hicrethaber,cumhurbaşkanı,başkan,filistin,libya,ıran,ırak,hac,siyaset,erbakan,saadet,akparti,chp,eğitim,sağlık,moda,magazın,yurt,gazete,
Koronavirüs, yeni bir Milat olacak mı?
 Galip İLHANER

Galip İLHANER

Koronavirüs, yeni bir Milat olacak mı?

31 Mart 2020 - 16:57

Koronavirüsün arkasında eğer Siyonist sermaye çıkarsa; İsrail ve Siyonist Yahudiler, Gargat Ağacı’nı aramaya başlayabilirler.

Zira, Ebu Hureyre (r.a) Rasulullah (s.a.v)'ın şöyle buyurduğunu anlatıyor:

"Öyle ki, Yahudiler, taş ve ağaçların arkasında gizlenecek, taş ve ağaçlar ise 'Ey Müslüman, ey Allah'ın kulu! Yahudi arkamda, gel onu öldür' diyeceklerdir."

Korona en büyük darbeyi İsrail’e vurabilir. Hatta dünyadaki bütün Yahudiler hedef haline bile gelebilir. Her ülke Yahudilere karşı birer Hitler olabilir.

 

***

Sözlükte “doğurmak” anlamına gelen vilâd (vilâdet) kökünden türeyen mîlâd “doğum vakti” demektir. Özellikle Hz. Îsâ’nın doğum gününü ve bununla ilgili Hıristiyan yortusunu ifade etmek için kullanılır. Gregoryen Takvimi'ne (Miladi Takvim) göre oluşturulmuş zaman çizelgesinde '0' noktası olarak kabul edilir. Bu tarihten önceki tarihler Milattan Önce (M.Ö.), bu tarihten sonraki tarihler Milattan Sonra (M.S.) olarak tanımlanır. Ayrıca İsa'dan Önce (İ.Ö.) ve İsa'dan Sonra (İ.S.) terimleri de aynı anlamda kullanılır.

Bundan sonra; Korona’dan önce (K.O/C.O) ve Korona’dan Sonra (K.S/C.S.) kavramları hayatımıza yerleşebilir.

1. Milat, Hz. İsa (A.S.)’ın doğum günü olarak kabul edilen tarih,

2. Milat, Koronavirüs’ün ortaya çıktığı tarih olan 2019 (2020)

Ortalama 2000 yıl.

 

***

‘rkçılık bitiyor, (08.01.2019) başlıklı makalemizde, Lanetli mikrop/virüs, ırkçılık demiştik. Koronavirüs ile mücadelede gördüğümüz gibi, bütün dünya ortak düşmana karşı adeta birleşmiş durumda. Birleşmiş Milletler neredeyse Korona Milletler Topluluğu oldu. Bütün dünya seferber olmuş durumda. İnsanlık tarihi yeni bir milatla karşı karşıya. Suriyelilerin Türkiye’ye gelmesinin doğurduğu sonuçlardan biri de Türkiye’nin kendi içindeki ayrımcılığı (Türk-Kürt, Sünni-Alevi) azaltmasıydı. Koronavirüs de dünyada buna yakın bir sonuç doğurdu.

Korona yeni bir sosyoloji oluşturacak. Bu sosyoloji ırkçılık temelli olmayacak. Ama, yeni üst kimliklerin inşasını da hızlandıracak gibi görünüyor.

 

***

 

Henüz ulus devletler ve ulusçuluk çağı bitmiş değil ama dünya gittikçe melezleşiyor. Ulus devletlerden yeni bir evreye geçiyoruz. Ulus devletler, modern (sanal) imparatorluklara dönüşüyor melez nüfuslarıyla. Yeni üst kimlikler oluşuyor. Göçmenler, ulus devletlerin nüfus yapılarını melezleştirerek değişime zorluyor. Saf ırk anlayışı bitmeye doğru gidiyor. Diller de değişiyor, gelenekler de. Yeni kültürler oluşuyor. Bir nevi asimile (entegre) oluyor dünya insanlığı. Bu asimile daha çok zorunlu bir entegrasyonla oluşuyor. Yeni ve hızlı bir entegrasyon (asimilasyon) süreci bu. Bütün dünya gönüllü ya da zorunlu olarak asimile oluyor. Devletler, halklar bütün dünya asimile olup melezleşiyor. Ülkelerin nüfus yapıları hızla değişiyor.

 

Bugünü (1 Ocak 2019) ırkçılığın bitiş tarihi olarak belirleyebiliriz. Bütün dünyaya ilan ediyorum. Artık ırkçılık anlayışının sonuna gelinmiştir. Her kesimi (Türk, Kürt, Arap, Fars) gönüllü asimilasyona (entegrasyon) davet ediyorum. Türkiye’de de yeni bir ulus inşa süreci başlamıştır. Türkiye’nin yeni üst kimliği ‘Anadolu Milleti’ olabilir. Benim önerim bu. Anadolu Milleti. Yeni üst kimlikler ortaya çıkacak. İnsanlar yeni üst kimlikler kullanacak. Irka dayalı üst kimlikler anlamını ve önemini yitirecek. Ortak ve kapsayıcı değerlerde buluşalım. İslam adaleti en büyük paydamız olabilir.

 

İnsanlar artık ırkçılık yapamayacak… Gün gelecek, ırkçılık son derece komik, saçma, gereksiz bir anlayış olarak değerlendirilecek. Şu anda ırkçılık yapanlar, nesli tükenmekte olan insan tipine dönüşecek. İnsanları bir arada tutacak olan ırklar değil adalet olacak. Bu adalet de elbette ‘İslam Adaleti’ olacaktır.

 

***

Coronavirüs ve yeni dünya düzeni

 

Yeni bir dünya düzeninin kurulacağını ve bu dünya düzeninin liderinin Türkiye olması gerektiğini 90’lı yıllardan beridir gündeme getiriyoruz. Selam/Pax-Anadolu (Anadolu Barışı) adını verdiğimiz bu düzen gittikçe belirginleşiyor ve adeta zorunlu bir hale geliyor.

 

Yukarıdaki makalede de ifade ettiğimiz gibi yeni bir düzen önce kendi sosyolojisini oluşturuyor. Bu sosyoloji de ırkçılık yerine yeni kimliklere dayanacak gibi görünüyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum