Kemalizm (Atatürkçülük), Türkiye Cumhuriyeti'nin laik/seküler ve Türk milliyetçiliği üzerine temellendirilmiş kurucu ideolojisi olarak tanımlanabilir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadrosunun lideri olan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün ortaya koyduğu düşünce ve uygulamalar, amaçlar, yaptığı ilke ve inkılaplar bu ideolojinin ilham kaynağıdır. Dine (İslam) dayanmayan bir ideolojidir. Anayasamızda büyük ölçüde Kemalizm (kısmen Atatürkçülük) doğrultusunda hazırlanmıştır.
*
Benim tezim; "Kemalizm ile Atatürkçülük tamamen ayrı bir ideolojidir ve birbirinden tamamen ayrılmalıdır." temellendirmesi üzerine. Yani Atatürkçülük'ü Kemalizm'den tamamen ayırıyorum.
*
Kemalizm, kısmen yaşadığı dönemde ama daha çok Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ten sonra içi doldurulmuş bir ideolojidir. Atatürkçülük ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte başlamıştır. Kemalizm yamalı bir elbise, Atatürkçülük ise beden ve ruhtur. Kemalizm, Atatürkçülük'e indirilmiş en büyük darbedir ve zarardır.
*
Kemalizm, Atatürk adı kullanılarak, Atatürk’ün arkasına saklanılarak, Atatürk adeta bir kalkan olarak kullanılarak dayatılan bir ideolojidir. Atatürk'le bağlantısı olan olmayan herkes ve her şey kullanılabilir. Kemalizm bu manada, Makyavelistlerin, rakiplerini zayıflatmak, devirmek, … için kullandığı bir araçtır.
*
Atatürkçülük ise; direk Mustafa Kemal (Osmanlı) ve Atatürk ve Kurtuluş Savaşıyla ilgilidir. Anti emperyalizm ve bağımsızlığa dayanır.
*
Kemalizm, kraldan fazla kralcı olanların bir ideolojisidir.
*
Kemalizm ile DEAŞ arasında bir (zihniyet) fark yoktur.
Kemalizm : Radikal İSLAM düşmanlığıdır.
DEAŞ : Radikal İSLAM (İslam Dinine aykırı, İslam'a rağmen) yorumudur.
*
Kemalizm ile Atatürkçülük aynı şey değildir.
Kemalistler azınlıktır, Atatürkçüler çoğunluktur.
Kemalizm İslam düşmanlığıdır, Atatürkçülük İslam düşmanlığı değildir.
Kemalistler İslam Dinine düşmandır, Atatürkçüler İslam Dinine saygılıdır.
Kemalistler Atatürkçüleri kullanarak, İSLAM Dinine düşmanlıkta mevzi kazanıyor.
Kemalistler Atatürk'ü kullanır
Atatürkçüler ise, Atatürk'e saygı duyar.
CHP yöneticileri Kemalist, tabanının çoğunluğu ise Atatürkçü
Gazi Mustafa Kemal Atatürk CHP’den tamamen kurtarılmalıdır.
Zaten Atatürk CHP’den alındı mı, CHP marjinal bir partiye dönüşür.
CHP gittikçe marjinal bir yapıya doğru gidiyor.
Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel CHP’yi bitirecek.
CHP’den doğacak boşluğu doldurabilecek partiler (Zafer Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, …) mevcuttur.
***
Türkiye kazandı CHP kaybetti
Geçen haftaki makalemin başlığı, ‘CHP Türkiye’ye resmen savaş ilan etti’ idi.
Çünkü CHP geçen hafta; bütün organları ve bütün dostlarıyla birlikte, Türkiye’ye resmen savaş ilan etmişti.
CHP, ekonomik boykot adı altında devleti çökertmeye çalıştı.
Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalayan İttihat ve Terakki zihniyetinin devamı olduğunu bir kez daha bütün dünyaya gösterdi.
Dün, Halife Padişah 2. Abdülhamid Han Hazretlerini devirip, Devlet-i Aliyye’yi parçalayan zihniyetin yaptığını, ..
Bugün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yapmaya çalıştılar.
*
CHP’nin ataları başarmıştı.
2. Abdülhamid Han’ı devirip, Osmanlı Devletini parçalamayı başarmışlardı.
Ama CHP bunu başaramadı.
Abdülhamit Han Hazretlerine sahip çıkma fırsatı bulamayan aziz Milletimiz, 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ekonomik boykot adı altında yapılan darbe girişimine de karşı durdu ve CHP’nin darbesini başarıyla püskürttü.
*
CHP, ekonomik darbenin başarıya ulaşacağını, devletin çökeceğini hesapladı ama, bunu başaramadı.
Millet, devletine yine sahip çıkarak, ekonomik boykotun olduğu günde rekor bir alış veriş yaparak, CHP’yi hüsrana uğrattı.
*
PKK da yıllardır aynı yöntemlerle devleti çökertmeye çalışıyordu.
Yatırımları engelleyerek, Kürtlerin yaşadığı bölgelerin ekonomik olarak kalkınmasını akamete uğratmaya çalışıyordu.
PKK da başaramadı
CHP de başaramadı
CHP ve PKK kaybetti Türkiye kazandı.
*
CHP ve PKK Türkiye'ye atılan ATOM bombasıdır
CHP ve PKK Türkiye'nin önündeki en büyük takozdur.
CHP ve PKK Türkiye'nin en büyük güvenlik sorunudur.
Yine tekrarlıyorum; Türkiye’nin geleceğinde CHP ve PKK’ya yer yoktur.
***
DEM Parti Türkiyeleşme sürecini sabote etmeye çalışıyor
Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlamak için Diyarbakır’dan Şanlıurfa’ya yürüyüş yaptılar.
Tam da terörsüz Türkiye sürecinde yapılacak iş değil bu
Tam bir provokasyon örneği.
*
Biz de VAN merkezli Selam Platformu olarak, 18 Mart 2025 tarihinde Çanakkale’den VAN’a birlik ve beraberlik yürüyüşü planlamıştık.
Maalesef AK Parti ve MHP teşkilatlarından istediğimiz desteği alamadığımız için, yürüyüşümüzü şimdilik ertelemek zorunda kaldık.
*
PKK ile mücadele eden Kürtler Çanakkale'den VAN'a yürüyemedi ama, PKK (DEM Parti) Diyarbakır'dan Şanlıurfa'ya yürüdü.
*
Destek bulamadığımız için yapamadığımız, ertelemek zorunda kaldığımız; Çanakkale'den VAN'a Birlik ve beraberlik yürüyüşünün bir benzerini PKK, Diyarbakır'dan Şanlıurfa'ya Abdullah Öcalan'ın doğum gününü kutlamak için yapıtı.
*
Biz Çanakkale'den VAN'a; Türk-Kürt Kardeşliğini ve iç cephemizi güçlendirmek, birlik ve beraberlik için yürüyecektik. Kürtleri PKK'ya silah bırakma baskısı yapması için cesaretlendirecektik. PKK (DEM Parti) ise, Abdullah Öcalan için yürüdü. Süreci zora sokacak bir adım daha attı.
PKK ile mücadele eden Kürtleri desteklemezsen, Abdullah Öcalan'ın doğum gününü kutlayanların yürüyüşünü seyretmek zorunda kalırsın.
*
PKK ile mücadele eden Kürtleri desteklemezsen, PKK ile mücadele eden Kürtleri milletvekili yapmak yerine, PKK'ya terör örgütü bile diyemeyen korkakları milletvekili, yönetici, ... yaparsan, PKK ile etkili bir şekilde mücadele edemezsin.
*
Terörsüz Türkiye süreci Abdullah Öcalan, Selahattin Demirtaş, ... gibilere itibar kazandırırsa, bunun bedelini yıllarca öderiz.
*
Yapılması gereken; PKK ile mücadele eden Kürtleri güçlendirerek ön planda tutmaktır. PKK'yı destekleyenler değil, PKK ile mücadele edenler itibar sahibi olmalıdır. Aksi halde silah bırakan bir PKK, silahlı bir PKK'dan çok daha tehlikeli bir hale gelecektir.



































