hicrethaber,cumhurbaşkanı,başkan,filistin,libya,ıran,ırak,hac,siyaset,erbakan,saadet,akparti,chp,eğitim,sağlık,moda,magazın,yurt,gazete,
YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS
KÂMİL ÇAKIR

KÂMİL ÇAKIR

YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS

27 Şubat 2021 - 11:58

İnsanı cennete sokacak ve cehennemden uzaklaştıracak şeyler Allah’a ibadet etmek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak, namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve Kâbe’yi haccetmektir.

İnsanı hayra götürecek ibadetlerden oruç; kalkandır. Cehenneme karşı koruyucudur ve günah işlemeye mani olucudur. Diğer bir ibadet sadakadır; su ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da hataları söndürür. Bir diğeri ise gece namazıdır; gece karanlığında namaz kılmak da salihlerin şiarıdır. Bütün bunlarda işin başı İslâm’dır. İslâm’dan gaye de kelime-i tevhîddir. Bunun “baş” diye isimlendirilmesi, canlıların başlarına benzemesi yönüyledir. Nasıl ki başsız vücut olmaz ise, tevhidsiz İslâm da olmaz. İslam’ın direği namazdır. Evleri ayakta tutan nasıl direk ise, İslâm inancını ayakta tutan da namazdır. Direksiz ev ayakta duramayacağı gibi, namazsız İslâm da yaşayamaz. İnsan namazını devamlı kılmakla dinini de kuvvetlendirmiş olur.

İbadetlerin zirvesinde ise cihat bulunur. Bu da cihadın zorluğunu ve onun diğer amellere olan üstünlüğünü göstermektedir. Cihat sayesinde insan dinini yüceltir, kuvvetlendirir.

Bütün bu ibadetlerde can damarı dildir. Cehenneme sürükleyen, dillerinin hasadından başka bir şey değildir. İnsanların dilleri yüzünden cehenneme sürüklenecekleri uyarısı; pek çok günahı dilleriyle işlediklerini göstermektedir. Küfür, hakaret, iftira, yalan, gıybet, nemime vb. pek çok büyük günah “dilin hasadı”dır. Bütün bu günahlar dil ile işlenmektedir. Dili yüzünden başına gelebilecek belâlardan kurtulmak için de insan diline sahip olmalıdır. Çok sözün yalansız olmayacağı, çok yalanın da çok günah demek olduğu herkesin malûmudur.

Sevgili Peygamberimiz “Gösteriş amacıyla laf cambazlığı yapanlar, helâk olmuşlardır.” “Yüce Allah, sığırların dilleriyle yalandıkları gibi dilleriyle yalanan belagatçiden hoşlanmaz” buyurmuştur. Burada maksat; hayra hizmet amacı taşımayan, gereksiz ve zorlama olarak fesahat ve belagat gösterisine kalkışan, laf cambazlığı yapan, lügat paralayan ve bunu da geçim vasıtası hâline getiren insanlardır. Burada hayvanların otla beslendiği gibi, o insanların da laf cambazlığı ile beslendikleri şeklinde bir teşbihten de söz edilebilir.

“Kim insanların gönüllerini kendine bağlamak için güzel konuşmayı öğrenirse, Allah onun ne farzını ve ne de nafilesini kabul eder” uyarısı her dem kulaklarımızda olmalıdır.

Ancak bu söz İslam adına sarf edilirse karşılığı da İslam adına farklı olacaktır. “Güzel söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan daha iyidir” buyuruyor Hz. Resul. Güzel söz, hoş sohbet, candan muhabbet onurluluğun ve erdemliliğin belirtisi olup saygı uyandıran ve insanlarla sağlıklı ve başarılı iletişimi mümkün kılan bir haslettir. Bundan dolayı çirkin ve kaba konuşmadan kendimizi sakındırmak, güzel söz söylemeyi de alışkanlık haline getirmek, toplumsal ilişkilerin gerginleşmesine, bireylerarası kin ve nefret beslenmesine imkân vermeyecektir.

Yüce Allah (cc), Kur’an-ı Kerim’de insanlara güzel söz söylemeyi, sözün en güzelini söylemeyi emreder. Güzel bir sözü, kökü yerde sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetir. O ağaç, Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Kötü bir sözü, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağaca benzetir.

Güzel söz ve tatlı dil karşısında yumuşamayan, halim-selim bir ruh haline bürünmeyen insan çok azdır. Bundan dolayıdır ki, atalarımız “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” demişlerdir. Yunus Emre sözün önemini “söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı” dizelerinde zikretmiştir.

Bir günah, yapılan bir ibadetin iptaline sebep olmaz; aksine bir hayır, işlenen bir günahın affına vesile olabilir. Burada yasaklanan, bâtılın güzel sözlerle süslenerek insanların kandırılmaya çalışılmasıdır. Çünkü bu yolla bâtılın hak, hakkın bâtıl gibi gösterilmesi söz konusudur.

Mümin ya hayır söyler, ya susar. Allah’a ve ahiret gününe inanan, komşusuna eziyet etmez! Allah’a ve ahiret gününe inanan, misafirine ikram eder! Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söyler, ya da susar!

Resulüllah, mü'minin üç özelliğine dikkat çekmektedir:

Biri, komşulara güzel muamele ve onlarla iyi geçinme tabiatı…

Diğeri, misafirlere ikramda bulunmak… Cömertlik ve iyi geçinmek...

Üçüncüsü de sadece dil ile alakalı bir ölçüdür; ya hayır söylemek, ya da susmak…

Âdemoğlunun söylediği her söz, onun lehine değil aleyhinedir; yalnız marufu emretmesi, münkerden men etmesi veya Allah’ı zikretmesi müstesnadır.

Dilin belasından emin olmamız ümidiyle…

YORUMLAR

  • 0 Yorum