• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara'da! Erdoğan ile kritik zirve öncesi bir araya gelecek
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara'da! Erdoğan ile kritik zirve öncesi bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i kabul etti
Resmi açıklama geldi! ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz'da Türkiye'ye geliyor
Resmi açıklama geldi! ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz'da Türkiye'ye geliyor
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
AK Parti'de dikkat çeken istifa! Gebeceler Belediye Başkanı İsa Atay'ın partisiyle yolları ayrıldı
AK Parti'de dikkat çeken istifa! Gebeceler Belediye Başkanı İsa Atay'ın partisiyle yolları ayrıldı
Ümraniye'de AVM'deki Kafeye Silahlı Saldırı! 2 Kişi Yaralandı, Şüpheli Kaçtı
Ümraniye'de AVM'deki Kafeye Silahlı Saldırı! 2 Kişi Yaralandı, Şüpheli Kaçtı
Terme'de Halk Oyunları Şenliği Coşkusu Başladı! Türkiye'nin Dört Bir Yanından Ekipler Buluştu
Terme'de Halk Oyunları Şenliği Coşkusu Başladı! Türkiye'nin Dört Bir Yanından Ekipler Buluştu
Türk Kızılay Alaca'da 3 Günde 36 Ünite Kan Topladı
Türk Kızılay Alaca'da 3 Günde 36 Ünite Kan Topladı
HÜSEYİN ADALAN KİMDİR?
HÜSEYİN ADALAN KİMDİR?
MHP Hakkari İl Başkanı Fatih Öztepe Bıçaklı Kavgayı Ayırırken Yaralandı
MHP Hakkari İl Başkanı Fatih Öztepe Bıçaklı Kavgayı Ayırırken Yaralandı
Tekirdağ'da Denize Girmek 2 Gün Yasaklandı! Saray İlçesi İçin Kritik Karar
Tekirdağ'da Denize Girmek 2 Gün Yasaklandı! Saray İlçesi İçin Kritik Karar
Yaz Yolculuğu Öncesi Kritik Uyarı: Araç Sahipleri Bu Kontrolleri Mutlaka Yaptırmalı
Yaz Yolculuğu Öncesi Kritik Uyarı: Araç Sahipleri Bu Kontrolleri Mutlaka Yaptırmalı
  1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Psikolog-Yazar Sema Maraşlı'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Açık Mektup
SİYASET
Yayınlanma: 17 Şubat 2025 - 11:54

Psikolog-Yazar Sema Maraşlı'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Açık Mektup

Maraşlı, mektubunda toplumda büyük zulümler yaşandığını, insanların mağdur olduğunu ve bu durumların Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tam olarak iletilmediğini düşündüğünü dile getiriyor. Ayrıca, halkın kendisine ulaşamamanın ıstırabını yaşadığını belirterek, onların sesi olmak istediğini ifade ediyor.

SİYASET
17 Şubat 2025 - 11:54
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Psikolog-Yazar Sema Maraşlı'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Açık Mektup

Psikolog ve yazar Sema Maraşlı , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben bir açık mektup kaleme aldı. Maraşlı, mektubunda ülkelerde yaşanan bazı olumsuzluklara dikkat edilmemesi, kalıcıların muafiyetlerini ve beklentileri dile getirildi .

Mektubunda, "Güzel dünyada maalesef çok kötü şeyler oluyor. Büyük Merhametler var ve insanlardan senden bizden var." İfadelerine yer veren Maraşlı, pek çok kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yaşananlardan haberdar olduğuna inanmadığını belirtti. Vatandaşların, danışmalarının gerekli bilgileri iletmediğini ifade eden yazar, halkın sıkıntılarının duyurulması adına bu mektubun kaleme alındığını vurguladı.

PSİKOLOG YAZAR SEMA MARAŞLI'DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A AÇIK MEKTUP

Güzel ülkemizde maalesef ki çok kötü şeyler oluyor. Büyük zulümler var ve insanların sizden umudu var. “Cumhurbaşkanımız bilseydi bunlara izin vermezdi, haberi olmuyor, danışmanları haber vermiyor” diye düşünüp size ulaşamamanın ıstırabını yaşıyorlar. Hem onların sesi olmak hem de tarihe bir not düşülmesi için size bu mektubu yazıyorum.

Sözü çok uzatmadan zulümleri ana başlıkları ile yazacağım.

Ana problem şu ki bu zulümler kanunlar vasıtası ile yapılıyor.

Bunun daha vahimi de bu kanunlar adalet temeli üzerine kurulmuş değil, bir avuç din ve devlet düşmanı insanın kışkırtması ile medyanın algı operasyonu yapması üzerine onları susturmak için yapılmış kanunlar.

Bir kısmı da biricik dostumuz görünen Avrupa Birliği’ne girebilmek için yapılmış kanunlar. Biz onlara benzemeden bizi Avrupa Birliğine almayacaklar. Biz onlara benzemek istemiyoruz. Müslüman bir halkı Müslüman olmayan bir halka benzetmenin vebali maddi ve manevi çok ağır olur. Biz aile kurumu bitmiş, eşcinsel evliliklerin yaygınlaştığı, intiharların normal sayıldığı bunalıma girmiş Avrupa ülkelerinden biri olmak istemiyoruz.

Her ne sebeple çıkarılmış olursa olsun zulüm kanunlarının bu ülke halkına faturası çok ağır oluyor.

Yazacağım bu zulüm kanunlarını öncelikle Cumhurbaşkanı olduğunuzu unutup “ben herhangi bir vatandaş olsaydım ve bu kanunlar bana uygulansaydı ne hissederdim” diye okumanızı ve ardından “bu kanunlar onun döneminde çıkmış ve imzası olan bir lider bunun hesabını Allah’a nasıl verir” diye muhasebe yapmazınız istirham ediyorum.

6284 zulüm kanunu ile başlayalım.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Basit bir karı-koca tartışması sonucu sizi karınız bir telefonla hiç evinizden attırdı mı? Polisler kolunuzda, çocuklarınızın ve komşuların gözü önünde adi bir suçlu gibi mahallenizden çıkarıldınız mı? Evinize, evlatlarınıza aylarca yaklaşmama cezası verildi mi? Sokaklarda kalıp nereye gidemeyeceğinizi bilemediğiniz oldu mu? En yakınlarınıza bile evinizden atılmış olmanın utancı ile yutkunup derdinizi söyleyemediğiniz oldu mu? Karınızı arayıp “Barışalım ya da çocuklar nasıl?” dediğiniz için hapse girdiğiniz oldu mu?

Bu kanunlar sizin döneminizde çıktığı için size olmamıştır fakat bu ülkede yüz binlerce erkek bir telefonla suçsuz yere evinden atıldı, bu zulmü yaşadı ve yaşıyor. Delilsiz ve belgesiz, kadına herhangi bir şiddet uygulamadığı halde tartışmada karşılıklı bağrıştıkları halde psikolojik şiddet bahanesi ile erkekler evlerinden atılıyor. Karısı ile barışmak isterse para cezası, hapis cezası veriliyor. Bu ülke bizim ülkemiz. Bu yapılanlar anayasa ve insan haklarına aykırı, İslam’a zaten aykırı.

“Kadına şiddeti bitirmek” gibi masum görünen, kuzu postuna bürünmüş kurt misali bu kanun çıktığından beri kadına şiddet hiç olmadığı kadar arttı. Yapılan haksızlıklar karşısında cinnet geçiren erkekler şiddete yöneldi. Kadın korunmak isteniyorsa bunun yolu asla bu olamaz.

Devletin elinde onlarca medya organı var. Medya artık şiddeti artırmak için değil, merhameti artırmak, sevgiyi çoğaltmak için çalışsa neler olur neler…Diziler, filmler, faydalı programlar, ülke çapında yapılacak sevgi, saygı, muhabbet gibi konularda yapılacak yarışmalar, teşvikler …

Sayın Cumhurbaşkanım!

Bir zulüm kanunu da “Nafaka Kanunu” Boşanmış bir karı kocayı nafaka bağı ile birbirine bağlamak, erkeği artık ona yabancı olan bir kadını beslemek zorunda bırakmak ve bir yabancıya karşı borç altında tutmak, yeni bir hayat yeni bir evlilik kurmasına engel olmak… Belli bir yaşı geçmiş evladına bile nafaka vermek zorunda olmayıp, yüzünü unuttuğu eski karısının geçimini sağlamak zorunda olmak… Ödeyemezse hapse girmek… Mal rejimi kanunu ile kazancının emeğinin yarısını artık yabancı olmuş birine bırakmak….Bu zulmü yüz binlerce insan yaşıyor.

Boşanma davası açıp karşı taraf problem çıkardığı için on yıl süren boşanma davaları var. Bu da ayrı bir zulüm. Toplumsal çürümeye sebep oluyor. Evlilik ve boşanma zor olunca insanlar alternatif çözümlere bakıyorlar. Ülkede zina arttı, fuhuş arttı, eşcinsellik arttı… Boşanma ile ilgili zulümlerin bitmesi lazım. Kadını korumanın yolu erkeğe zulmetmek olmamalı. Kadınlar yanlış bir yöntemle korunmaya çalışılırken hem kadınlara hem çocuklara hem de erkeklere zulmediliyor.

“Çocuk haczi” diye bir utanç yaşanıyor bu ülkede. Anne boşanma sonrası çocuğu babaya göstermek istemezse baba, çocuğunu para ödeyip bir ekiple mal gibi haczedip görebiliyor. Bu çocuğun psikolojisi, duygularının anne tarafından istismarı belki bir ömür yara olarak hayatını etkileyecek. Haciz parası olmadığı için çocuğunu göremeyen babaların acısı ise hepimizin yüreğini yaralamalı.

Sayın Cumhurbaşkanım!

“Cinsiyet eşitliği” adı altında dinimizce lanetlenen “kadın ve erkeği birbirine benzetme” çalışmaları başta Milli Eğitim kitapları olmak üzere bir devlet politikası olarak uygulanıyor. Nesilleri bozmaya yönelik bu çalışmalar acilen durdurulmalı. Yoksa gençliğe faturası çok ağır olur.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Cinsel istismar konusu şu anda en mühim problem gibi duruyor. Fakat bunun çözümü seçim öncesi mecliste imzaya açılıp seçim sebebiyle imzası tamamlanmamış olan kanun değil. Bu kanun kabul edilirse konuyu daha da içinden çıkılmaz hale getirir. İçinde adalet gözetilmeden hazırlanmış bir kanun adaleti de sağlayamaz. Tabii istenilen adaletse.

Cinsel istismar yasa tasarısına göre yine sadece kadın beyanı ile delilsiz, şahitsiz cezalar verilecek. Şimdiden 6284 e dayandırılarak bu cezalar veriliyor. Burada iki problem var. Birincisi tek taraflı beyan ile adalet sağlanmaz.

İkincisi taciz ve tecavüz “cinsel istismar” adı altında aynı kefeye konuyor. Taciz ve tecavüz arasında çok büyük fark vardır ve ikisine de birbirine yakın cezalar verilmesi öncelikle adaletle bağdaşmaz.

Tacizin kapsamı çok geniştir; bir söz bile taciz sayılabiliyor ya da bir dokunma. Ayrıca taciz kişilerin algılamasına göre değişir. Bir kişi için normal olan bir davranış, başka bir kişi için taciz sayılabilir. Oysa tecavüz tecavüzdür ve ispatlanması da kolaydır, bir sağlık kuruluşuna gidilmesi yeterlidir. Tecavüz çok ağır bir saldırıdır ve asla tacizle bir tutulamaz.

Cinsel istismar adı altında ikisinin bir tutulması, cezaların yakın olmasının pek çok mahsurları vardır hatta tecavüzün artmasına sebep olabilir. Cezalar suça göre olmalıdır. Yoksa aksi sonuçlar çıkar.

Ayrıca 18 yaş altı dini nikahla gönüllü genç evlilik yapanların erkeklerin tecavüzcü diye hapse atılıp ağır cezalar alması her yerde geçerli olan kadın beyanının (ben gönüllü evlendim demesi) burada geçerli olmaması ve genç evlenen kızları sen çocuksun deyip kocalarından koparılıp çocukları ile ortada kalmalarının vebalini bizler nasıl ödeyeceğiz. Müslüman bir ülke olarak zina serbestken evlenenlerin genç evlendi diye hapse atılmasının istismarla yargılanmasının utancı bana ağır geliyor.

Taciz ve tecavüzün “cinsel istismar” adı altında aynı kefeye konması adalet terazisini bozar hatta bozdu da. Binlerce insan iftira ile cezaevlerinde hem de on beş yirmi yıl gibi ağır cezalarla mahkum edildiler. Meclisteki tasarı geçerse bu cezalar yirmi yıldan kırk yıla kadar çıkacak. Genç evlenenler de bu ağır cezalarla yargılanıp mahkum olacak.

Tek taraflı kadın beyanı ile ve taciz iddiası ile insanlara bu kadar ağır cezalar verilmesi hangi adalet sisteminde hangi ülkede var! Kadınlar kendileri üzerinden ya da kız çocuklarını kullanarak hoşlanmadıkları ya da aralarında husumet olan kişilere iftira atıp karşıdaki kişinin hayatını bitiriyorlar kanun eliyle.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Bu ülkede iftiralar yeni geçim kapısı olmaya başladı. Kız öğrenciler öğretmenleri tehdit ediyor “istediğim notu vermezseniz cinsel istismar iftirası atarım” diye tehdide boyan eğmeyenler hapiste. Ve iftira atarım istediğim parayı vermezsen diye pek çok kimse tehdit ediliyor ve hayır dediğinde istismar gibi adi bir suçla kendini hapiste buluyor. Bir erkeğin ve ailesinin hayatının kayması, toplum nezdinde haysiyetinin bitmesi bir kadının birkaç cümlesine bağlı; delilsiz, ispatsız. İnsanların haysiyeti bu kadar ucuz olmamalı.

Hele meclisteki tasarıya göre “mağdurum” diye başvuran kişinin ifadesinin hakim ve savcı tarafından değil de üniversitelerde kadın hakları adı altında toplanmış feministlerin de alabilecek olmasının getireceği felaketleri düşünmek bile istemiyorum.

İftiralar cezalandırılmadığı gibi yakında bir de ödüllendirilecek gibi görünüyor. Adalet Bakanlığı Mağdur Haklarının hazırladığı yine seçim sebebi ile bu döneme kalan tasarıya göre, taciz iddiasında bulunan kişiye en az, brüt asgari ücretin dört katına kadar ödeme yapılacak ve bu alt limit asgari ücretin otuz katına kadar artabilecek. Ki tasarının ilk hali daha kötüydü istismar iddiasında bulunan kişiler (her iddia kanuna göre gerçek sayıldığı için) devlet memuru olabilecekti. İftira atan kadınlara sınavsız devlet memuru olma kapısı açılacaktı.

Kanun çıkmasın diye gösterdiğimiz gayretler neticesi taslak çekildi ve düzenlenmiş hali bu ve oldukça kötü. Asgari ücretin dört katı para ile iftira atanlar ödüllendirilmiş olacak. “At iftirayı al parayı” olacak.Paraya ihtiyacı olan iftira atacak. Eğer gerçek mağdurlara yardım düşünülüyorsa bu bir vakıf üzerinden yapılabilir. Ya da “kadınlar adına çalışma” adı altında Avrupa fonundan milyonlarca para alan kadın dernekleri yardım etsinler mağdur kadınlara. Devletin böyle bir maddi yardım yapması ancak iftiraları artırır.

Yine mecliste çalışmaları yapılan seçim sebebiyle henüz imzalanmamış olan torba yasaya eklenecek olan 657 nolu kanun düzenlemesi de eğer meclisten geçerse cinsel istismar iftiraları yüzde yedi yüz artar. Kanuna göre iş yerinde kadınları üzmek vatana ihanet sayılacak ve kişi işinden atılacak ve bir daha devlet memuru olamayacak.

İş yerinde bir erkeğin mevkisine göz diken bir kadın Allah korkusu yoksa bunu çok rahat yapar. Bir de dindar insanlardan hoşlanmayan hatta ölesiye nefret eden bir kesim olduğunu da düşünürsek bu kanunların çıkması dindar insanları bile bile ateşe atmaktan başka bir şey olamaz.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Mevcut kanunlarla bile Yusuflar delilsiz beyansız suçsuz yere cinsel istismar gibi ağır bir suçla zindanlarda yatıyor. Gömlekleri arkadan yırtılmış fakat yine de zindana atılmışlar. Onların gözyaşları ve bedduaları hepimizi yakar. Onlar ve aileleri sizden adalet bekliyorlar.

Yine bazı şer odakları yeni oyunlar peşinde. Planlı yapılmış gibi görünen hayvanlara eziyet, tecavüzler ve çocuk ölümleri üzerinden meclis üzerinde baskı oluşturarak zaten ağır aksak giden adalet sistemini tümden yıkmak istiyorlar.

Lütfen bu oyunlara gelmeyin. Kanunlarımız, sokağa dökülmüş devlet aleyhine slogan atan hainleri susturmak için değil adaleti tesis etmek için yapılsın. Vicdan sahibi, ön görüsü yüksek, adalet duyguları gelişmiş uzman bir ekip hazırlasın bu kanunları. Hakimler “kanunlar yüzünden adalet ve vicdanımız arasında kaldık” diyorlar. Kanunlar yapılırken kanun uygulayıcıların çoğunluğunun görüşleri de alınmalı. Mağduriyetleri en çok onlar görüyor.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Seçim döneminde özgürlük ve adalet vaat etmiştiniz. Özgürlük hakkımı kullanarak size bu mektubu yazdım. Şimdi de mağdurlar adına adalet bekliyorum.

Sema Maraşlı

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız Küçükçekmece, Ülkücülük ve Vatandır”
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız...
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU KARŞILAMA
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI VOLKAN YILMAZ'A KÜÇÜKÇEKMECE'DE COŞKULU...
Küçükçekmece'de Kültür Şöleni: Kastamonu Günleri Kapılarını Açtı
Küçükçekmece'de Kültür Şöleni: Kastamonu Günleri Kapılarını...
Yaz Aylarında Ağız ve Diş Sağlığını Korumak İçin Bu Hatalardan Kaçının
Yaz Aylarında Ağız ve Diş Sağlığını Korumak İçin Bu Hatalardan...
Trakya Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu'ndan Görkemli Organizasyon
Trakya Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu'ndan Görkemli Organizasyon
"Bir Damla Sen Ol, Bir Hayat Devam Etsin" Kampanyasına Küçükçekmece'den...
Av.Mesut Yıldırım:
Av.Mesut Yıldırım: "Volkan Yılmaz ile Başarılı Bir Dönem Yaşayacağız"
Rafet Orhan:
Rafet Orhan: "Ayrılıklara Değil, Küçükçekmece Sinopspor Sevdasına...
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği Buluşturdu
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği...
Yeniden Refah Partisi Küçükçekmece'de Geniş Katılımlı Ziyaret Programlar Gerçeklleştirdi.
Yeniden Refah Partisi Küçükçekmece'de Geniş Katılımlı Ziyaret...
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri: Eğitim Kurumları İdeolojik Çatışma Alanı Olamaz
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri: Eğitim Kurumları İdeolojik Çatışma...
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 17 Yıllık Sır Perdesi
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 17 Yıllık Sır Perdesi
İlginizi Çekebilir
Resmi açıklama geldi! ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz'da Türkiye'ye geliyor
Resmi açıklama geldi! ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz'da Türkiye'ye...
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
AK Parti'de dikkat çeken istifa! Gebeceler Belediye Başkanı İsa Atay'ın partisiyle yolları ayrıldı
AK Parti'de dikkat çeken istifa! Gebeceler Belediye Başkanı İsa Atay'ın...
CHP'li Jale Nur Süllü'ye Emekli Eyleminde Protesto! Tepkiler Üzerine Alanı Terk Etti
CHP'li Jale Nur Süllü'ye Emekli Eyleminde Protesto! Tepkiler Üzerine...
MHP Hakkari İl Başkanı Fatih Öztepe Bıçaklı Kavgayı Ayırırken Yaralandı
MHP Hakkari İl Başkanı Fatih Öztepe Bıçaklı Kavgayı Ayırırken...
Cevdet Yılmaz: Deniz Emniyeti ve Güvenliğinde Tavizsiz Duruşumuzu Sürdürüyoruz
Cevdet Yılmaz: Deniz Emniyeti ve Güvenliğinde Tavizsiz Duruşumuzu...
Hakan Fidan'dan CAATSA ve Türkiye-ABD İlişkileri Mesajı:
Hakan Fidan'dan CAATSA ve Türkiye-ABD İlişkileri Mesajı: "Erdoğan...
CHP’de Yeni Parti İddiası: 24 Temmuz 2026 Tarihi Gündemde
CHP’de Yeni Parti İddiası: 24 Temmuz 2026 Tarihi Gündemde
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten CHP’ye Tepki
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten CHP’ye Tepki
Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e 'Ziya' göndermesi! "Nasıl bir uydurma, nasıl bir yalan"
Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e 'Ziya' göndermesi! "Nasıl bir uydurma, nasıl bir yalan"

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">