Sosyal çalkantılar ve kitle hareketleri çağı olan son bir asrımız, bugün, her türlü siyasî, ideolojik, dinî ve fikrî hamlelerde gençliği hızla ateş hattına itmiştir… Bu asırda, vatanları helâk eden ihtilâller de, milletleri kurtuluşa eriştiren zaferler de gençlikle hedeflerini yakalamaya, genç dimağla ayakta durmaya çalışmışlardır…
Lenin: “Dünyanın beşte birini komünist yapmak uğruna, beşte dördü imha edilebilir.” Fetvasını verirken, O’nun kastı, beynini elinde tuttuğu komünist gençliğin, anarşi hislerini tahrik ateşi ile alevlendirmek… Ve kendi gençliğine: “Kürre-î arza kızıl mührünü vur!” emrini verebilmekti…
Nazi Almanyası, Hitler’in önünde, “Devlet için Gençlik” sloganı ile ihtişamlı resmi geçitler tertiplerken, emeli, Nazi İmparatorluğu’nun yıkılmaz kuvvetini genç idealistlerden aldığını kibir ve gurur heyulası halinde, dünyaya gözdağı vererek ilân etmekti…
İtalyanların Duçe’si Mussolini, sonunda, kendi canıyla ödeyeceği macera maratonuna, gençlerden devşirdiği onbinlerce Kara Gömlekli’nin Roma Seferi ile başladı…
Ve şimdi de, Müslüman Türk’ün istiklâl mücadelesinde, imanlı genç yüreklerde fırtınalar koparan insiyâki kuvvetten berrak ve çarpıcı örnek:
“Boyabatlı Ömer oğlu Mustafa
Yazdı bir destanı girerken safa
Muradım ermektir arşı tavafa
BUGÜN VATAN BİZDEN RAZI OLACAK
NEFER ŞEHİT ORDU GAZİ OLACAK!”
Çanakkale muharebelerinde, cephedeki şehit bir Mehmetçik’in üzerinde bulunan bu şiirden daha pürüzsüz, tarihî şeref vesikası bulmak çok zordur…
İnanç hürriyetini, bu vatanda alnı açık, başı dik yaşamanın ilk şartı kabul ediyor ve inanıyoruz ki, mesut ve müreffeh bir istikbal, gençsiz olmaz… Zira gençlik çekirdeği olmayan bir kadro, gösterişli olsa bile, her zaman, en hafif bir rüzgârla göçen, yıkılan, direksiz bir çürük çadıra benzer… Tarihte, parlak zaferler kazanmış hiçbir büyük dava yoktur ki, gencin fedakâr omuzlarında yürümesin…
Zaviyemizden bakıldığında görülecektir ki:
Genç, daimi talep halindedir…
Genç, iman, ülkü, bilgi ve müşfik alâka gıdasına her zaman muhtaçtır… Fiziki ile doyabilir, gönlü ve dimağı ile asla doymaz…
Gençte, fedakârlıkla tavizsizlik atbaşı gider…
Genç, inanırsa yorulmaz, dönmez, eğilmez…
Genç, gönülle bağlandığı iman tezgâhında, sevgi ile işlenirse, büyük davaların muhkem köşetaşı olur…
Genç, çöküşün de dirilişin de anahtarıdır…
Genç, onu kullananın maksadına göre iş gören, hem yapabilen, hem yıkabilen tesirli bir istikbal silahıdır…
Ve: “Gençlik kuvvettir. Gençliği olmayan dava ölmeye mahkumdur!..”



































