Kurban, Yüce Rabbimize yakınlaşmaktır.
Yüce Rabbimizin bizlere huzur, sekinet ve sevinç vesilesi olarak bahşettiği mübarek zaman dilimlerinden biri olan Kurban Bayramı’na yeniden kavuşmanın sevinç ve bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Kurban; kelime anlamıyla da ruhuyla da Yüce Yaratıcımıza yaklaşmaktır. Bizlerin “kurb” anları, O’na en yakın olduğumuz, teslimiyetimizi ve sadakatimizi tazelediğimiz müstesna ibadet zamanlarıdır. Rabbimizin Hac Suresi’nde buyurduğu üzere: “(O kurbanların) ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Fakat O’na sizin takvanız ulaşacaktır.”
Nefislerimizi arındırmanın, cimrilikten ve dünya malına tutkunluktan sıyrılmanın en somut tezahürü olan kurban; bizleri Hazreti İbrahim’in sadakatine ve Hazreti İsmail’in teslimiyetine ortak eden evrensel bir kulluk şuurudur.
Ümmet Bilinci ve İslami Dayanışma
Kurbanın kulluk boyutu kadar toplumsal yönü de İslam medeniyetinin ve kardeşlik hukukunun temelidir. Bu ibadet; mülkün asıl sahibinin Allah olduğunu hatırlatarak müminler arasındaki mesafeleri kaldıran, paylaşma duygusunu güçlendiren ve sosyal adaleti inşa eden güçlü bir köprüdür.
Kurban, sadece yakın çevremizle sınırlı bir yardımlaşma değil; sınırları, ırkları ve dilleri aşan, tüm Müslümanları tek bir bedenin azaları gibi birleştiren ümmet bilincinin en somut göstergesidir. Vekâlet yoluyla Asya’dan Afrika’ya uzanan bu iyilik eli, İslam’ın evrensel merhametini temsil eder.
Müminler olarak görevimiz, fizikî mesafeleri gönül coğrafyamızda aşmak, ümmetin dertleriyle dertlenmek ve ihtiyaç içindeki kardeşlerimize umut olmaktır. Çünkü kurban; bütünleşmenin, paylaşmanın ve ümmet olmanın adıdır.
Müminlerin Dinmeyen Sancısı: Gazze ve Mazlum Coğrafyalar
Bugün bu mübarek günleri idrak ederken, İslam ümmetinin birçok yerinde akan kan ve gözyaşı bayram sevincimizi hüzne dönüştürmektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın şehri Kudüs ve 7 Ekim 2023’ten bu yana tarihin en ağır zulümlerine direnen Gazze’de yaşananlar yüreklerimizi derinden yaralamaktadır.
Gazze’deki bu zulüm karşısında yalnızca Müslümanlar değil, vicdan sahibi tüm insanlar da sessiz kalmamış ve Gazze halkının yanında yer almıştır. Kurban ibadetinin öğrettiği fedakârlık ve teslimiyet ruhuyla, dualarımızın ve yardımlarımızın merkezine Gazze’yi koyuyor, zulme karşı ümmet olarak tek yürek olmanın mücadelesini sürdürüyoruz.
Doğu Türkistan’dan Arakan’a, Suriye’den Gazze’ye kadar dünyanın dört bir yanında yardım bekleyen mazlum coğrafyaların kurtuluşu ve İslam âleminin uyanışı için gayretimizi bu bayram vesilesiyle yeniden tazeliyoruz.
Kardeşlik Ahdimizi Yenileme Zamanı
Diyanet-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana İslami değerleri ve erdemli sendikacılık anlayışını rehber edinerek hem din görevlilerimizin haklarını savunmayı hem de hakkın ve adaletin sesi olmayı görev bildik.
Bu bayramı; aramızdaki kırgınlıkları gidermek, kardeşlik ahdimizi yenilemek ve birlik-beraberliğimizi güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak görmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle; teşkilatımızın her kademesinde fedakârca görev yapan şube başkanlarımızın, yönetim kurullarımızın, mihrapta, minberde ve kürsüde İslam’ın nurunu nesillere aktaran din görevlilerimizin ve tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.
Kurbanlarımızın makbul, dualarımızın kabul olmasını diliyor; bu mübarek günlerin başta Gazze ve Filistin olmak üzere tüm mazlum İslam coğrafyalarının özgürlüğüne ve huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Kurban Bayramımız mübarek olsun.
YAŞAR ÇİNTİMAR
DİYANET-SEN İSTANBUL 3 NOLU ŞUBE BAŞKANI





























