Ramazan Aşçı’nın kamuoyuna yansıyan bir mesajı, Bartın’da eğitim yönetimi tartışmalarını beraberinde getirdi. İl Milli Eğitim Müdürü olarak ilin eğitim politikalarından ve uygulamalarından sorumlu olan Aşçı’nın bir kaynaştırma öğrencisine ilişkin destek talebi içerdiği belirtilen WhatsApp yazışması, idari sorumluluk ve kurumsal yetki sınırları açısından gündeme taşındı.
Bartın’da eğitim camiasında dikkat çeken bir gelişme kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ramazan Aşçı’nın bir WhatsApp mesajında, bir milletvekiline ve valiye hitaben destek talebinde bulunduğu ifadeler tartışma konusu oldu. Mesajda özellikle kaynaştırma öğrencisi olan bir çocuğun destek eğitim odasından yararlanamadığı iddiası ve bu konuda yardım talep edilmesi, “Bir İl Milli Eğitim Müdürü böyle bir durumda nasıl hareket etmeli?” sorusunu gündeme getirdi.
Mesajın içeriğinde, “Sayın vekilim Yusuf Ziya amca… Sayın Yusuf Ziya Aldatmaz ve valim sizden rica ediyorum…” şeklindeki hitap biçimi ve doğrudan siyasi makamdan çözüm talep edilmesi, idari hiyerarşi ve kurumsal sorumluluk açısından eleştirilere neden oldu.
Bir İl Milli Eğitim Müdürü’nün kendi görev alanına giren bir konuyu doğrudan siyasi makamlara taşıması, bazı kesimler tarafından “kurumsal otoriteyi zayıflatma” olarak yorumlandı. Çünkü il düzeyindeki eğitim uygulamalarında nihai idari sorumluluk İl Milli Eğitim Müdürü’ne aittir.Elbette kamu yönetiminde istişare kültürü önemlidir. Ancak çözüm üretme kapasitesi ve yetkisi bulunan bir makamın, öncelikle kendi idari mekanizmalarını işletmesi beklenir
İl Milli Eğitim Müdürünün Yetki ve Sorumlulukları
İl Milli Eğitim Müdürleri, bulundukları ilde Milli Eğitim Bakanlığı’nı temsil eden en üst düzey eğitim yöneticileridir. Görev ve yetkileri arasında:
İl genelindeki tüm resmi ve özel eğitim kurumlarının işleyişini denetlemek,
Özel eğitim ve kaynaştırma uygulamalarını mevzuata uygun şekilde yürütmek,
Destek eğitim odalarının açılması ve öğretmen görevlendirmelerini sağlamak,
Eğitimle ilgili şikâyet ve sorunları çözmek,
Okul idarecilerinin uygulamalarını denetlemek ve gerektiğinde işlem başlatmak bulunmaktadır.
Özellikle kaynaştırma öğrencileri söz konusu olduğunda, destek eğitim odası açılması ve bireyselleştirilmiş eğitim planlarının uygulanması yasal bir zorunluluktur. Eğer bir okulda destek eğitim odası bulunmadığı iddia ediliyorsa, bunun çözüm merciinin öncelikle İl Milli Eğitim Müdürlüğü olması beklenir.
İdari Hiyerarşi ve Kurumsal Ciddiyet
Bir İl Milli Eğitim Müdürü’nün doğrudan bir milletvekiline veya valiye mesaj atarak çözüm talep etmesi, kamu yönetiminde “yetki kullanımı” ve “kurumsal sorumluluk” açısından sorgulanmaktadır.
Kamu yönetiminde temel ilke şudur: Yetkisi olan makam, sorumluluğunu da taşır. Eğer bir ilde destek eğitim odası açılmıyorsa, bu durumun tespiti, talimatlandırılması ve uygulanmasının sağlanması İl Milli Eğitim Müdürü’nün yetki alanındadır. Bu nedenle kamuoyunda, “Bir il sorumlusu kendi yetki alanındaki bir konuyu çözmek için neden siyasi makamdan destek talep eder?” sorusu dile getirilmektedir.
Kaynaştırma Eğitimi Neden Önemlidir?
Kaynaştırma eğitimi, özel gereksinimli öğrencilerin akranlarıyla birlikte eğitim görmesini amaçlayan önemli bir uygulamadır. Destek eğitim odaları ise bu öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun destek almalarını sağlar.
Bu noktada yaşanan herhangi bir aksaklık, sadece idari bir eksiklik değil; aynı zamanda bir öğrencinin eğitim hakkının ihlali anlamına gelir. Eğitim yöneticilerinden beklenen ise sorunu üst makamlara taşımak değil, mevzuat çerçevesinde çözüm üretmektir.
Kamuoyunun Beklentisi
Bartın’daki bu gelişme, eğitim yöneticilerinin kriz anlarında nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğini yeniden gündeme taşıdı.
Bir İl Milli Eğitim Müdürü:
Sorunları tespit eden,
Çözüm üreten,
Yetkisini kullanan,
Kurumsal ciddiyeti koruyan bir profil çizmek zorundadır.
işte o mesaj

Ramazan Aşçı Kimdir?
Ramazan Aşçı, eğitim yöneticiliği ve öğretmenlik alanında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip bir isimdir. İlköğrenimini Sinop Erfelek İnesökü İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Sinop Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Tasavvuf alanında tezli yüksek lisans yapan Aşçı, daha sonra İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Yönetim alanında ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Meslek hayatına Gaziantep’in Nizip ilçesinde öğretmen olarak başlayan Aşçı; İstanbul’da çeşitli liselerde öğretmenlik, müdür yardımcılığı ve okul müdürlüğü görevlerinde bulundu. Küçükçekmece ve Kırklareli Pınarhisar İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri görevlerini yürüttü.
Sivil toplum ve spor alanında da aktif görevler üstlenen Aşçı, İstanbul Sinop Spor Kulübü Başkanlığı, Öncü Spor Yönetim Kurulu Üyeliği ve Asbaşkanlığı yaptı. Sinop Eğitim Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı ve Mütevelli Heyeti Üyeliği görevini üstlendi. Ayrıca İlim Yayma Cemiyeti Küçükçekmece Kuruculuğu ve Eğitim Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulundu.
































