vatandaşımızdır. Ve yine kabul ettiğimiz esasatın ilk satırlarında bu muhtelif anasır-ı İslâmiyye ki: vatandaştırlar, yekdiğerine karşı hürmet-i mütekabile ile riayetkârdırlar ve yekdiğerinin her türlü hukukuna; ırkî, ictimaî, coğrafî hukukuna daima riayetkâr olduğunu tekrar te’yid ettik ve cümlemiz bugün samimiyetle kabul ettik. Binaenaleyh menafiimiz müşterektir. Tahsiline azmettiğimiz vahdet, yalnız Türk değil, yalnız Çerkes değil hepsinden memzuc bir unsur-ı İslâmdır. Bunun böyle telâkkisini ve sui-tefehhümata meydan verilmemesini rica ediyorum. (Alkışlar) demiş, işte bu konuşmanın ardından Reis: “Bu mesele hakkında müzakere kapanmıştır”  diyerek tartışmaya son noktayı koymuştu. (T.B.M.M. ZABIT CERİDESİ Devre I, Cild I, İçtima Senesi I, Sekizinci İçtima, 01. 05. 1336(1920), s. 164, 165, 166,   Ankara, 3.Baskı, 1959.)

 

**

Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası var ki, din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır., 1930 (Kılıç Ali, Atatürk’ün Hususiyetleri, 1955 s. 116)

 

**

Din vardır ve gereklidir., (Asaf İlbay, Tan gazetesi, 13. 7. 1949)

**

Din, bir vicdan sorunudur. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir, özgürdür. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz., (Asaf İlbay, Tan gazetesi, 13.7.1949)

**

Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtisine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki dönemde incelenebilir, İlk dönem, insanlığın çocukluk ve gençlik dönemidir. İkinci dönem, insanlığın erginlik ve olgunluk dönemidir.İnsanlık birinci dönemde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının gereken olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullarıyla meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâm’dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz aracılığıyla en son dini, uygar gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmaya gerek görmemiştir. İnsanlığın kavrayış, aydınlanış ve olgunlaşma derecesi,her kulun doğrudan doğruya, tanrısal ilhamlarla temas yeteneğine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki,

Cenab-ı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır., 1922 (Nutuk III, s. 1241)

**

Muhammed Mustafa, peygamber olmadan evvel kavminin sevgisine, saygısına, güvenine erişti. Ondan sonra ancak kırk yaşında nübüvvet* ve kırk üç yaşında risâlet** geldi. Fahrıâlem Efendimiz, sonsuz tehlikeler içinde, tükenmez sıkıntılar ve zorluklar karşısında yirmi sene çalıştı ve İslâm

dinini kurmağa ait peygamberlik görevini yapmayı başardıktan sonra gökyüzünün ve cennetin en yüksek katına erişti., 1922 (Atatürk’ün S.D.l, s. 262-263)

**

1923 yılında Balıkesir Zağnos Paşa Camii’nde minberden söylemiştir:

“Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dinî gerçekleri bildirmeye memur ve elçi olmuştur. Ana yasası, hepimizce bilinir ki, şanı büyük olan yüce Kur’an’daki naslardır*. İnsanlara gelişme ve aydınlanma ışığı vermiş olan dinimiz, son dindir, en eksiksiz dindir; çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymasaydı, bununla diğer ilâhî doğa yasaları arasında karşıtlık olması gerekirdi; çünkü bütün evren yasalarını yapan Cenab-ı Haktır.”, 1923 (Atatürk’ün S.D.11, s. 94)

**

Hz. Muhammed’i, yüksek kişiliğine yaraşır şekilde belirteme-yen bir eser hakkında söylemiştir:

“Muhammed’i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek kişiliğini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Savaşı’nda en büyük bir komutanın yapabileceği bir plânı nasıl düşünür ve uygulayabilir? Tarih, gerçekleri değiştiren bir sanat değil, belirten bir bilim olmalıdır. Bu küçük savaşta bile askerî dehası kadar siyasal görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi anlatmağa yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed, bu savaş sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, galip düşmanı izlemeye kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde Müslümanlık diye bir varlık görülemezdi.”, 1930 (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, Cilt : 9, Sayı: 100, 1945, s. 3)

**

O, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonsuza kadar O, ölümsüzdür., 1926 (Ali Rıza Ünal, Atatürk Hakkındaki Anılarım, Türkiye Harb Malûlü Gaziler Dergisi, Sayı: 158, 1969, s.23)

**

Büyük bir devrim yaratan Muhammed’e karşı beslenilen sevgi, ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla belirmesi gerekti. Peygamber ölür ölmez düşünülecek şey, onu bir an evvel toprağa vermek değil, yaratmış olduğu devrimi güven altına almaktı. Bu da, yerine evvelâ devrimi kavramış en yakın bir arkadaşını geçirerek baş gösterecek tehlikeleri önlemekle olurdu. Devrimi kavramış ve ona bütün varlığıyla bağlanmış böyle bir halef seçtikten sonradır ki onun gömülmesi düşünülebilirdi. O zaman, beş on akraba ile değil, bütün kendisine bağlananların katılımıyla ve şanına lâyık bir törenle fâni cesedi ebedî istirahat yerine bırakılırdı… Ne Ali, ne de diğer Hâşimoğulları bunu düşünemediler. Bu gerçeği o zaman ancak üç büyük insan kavramıştır: Ebubekir, Ömer ve Ebu Ubeyde. Tarih olaylarının gelişimi, Müslümanlığın bu üç büyük insanın girişim ve gayretleriyle kurtulmuş olduğunu meydana koymuştur. Devrimin bu üç siması, yaratıcısı kadar büyük insanlardır., 1930 (Şemsettin Günaltay, Ülkü  Dergisi, Cilt:9, Sayı: 100, 1945, s.4)

**

Bizim dinimiz, akla en uygun ve en doğal bir dindir. Ve ancak bu nedenledir ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, bilime ve mantığa uyması gereklidir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. Müslümanların toplumsal yaşamında, hiç kimsenin özel bir sınıf halinde varlığını korumaya hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler, dinî emirlere uygun harekette bulunmuş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin kurallarını eşit olarak öğrenmek zorundayız. Her birey dinini, din duygusunu, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır; orası da Okuldur., 1923 (Atatürk’ün S.D. 11, s. 90)

**

Müslümanlık, aslında en geniş anlamıyla hoşgörülü ve çağdaş bir dindir., (Atatürk’ten BM., s. 70)

**

Allah kendisine uymaya mecbur tuttuğu insanların esasen kalp ve vicdanındaki gerçek gereksinimleri tamamen bilir. Bu nedenle gönderdiği kitap, tamamen o gereksinime uygun hükümler içeren bir kitaptır., 1921 (Atatürk’ün S.D.l, s.203)

**

Kendisine, 1923 yılında armağan olarak küçük boyda bir Kur’an gönderilmesi üzerine teşekkürü:

“Bence değerini takdire imkân olmayan bu hediyeyi, en derin ve hürmetkar din duygularımla saklayacağım.”, 1923 (Atatürk’ün T.T.B.IV, s. 480-481)

**

Büyük dinimiz, çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür, onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslamların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir., 1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 128)

**

Allah’ın emri çok çalışmaktır. İtiraf ederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha fazla çalışmak zorundayız. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygarlık buluşlarından en üst derecede yararlanmak zorunludur. Hepimiz itirafa mecburuz ki, bu husustaki hatalarımız çok büyüktür., 1923 (Atatürk’ün S.D.1I, s. 92)

**

Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı öğütlemez. Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini korumalarını emrediyor., 1923 (Atatürk’ün S.D.1I, s. 92)

**

Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa, halkın yararına uygundur; biliniz ki o, bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin yararına, İslâmın yararına uygunsa kimseye sormayın; o şey dinîdir. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı., 1923 (Atatürk’ün S.D.ll, s. 127)

**

Camilerin mukaddes minberleri halkın ruhî, ahlâkî gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne seslenilmekle Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. Fakat buna karşılık hutbe okuyanların taşımaları gereken bilimsel özellikler, özel yeterlilik ve dünya durumunu anlayıp bilme, önemlidir., 1922 (Atatürk’ün S.D.I, s. 225)

**

Camiler, birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, Allah’ın emrine uyma ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmak gerektiğini düşünmek, yani danışmak için yapılmıştır., 1923 (Atatürk’ün S.D.I1, s. 94)

**

Ezan ve Kur’an’ı Türklerden başka hiçbir Müslüman milleti bu kadar güzel okuyamaz. Bunlara muhteşem müzik ahengi veren Türk sanatkârlarıdır., 1933 (Abdülkadir İnan, İki Hatıra, Türk Dili Dergisi, TDK, Sayı: 74, 1957, s. 66)

**

Kur’an’ın çevrilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçeye çevriliyor. Muhammed’in yaşamına ait bir kitabın çevrilmesi için de emir verdim., 1930 (Atatürk’ün SJD. III, s. 85; Ayın Tarihi, N: 73, 1930)

**

Her şeyden evvel şunu, en basit bir dinî gerçek olarak bilelim ki, bizim dinimizde bir özel sınıf yoktur. Ruhbani-yeti reddeden bu din, tek başına sahiplenmeyi kabul etmez. Meselâ din bilginleri; mutlaka aydınlatmak görevi bu bilginlere ait olmadıktan başka dinimiz de bunu kesinlikle meneder. O halde biz diyemeyiz ki, bizde bir özel sınıf vardır; diğerleri dinî bakımdan aydınlatmak hakkından mahrumdur. Böyle düşünürsek suç bizde, bizim bilgisizliğimizdedir. Hoca olmak için yani dinî gerçekleri halka öğretmek için, mutlaka ilmî kıyafet gerekli değildir. Bizim yüce dinimiz, her Müslüman erkek ve kadına araştırmayı farz kılıyor ve her Müslüman, bu dine bağlananları aydınlatmakla görevlidir. Bir fikri daha düzeltmek isterim. Milletimizin içinde gerçek din bilginleri, bilginlerimiz içinde milletimizin gerçekten övünebileceği din bilginlerimiz vardır. Fakat bunlara karşılık, ilmî kıyafet altında bilim gerçeğinden uzak, gereği kadar okuyup öğrenmemiş, bilim yolunda yeteri kadar ilerleyememiş hoca kıyafetli cahiller de vardır. Bunların ikisini birbirine karıştırmamalıyız., 1923 (Atatürk’ün S.D.1I, s. 144)

**

Nasıl ki her hususta yüksek meslek ve uzmanlık sahipleri yetiştirmek gerekli ise, dinimizin felsefî gerçeğini inceleme, araştırma ve telkin bakımından ilmî ve fennî kudrete sahip olacak seçkin ve gerçek din bilginleri de yetiştirecek yüksek kurumlara sahip olmalıyız., 1923 (Atatürk’ün S.D.H, s. 90)

***

CHP Şeriatçı Atatürk’ü yargılardı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu sözleri söylediği için bugün CHP’yi yönetenlerin çoğu tarafından yargılanırdı.

Zaten CHP yöneticilerinin çoğu Atatürk’ün bu sözlerinden haberdar bile değildir.

*

Atatürk’ün bu sözlerini bugün, Mehmet Boynukalın, Halil Konakçı, Cübbeli Ahmet (Ünlü), … gibi hocalar söylese, bugünkü CHP yöneticileri, Özgür Özel gibiler tarafından Şeriat propagandası yapıyorlar diye yargılanır.

*

En büyük Şeriatçılardan biridir Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Şeriat propagandasını tarihte en çok yapanların başında geliyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır? - 10 Mayıs 2026
  • Türkiye'nin beka sorunu NÜFUS İslam Ahlakı ve İslam Aile Modeli - 03 Mayıs 2026
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü affedelim - 27 Nisan 2026
  • Siyonist Yahudiler Grönland 'a yerleştirilebilir mi? - 19 Nisan 2026
  • Türkiye üzerinde güneşin batmadığı imparatorluk - 12 Nisan 2026
  • Ahlakın atom bombası, kimyasal silahı Hadise'nin hadiseleri bitmiyor - 05 Nisan 2026
  • İranlılar neden savaşıyor Suriyeliler neden kaçtı? - 29 Mart 2026
  • Yurtta İSLAM Dünyada İSLAM Yurtta Selam Cihanda Selam - 23 Mart 2026
  • Türkiye/Osmanlı-İran/Safevi Savaşı ya da Sünni-Şii/Alevi Savaşı çıkar mı? - 15 Mart 2026
  • İsrail Kürtlerden Selahaddin Eyyubi'nin intikamını alıyor - 08 Mart 2026
  • Orta Asya Orta Doğu gibi olabilir mi? - 22 Şubat 2026
  • ABD/İsrail/İngiltere -İran Savaşı yaklaşıyor - 15 Şubat 2026
  • Mason sistemini yıkan pedofili çetesi Epstein - 08 Şubat 2026
  • ABD'nin İranyork Eyaleti - 01 Şubat 2026
  • Ahmed Eş Şara Suriye Eyyubi Osmanlı Devletini ilan etti. - 18 Ocak 2026
  • ABD-İsrail savaşına mı ABD İngiltere savaşına doğru mu gidiyoruz? - 11 Ocak 2026
  • NATO'dan çıkalım mı NATO'da güçlenelim mi? - 04 Ocak 2026
  • Erdoğan'ın en büyük eseri ADİL Türkiye Cumhuriyeti Devleti - 28 Aralık 2025
  • Türkiye'nin 2. Kurucu Babası 2. Atatürk Erdoğan - 21 Aralık 2025
  • PKK Suriye'de bağımsızlık mı ilan edecek, entegre mi olacak? - 14 Aralık 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 17
Köşe Yazarları
Ekonomi Düzelmeden Toplum Rahat Nefes Alamaz
Ahmet ÇEKİN
Ekonomi Düzelmeden Toplum Rahat Nefes Alamaz
Bülent Ertekin
Bülent Ertekin
İşini Düzgün Yapmayanların Bedelini Neden Hep Biz Ödüyoruz?
Filiz ŞAHİN
Filiz ŞAHİN
EŞLER YARIŞIYOR
GÜLNAZ KAYNAK
GÜLNAZ KAYNAK
Sessiz İşgal: Yeni Dünya Düzeni Sadece Kan Dökerek Savaşmıyor
Etem Sevik
Etem Sevik
Bir Yazara konuşan Mektup
Abdullah TAŞKIN
Abdullah TAŞKIN
KURBAN BAYRAMININ HULASASINDA TAKVA VAR
Cüneyt TÜZEL
Cüneyt TÜZEL
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
Ertuğrul KÖSE
Ertuğrul KÖSE
Kastamonu'nun Sessiz Gücü: Bu Topraklardan Neden Bir Başbakan Çıkmasın?
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Galip İLHANER
Amedspor Kürtlerin Traktör Sazi Türklerin takımı mıdır?
Hasan ERDOĞAN
Hasan ERDOĞAN
Melheme-i Kübra mı.?
SADİ ÖZGÜL
SADİ ÖZGÜL
İran'da Savaşın Gölgesinde Yapay Kıtlık; Gıda Arzının Sabotajı
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
Doç.Dr.Nurettin Akçakale
BURASI ORTADOĞU: YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI
Davut İZOL
Davut İZOL
HOŞ GELDİN 11 AYIN SULTANI!'', ''YA ŞEHRİ RAMAZAN
Sibel Arslan
Sibel Arslan
Hızlı Tüketiyoruz, Yavaş Yavaş Kayboluyoruz
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
SUAT GÜN
Venezuela'dan FED'e: Taşıma Su ile Değirmen Dönmez
Ebru ÖZTÜRK
Ebru ÖZTÜRK
ENGELSİZ ENGELLİLİK
Şenay Tek
Şenay Tek
Trump mı, İngiliz Aklı mı?
Meryem Özdemir
Meryem Özdemir
Ergen Ebeveyn İlişkisinde Çözüm Yolları
Veysel şengül
Veysel şengül
"Hayatın Pergeli: Sabit Noktanı Bulmak"
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
Şener MENGENE
YENİ AFET VE ACİL DURUM ÖNLEMLERİ
ALEYNA KOCABIYIK
ALEYNA KOCABIYIK
Kalbin Pusulası: Evliliğe Giden Yolda Kaygılarla Yol Almak
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
Dr.Osman BÜYÜKKAYA
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
Av. Mehmet Erol ULUTAŞ
YARGI SİSTEMİMİZDEKİ GÖZALTI SÜRELERİ, HUKUKSAL REFORMLAR VASITASI İLE İYİLEŞTİRİLEBİLİR Mİ?..
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Doğan Bekin
TÜRKİYE'DEKİ KÖTÜ GİDİŞATI NASIL OKUMALIYIZ
Emrah POLAT
Emrah POLAT
Yoldaki İşaretler (Davet ve Cihat)
Nedim ODABAŞ
Nedim ODABAŞ
"Yarın Hak'kın divanına varınca" ne diyeceksiniz?
Ahmet Alparslan Rufai
Ahmet Alparslan Rufai
KAMUOYUNA DUYURU VE TEŞEKKÜR...
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan
BİR DAVA ADAMI OLARAK HASAN BİTMEZ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
HAKAN BERKTAŞ
Ataşehir Belediye Başkanı neden Hakan Berktaş olmalı?
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
Fehmi DEMİRBAĞ
İSRAİL NASIL KURULDU. 4
 Türkan Çiğdem
Türkan Çiğdem
TOPLUMSAL YAPIYI OLUŞTURAN DİNAMİKLER
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
Münevver Bitigen
"Allah'ı hatırlatan mekanlarda bulunmaya çalışacakları konusunu tekrar nefislerine tebliğ ediyorlar."
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
İsmail Soner SEKMAN
1805 Sarturner tarafından izole edilen morfin.
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Özkan Demiroğlu
Vicdanlarda Yargılanan 27 Mayıs
Çok Okunan Haberler
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız Küçükçekmece, Ülkücülük ve Vatandır”
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız...
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU KARŞILAMA
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU...
Küçükçekmece'de Kültür Şöleni: Kastamonu Günleri Kapılarını Açtı
Küçükçekmece'de Kültür Şöleni: Kastamonu Günleri Kapılarını...
Trakya Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu'ndan Görkemli Organizasyon
Trakya Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu'ndan Görkemli Organizasyon
KÜÇÜKÇEKMECE GÖL KENARINDA YENİ LEZZET VE HUZUR ADRESİ: SAMSA LAND KAPILARINI AÇTI
KÜÇÜKÇEKMECE GÖL KENARINDA YENİ LEZZET VE HUZUR ADRESİ: SAMSA LAND...
Avrupa Parlamentosu Google'a Veda Etti: Yeni Tercih Qwant
Avrupa Parlamentosu Google'a Veda Etti: Yeni Tercih Qwant
Yaz Aylarında Ağız ve Diş Sağlığını Korumak İçin Bu Hatalardan Kaçının
Yaz Aylarında Ağız ve Diş Sağlığını Korumak İçin Bu Hatalardan...
"Bir Damla Sen Ol, Bir Hayat Devam Etsin" Kampanyasına Küçükçekmece'den...
Av.Mesut Yıldırım:
Av.Mesut Yıldırım: "Volkan Yılmaz ile Başarılı Bir Dönem Yaşayacağız"
Rafet Orhan:
Rafet Orhan: "Ayrılıklara Değil, Küçükçekmece Sinopspor Sevdasına...
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği Buluşturdu
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği...
Sıcak Havalarda Vitamin ve Mineral Desteği Hayati Önem Taşıyor
Sıcak Havalarda Vitamin ve Mineral Desteği Hayati Önem Taşıyor
Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">