“Sorun sadece yaşanan olaylar değil; ihmal edilen değerler, ertelenen sorumluluklar ve görmezden gelinen gerçeklerdir.”
Bugün okullar sadece eğitim yuvası değil; adeta sessiz bir facianın büyüdüğü, geleceğin tehlike sinyalleri verdiği alanlara dönüşmüş durumda. Son günlerde farklı okullardan peş peşe gelen şiddet olayları, artık görmezden gelinemeyecek bir gerçeği ortaya koyuyor: Eğitim sadece bilgiyle değil, kaybettiğimiz değerlerle birlikte alarm veriyor. Bu artık tek bir okulun değil, toplumsal bir alarmın adıdır. Şimdi sormak zorundayız: Nerede eksildik? Neyi kaybettik? Evet, güvenlik konuşulur, ihmaller tartışılır… Ama asıl mesele daha derinde: Bir çocuğun kalbine ne koyduk? Çünkü bir çocuk sadece dersle büyümez, sadece başarıyla insan olmaz; ahlakla, merhametle, saygıyla insan olur. Ve açık konuşalım… Bugün böyle olan, böyle davranan aileler var. Çocuğunun yanlışını kabul etmeyen, kötü huyunu görmezden gelen ama not söz konusu olunca öğretmenin kapısında bekleyen, öğretmeni sorgulayan değil adeta baskı altına alan veliler var. Bir zamanlar öğretmen baş tacıydı, ilmin ve edebin temsilcisiydi; bugün ise bazı veliler tarafından değersizleştirilen bir konuma indirgenmiş durumda. Bu sadece bir değişim değil, bir değer kaybıdır. Ve daha da vahimi… Sorunlu olduğu açıkça görülen çocuklar konusunda ciddi bir ihmalkârlık var. Sormak gerekiyor: Davranış problemi yaşayan bir çocuk neden tedavi edilmez, neden rehberlik alınmaz, neden görmezden gelinir? Ve neden gerekli önlemler alınmadan o çocuk ısrarla aynı ortama dahil edilmeye çalışılır? Bu bir tercih değildir, bu bir sağlık ve sorumluluk meselesidir. Hiç kimsenin, kendi ihmalini başkalarının hayatı pahasına sürdürme hakkı yoktur. Hiç kimse “benim çocuğum” diyerek başka çocukların güvenliğini riske atamaz. Özellikle eğitim kurumları sadece bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda güvenli alanlar olmak zorundadır ve bu tür durumlar asla kabul edilemez. Çünkü çocuk söyleneni değil gördüğünü öğrenir. Bugün birçok aile çocuğunu merhametle değil rekabetle büyütüyor, değerle değil ego ve gösterişle şekillendiriyor. Oysa bizim medeniyetimizde eğitim sadece bilgi değil irfan demektir, sadece öğretmek değil terbiye etmektir. Milli ve manevi eğitim dediğimiz şey bir çocuğun kalbine saygıyı, şefkati, adaleti ve vicdanı yerleştirmektir. Bunlar yoksa en iyi okul da yetmez, en yüksek not da kurtarmaz. Unutmayalım… Sorun sadece bir olay değil, bir zihniyet meselesidir. Eğer çocuklar ahlaktan önce başarıyla, merhametten önce rekabetle, saygıdan önce hırsla büyütülüyorsa sonuç kaçınılmaz olur. Artık kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz çocuk yetiştiriyor muyuz, yoksa sadece not mu büyütüyoruz? Çünkü ahlak yoksa eğitim eksiktir, saygı yoksa toplum çöker, merhamet yoksa insan yarımdır. Ve bir toplum kendi evlatlarının acısıyla sarsılıyorsa artık susmak değil, ciddi ve cesur bir yüzleşme zamanıdır.
#Okul #Ahlak #Çocuk #Merhamet #Vicdan #Eğitim



































