ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tehlikeli bir eşiğe ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, donanmanın İran yönüne ilerlediğini açıklaması ve eş zamanlı olarak Orta Doğu’daki askeri yığınak iddialarının güçlenmesi, bölgede olası bir savaş senaryosunu gündemin ilk sırasına taşıdı. İran cephesinden gelen sert açıklamalar ise Washington’a açık bir uyarı niteliği taşıdı: “Her saldırı topyekûn savaş sayılır.”
Trump’ın daha önce İran’daki protestoculara yönelik “Devam edin, yardım yolda” mesajının ardından tansiyon kısa süreliğine düşmüş olsa da, Davos’ta düzenlenen 56. Dünya Ekonomi Forumu sonrası yapılan açıklamalar dengeleri yeniden sarstı. Trump, Washington’a dönüşü sırasında USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Basra Körfezi’ne doğru ilerlediğine işaret ederek, ABD donanmasının bölgede “her ihtimale karşı” konuşlandığını söyledi.
Çin merkezli uydu görüntüleri ise dikkat çekici bir başka gelişmeyi ortaya koydu. Normal şartlarda İngiltere’deki RAF Lakenheath Üssü’nde konuşlu olan çok sayıda ABD’ye ait F-15 savaş uçağının, Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne sevk edildiği görüldü. Bu hamle, ABD’nin İran’a yönelik askeri seçeneklerini fiilen sahaya indirdiği yorumlarına neden oldu.
UÇAK GEMİLERİ İLETİŞİMİ KESTİ
İngiltere merkezli The Telegraph gazetesine göre, Güney Çin Denizi’nden Basra Körfezi’ne doğru ilerleyen USS Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu, takip verilerini paylaşmayı bırakarak iletişimi kesti. Aynı haberde, ikinci bir uçak gemisi taarruz grubunun Akdeniz’e girdiği, üçüncü bir grubun ise Atlantik Okyanusu’nu aşarak İran yönüne hareket ettiği öne sürüldü.
Askeri uzmanlar, ABD’nin saldırı kapasitesinin yüksek olmasına rağmen başlangıçta yeterli savunma şemsiyesine sahip olmadığına dikkat çekti. Son günlerde atılan adımların bu açığı kapatmaya yönelik olduğu belirtilirken, Katar’daki El Udeid Üssü başta olmak üzere bölgedeki kritik noktalara Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerinin konuşlandırıldığı ifade edildi.
“TRUMP ZAYIF GÖRÜNMEKTEN KORKUYOR”
Diplomatik kulislerde, Trump’ın geçtiğimiz hafta İran’a yönelik saldırı emrine çok yaklaştığı ancak son anda geri adım attığı konuşuluyor. Trump’ın, İran’ın yüzlerce tutuklunun idam planını durdurmasını kendi uyarılarının sonucu olarak göstermesi ise Tahran tarafından yalanlandı. İran Genel Başsavcısı Muhammed Muvahhidi, bu iddiaların “tamamen asılsız” olduğunu vurguladı.
Analistlere göre Trump’ın geri adımında, Körfez ülkelerinin ABD üslerinin İran füzeleriyle hedef alınmasından duyduğu endişe ve İsrail’in hava savunma kapasitesine ilişkin soru işaretleri etkili oldu. Batılı bir diplomatın, “Trump hiçbir şey yapmazsa zayıf görünmekten korkuyor” sözleri Washington’daki baskıyı özetler nitelikte oldu.
ABD’DEN YENİ YAPTIRIM DALGASI
Askeri hareketlilik sürerken ABD, İran’a yönelik yeni yaptırımları da devreye soktu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Tahran yönetiminin protestoculara baskı uygulamak için kullandığı fonları kesmek amacıyla yeni bir adım atıldığını duyurdu. Hindistan, Umman ve BAE’de faaliyet gösteren 9 gemi ile bağlantılı 8 şirketin, yüz milyonlarca dolarlık İran petrolünü yabancı pazarlara taşıdığı gerekçesiyle yaptırım listesine alındığı açıklandı.
Hazine Bakanlığı ise yaptırımların gerekçesini, İran’ın barışçıl protestoculara yönelik baskısı ve internet erişimini kapatması olarak açıkladı.
İRAN’DAN AÇIK SAVAŞ UYARISI
ABD’nin askeri hamlelerine İran’dan sert bir yanıt geldi. Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir İranlı yetkili, olası bir ABD saldırısının karşılıksız kalmayacağını vurguladı. Yetkili, “Bize yönelik her türlü saldırı, ister sınırlı ister kapsamlı olsun, topyekûn savaş sayılacak ve en sert şekilde karşılık verilecektir” ifadelerini kullandı.
İran ordusunun en kötü senaryoya hazır olduğunu belirten yetkili, ülkenin tamamen teyakkuz halinde olduğunu söyledi ve İran’ın egemenliğinin kırmızı çizgi olduğunun altını çizdi.
İRAN FÜZELERİ MASADA
Haziran ayında yaşanan 12 günlük savaşın ardından İran’ın füze kapasitesini yeniden inşa etmeye başladığı belirtiliyor. İstihbarat analizleri, Çin’den ithal edilen yakıtların 500’e kadar balistik füzeyi destekleyebilecek kapasitede olduğunu ortaya koyuyor. Kısa menzilli balistik füzelerden oluşan geniş cephaneliğin büyük ölçüde korunduğu, önemli bir kısmının yer altı tesislerinde saklandığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, az sayıdaki İran füzesinin bile ABD savunmasını aşmasının orantısız ve yıkıcı sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Olası bir askeri müdahalenin, yalnızca bölgeyi değil küresel dengeleri de sarsabilecek riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.





























