
CÜBBELİ AHMET HOCA VE ÇOK SAYIDA HOCA EFENDİ KATILDI
Programa çok sayıda din alimi, vakıf temsilcisi ve kanaat önderi iştirak etti. Başta Ahmet Mahmut Ünlü olmak üzere birçok hoca efendi programa katılarak konuşmalar gerçekleştirdi.
Program akışında Kur’an-ı Kerim tilaveti, sohbetler, dualar ve Mahmud Efendi Hazretleri’nin hayatını anlatan sinevizyon gösterimi yer aldı. Kur’an tilavetini Kari İshak Danış Hoca Efendi gerçekleştirirken, federasyon adına açılış konuşmasını Federasyon Başkanı Hacı Beytürk yaptı.
Konuşmacılar arasında İsmail Hünerlice Hoca Efendi, Hüsamettin Vanlıoğlu Hoca Efendi, Şefik Kocaman Hoca Efendi, Hüseyin Avni Hoca Efendi ve Mustafa Özçimşekler Hoca Efendi de yer aldı.
“BİZİM ŞEYHİMİZ MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİDİR”
Program boyunca yapılan konuşmalarda Mahmud Efendi Hazretleri’nin ilme, sünnete ve manevi eğitime verdiği önem vurgulandı. Katılımcılar sık sık tekbir getirirken, salon içerisinde duygu dolu anlar yaşandı.
Etkinlikte konuşan isimler, Mahmud Efendi Hazretleri’nin bıraktığı manevi mirasın korunacağını ifade ederek, “Bizim şeyhimiz de rabıtamız da Mahmud Efendi Hazretleri’dir” mesajı verdi.
MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİ’NİN HAYATI ANLATILDI
Programda yayınlanan sinevizyon gösteriminde Mahmud Efendi Hazretleri’nin hayatı detaylı şekilde anlatıldı. Trabzon’un Of ilçesinde başlayan ilim yolculuğu, genç yaşta aldığı icazetler, İsmailağa Camii’nde yürüttüğü hizmetler ve yetiştirdiği binlerce talebe salondaki vatandaşlara aktarıldı.
İsmail Hüner Hoca’dan Mahmud Efendi Hazretleri Vurgulu Konuşma: “Tarikat, Şeriatı Yaşama Yoludur”
İsmail Hüner, yaptığı konuşmada İslam’ın ilim, sünnet ve tasavvuf çizgisini anlattı. Konuşmasında Mahmut Ustaosmanoğlu’nin yoluna vurgu yapan Hüner, tarikatın şeriatı yaşama disiplini olduğunu ifade etti.İsmail Hüner, İslam düşüncesinin temel kaynakları ve tasavvuf geleneği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Kur’an-ı Kerim, sünnet, sahabe hayatı ve İslam alimlerinin çizdiği ilmi silsileyi anlatan Hüner, dinin doğru anlaşılmasının önemine dikkat çekti.“DİNİN ANLAŞILMASI VE YAŞANMASI ESASTIR”
Konuşmasına salavat ve dualarla başlayan Hüner, İslam’ın insan hayatındaki yerini anlatırken, kainatın yaratılış hikmeti ve insanın ilimle olan ilişkisini vurguladı. Allah’ın insanı ilimle mükellef kıldığını ifade eden Hüner, “İnsan, ilmi öğrenen ve yaşayan tek varlıktır” dedi.
Hüner, vahyin Cebrail aracılığıyla peygamberlere ulaştığını, Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) bu mesajı insanlığa aktardığını ve sahabenin de bu öğretileri yaşanır hale getirdiğini belirtti.
TARİKAT VE ŞERİAT VURGUSU
Konuşmasında tasavvuf geleneğine de değinen İsmail Hüner, tarikatların şeriatın dışında bir yol olmadığını vurguladı. Tarikatın dinin yaşanabilir hale getirilmesi olduğunu ifade eden Hüner, “Tarikat, şeriat-ı Muhammediye’yi doğru yaşama yoludur” dedi.
Bu çerçevede İslam tarihinde İmam-ı Azam, İmam-ı Rabbani ve Mevlana Halid gibi isimlerin önemine dikkat çekildi.
MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİ’NE VURGU
Konuşmada sık sık Mahmut Ustaosmanoğlu’nin hayatı ve hizmetleri hatırlatıldı. Hüner, Mahmud Efendi Hazretleri’nin İslam’ın anlaşılması ve yaşanması noktasında önemli bir manevi çizgi ortaya koyduğunu ifade etti.
Ayrıca tasavvufun hurafelerden uzak, Kur’an ve sünnet merkezli bir yapı olduğuna dikkat çekilerek, bu geleneğin İslam’ı doğru şekilde temsil ettiği savunuldu.
İLİM VE MANEVİYAT BİRLİKTELİĞİ
Konuşmada modern akımlar, farklı ideolojik yaklaşımlar ve dinin yorumlanma biçimleri de ele alındı. Hüner, İslam’ın temel kaynaklardan uzaklaştırılmaya çalışıldığı dönemlerde alimlerin bu çizgiyi koruduğunu belirtti.
İslam’ın özünün değişmediğini ifade eden Hüner, “Peygamber Efendimiz’den sonra sünnet ortadadır, sahabe hayatı ortadadır, alimlerin yol göstericiliği ortadadır” dedi.
programda konuşan Hüsamettin Vanlıoğlu Hoca, İslam ilim geleneği, tasavvuf anlayışı ve manevi terbiyenin önemine dair kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdi.
Kur’an tilaveti ve salavatlarla başlayan programda Vanlıoğlu Hoca, konuşmasında İslam âlimlerinin ilmi mirasına değinerek, tasavvuf yolunun tarihsel ve manevi boyutlarını anlattı.
Sohbetinde özellikle İmam-ı Rabbani üzerinden tasavvuf eğitimindeki “seyr-i sülûk” kavramına dikkat çeken Vanlıoğlu, manevi yolculuğun merhalelerini ve ilim silsilesinin önemini vurguladı.
Programda ayrıca Mahmud Ustaosmanoğlu da anılarak, onun İslam hizmetlerindeki rolü ve yetiştirdiği talebeler üzerinden devam eden ilim geleneğine dikkat çekildi.
Vanlıoğlu Hoca konuşmasında, İslam geleneğinde ilmin aktarımının önemine değinerek, “sahih ilim, sahih amel ve ihlas” vurgusu yaptı. Katılımcılara sabır, bağlılık ve birlik mesajları verildi.
Şefik Kocaman: “Mahmut Efendi ve Manevî Tasarruf Geleneği” Konulu Konuşma Yoğun İlgi Gördü
Şefik Kocaman, tasavvuf geleneği, evliya anlayışı ve manevi hatıralar üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Programda özellikle Hüsamettin Vanlıoğlu ve Mahmut Efendi’ye dair anlatımlar öne çıktı.
Manevî atmosferde başlayan konuşma
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan programda söz alan Şefik Kocaman, konuşmasına “Eûzü billahi mineşşeytânirracîm, Bismillahirrahmânirrahîm” diyerek başladı. Katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, geçmişten günümüze aktarılan tasavvuf geleneğinin önemine vurgu yaptı.
Kocaman, konuşmasının başında önceki programlarda yaşanan bir hatırayı aktararak, Mahmut Efendi ile ilgili selam ve hatıralara değindi.
“Tasavvuf geleneği ve manevi teslimiyet” vurgusu
Konuşmasının devamında tasavvuf geleneği içinde “tasarruf”, “mürid-mürşid ilişkisi” ve manevi yolculuk kavramlarına değinen Kocaman, İslam düşünce tarihinde yer alan bazı kavramları örneklerle açıkladı.
Özellikle İmam-ı Rabbani’ye atfedilen “seyr-i sülûk” mertebeleri üzerinden açıklamalarda bulunan Kocaman, bu yolculuğun farklı aşamalarından bahsetti.
Mahmut Efendi’ye dair hatıralar
Konuşmanın önemli bölümünde Mahmut Efendi’ye dair kişisel hatıralar ve çevresinden aktarılan anlatımlar yer aldı. Kocaman, Efendi’nin ilmi ve manevi yönüne ilişkin çeşitli örnekler paylaşarak, onun dönemin önemli dini şahsiyetlerinden biri olarak görüldüğünü ifade etti.
Hüseyin Avni: “Emrolunduğu gibi dosdoğru olmak en büyük vasıftır”
Bir programda kürsüye çıkarak konuşan Hüseyin Avni, Efendi Hazretleri’nin hayat çizgisine dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sık sık “istikamet” ve “tavizsizlik” kavramlarını öne çıkaran Avni, büyük şahsiyetlerin ancak yine büyük insanlar tarafından anlaşılabileceğini ifade etti.“Fazilet erbabını ancak fazilet erbabı tanır” sözünü hatırlatan Avni, büyüklerin büyüklüğünü anlatmanın zor bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
“Zamanın değişen şartları ve İslamî çalışmalar” vurgusu
Hüseyin Avni, konuşmasında günümüzde İslamî çalışmalar yürüten farklı yapıların zamanın şartlarına göre değişim gösterdiğini savunarak, bazı yöntemlerin “zaruret” gerekçesiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Yaklaşık yarım asırlık bir gözlem sürecinden söz eden Avni, geçmişten bugüne camiaların değişim geçirdiğini ve bazı yapısal dönüşümlerin yaşandığını ifade etti.
“Tavizsiz duruş” örnekleri
Konuşmasında Efendi Hazretleri’nin tavizsiz duruşuna vurgu yapan Avni, çeşitli dönemlerden örnekler vererek, onun kendisine emredilen çizginin dışına çıkmadan hareket ettiğini söyledi.
28 Şubat sürecine de değinen Avni, bazı dini yapıların baskılar karşısında farklı kararlar almak zorunda kaldığını ifade ederken, Efendi Hazretleri’nin yaklaşımını ise “istikamet üzere kalmak” şeklinde tanımladı.
“Kendi fikrini öne çıkarmamak” vurgusu
Konuşmasının sonunda Hüseyin Avni, dini konularda kişisel yorumların öne çıkarılmaması gerektiğini savunarak, “kendi fikrini dinin önüne koymama” ilkesinin önemine dikkat çekti.

Mustafa ÖzŞimşekler Hoca, salonda bulunan kalabalığa hitap ederek Efendi Hazretlerinin dini hizmet anlayışı, istikamet vurgusu ve tasavvuf geleneğindeki yeri hakkında konuştu.
Konuşmasında “istikamet üzere kalmanın” önemine dikkat çeken ÖzŞimşekler, Efendi Hazretlerinin hayatında en belirgin özelliklerden birinin, kendisine emredildiği şekilde hareket etme hassasiyeti olduğunu ifade etti.
Programda, dini hizmetlerde geçmişten günümüze yaşanan değişimlere de değinilerek, bazı yapıların zamanla farklı yönelimler gösterdiği, buna karşın Efendi Hazretlerinin çizgisinin “sabit ve tavizsiz” olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı.
ÖzŞimşekler Hoca ayrıca, dini gelenek içerisinde “rabıta” ve bağlılık anlayışı üzerinden açıklamalarda bulunarak, katılımcılara manevi bağlılık ve sevgi temalı mesajlar verdi.
Programda Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca) başta olmak üzere birçok hatip konuşma ve dua gerçekleştirdi.
Ahmet Mahmut Ünlü tarafından yapılan dua, programın en dikkat çeken bölümlerinden biri olarak yoğun bir kalabalık eşliğinde gerçekleştirildi. Yapılan dua, hem Mahmut Efendi’nin ruhuna ithaf edilen niyazları hem de İslam dünyasına yönelik toplu yakarışları içerdi.
Dua esnasında Allah’a hamd ve sena ile başlanarak, bütün müminler için rahmet, mağfiret ve hidayet temenni edildi. Ardından Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) salavatlar getirilerek, onun şefaatine nail olma arzusu dile getirildi. Kur’an tilavetlerinin ve hatimlerin kabulü için de Allah’a niyazda bulunuldu.
Konuşmanın devamında, özellikle mazlum coğrafyalar için yoğun dualar edildi. Gazze, Filistin, Doğu Türkistan ve dünyanın farklı bölgelerinde zor şartlar altında yaşayan Müslümanlar için Allah’tan yardım istenirken, zulmün son bulması ve barışın hâkim olması temenni edildi.
Dua sırasında birlik ve beraberlik vurgusu öne çıktı. Müslümanların iman üzere sabit kalması, fitne ve ayrılıklardan korunması, doğru yoldan sapmaması için Allah’a yakarışta bulunuldu. Ayrıca katılımcıların kalplerinin temizlenmesi, niyetlerinin ihlaslı olması ve ibadetlerinin kabul edilmesi için de özel dualar yapıldı.
Programda anılan Mahmut Efendi için ise rahmet, mağfiret ve yüksek dereceler dilendi. Onun hizmetlerinin kabul edilmesi, kabir hayatının nurlandırılması ve salih kullar arasında yer alması için topluca “Amin” sesleri yükseldi.
Dua boyunca, İslam ümmetinin güçlenmesi, genç nesillerin dini ve ahlaki değerlerle yetişmesi ve ilim ehlinin hizmetlerinin bereketlenmesi için de niyazlar tekrarlandı. Konuşma, hem manevi atmosferi hem de katılımcıların yoğun “amin” katılımıyla dikkat çekti.Günahların bağışlanması, hastaların şifa bulması, borçluların borçlarından kurtulması ve tüm müminlerin huzur içinde bir hayat sürmesi için Allah’a samimi yakarışlar yapıldı.
Ahmet Mahmut Ünlü programda yaptığı dua konuşmasında, Gazze ve Filistin başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki mazlumlar için de niyazda bulundu. Konuşmada ayrıca birlik, beraberlik ve manevi değerlerin korunması vurgulandı.
Etkinlikte Mahmut Efendi’nin vefatının yıl dönümünün “anma ve dua programı” şeklinde idrak edildiği belirtilirken, bazı konuşmalarda onun talebeleri ve hizmetleri de hatırlatıldı. Program boyunca yoğun duygusal anlar yaşandı.
Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen program, akşam ezanı ve Dua, salavatlar ve toplu “Amin” sesleriyle sona erdi.
HİCRETHABER//AHMET ÇEKİN






























