Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, uluslararası toplumun uzun yıllardır gündeminde yer alan Filistin meselesine ilişkin kritik bir oylama gerçekleştirdi. Genel Kurul’da yapılan oylamada, “Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanmasına İlişkin New York Bildirgesi” büyük çoğunlukla kabul edildi.
Toplantıda gündeme alınan bildirgeye ilişkin oylamada 142 ülke “evet” oyu kullanırken, aralarında ABD ve İsrail’in de bulunduğu 10 ülke “hayır” oyu verdi. 12 ülke ise çekimser kaldı. Böylece, Filistin sorununa iki devletli çözüm perspektifini öne çıkaran tasarı, uluslararası camianın güçlü desteğiyle onaylanmış oldu.
ABD ve İsrail Yalnız Kaldı
Oylamada en dikkat çekici unsur, “hayır” cephesinde ABD ve İsrail’in yer alması oldu. Washington yönetimi, uzun süredir İsrail’in güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek iki devletli çözüm planlarına mesafeli yaklaşırken; Tel Aviv yönetimi de Gazze ve Batı Şeria üzerindeki işgal politikalarından geri adım atmayı reddediyor.
12 Ülke Çekimser
Oylamada 12 ülke çekimser kalarak herhangi bir tarafı desteklemedi. Çekimser oy kullanan ülkeler, bölgesel dengeler ve diplomatik hassasiyetler nedeniyle doğrudan bir tavır almak istemediklerini belirtirken, bu durum BM Genel Kurulu’ndaki ezici çoğunluğun anlamını değiştirmedi.
Bildirgenin İçeriği: Barışçıl Çözüm ve Tanıma
Fransa ve Suudi Arabistan tarafından sunulan “New York Bildirgesi”, Hamas’ın dahil olmadığı bir Filistin Devleti’nin tanınmasını hedefliyor. Tasarı, Filistin ile İsrail arasındaki çatışmaların barışçıl yollarla sonlandırılmasını, bölgede kalıcı bir istikrarın sağlanmasını ve iki devletli çözümün uygulanmasını öngörüyor.
Bildirge, aynı zamanda uluslararası toplumun, Filistin halkının kendi devletini kurma hakkına olan desteğini bir kez daha teyit etmiş oldu.
Uluslararası Toplumdan Güçlü Mesaj
Oylama, dünya kamuoyunun İsrail-Filistin meselesinde barışçıl çözüm yönündeki beklentilerini açıkça ortaya koydu. Özellikle Avrupa ve Arap ülkelerinden gelen geniş destek, Filistin devletinin tanınmasına yönelik adımların hızlanabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre, ABD ve İsrail’in muhalefetine rağmen alınan bu karar, Filistin meselesinde uluslararası toplumun geniş kesimlerinin ortak iradesini yansıtıyor. Ancak kararın uygulamada ne kadar etkili olacağı, İsrail’in işgal politikaları ve bölgedeki siyasi gelişmelerle doğrudan bağlantılı olacak.

































