İstanbul’da faaliyet gösteren Doğu Türkistan sivil toplum kuruluşları, Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği Küçükçekmece Belediyesi ziyaretine tepki göstermek amacıyla belediye binası önünde basın açıklaması düzenledi. Doğu Türkistan STK’lar Birliği öncülüğünde gerçekleştirilen protestoda, söz konusu görüşmenin içeriğinin kamuoyuna açıklanması talep edilirken, ilçede yaşayan Uygur Türklerinin güvenliği konusunda ciddi endişeler dile getirildi.
22 Mayıs tarihinde Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’yi makamında ziyaret ettiği öğrenilmiş, ancak görüşme belediyenin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında paylaşılmamıştı. Görüşme, Çin Başkonsolosluğu’nun resmi hesaplarından yapılan açıklamalarla kamuoyunun gündemine taşındı.
Konsolosluk tarafından yapılan paylaşımda, Küçükçekmece’nin “Çinli etnik azınlıklara mensup vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri” olduğu belirtilirken, taraflar arasında iletişim ve eş güdümün artırılması, bilgi paylaşımının geliştirilmesi ve Çin vatandaşlarının Türkiye’deki yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik iş birliği vurgusu dikkat çekti. Bu ifadeler, özellikle bölgede yaşayan Uygur Türkleri arasında rahatsızlık ve tedirginliğe neden oldu.
“Biz Çinli Azınlık Değiliz, Doğu Türkistan Türkleriyiz”
Belediye önünde toplanan kalabalık adına açıklama yapan Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Musacan Er, Çin makamlarının kullandığı ifadelerin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Doğu Türkistanlıların “Çinli azınlık” olarak tanımlanmasına sert tepki gösteren Er, Uygur Türklerinin köklü bir tarihe ve bağımsızlık geçmişine sahip olduğunu belirterek, “Biz Çinli değiliz. Biz Türk milletinin din, dil ve soy kardeşleriyiz. Çin’in işgal ettiği Doğu Türkistan’da yıllardır sistematik baskı, asimilasyon ve insan hakları ihlalleri yaşanıyor. Bugün Türkiye’ye sığınan Uygurların güvenliği konusunda hassasiyet göstermesi gereken bir yönetim varsa o da Türkiye Cumhuriyeti’dir” dedi.
“Toplama Kamplarını Kurdukları Gibi Burada da Fişleme Peşindeler”
Basın açıklamasında en çok üzerinde durulan konu ise görüşmede yer aldığı öne sürülen “bilgi paylaşımı” talebi oldu.
Musacan Er, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da ileri teknoloji destekli takip sistemleri kurduğunu, milyonlarca insanı sürekli gözetim altında tuttuğunu belirterek, benzer yöntemlerin yurt dışında yaşayan Uygurlar üzerinde de uygulanmaya çalışıldığını savundu.
“Doğu Türkistan’ı dev bir açık hava hapishanesine çeviren bir yönetimin bilgi paylaşımından ne anladığını çok iyi biliyoruz” diyen Er, şöyle devam etti:
“Bilgi paylaşımı demek, Küçükçekmece’de yaşayan Doğu Türkistanlıların fişlenmesi demektir. Buradaki aktivistlerin, kanaat önderlerinin ve ailelerin bilgilerinin Çin’in eline geçmesi demektir. Bu nedenle yapılan görüşme sıradan bir diplomatik ziyaret olarak değerlendirilemez. Biz bu ifadeleri son derece kaygı verici buluyoruz.”
“Sefaköy ve Küçükçekmece Uygurların Güvenli Limanıdır”
Açıklamada, yıllardır baskıdan kaçarak Türkiye’ye gelen çok sayıda Uygur Türkünün Küçükçekmece ve özellikle Sefaköy bölgesinde yaşam kurduğu vurgulandı.
STK temsilcileri, Çin’in Doğu Türkistan’daki uygulamalarını hatırlatarak, aynı baskı mekanizmalarının Türkiye’de yaşayan Uygurlara uzanmasından endişe duyduklarını ifade etti.
“Toplama kamplarında milyonlarca insanı özgürlüğünden mahrum bırakan bir rejimin temsilcilerinin bugün Uygurların yoğun yaşadığı bölgelerle ilgili özel ilgi göstermesi bizleri endişelendiriyor” diyen Er, Küçükçekmece’nin yıllardır Uygurlar için güvenli bir sığınak olduğunu ve bu güven ortamının korunması gerektiğini söyledi.
Başkan Kemal Çebi’ye Çağrı
Doğu Türkistan STK’lar Birliği, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’ye de çağrıda bulunarak görüşmenin ayrıntılarının kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.
Açıklamada, yerel yönetimlerin yalnızca altyapı hizmetlerinden değil, ilçede yaşayan insanların huzur ve güvenliğinden de sorumlu olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Belediye başkanlarımızın yönettikleri ilçelerde yaşayan insanların güvenliğini gözetmesi gerekir. Bu nedenle Belediye Başkanı Sayın Kemal Çebi’nin kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz. Görüşmede hangi konular ele alınmıştır? Hangi iş birlikleri gündeme gelmiştir? Bilgi paylaşımı talebi karşısında belediyenin tutumu ne olmuştur? Bu soruların cevapları verilmelidir.”
“Çin’in Baskı Mekanizmalarına Boyun Eğmeyeceğiz”
Basın açıklamasının sonunda Doğu Türkistanlılar, Türkiye’de özgür ve huzurlu bir yaşam sürmek istediklerini vurguladı. Çin’in yurt dışındaki Uygurlar üzerinde baskı kurmaya yönelik girişimlerine karşı sessiz kalmayacaklarını belirten STK temsilcileri, yerel yönetimlerin de bu konuda hassas davranması gerektiğini ifade etti.
Kalabalık sık sık “Doğu Türkistan yalnız değildir”, “Zulme sessiz kalma” ve “Uygurlara özgürlük” sloganları atarken, açıklama olaysız şekilde sona erdi.
Doğu Türkistan STK’lar Birliği, Küçükçekmece Belediyesi’nin söz konusu görüşmeye ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmasını ve ilçede yaşayan Uygur Türklerinin güvenliğini önceleyen bir tutum sergilemesini beklediklerini duyurdu. Protestoya katılanlar ise Türkiye’nin mazlumlara kucak açan tarihî misyonuna vurgu yaparak, Doğu Türkistan meselesinin yalnızca Uygurların değil, tüm insanlığın vicdanını ilgilendiren bir insan hakları meselesi olduğunu ifade etti.

İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosunun Küçükçekmece Belediyesine Yaptığı Ziyareti Hakkında
İşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosunun 22 Mayıs Tarihinde Küçükçekmece Belediyesine Yaptığı Ziyareti Hakkındaİşgalci Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un 22 Mayıs tarihinde, Doğu Türkistanlıların en yoğun yaşam alanı olan Küçükçekmece Belediyesi’ni ziyaret etmesi, mazlumların sığındığı topraklarda sergilenen apaçık tehdit örneğidir. Bu ziyaret, Türkiye’ye sığınan Doğu Türkistanlı muhacirlerin güvenliğini ve mahremiyetini doğrudan hedef alan, bugüne kadar görülmüş en cüretkâr ulusötesi baskı hamlesidir.Yıllardır Doğu Türkistan’daki öz anne ve babasından, kardeşlerinden tek bir yaşam belirtisi alamayan on binlerce insanın ikamet ettiği bir ilçede, soykırımcı bir rejimin temsilcilerini kırmızı halılarla ağırlamak tam bir akıl tutulmasıdır.Konsolosluğun web sitesinde yayınlanan habere göre işgalci Çin temsilcisi, dünyada tescillenmiş soykırım, toplama kampları, köle işçilik ve asimilasyon suçları yokmuş gibi, utanmadan Xi Jinping’in “etnik politikalarını” ve “ekonomik kalkınmasını” anlatmıştır. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları ve uluslararası raporlar Doğu Türkistan’daki mevcut durumu “insanlığa karşı suç” olarak tescil etmişken, işgalci Çin’in bu parlatılmış yalan sunumunu belediye makamında sessizce dinlemek, Doğu Türkistanlıların kalbini derinden yaralamıştır.Ziyaretin en tehlikeli boyutu ise, Çinli diplomatın Küçükçekmece’deki Doğu Türkistanlıları “Çinli etnik azınlık” olarak tanımlayıp, belediyeden “iletişim ve eşgüdümü güçlendirmeyi” talep etmesidir. Bu talep, Pekin yönetiminin yıllardır siber ağlar ve ajan şebekeleriyle yürüttüğü kirli “fişleme ve baskı” mekanizmasını, bu kez yerel yönetim eliyle mahallelerimize kadar sokma itirafıdır.Müslüman Uygur halkının inancını, orucunu ve ibadetini yasaklayan işgalci rejimin, mübarek Kurban Bayramına üç gün kala gerçekleştirdiği bu sinsi hamle, zamanlama açısından da planlı bir psikolojik saldırıdır.Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin, bu kanlı rejimin aktörlerine “üstün yönetim kabiliyetlerinden dolayı büyük bir hayranlık duyduğunu” belirtmesi ise, halkımızın bayram sevincini daha başlamadan kurutmuştur.Belediye yönetiminin sergilediği bu aymazlık, sığındığı komşusunun evinde celladıyla el sıkışılan bir halkın hafızasında, asla silinmeyecek kara bir leke olarak kalacaktır.Bu doğrultuda, Doğu Türkistan sivil toplum kuruluşları olarak taleplerimiz şunlardır:- Küçükçekmece Belediye Başkanı Sayın Kemal Çebi’nin, bu kapalı kapılar ardındaki görüşmenin içeriğine dair ilçesinde ikamet eden Doğu Türkistanlılara derhal şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmasını talep ediyoruz.
- Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın; diplomatik dokunulmazlık zırhının arkasına saklanarak, Türkiye’deki Doğu Türkistanlıları kendi mahallelerinde gözdağı, tehdit ve fişleme zeminiyle rahatsız eden Çinli diplomatların hareketlerini çok sıkı bir takibe almalarını rica ediyoruz.
- Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar birliği
- Doğu Türkistan Alimler Birliği
- Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği
- Dünya Uygur Kurultayı Vakfı
- Doğu Türkistan Derneği
- İli Meşrep Uygur Vakfı
- Doğu Türkistanlılar Federasyonu
- Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği
- Hanlık Kültür ve Yardımlaşma Vakfı
- Genç İHH
- Uygur Akademisi Vakfı
- UDEF – Uluslararası Öğrenciler Dernekleri Federasyonu
- Doğu Türkistan Yeni Nesil hareketi
- Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği
- Doğu Türkistan Basın ve Medya Derneği
- Satuk Buğrahan İlim ve Medeniyet Vakfı
- Saidiye Eğitim ve Marifet Vakfı
- Mavi Hilal İnsani Yardım Derneği
- Uygur İlim , Medeniyet ve Araştırma Vakfı
- Mazlumder – İnsan Haklari ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği
Basın AçıklamasıKüçükçekmece Belediye Başkanı’nı Ziyaret Eden Çin Başkonsolosu’nun Haddini Aşan Açıklamaları ve Provokatif Tutumuna İlişkin Kamuoyu Açıklamamızİstanbul’daki Çin Başkonsolosu Wei Xiaodong’ın Uygur Türklerinin Türkiye’de en yoğun yaşadığı ilçelerden biri olan Küçükçekmece’de belediye başkanı Sayın Kemal ÇEBİ”yi makamında ziyaret ederek Uygurları “Çin’in etnik azınlık vatandaşları” şeklinde nitelendirmesi, biz Doğu Türkistanlıları derinden rencide etmiş ve ciddi şekilde incitmiştir.Çin yönetimi Doğu Türkistan’da yıllardır sistematik baskı, asimilasyon, toplama kampları, zorla çalıştırma, aile parçalama, dinî ve kültürel yasaklar ile soykırıma varan insanlık suçlarını sürdürürken; başta Türkiye’de yaşayan Uygurlar olmak üzere diasporadaki milyonlarca Doğu Türkistanlı hâlâ anne-babaları, kardeşleri ve yakın akrabalarıyla irtibat kuramamaktadır. İnsanlarımız, sevdiklerinin hayatta olup olmadığını dahi öğrenemeden ağır bir belirsizlik ve acı içinde yaşamaktadır.Böylesi bir ortamda, Uygur toplumunun yoğun şekilde yaşadığı Küçükçekmece’de Çin Başkonsolosu’nun ağırlanması; Çin’in zulmü, baskısı ve soykırım politikaları sebebiyle vatanlarını terk ederek Türkiye’ye sığınmış Doğu Türkistanlıların yarasına adeta tuz basmak olmuştur.Daha da vahim olan ise; Doğu Türkistan’da soykırım, katliam ve her türlü insanlık suçunu işlemeye devam eden Çin devletinin temsilcisinin, işkenceyi bizzat yaşamış, aile fertleri hâlâ Çin zindanlarında ve toplama kamplarında tutulan insanların yaşadığı bir ilçeye gelerek “bunlar bizim etnik azınlık vatandaşlarımızdır” şeklindeki söylemleridir. Bu ifade, Uygur halkının kimliğini, tarihini ve milli varlığını inkâr eden sömürgeci zihniyetin açık bir yansımasıdır.Çin Başkonsolosu’nun ayrıca Doğu Türkistan’daki ağır insan hakları ihlallerini gizlemek amacıyla “kalkınma”, “refah” ve “istikrar” propagandasını öne çıkarması, yaşanan zulmü örtbas etmeye yönelik klasik Çin devlet söyleminden başka bir şey değildir. Oysa gerçekler ortadadır: Milyonlarca insan baskı altında yaşamakta, camiler yıkılmakta, çocuklar ailelerinden koparılmakta, kadınlar zorla kısırlaştırılmakta ve halkımız sistematik şekilde kimliğinden uzaklaştırılmaktadır.Çin Başkonsolosu’nun bu açıklamaları yalnızca gerçekleri çarpıtmak değil; aynı zamanda Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlıları hedef alan açık bir provokasyondur. Halkımızın yaşadığı trajediyi inkâr eden ve mağdurları susturmaya çalışan bu söylemleri kesin bir dille reddediyoruz.Bu nedenle; Çin’in Doğu Türkistan’daki zulüm ve insanlık suçlarının temsilcisi konumundaki Çin Başkonsolosu’nu ve bu propagandaya zemin hazırlayan Küçükçekmece Belediye Başkanı’nı şiddetle kınıyoruz.Türkiye’deki tüm vicdan sahibi insanları, sivil toplum kuruluşlarını ve yetkilileri; Doğu Türkistan halkının maruz kaldığı insanlık dramına karşı duyarlı olmaya ve Çin’in baskıcı propagandasına karşı net bir tavır ortaya koymaya davet ediyoruz.Doğu Türkistan halkının yaşadığı acıları yok sayan hiçbir yaklaşımın kabul edilemeyeceğini; mazlumların sesi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.Hidayet OğuzhanDoğu Türkistan Maarif Hareketi 































