Son 24 saatte 2’si çocuk 6 Filistinlinin daha açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı. Her biri sessiz bir çığlık olan bu ölümler, uluslararası toplumun vicdanına kazınan yeni bir utanç tablosu olarak kayıtlara geçti.
İsrail’in hem fiziksel yıkım hem de insani ablukayla hedef aldığı Gazze halkı, bir yandan bombardımandan kaçarken diğer yandan açlıkla yaşam savaşı veriyor. Yerinden edilen milyonlarca insan, derme çatma barınaklarda, temel hijyenin bile sağlanamadığı koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak en temel yaşam hakkı olan “doyma” bile artık Gazze için ulaşılamaz bir lüks haline gelmiş durumda.
ChatGPT:
Gazze'de Açlık Can Almaya Devam Ediyor: Son 24 Saatte 2’si Çocuk 6 Kayıp Daha
İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde açlık, her geçen gün daha fazla can alıyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içinde açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle 2’si çocuk olmak üzere 6 kişinin daha hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu ölümlerle birlikte 7 Ekim 2023’ten bu yana açlıktan ve yetersiz beslenmeden yaşamını yitirenlerin sayısı 87’si çocuk olmak üzere 133’e yükseldi.
İsrail’in yoğun bombardımanı ve sınır kapılarından yardım girişini büyük ölçüde engellemesi, Gazze’deki insani krizi derinleştiriyor. Gıda, temiz su, ilaç, hijyen malzemesi ve tıbbi gereçlerin neredeyse tamamen tükendiği bölgede, açlık artık istisnai değil, yaygın ve sistematik bir sorun haline gelmiş durumda. Uluslararası insan hakları kuruluşları ve yerel gözlemciler, İsrail’in "açlığı ve susuzluğu silah olarak" kullandığı yönündeki eleştirilerini sürdürüyor.
İsrail’in Kuşatması Gazze’yi Yerle Bir Etti
Sivil altyapının büyük oranda tahrip edildiği Gazze’de, İsrail ordusunun saldırıları şehri adeta harabeye çevirmiş durumda. Resmî açıklamalara göre, bölgedeki yapıların yüzde 88’i tahrip edildi. İsrail'in zorla yerinden etme politikaları nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze’de 2 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Bu kişilerin büyük çoğunluğu birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kalırken, barınacak güvenli bir alan bulmak neredeyse imkânsız hale geldi.
Yerinden edilen Filistinliler, temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde derme çatma çadırlarda ya da aşırı kalabalık okul binalarında yaşam mücadelesi veriyor. Lavabo, duş, temizlik malzemesi gibi en basit hijyen imkanlarından mahrum kalan bu alanlarda, bulaşıcı hastalıkların hızla yayıldığı belirtiliyor.
Siviller Hedefte: Güvenli Alan Kalmadı
İsrail ordusunun hava saldırıları, sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmıyor. Günlük olarak gerçekleştirilen saldırılar, çoğu zaman sivil çadırları ve barınma alanlarını hedef alıyor. Güvenli bölge olarak gösterilen yerlerin bile vurulması, sivillerin can güvenliğini tamamen ortadan kaldırmış durumda. Uluslararası hukuk açısından tartışmalı olan bu saldırılar, sivillerin yaşama hakkını doğrudan ihlal ediyor.
Gazze’deki insanlık dramı, dünya kamuoyunun tepkisine rağmen devam ediyor. Yardım kuruluşları, özellikle çocuk ölümlerinin önüne geçilebilmesi için sınırların açılması ve insani yardımların kesintisiz ulaşması gerektiği uyarısını yineliyor. Ancak İsrail’in yardımlara izin vermemesi, krizin her geçen gün daha da derinleşmesine neden oluyor.
Gazze halkı, ağır bombardıman altında, açlıkla, hastalıkla ve çaresizlikle baş başa bırakılmış durumda. Yaşanan insani felaket, uluslararası vicdanı daha fazla beklemeyecek kadar yakıcı hale gelmiş görünüyor.
































