Eğitim-İş ve Eğitim-Sen’e Sert Eleştiri: “Eğitimde İdeolojik Tavır mı?”
Eğitim camiasında sendikalar arasındaki tartışmalar yeniden alevlendi. Özellikle Eğitim-İş ve Eğitim-Sen’in son dönemdeki açıklama ve tutumlarına yönelik eleştiriler kamuoyunda dikkat çekiyor. Bazı eğitim çevreleri, bu iki sendikanın milli eğitim politikalarına destek vermek yerine ideolojik bir çizgide hareket ettiğini savunuyor.
Eleştirilerde, söz konusu sendikaların okullarda yürütülen değerler eğitimi, kültürel etkinlikler ve gençlere yönelik sosyal projelere mesafeli durduğu iddia edilerek, “Türk milli eğitiminin güçlenmesine neden katkı sunulmuyor? Gençlerin maddi ve manevi gelişimine yönelik çalışmalara neden destek verilmiyor?” soruları gündeme getiriliyor.
Açıklamalarda, sendikaların öğretmen haklarını savunma görevi bulunduğu hatırlatılırken, eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığı; ahlaki, kültürel ve toplumsal değerlerin de eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanıyor. Eleştiri sahipleri, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması, sokak risklerinden korunması ve güçlü bir değer bilinciyle yetişmesi için sendikaların daha yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Ramazan ayı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği etkinlik yazısı üzerinden başlayan tartışmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bazı sendika ve eğitim çevrelerinin Ramazan kapsamında planlanan etkinliklere karşı çıkmasına, Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Yusuf Sabaz’dan sert açıklama geldi. Sabaz, yapılan eleştirilerin pedagojik hassasiyet değil, ideolojik bir yaklaşım taşıdığını savundu.
Ramazan ayının yalnızca dini bir ibadet dönemi değil; yardımlaşma, paylaşma, empati ve toplumsal dayanışma gibi evrensel insani değerlerin pekiştiği bir zaman dilimi olduğunu vurgulayan Sabaz, çocuklara bu değerlerin aktarılmasının eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. “Bir nesle hangi değerleri verirseniz, yarını o değerler şekillendirir. Bizler milli ve manevi değerlerine bağlı, vicdan sahibi, merhametli ve sorumluluk bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız” dedi.
Sabaz açıklamasında, bazı sendikaların Ramazan etkinliklerine yönelik itirazlarını “ideolojik refleks” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:“Ramazan ayını heyecan ve coşkuyla beklerken, saplantılı ve bağnaz yaklaşımlarla hareket eden bazı çevreler yine şaşırtmamıştır. Ahlak ve maneviyat kelimelerini duyduklarında rahatsız olan bu anlayış, bu kez de Bakanlığımızın okullara gönderdiği Ramazan etkinlikleri yazısına karşı çıkmaktadır. Dün bilimsel ve ilkesel kavramları öne sürerek değerlerimize mesafe koyanlar, bugün pedagoji kılıfı altında aynı karşıtlığı sürdürmektedir.”
Toplumun köklü değerlerine sahip çıkmanın bir ayrışma değil, birlik ve bütünlüğü güçlendiren bir unsur olduğunu ifade eden Sabaz, Anadolu’nun yüzyıllar boyunca tefekkür, hikmet ve ahlak ekseninde yoğrulmuş bir irfan geleneğine sahip olduğunu söyledi. “Bu toprakları mayalayan değerlerle kavga etmek kimseye kazanç sağlamaz. Tarih boyunca toplumun değerlerini görmezden gelenler hep kaybetmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasında sendikal sorumluluklarına da değinen Sabaz, Ramazan ayında kamu çalışanlarının daha verimli hizmet sunabilmesi için mesai düzenlemeleri talep ettiklerini hatırlatarak, “Bizler bir yandan çalışanlarımızın haklarını savunurken, diğer yandan çocuklarımızın değerler eğitimi almasını önemsiyoruz. Sözde sendikacılık yapıp ideolojik tartışmaların içine sıkışanlara tavsiyemiz, toplumun inanç ve kültür dünyasıyla çatışmak yerine ortak paydada buluşmalarıdır” dedi.
Eğitim-Bir-Sen olarak milli ve manevi değerlere bağlı bir eğitim anlayışını savunduklarını belirten Sabaz, üyelerine de çağrıda bulundu: “Değerlerimizin inşası ve ihyası yolunda atılacak her adımın yanında duracağız. Bu süreçte yaşanabilecek her türlü sıkıntıda üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Ramazan ayı yaklaşırken okullarda planlanan etkinliklerin nasıl uygulanacağı ve tartışmaların nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Ancak görünen o ki, eğitimde değerler vurgusu üzerinden yürüyen ideolojik tartışma bir süre daha gündemde kalmaya devam edecek.



































