• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
Diyanet-Sen’den Tartışmalı Reklama Kınama: “Kültürel Değerlere Suikast”
Diyanet-Sen’den Tartışmalı Reklama Kınama: “Kültürel Değerlere Suikast”
Selamet Akıncılar Derneği’nden Adalet Vurgusu:Gümüşel Dosyasında Yeniden Değerlendirme Talebi
Selamet Akıncılar Derneği’nden Adalet Vurgusu:Gümüşel Dosyasında Yeniden Değerlendirme Talebi
Bağımlılık tedavisinde erken müdahale önemli!
Bağımlılık tedavisinde erken müdahale önemli!
İstanbul'u Alan, Tarihi Değiştiren Fatih Sultan Mehmed: Sadece Bir Padişah Değil, Bir Medeniyet Kurucusu
İstanbul'u Alan, Tarihi Değiştiren Fatih Sultan Mehmed: Sadece Bir Padişah Değil, Bir Medeniyet Kurucusu
Kitapseverler Akın Etti: Eranıl İmza Gününde Rekor Kırdı
Kitapseverler Akın Etti: Eranıl İmza Gününde Rekor Kırdı
Görmeyen gözlerle değil, vazgeçmeyen bir iradeyle yazılan başarı hikayesi!
Görmeyen gözlerle değil, vazgeçmeyen bir iradeyle yazılan başarı hikayesi!
İsrail'in alıkoyduğu Global Sumud filosu aktivistleri İstanbul'a ulaştı
İsrail'in alıkoyduğu Global Sumud filosu aktivistleri İstanbul'a ulaştı
İran’da Patlamamış Mühimmat Faciası: İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan 14 Asker Hayatını Kaybetti
İran’da Patlamamış Mühimmat Faciası: İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan 14 Asker Hayatını Kaybetti
Hizbullah’tan İsrail Savunma Kuvvetleri’ne Şok Saldırı: Merkava tankı Dronla Vuruldu
Hizbullah’tan İsrail Savunma Kuvvetleri’ne Şok Saldırı: Merkava tankı Dronla Vuruldu
(KÜDEF) Küçükçekmece Dernekler Federasyonu'ndan İstanbul Valisi Davut Gül'e Ziyaret
(KÜDEF) Küçükçekmece Dernekler Federasyonu'ndan İstanbul Valisi Davut Gül'e Ziyaret
MHP Küçükçekmece'de Yeni Dönem: Ekrem Sarısoy Görevine Coşkulu Bir Başlangıç Yaptı
MHP Küçükçekmece'de Yeni Dönem: Ekrem Sarısoy Görevine Coşkulu Bir Başlangıç Yaptı
Küçükçekmece'de Boykot Nöbeti İkinci Haftasında: Sefaköy'de Protestolar Sürüyor
Küçükçekmece'de Boykot Nöbeti İkinci Haftasında: Sefaköy'de Protestolar Sürüyor
  1. Haberler
  2. MEDYA
  3. 'Reisçilik' Denen Bir Tümör AKP İçinde Yoğunlaştı
MEDYA
Yayınlanma: 20 Şubat 2016 - 12:53

'Reisçilik' Denen Bir Tümör AKP İçinde Yoğunlaştı

Nasıl oldu da bu denli seviyesiz bir siyaset AKP adına sergilenebilir hale geldi ve iktidarı destekleyen medyanın da önemli bir kısmını avucunun içine aldı?"...

MEDYA
20 Şubat 2016 - 12:53
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
'Reisçilik' Denen Bir Tümör AKP İçinde Yoğunlaştı
Nasıl oldu da bu denli seviyesiz bir siyaset AKP adına sergilenebilir hale geldi ve iktidarı destekleyen medyanın da önemli bir kısmını avucunun içine aldı?" diyen Mahçupyan'dan bu soruya ilişkin çarpıcı yorum...

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eski başdanışmanı Etyen Mahçupyan, "AKP’ye musallat olan şey, seviyesizliğin ‘aktörleşmesidir’…" dedi.

"‘Reisçilik’ denen ve Erdoğan’a itibar kazandırmak bir yana, onu yıpratan bir tümörün AKP içinde yoğunlaştığını" belirten Mahçupyan, egoistokur'da yayınlanan yazısında "Yapay ve sürekli tehdit yaratarak lideri ‘koruma’ temelli bir dalkavukluk çok popüler hale geldi." dedi.

 

İşte, Mahçupyan'ın o analizi:

 

Olay Ne?

 

Tıkanmış, AKP’nin içine gömülmüş ve üstü örtülmüş siyasi hayatımız açısından son günlerde benimle bazı Cumhurbaşkanı Başdanışmanları ve onların medyadaki uzantıları arasındaki atışma epeyce ‘renkli’ görüldü. Ama bu, birbiriyle ‘geçinemeyen’ birkaç kişinin karşılıklı sataşmasının çok ötesinde bir durum… Mesele AKP içinde giderek belirginleşen, yoğunlaşan, güç kullanan, müdahil olan ama partinin hiçbir kademesi tarafından sorgulanmayan bir siyaset tarzına muhatap olmamız. Giderek bu siyaset tarzının kurumsallaşıyor olması…

 

Dolayısıyla son yaşananlar dikkate alındığında kaçınılmaz bir soru var karşımızda: Nasıl oldu da bu denli seviyesiz bir siyaset AKP adına sergilenebilir hale geldi ve iktidarı destekleyen medyanın da önemli bir kısmını avucunun içine aldı? Buna kişisel bir soru daha ekleyebiliriz: Niçin ben de bu seviyeyi kabul etmeyi ima eden bir yazı kaleme aldım?

 

İlk soruyu ele almak üzere adım adım gidelim…

 

1-AKP’nin on dört yıllık iktidar başarısının esası, vesayet rejimini etkisiz hale getirmesi, bunu da başarılı bir ekonomi yönetimi ve sosyal politika hamlesi eşliğinde yapmasıydı. Böylece bir yandan eski merkezin kalıpları kırılıp çeperden gelenlere açıldı, diğer yandan da herkes için daha müreffeh ve kalkınmış bir ülke yaratıldı. Dolayısıyla merkezdeki direncin toplumsal meşruiyet üretme şansı kalmadı. Dahası bu direnç, hukuk ve bürokratik güç üzerinden gayrimeşru kanalları zorladıkça, toplumun giderek daha geniş bir kesiminin AKP etrafında kenetlenmesine tanık olundu.

 

Bu refah sıçraması yatırıma yönelebilecek para miktarını yıllar içinde dolar cinsinden onlarca misline taşıdı. Bunu kullanacak yeni bir iş dünyası ağı oluştu. Ama değişimin hızı ve siyasi acelecilik nedeniyle aynı anda büyük bir rant kaçağı da ortaya çıktı. Bu rant ile alt düzeylerdeki siyasi gücün bütünleşmesi bugün bazı siyasetçileri, bürokratları ve medya mensuplarını bir araya getiren irili ufaklı gruplaşmalar yaratmış durumda. Söz konusu gruplar bir yandan birbiriyle çekişirken, aynı zamanda iç koalisyonlarla ortak çıkarlar etrafında ağlar da oluşturabiliyorlar.

 

Bunların çok da şaşırtıcı olduğu söylenemez. Türkiye gibi potansiyelleri kullanılmamış, katma değerin büyük kısmı merkezdeki bir avuç makbul kimlikli aile ve çevresi arasında bölüşülmüş olduğu bir ülkede, değişimi taşıyan bir toplumsal hareketin bir anda iktidara gelmesi ve hızla ilerleme mecburiyetinde kalması böyle bir tabloyu gerçekçi kılıyor.

Ancak AKP yönetimi bu on dört yıl içinde zımnen bir tercihte daha bulundu.

 

Normalleşmeyi kendi lehine bir durum olarak görse de o yönde harekette tereddüt etti. Kendisine karşı yapılan her gayrimeşru hamleyi, ‘olağanüstü siyasi halin’ sürdürülmesi için bir imkana çevirmenin avantajına kapılabildi. Böylece tabanını ‘diri’ tutarak, kavgayı sürdürerek yola devam etti. Bu süreçte medya bir ‘savaş cihazı’ olarak yapılandı. Parti ise gerçek anlamda kurumsallaşamadı ve Erdoğan’ın en alt düzeydeki olaylarda bile müdahalesine ve liderliğine muhtaç oldu.

 

2-Son bir buçuk yıla girildiğinde ‘yıkarak’ ilerleme dönemi bitmekteydi. Yıkılması gereken ve iktidarın nüfuzu dışında kalan herhangi bir yapılanma kalmamıştı. Bürokratik tasfiyenin devam etmesi gerekse de, bunun zamana yayılma zorunluluğu vardı. Artık iktidarda kalabilme ve ülkeye bir sıçrama daha yaşatmanın yolu ‘inşadan’ geçmekteydi. Nitekim Erdoğan çok sayıdaki başbakan adayının arasından, Davutoğlu’nu muhtemelen bu nedenle tercih etti. Belki Davutoğlu’nun parti içi siyasete ve rant sistematiğine bulaşmamış biri olması da bu tercihte etkili oldu. Ama asıl beklenti bir inşa döneminin başlaması ve devletin yeniden kurumsallaşmasının sağlanmasıydı.

Ne var ki Davutoğlu ismi parti içindeki birçok grup için ‘cazip’ değildi. Her inşa dönemi kendi kadrolarını üretir ve siyaset erbabını nitelik ve nicelik olarak değiştirir. Bu inşa dönemi de kaçınılmaz olarak bir doğal tasfiyenin gelebileceğini ima ediyordu. Bu ağın içindeki bazı kişi ve gruplar siyaset için tek bir şanslarının kaldığını düşündüler: Erdoğan’ı kuşatmak. Nitekim Başbakan olmasıyla birlikte Davutoğlu’nu kötülemek üzere epeyce çaba harcandı ama Erdoğan bunların hepsinin önüne set çekti. Ancak aynı süreçte Başbakan etrafında da benzer bir atmosfer yaratma peşinde olanlar belirmeye başladı. Erdoğan ile Davutoğlu arasında mesafe ve hoşnutsuzluk oluşması, her iki taraftaki bu türden çevrelerin işine geldi.

 

Güç üzerinden siyasete tutunmak isteyenler bu gerilimi derinleştirmek istediler. Partinin insicamını yitirme tehlikesi bu kişileri rahatsız etmedi. Bu arada iktidarı destekleyen medyanın önemli bölümü Erdoğan’ı ‘araçsallaştırmaktan’ çekinmeyen söz konusu ağın sözcüsü gibi addedildi. Giderek bu medya gücü doğrudan bir ‘silaha’ dönüşürken, ortak düşmanla mücadele mantığı önce parti dışında ama çok kolay bir geçişle parti içinde de düşman yaratmaya soyundu.

 

3-Kasım seçimiyle birlikte AKP’nin amacı yeni bir anayasa sayesinde bürokratik vesayetten, ‘geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde’ kurtulmaktı. Başkanlık sisteminin bunu sağlamada etkili olacağı da açıktı. Önünde ise iki yol vardı. Biri anayasayı öne almak, toplumsal tartışmayı hakkıyla yapmak, meşruiyeti sağlamak ve başkanlığı bu tartışmanın içinden üretmekti. İkinci yol ise başkanlığı temel almak, bunu zorlayacak bir siyasi ortam üretmek, isteneni emrivaki ile gerçekleştirmek ve anayasayı da bu süreçte kotarmaktı.

 

AKP hâlâ bu kararı net bir biçimde vermiş gözükmüyor. İşi doğru yapmakla fırsatçı davranmak arasındaki tercihin berrak olmadığı görülüyor. Çünkü tabanın ve partinin bu konuyu konuşmasına ihtiyaç kalmadan, bizzat parti içine dönük bir emrivaki yapma heveslisi olanlar var. Partiye tutunmuş olan kişi ve grupların bir bölümü, işin hakkıyla yapılması halinde siyasette yerlerinin olmayacağının farkındalar. Dolayısıyla ikinci yolun tercih edilmesini istiyorlar, bunu merkez üzerinden zorlamaya çalışıyorlar ve medyayı da ‘tetikçi’ olarak kullanıyorlar.

 

4-Sonuç ‘reisçilik’ denen ve Erdoğan’a itibar kazandırmak bir yana, onu yıpratan bir tümörün AKP içinde yoğunlaşmasıdır. Yapay ve sürekli tehdit yaratarak lideri ‘koruma’ temelli bir dalkavukluk çok popüler hale geldi. ‘Millilik’ söyleminin ‘bizden olmayana’ işaret eden siyasi muhafazakârlığının işlevselliği hemen keşfedildi. Hiçbir bilimsel temeli olmayan bir ‘içe kapalı ekonomi’ savunuculuğuyla söz konusu millilik pekiştirildi. Ama her adımda oportünizm daha da görünür hale geldi…

 

Bugün AKP’ye musallat olan şey, seviyesizliğin ‘aktörleşmesidir’…

 

Şimdi gelelim ikinci soruya… Ben niçin söz konusu seviyesizliğe inmeyi ima eden bir yazı yazdım?

 

Cevap aslında çok basit: Çünkü AKP ve çevresi, giderek tüm muhafazakâr ve İslami kesim bu durum karşısında sessiz ve edilgen. Malum tayfa ise elindeki medya gücünü kullanarak bana olmadık hakaretleri ve yalanları savurabildi, Gülay Göktürk’ün işine rahatlıkla son verebildi. Bazılarının vicdanı yaralandı, üzüldüler, tek tük yazılar da yazıldı. Ama ortada kendi içindeki habislikle yüzleşmekten kaçınan koca bir parti var. Kimse ‘böyle mi olmalı’ ya da ‘istediğimiz bu mu’ diye kamu önünde açık yüreklilikle sormuyor. Gazete ve televizyonlardaki aparaçikler bütün cehaletleriyle ‘siyaset’ yaparken, onların düzeyi gelip bu harekete destek vermiş herkese bulaşıyor…

 

Eğer sorun seviyesizlikten duyulan tedirginlik ise, böylesine kritik bir noktada birilerinin o türden kaygıları arka plana atması gerekiyor… Eğer mesele seviyesizliğin kirleticiliği ise, benim öyle fazla ‘temiz kalma’ merakım da yok. Benim derdim siyaseti zehirleyen bu oportünizmin görünmez olma, kendisini gizleme imkanının ortadan kalkması. Eğer görünür olması ve tartışılır hale gelmesi bir başkasının da seviyesizliği kabul etmesini gerektiriyorsa, o adımın çekinmeden atılmasından yanayım.

 

Not: Bu arada ‘Bizde asıl yalan beyan esastır!’ başlıklı yazıyla ilgili olarak sosyal medyanın ‘kaynadığı’ söylendi. İki Başdanışman arasında olduğu söylenen ‘uygunsuz ilişki’ nedeniyle… Oysa bu tabirin içi tamamen boş… Özellikle öyle çünkü yazının başlığının açıkça söylediği üzere ve yazının ilgili paragrafında da ifade edildiği gibi bu bir ‘yalan’. Yazı malum danışman ve çevresinin benim ve Cevdet Akçay hakkında söyledikleri yalana karşılık olarak verilmiş bir yalandan ibaret. Eğer yalanla işi idare edeceklerini sanıyorlarsa bunun pek gerçekçi bir beklenti olmadığını anlamaları için…

Tahmini okuma suresi: 7 dakika.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
Küçükçekmece Sinopspor, Polatlı 1926'yı 4-1 Mağlup Ederek Zirve Takibini Sürdürdü
Küçükçekmece Sinopspor, Polatlı 1926'yı 4-1 Mağlup Ederek Zirve...
Saadet Partisi Küçükçekmece Teşkilatından Yoğun Saha Mesaisi: Esnaf, Emekli ve Gençlerle Birebir Temas
Saadet Partisi Küçükçekmece Teşkilatından Yoğun Saha Mesaisi: Esnaf,...
KÜDEF’te Yeni Dönem: Projeler ve Etkinlikler Masaya Yatırıldı
KÜDEF’te Yeni Dönem: Projeler ve Etkinlikler Masaya Yatırıldı
Küçükçekmece'de Cenaze İşlemlerinde Tesettür Hassasiyeti Tartışması:
Küçükçekmece'de Cenaze İşlemlerinde Tesettür Hassasiyeti Tartışması:...
Boko Haram’dan Nijerya’da Kanlı Saldırı: 10 Asker Hayatını Kaybetti
Boko Haram’dan Nijerya’da Kanlı Saldırı: 10 Asker Hayatını Kaybetti
Amatör Futbola Yeni Nefes: Örnek Platform Sahneye Çıkıyor
Amatör Futbola Yeni Nefes: Örnek Platform Sahneye Çıkıyor
Umut Develioğlu Duyurdu: Riskli Yapılara Yeni Finansman Modeli
Umut Develioğlu Duyurdu: Riskli Yapılara Yeni Finansman Modeli
Çorlu Deplasmanına Yasak Kararı Tartışma Yarattı: Küçükçekmece Sinopspor'dan Fair-Play Vurgulu Tepki
Çorlu Deplasmanına Yasak Kararı Tartışma Yarattı: Küçükçekmece...
“Atatürk’e hakaret” iddiasıyla tutuklanan öğretmen beraat etti: Ramazan Avuşmak hakkında karar çıktı
“Atatürk’e hakaret” iddiasıyla tutuklanan öğretmen beraat etti:...
Beşiktaş’taki Polis Noktasına Terör Saldırısında Gözaltı Sayısı 15’e Yükseldi
Beşiktaş’taki Polis Noktasına Terör Saldırısında Gözaltı Sayısı...
İstanbul 5 Nolu Şube'den Eğitimde Çözüm Odaklı Çalıştay
İstanbul 5 Nolu Şube'den Eğitimde Çözüm Odaklı Çalıştay
ABD İstihbaratından Çarpıcı Rapor: İran’ın Füze Gücü Hâlâ Etkili
ABD İstihbaratından Çarpıcı Rapor: İran’ın Füze Gücü Hâlâ...
İlginizi Çekebilir
Bir Anadolu İnsanının Başarı Yolculuğu: Rafet Orhan Portresi
Bir Anadolu İnsanının Başarı Yolculuğu: Rafet Orhan Portresi
Emin Kaan Kaya: Gazeteciler Toplumun Gözü ve Kulağıdır
Emin Kaan Kaya: Gazeteciler Toplumun Gözü ve Kulağıdır
Sol Parti'nin Davetiyle Gelen Basın Mensupları Adliye Önünde Saldırıya Uğradı: Kamera Kırıldı, Gazeteci Darp Edildi
Sol Parti'nin Davetiyle Gelen Basın Mensupları Adliye Önünde Saldırıya...
10 Ocak'ta Anlamlı Buluşma: ERGAB ve Erzincan Konfederasyonu Aynı Masada
10 Ocak'ta Anlamlı Buluşma: ERGAB ve Erzincan Konfederasyonu Aynı Masada
Gazeteciler ve Şehitler İçin Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nde Mevlid
Gazeteciler ve Şehitler İçin Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nde...
Gazeteciler Günü'nde İYİ Parti'den Küçükçekmece Basınına Ziyaret
Gazeteciler Günü'nde İYİ Parti'den Küçükçekmece Basınına Ziyaret...
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda Gazeteciler Günü Buluşması
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda Gazeteciler Günü Buluşması...
Şanlıurfalılar Dernek Başkanı Özay'dan Basına Vefa: Gazeteciler Günü'nde Anlamlı Buluşma
Şanlıurfalılar Dernek Başkanı Özay'dan Basına Vefa: Gazeteciler...
KÜDEF Genel Başkanı Eyüp Sabri Atay'dan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Anlamlı Ziyaret ve Vefa Mesajı
KÜDEF Genel Başkanı Eyüp Sabri Atay'dan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler...
Erbakan Hoca 1992'de uyarmıştı
Erbakan Hoca 1992'de uyarmıştı

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • Sitemap
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">