İstanbul’da yıllardır Erzurum’un sesi olmayı sürdüren, kurduğu günden bu yana gerçekleştirdiği istişare toplantılarıyla Erzurumlu siyasetçileri, akademisyenleri, bürokratları, iş insanlarını ve sivil toplum temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan Erzurum Dostluk Grubu, bir kez daha önemli bir programa imza attı.
Eski Refah Partisi Küçükçekmece İlçe Başkanı ve Erzurum Dostluk Grubu Genel Başkanı Mehmet Özdek’in öncülüğünde Bahçeşehir’de bulunan Hasırlı Restoran’da düzenlenen yemekli istişare toplantısı, Erzurum’un geleceğine dair önemli değerlendirmelerin yapıldığı, birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği anlamlı bir buluşmaya sahne oldu.
Anadolu’nun kadim şehirlerinden Erzurum’un sahip olduğu kültürel mirası, kardeşlik hukukunu ve dayanışma geleneğini yaşatmak amacıyla düzenlenen toplantıda; siyaset, akademi, bürokrasi, iş dünyası ve sivil toplumun önde gelen isimleri aynı sofrada buluştu. Erzurum’un geleceği, gençlerin karşı karşıya olduğu sosyal tehlikeler, aile kurumunun korunması ve sivil toplumun güçlendirilmesi gibi birçok önemli konu masaya yatırıldı.
Erzurum’un Gönül İnsanları Aynı Masada Buluştu
Erzurum Konfederasyonu (ERKON) Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Sıraç Susuz’un ev sahipliğinde gerçekleşen programa; önceki dönem Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Beylikdüzü Kurucu Belediye Başkanı Vehbi Orakçı, Dr. İlhami Fındıkçı, Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İsrafil Kuralay, Biruni Üniversitesi Diş Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Muzaffer Gülyurt, Bağımsız Yaşam Derneği Genel Koordinatörü Regaip Bostan, ERKON Genel Başkanı Murat Şahsuvaroğlu ile çok sayıda iş insanı, akademisyen ve Erzurum sevdalısı katıldı.
Program boyunca sadece Erzurum konuşulmadı; Anadolu’nun geleceği, toplumsal dayanışmanın önemi ve milli-manevi değerlerin korunması konusunda da önemli fikir alışverişleri yapıldı.
Mehmet Özdek: “Bizim Davamız Erzurum’a Hizmet Davasıdır”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Erzurum Dostluk Grubu Başkanı Mehmet Özdek, yıllardır Erzurum için gönül birliği oluşturmanın mücadelesini verdiklerini belirterek katılımcılara teşekkür etti.
Özdek, Erzurum’un sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir medeniyet ve kültür merkezi olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bizler Erzurum’un yiğit insanlarının, dadaş kültürünün temsilcileriyiz. Erzurum Dostluk Grubu olarak yıllardır siyasetçimizi, iş insanımızı, akademisyenimizi ve sivil toplum temsilcilerimizi bir araya getiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki birlikten kuvvet doğar. Bugün burada oluşan tablo, Erzurum’un geleceği adına umut vericidir. Farklı görüşlerden, farklı mesleklerden insanların aynı amaç etrafında buluşması son derece kıymetlidir. Erzurum için ortak akıl üretmeye, dostluğumuzu ve kardeşliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.”
“Lobi Gücü Birlikten Geçer”
Toplantıda söz alan ERKON Genel Başkanı Murat Şahsuvaroğlu ise son yıllarda Erzurum sivil toplum kuruluşları arasında oluşan birlik ve beraberlik atmosferinin önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Şahsuvaroğlu, İstanbul’da yaşayan yüz binlerce Erzurumlunun ortak hedefler etrafında kenetlenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Erzurum’un güçlü bir geçmişi, köklü bir tarihi ve büyük bir insan kaynağı var. Ancak bu gücü daha etkili kullanabilmek için birlikte hareket etmek zorundayız. İstanbul’da yaklaşık 600 bin Erzurumlu yaşıyor. Bu büyük potansiyelin siyaset, bürokrasi ve yerel yönetimlerde daha güçlü temsil edilmesi gerekiyor. Bunun yolu ise birlikten ve ortak hareket etmekten geçiyor.”
Yahya Çelik: “Erzurum İçin Siyasi Ayrılıkları Bir Kenara Bırakmalıyız”
AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik de Erzurum söz konusu olduğunda siyasi farklılıkların geri planda kalması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan Erzurumlu milletvekillerinin ortak meselelerde birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Çelik, Erzurum’un kalkınması ve gelişmesi için siyaset kurumuyla sivil toplumun daha yakın iş birliği içinde olması gerektiğini söyledi.
İdris Güllüce’den Aile ve Gençlik Vurgusu
Önceki dönem Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce ise konuşmasında toplumun temel taşı olan aile kurumuna dikkat çekti.
Güllüce, günümüzde gençleri tehdit eden uyuşturucu ve bağımlılık sorunlarının ancak güçlü aile yapıları ve bilinçli toplum anlayışıyla aşılabileceğini belirterek, ailelerin, eğitim kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Anadolu’nun Kadim Değerleri Konuşuldu
Toplantıda söz alan akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri de eğitimden sosyal dayanışmaya, gençlik politikalarından aile yapısının korunmasına kadar birçok konuda görüşlerini paylaştı.
Konuşmacılar, Anadolu kültürünün temelinde yer alan paylaşma, yardımlaşma ve kardeşlik anlayışının yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Özellikle gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması, eğitim imkanlarının artırılması ve sosyal projelerin desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Sıraç Susuz: “Birlik Rüzgârı Daha da Güçleniyor”
Programın ev sahibi Avukat Sıraç Susuz ise Erzurum camiasında son dönemde oluşan birlik atmosferinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirtti.
Susuz, Erzurum’un ortak değerleri etrafında kenetlenen tüm sivil toplum kuruluşlarının bu birlik hareketine destek vermesi gerektiğini ifade ederek, toplantının düzenlenmesinde emeği geçen başta Mehmet Özdek olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür etti.
Regaip Bostan’dan Uyuşturucuyla Mücadelede Çarpıcı Uyarılar
Bağımsız Yaşam Derneği Genel Koordinatörü Regaip Bostan, Erzurum Dostluk Grubu tarafından Bahçeşehir’de düzenlenen istişare toplantısında yaptığı konuşmada, uyuşturucu ile mücadelenin toplumun en kritik meselelerinden biri olduğunu vurguladı.
Bostan, derneklerinin ücretsiz ve ilaçsız yöntemlerle bağımlılıkla mücadele ettiğini belirterek, Türkiye genelinde 15 merkeze ulaştıklarını ifade etti. Gençleri hedef alan bağımlılık tehlikesinin “kimyasal bir savaş” boyutuna ulaştığını söyleyen Bostan, özellikle ailelerin büyük bir sınav verdiğini dile getirdi.
Konuşmasında Gazze ve Filistin’de yaşanan acılara da değinen Bostan, “Sokaklarımızda da çocuklarımız aynı tehlikeyle karşı karşıya. Bağımlılık sadece bireyi değil, tüm aileyi yıkan bir felakettir” ifadelerini kullandı.
Erzurum’dan da örnekler veren Bostan, farklı meslek gruplarından birçok bağımlı hastanın tedavi için kendilerine başvurduğunu belirterek, “Kimse benim çocuğum yapmaz demesin” uyarısında bulundu.
Prof. Dr. İlham Fındıkçı: “İnsanın Anlam Arayışı Toplumun Temel Meselesidir”
Akademisyen Prof. Dr. İlham Fındıkçı, konuşmasında insanın varoluş anlamına dikkat çekerek modern toplumun değer kaybına uğradığını söyledi.
Fındıkçı, insanın sadece akademik bilgiyle değil, inanç ve değerlerle de güçlenmesi gerektiğini belirterek, ruh sağlığının temelinde “kendini bilme ve anlam arayışı” olduğunu ifade etti.
Aile yapısının dijitalleşme ile zayıfladığını dile getiren Fındıkçı, “Anne, baba ve çocuklar aynı evde ama farklı ekranlarda yaşıyor. Bu durum bizi birbirimizden uzaklaştırıyor” dedi.
Toplumun yeniden “birlik ve bütünlük” duygusuna ihtiyacı olduğunu vurgulayan Fındıkçı, sivil toplum kuruluşlarının bu anlamda önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Ayrıca Erzurum’un birlik ruhunun daha güçlü projelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. İsrafil Kuralay: “Erzurum Hem İlim Hem Kültür Şehridir”
Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İsrafil Kuralay, Erzurum’un tarihsel ve kültürel mirasına dikkat çekti.
Erzurum’un sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir “ilim ve irfan merkezi” olduğunu belirten Kuralay, medrese geleneği ve tarihi yapılarla şehrin büyük bir akademik geçmişe sahip olduğunu söyledi.
Erzurum’un doğal güzelliklerine ve kırsal potansiyeline de değinen Kuralay, özellikle tarım, hayvancılık ve el sanatları alanında büyük fırsatlar bulunduğunu ifade etti.
Gençlerin meslek sahibi olmasının önemine dikkat çeken Kuralay, “Diploma tek başına yeterli değil, artık nitelikli meslekler gerekiyor” diyerek mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ayrıca Erzurum’un ekonomik potansiyelinin yeterince değerlendirilmediğini belirterek, fikir üretimi ve düşünce kuruluşlarının önemine işaret etti.
Prof. Dr. Muzaffer Gülyurt: “STK’lar Toplumun Manevi Gücüdür”
Biruni Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Muzaffer Gülyurt, konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının toplumun gelişimindeki rolünü anlattı.
Uzun yıllardır akademik alanda görev yaptığını belirten Gülyurt, birçok öğrenci yetiştirdiğini ve sosyal projelerde aktif rol aldığını söyledi.
Yetim çocuklar ve bağımlılıkla mücadele alanında yürütülen projelere değinen Gülyurt, yüzlerce çocuğun eğitim ve sosyal desteklerle hayata kazandırıldığını ifade etti.
Erzurum’da bağımlılıkla mücadele ihtiyacına dikkat çeken Gülyurt, mesleki eğitimin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek gençlerin üretime yönlendirilmesinin önemini vurguladı.
Eski Belediye Başkan Yardımcısı Melih Genç: “Toplum Ahlakı ve Maneviyatla Ayakta Kalır”
Eski Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Melih Genç, konuşmasında manevi değerlerin toplum düzenindeki önemine dikkat çekti.
İslam alimlerinin günah ve sorumluluk anlayışına değinen Genç, insanın yaptığı her davranışın manevi bir karşılığı olduğunu ifade etti.
Vel Asr Suresi üzerinden mesajlar veren Genç, insanların hüsrandan kurtulmasının iman, salih amel ve sabırla mümkün olduğunu söyledi.
Erzurum’da düzenlenen dostluk ve istişare programı, iş dünyasından sivil topluma, eğitimden toplumsal sorunlara kadar birçok başlığın ele alındığı geniş kapsamlı bir buluşmaya sahne oldu. Katılımcılar, hem ekonomik hem de sosyal meseleler üzerinden önemli değerlendirmelerde bulunarak çözüm önerilerini paylaştı.
Programda söz alan iş dünyası temsilcileri, üretim ve yatırım ortamına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bazı iş insanlarının çeşitli baskılar ve ekonomik zorluklar nedeniyle fabrika kurmakta zorlandığını ya da mevcut işletmelerini kapatmak zorunda kaldığını ifade eden konuşmacılar, üretim çarkının korunmasının ülke ekonomisi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. İş dünyası temsilcileri ayrıca gençlerin kısa yoldan para kazanma eğiliminin arttığını, bunun da hem istihdam hem de toplumsal düzen açısından riskler oluşturduğunu dile getirdi.
Eğitim sistemi de toplantının en önemli başlıklarından biri oldu. Konuşmacılar, özellikle 4+4+4 eğitim modelinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, gençlerin mesleki hayata yeterince hazır hale gelemediğini ifade etti. Sanayide giderek büyüyen “ara eleman” sıkıntısına dikkat çekilirken, mezun gençlerin iş gücü piyasasına adaptasyonunun yetersiz kaldığı görüşü öne çıktı. Eğitimciler ayrıca ailelerin çocuklarıyla iletişiminde yaşanan kopukluğa dikkat çekerek, ergenlik döneminde gençlerin aileden uzaklaşmasının önemli bir sorun haline geldiğini belirtti.
Toplantıda söz alan sivil toplum temsilcileri ise derneklerin ve vakıfların toplumdaki birleştirici rolüne vurgu yaptı. Erzurum Dernekler Federasyonu temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temel görevinin vatandaş ile karar alıcılar arasında köprü kurmak olduğunu ifade etti. Katılımcılar, STK’ların yalnızca sorun çözmek değil, aynı zamanda toplumsal aidiyet ve dayanışma duygusunu güçlendirmek açısından da önemli bir işlev üstlendiğini belirtti. Büyük şehirlerde artan yalnızlık hissine karşı bu tür buluşmaların sosyal bağları güçlendirdiği de dile getirildi.
HİCRETHABER//AHMET ÇEKİN
































