CENTCOM’dan Fotoğraflı Paylaşım
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X sosyal medya platformundaki resmi hesabından USS Abraham Lincoln (CVN 72) uçak gemisine ilişkin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, uçak gemisinde görev yapan denizcilerin 26 Ocak’ta Hint Okyanusu’nda seyir halindeyken gerçekleştirdiği rutin bakım çalışmalarına ait fotoğraflara yer verildi.
CENTCOM açıklamasında, USS Abraham Lincoln’ün Orta Doğu’da “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek amacıyla” konuşlandırıldığı ifade edildi. Yapılan bu paylaşım, ABD’nin İran’a yönelik olası askeri hamlelerine ilişkin haberlerin uluslararası medyada yer aldığı bir süreçte gelmesi nedeniyle dikkat çekti.
İran’a Yönelik Yeni Bir Askeri Hazırlık mı?
ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması, Washington yönetiminin İran’a karşı yeni bir saldırı hazırlığında olduğu yönündeki iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle uçak gemisinin Orta Doğu’ya sevk edilmesi, bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
Uzmanlar, uçak gemisi konuşlandırmalarının sadece askeri değil aynı zamanda siyasi mesajlar içerdiğine dikkat çekerken, CENTCOM’un paylaşımının zamanlaması da uluslararası kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu.
Laricani: Trump ABD’nin Planını Açık Etti
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani, ABD’nin İran’a yönelik stratejisine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Laricani, Silahlı Kuvvetlerin Siyasi Önderleri ve Yöneticileri Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ABD’nin askeri müdahale planlarını kamuoyuna yansıttığını söyledi.
Laricani, ABD’nin taktik değişikliğine gittiğini belirterek, doğrudan askeri müdahale yerine İran’da toplumsal birlik ve beraberliği bozmayı hedeflediğini savundu. “Trump, İran’da toplumsal bir krizin ortaya çıkması halinde askeri müdahalede bulunacaklarını açık etti. Ülkeyi sürekli acil durumdaymış gibi göstermek, düşmanların aradığı savaşın ta kendisidir” ifadelerini kullandı.
“Halkı Sokağa Dökmek İstediler Ama Başaramadılar”
İran ile İsrail arasında yaşanan ve 12 gün süren çatışma dönemine de değinen Laricani, İran halkının sokağa dökülmesi için yoğun çaba sarf edildiğini ancak bu girişimlerin başarısız olduğunu dile getirdi.
Laricani, “Halkımızı sokağa dökmeyi planlıyorlardı fakat başaramadılar. Aynı plan hâlâ yürürlükte. Bu nedenle barışçıl protestoları şiddet eylemlerine dönüştürmeye çalıştılar” dedi.
Ayrıca İsrail’in daha önce İran içinde kendisine bağlı yapılardan yeni senaryolar için yararlanacağı yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Laricani, İran’ın bugün bu yapılarla mücadele ettiğini savundu.
İran’daki Protestolar Ülke Geneline Yayılmıştı
İran’da protesto gösterileri, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle başlamıştı. Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmıştı.
Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestolar sırasında yaşanan olayların ardından ülke yönetimi internet erişimini engellemişti. Gösterilerin sona ermesiyle birlikte internet erişiminin son günlerde kısmen ve sınırlı şekilde yeniden sağlandığı bildirildi.
Can Kaybına Dair Çelişkili Rakamlar
İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumu verilerine dayandırdığı 21 Ocak tarihli açıklamasında, protestolar sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil olmak üzere 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Öte yandan ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise olaylarda 5 bin 848 kişinin yaşamını yitirdiğini, 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Farklı kaynaklardan gelen bu rakamlar, İran’daki protestoların bilançosuna ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.





























