Orta Doğu’da tansiyon bir kez daha tehlikeli biçimde yükselirken, küresel dengeleri sarsabilecek yeni bir askeri sürecin kapısı aralandı. ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldüğünü öne sürerek, “Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü” ifadelerini kullandı.Trump, Hamaney’in “ABD istihbaratı ve gelişmiş takip sistemlerinden kaçamadığını” savunarak, İsrail ile yakın iş birliği içinde yürütülen operasyon sonucu İranlı üst düzey isimlerin etkisiz hale getirildiğini ileri sürdü. Açıklamasında, saldırıların “gerekli olduğu sürece” devam edeceğini de vurguladı.
İran Devlet Televizyonu: “Şehadete Ulaştı”
Trump’ın açıklamasından kısa süre sonra İran devlet televizyonu, Hamaney’in hayatını kaybettiğini duyurdu. Yayında, “İran İslam Devrimi lideri şehadete ulaştı” ifadeleri kullanıldı.İran hükümeti 40 günlük ulusal yas ilan ederken, devlet dairelerinin 7 gün süreyle kapatılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı ve hükümet kanadından yapılan açıklamalarda saldırının “cezasız kalmayacağı” vurgulanarak, faillerin “pişman edileceği” mesajı verildi.Hamaney’in ölümüne ilişkin haberlerin ardından başkent Tahran başta olmak üzere birçok kentte gece boyunca hareketlilik yaşandı.The New York Times’a konuşan Tahran sakinleri, kalabalık grupların sokaklarda dans ettiğini, sürücülerin korna çaldığını ve havai fişekler atıldığını aktardı. Bazı vatandaşların balkonlardan “özgürlük” sloganları attığı bildirildi. Şiraz ve İsfahan’da da benzer görüntüler kaydedildi.Ancak tüm ülkede aynı tablo yoktu. The Washington Post’a göre Hamaney’i saygın bir dini lider olarak gören kesimler, sosyal medyada kutlamalara tepki gösterdi.Yeni Liderlik Süreci Nasıl İşleyecek?
Hamaney’in danışmanı Muhammed Muhbir, İran Anayasası’nın 111. maddesinin uygulanacağını açıkladı. Buna göre, Uzmanlar Meclisi en kısa sürede yeni lideri belirleyecek.Yeni lider seçilene kadar Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi’nin seçeceği Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir fakihin yer aldığı üçlü konsey liderlik görevini geçici olarak üstlenecek.Bu süreç, İran açısından yalnızca siyasi değil, ideolojik bir kırılma anlamı da taşıyor.Devrim Öncesinden Zirveye Uzanan Bir Yol
17 Temmuz 1939’da Meşhed’de doğan Ali Hamaney, mütevazı bir din adamının oğlu olarak yetişti. Genç yaşta dini eğitim aldı; Necef ve Kum’da öğrenim gördü.1979 İslam Devrimi sonrası hızla yükseldi, 1981’de cumhurbaşkanı oldu. 1989’da Ayetullah Humeyni’nin ölümünün ardından anayasa değişikliğiyle “Yüce Lider” seçildi.Liderliği boyunca silahlı kuvvetlerin komutanlarını, yargı erkinin üst düzey isimlerini ve Anayasa Koruma Konseyi üyelerini belirleme yetkisini elinde bulundurdu.İç Politikada Sertlik, Dış Politikada “Direniş Ekseni”
Hamaney döneminde reformist hareketler sıkı biçimde denetlendi. 2009 seçim protestoları ve 2022’de zirveye çıkan toplumsal gösteriler sert şekilde bastırıldı.Dış politikada ise İran, Hizbullah, Hamas ve bölgedeki Şii milislerle ittifaklar kurarak “direniş ekseni” stratejisini benimsedi. İsrail’i “kanserli tümör” olarak nitelendiren Hamaney, ABD’yi ise “küresel kibir” olarak tanımladı.Nükleer program konusunda ise İran’ın silah peşinde olmadığını savundu; 2015’te imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA) sürecinde temkinli destek verdi. Ancak ABD’nin anlaşmadan çekilmesi gerilimi yeniden tırmandırdı.Tarihi Bir Dönemeç
Yaklaşık 35 yıl boyunca İran’ın en güçlü figürü olan Ali Hamaney’in ölümü, ülkenin siyasi geleceği açısından kritik bir döneme işaret ediyor.Bir yanda yas ve misilleme çağrıları, diğer yanda sokaklardaki kutlamalar… İran şimdi hem içeride hem dışarıda yeni bir belirsizlik dönemine girmiş durumda.ABD ve İsrail’in saldırılarının sürüp sürmeyeceği, İran’ın nasıl bir karşılık vereceği ve yeni liderin kim olacağı soruları, yalnızca Tahran’ın değil, tüm dünyanın gündeminde.