TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ VURGUSU
Milli Eğitim Bakanlığı, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ramazan ayı etkinlikleri” konulu resmi yazıyı 81 il valiliğine gönderdi. Yazıda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda her vatandaşın milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi-manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğunun açıkça vurgulandığına dikkat çekildi.
Ayrıca 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2’nci maddesine atıf yapılarak, Türk milli eğitiminin genel amacının; milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; bu değerleri davranış haline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu hatırlatıldı.
222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 1’inci maddesi çerçevesinde ise ilköğretimin, öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim süreci olduğuna işaret edildi.
Yazıda, bu yasal çerçevenin eğitim sisteminin yalnızca akademik kazanımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini ortaya koyduğu belirtilerek, ahlaki olgunluğu, toplumsal sorumluluğu ve değer temelli gelişimi esas alan bütüncül bir anlayışın önemine vurgu yapıldı.
“BİLGİ, BECERİ VE DEĞERLER BİR ARADA”
Bakanlık yazısında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin; insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bir yaklaşım üzerine inşa edildiği ifade edildi.
Modelin temel hedefinin; bilgi, beceri, eğilim ve değerlerin bir arada geliştirilmesi esasına dayanarak yetkin ve erdemli bireyler yetiştirmek olduğu kaydedildi. Milli birlik ve beraberliği güçlendirmeyi amaçlayan güncellenmiş öğretim programlarının da bu çerçevede hazırlandığı belirtildi.
RAMAZAN AYI PAYLAŞMA VE DAYANIŞMA İMKÂNI OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK
Yazıda, ramazan ayının toplumsal hayat içinde paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma değerlerinin daha belirgin hale geldiği özel bir dönem olduğuna dikkat çekildi. Aynı zamanda bu ayın milli birlik ve beraberliği güçlendirme ve kültürel mirası gelecek nesillere aktarma açısından önemli bir fırsat sunduğu ifade edildi.
Bu doğrultuda, öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya ve dayanışma duygularını pekiştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının büyük önem taşıdığı belirtildi.
81 ilde ramazan ayına yönelik etkinlikler, “Maarifin Kalbinde Ramazan” temasıyla düzenlenecek.
İLKOKUL, ORTAOKUL VE LİSELERDE FARKLI PROGRAMLAR
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre;
İlkokullarda, kültürel mirası yansıtan, paylaşma ve birlikte olma bilincini güçlendiren “Maarifin Kalbinde Ramazan” şenlikleri düzenlenecek.
Ortaokul ve liselerde, belirlenen konu başlıklarında uzman konuşmacıların katılımıyla “İftarda Konuşalım” söyleşi programları gerçekleştirilecek.
Okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla, ailelerin gönüllü katılımıyla ortak iftar sofraları kurulacak.
Bu etkinliklerin, öğrencilerin sosyal ve duygusal becerilerini geliştirecek şekilde planlanacağı ifade edildi.
GÖNÜLLÜLÜK ESASI VE MAHREMİYET HASSASİYETİ
Yazıda özellikle etkinliklerin gönüllülük esasına dayalı olarak planlanacağı vurgulandı. Öğrencilerin gelişim düzeyleri, okul imkânları ve çevresel şartlar dikkate alınarak uygulamaya gidileceği belirtildi.
Ayrıca gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyucu hassasiyetlerin gözetileceği; hiçbir öğrencinin rencide edilmemesi ve eğitim ortamlarının niteliğinin korunmasının temel ilke olacağı kaydedildi.
Etkinliklerin, “erdem-değer-eylem” çerçevesi ve sosyal-duygusal öğrenme yaklaşımı doğrultusunda, hazırlanan uygulama kılavuzları esas alınarak hayata geçirileceği bildirildi.
OKUL DIŞI ÖĞRENME ORTAMLARI DA DESTEKLENECEK
Planlanan çalışmaların yalnızca okul içi faaliyetlerle sınırlı kalmayacağı, okul dışı öğrenme ortamlarının verimliliğini artıracak şekilde tasarlanacağı ifade edildi. Böylece öğrencilerin toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer temelli bir gelişim süreci içinde yetişmelerinin hedeflendiği aktarıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği bu yazıyla birlikte, ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda hem kültürel hem de sosyal boyutu güçlü bir etkinlik sürecinin başlaması bekleniyor.

































