2024 baharında Barbados, İrlanda, Jamaika, Norveç ve İspanya Filistin’i tanırken, 2025 Eylül ayında Avustralya, Belçika, Kanada ve Fransa’nın da bu yönde adım atacağı duyuruldu. İngiltere ise İsrail’in ateşkesi kabul etmemesi halinde Filistin’i koşullu olarak tanıyacağını açıkladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, BM Genel Kurulu’nda ülkesinin kararını resmileştireceklerini belirtirken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer da benzer bir çıkış yaptı. Kanada ve Malta’nın da aynı oturumda Filistin’i tanıyacağını ilan etmesi bekleniyor. Bu kapsamda 15 ülke, “New York Çağrısı” başlıklı bildiride iki devletli çözüme bağlılıklarını vurguladı.
Avrupa’da daha önce İspanya, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç ve Slovenya tanıma kararı almıştı. Portekiz ise bu yılın yaz aylarında süreci başlatacaklarını duyurdu. Filistin Dışişleri Bakanlığı, Lizbon yönetiminin adımını “barışa katkı sağlayan cesur bir tutum” olarak değerlendirdi.
BMGK’de Denge Değişebilir
BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden Rusya ve Çin 1988’de Filistin’i tanımıştı. Fransa ve İngiltere’nin de süreci tamamlamasıyla, beş daimi üyeden dördü Filistin’i tanımış olacak. Bu gelişmenin, Konsey’de sık sık veto hakkını kullanan ABD üzerindeki baskıyı artıracağı öngörülüyor.
Türkiye İlk Günden Yanında
Filistin’in bağımsızlık ilan ettiği 15 Kasım 1988’de Türkiye, 12 ülke ile birlikte tanıma kararı alan ilk devletlerden biri oldu. Ankara o tarihten bu yana Filistin’in yanında yer alıyor ve iki devletli çözüm için uluslararası arenada aktif tutumunu sürdürüyor.
Tarihsel Arka Plan
Filistin toprakları Osmanlı hâkimiyetinin ardından 1917’de İngiliz mandasına geçti. 1947’de BM, toprakların yüzde 55’inin İsrail’e, yüzde 45’inin Filistin’e bırakılmasına karar verdi. Ancak İsrail 1948’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra savaşlarla yeni bölgeler işgal etti. 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze de İsrail’in kontrolüne geçti.
Bugün gelinen noktada, Filistin topraklarının hâlen büyük kısmı işgal altında bulunurken, uluslararası tanıma sayısının 150’yi aşması bekleniyor. Uzmanlara göre bu süreç, Tel Aviv yönetiminin Gazze planlarını zora sokabilir ve küresel dengelerde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
































