Acib Bir Zaman
(Yaklaşık iki yıl önceki yazım. Hâlâ geçerli, maalesef.)
Hasan ERDOĞAN – 30 Kasım 2023
Acayip şeyler görüyor ve yaşıyoruz… Yaş yetmişe yaklaştı, kabre de yakınız artık.
Şu fani, geçici ömür geçip gidiyor. Dünya da öyle. Son dönemini yaşıyor.
Yahudilerin “kıyameti zorlamak” dedikleri şeyler gerçekleşiyor.
Kur'an-ı Kerim'de tek lanetli kavim olarak geçen Yahudiler, azdı ve kudurdu. Zulümde çok ileri gittiler.
Lakin "dur" diyen yok. Bir TÜRKİYE var, onun da gücü bu kadar.
Ne İslam dünyası, ne Türk dünyası tam yanında. Acayip bir hal...
Belâlar, musibetler sel gibi. Anlayan yok. Aldıran da yok.
Varsa yoksa şahsi menfaat, hırs, aldırmazlık...
Hep yazıyor, söylüyorum. Yine yazacağım.
"Ettekraru ahsen..." derler.
Belki bir gün biri anlar beni...
Artık haberlere bakamaz oldum. İçim yanıyor.
Hep dünya; aldatma, kandırma, yalan dolan...
Şu üç günlük dünya için değer mi bunlara?
Değer, öz saygı, sevgi, sadakat, sıdk — hepsi azaldı.
Rahmetli ÖZAL’ın “orta direği” yıkıldı.
Zengin daha zengin, fakir daha fakir. Ortası kalmadı.
Necip Fazıl Üstad’ın dediği gibi:
“Kurt yapmaz bu taksimi.”
Bu gidiş iyi değil.
Rahmet geliyor elbette...
Lakin bazen felaket, sel, fırtına olarak…
Bunlar hep ilahi ikazlar. Anlayana.
Hikmeti hükümeti çok bilmesem de…
Az buçuk ekonomi okuduk, ders verdik.
REİS “faiz düşmanım” dedikçe, ŞİMŞEK gibi %7.5’tan %40’a çıktı.
Enflasyonun tırmanışı da devam ediyor.
Emekliye verilen 5 bin liralık “sus payı” ayrıcalığı infiale sebep oldu.
Fark ettiler, fark ettirdiler ama ne çare…
Kase kırıldı, kıymeti kalmadı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialar vahim.
Yüzde biri bile doğruysa...
Yeni bakanın cesaretle yolsuzluk çeteleriyle mücadelesi takdire şayan.
Kara para aklandığı belli. FETÖ’nün de payı var.
Cengiz Aygün — malum, “Banker Bako” sabıkalı.
Kastamonu ona teslim.
İnşaat ve zincir baronları, rotaryenler cirit atıyor.
Durum vahim. Sıra ona da gelir, inşaallah.
Masum, mazlum GAZZElilere hem acıyor hem gıpta ediyorum.
Ölüme gülerek gidiyorlar. Şehit olma arzusu var.
Yahudilerdeki can korkusunun tam zıddı.
Ne büyük tezat…
Bu dünya fani.
Lakin bâki âlemin tohumları ve meyveleri burada.
“Dünya, âhiretin tarlasıdır.” mealindeki hadis-i şerif bunu ders veriyor.
Siyaset; çamur, yalan, dolan sarmış her yanı.
Kur’an der ki: “Beni oku, yaşa.”
İnsan oğlu gafil… Anlamaz.
Belâ musibet gelince anlar, geçince unutur gider.
Zaten insan, “nisyan” — yani unutmak — kökünden gelir Arapçada.
Unutmak bazen nimet... Geçmişin elemini unutturur.
Hastalıklar insanı manen terakki ettirir.
Sabreder, şükreder, isyan etmezse...
Nüzul gibi, insanın yarı bedenini kaybetmesi dahi onu velayet derecesine çıkarabilir.
Bu konuda Risale-i Nur’da 25. Lema – Hastalar Risalesi çok güzel izah eder.
Ben ilk okuduğumda hasta olasım geldi...
Aslında çoğumuz hastayız; maddi ve manevi…
Eyyûb Aleyhisselam’ın hastalığı ve sabrı büyük ders veriyor.
Zâhiri maddi hastalıklar, bu dünyayı tehdit eder.
Manevi hastalık olan imansızlık, isyan ve günahlar ise ebedi olan ahireti…
Bunu düşünmeli, ona göre yaşamalıyız.
Dünya fani.
Ölüm ani.
Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!
Güncel İlave:
Yaz geldi, açık saçıklık had safhada.
Edep, âdap kalmadı.
Avrupa’da bile bu kadar yok, diyor görenler.
Yangınlar geçen yılın iki katı.
Can ve mal kaybı da öyle.
Hainler var, belli. Sabotaj… Lazer vb. yöntemlerle aniden yangınlar çıkıyor.
Biz Allah’a (cc) hakkıyla kulluk etsek, hata ve günahlardan tevbe etsek,
İnayet ve rahmet gelir, inşaallah.
Selam ile, saygılar.
Hasan ERDOĞAN