“ACI DERSLER” YETMEDİ
Haziran ayında İsrail ve ABD ile yaşanan 12 günlük savaşın ardından İran yönetiminin güvenlik açıklarından “acı dersler” çıkardığı düşünülüyordu. O süreçte İsrail’in bazı üst düzey İranlı komutanların yeraltı sığınaklarındaki konumlarını tespit ettiği; İranlı yetkililerin ise bu sızmanın kaynağını korumaların taşıdığı cep telefonlarına bağladığı ileri sürülmüştü.
Bu güvenlik zafiyetlerinin, Dini Lider Ali Hamaney’i öfkelendirdiği belirtilmişti. Ancak son operasyon, Haziran’daki ihmallerin bile ötesine geçen bir tabloyu ortaya koydu.
SIĞINAK YERİNE OFİS
The New York Times’ta yer alan habere göre, son saldırıyı bu denli yıkıcı kılan unsurlardan biri İran yönetiminin aldığı hatalı kararlar oldu.
İsrailli savunma yetkililerinin aktardığı bilgilere göre, cumartesi sabahı dünyanın gözü ABD veya İsrail’den gelebilecek olası bir saldırıdayken İran’ın en üst düzey askeri ve istihbarat isimleri yeraltı sığınakları yerine bilinen adreslerinde —Ulusal Güvenlik Konseyi ofislerinde— toplandı.
Normal şartlarda gizli sığınaklar arasında yer değiştirdiği düşünülen Hamaney’in de o saatlerde resmi konutunda bulunduğu ifade edildi. Bu durum, operasyonun ilk aşamasında komuta zincirinin doğrudan hedef alınmasına zemin hazırladı.
ÜÇ DALGALI OPERASYON: “ARA-BUL-YOK ET”
ABD ve İsrail istihbaratının, söz konusu isimlerin yerel saatle 09.40’ta nerede olacağını nasıl tespit ettiği netlik kazanmış değil. Ancak savunma kaynaklarına göre iki ülke, İran’dan sızdırılan hassas verilerle koordineli bir üç dalgalı operasyon başlattı.
İlk aşamada komuta kademesi hedef alındı. Ardından hava savunma sistemleri hızla devre dışı bırakıldı. Hemen sonrasında balistik füze sistemleri, mühimmat depoları, fırlatma rampaları ve üretim tesislerine yönelik kapsamlı bir imha görevi yürütüldü.
İsrailli yetkililer, Hamaney’in hedef alınmasıyla birlikte yeni bir eşiğin aşıldığını, egemen bir devletin liderinin doğrudan hedef alınmasının Haziran’daki savaşta kaçınılan bir adım olduğunu vurguladı.
İRAN SEMALARINDA HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ
Pazar öğle saatlerine gelindiğinde İsrailli askeri yetkililer İran hava sahasında üstünlüğün tamamen sağlandığını açıkladı. İsrail Hava Kuvvetleri eski komutanı Amir Eshel, “İran şu an hava saldırılarına karşı tamamen savunmasız. Nerenin, ne zaman ve nasıl vurulacağına artık sadece ABD ve İsrail karar veriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu özgüven, operasyonun süresi konusunda ABD ile görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi. Eski istihbarat yetkilisi Zohar Palti, balistik füze kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmasının zaman alacağını belirterek operasyonun erken sonlandırılmaması gerektiğini savundu.
“KARA SERÇE” FÜZELERİ SAHNEDE
Operasyonun ikinci dalgasında Tahran’ı koruyan uçaksavar bataryaları hedef alındı. Bu aşamada kritik rol oynayan silahlardan biri, F-15 jetlerinden fırlatılabilen uzun menzilli “Black Sparrow” (Kara Serçe) balistik füzesi oldu.
Başlangıçta Arrow missile defense system için eğitim hedefi olarak geliştirilen bu füze, uçakların İran hava savunma menziline girmeden iç kesimlerdeki hedefleri vurmasına imkân tanıyor. Bu taktik, baskın etkisini artırarak İran’ın karşılık verme kapasitesini ciddi biçimde sınırladı.
STRATEJİK PUSU VE GENİŞ KAPSAMLI SALDIRI
Üçüncü dalgada İsrail, yaklaşık 200 uçaktan oluşan en büyük hava filolarından birini devreye soktu. İsrailli yetkililer bu hamleyi “stratejik pusu” olarak tanımladı.
İsrail uçakları ülkenin batı ve orta kesimlerini hedef alırken, saldırıdan yaklaşık yarım saat sonra operasyona dahil olan ABD güçleri doğu bölgesindeki hedeflere odaklandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran donanmasına da ağır darbe vurulduğunu belirterek 9 İran gemisinin batırıldığı bilgisini paylaştı.
KRİTİK EŞİK AŞILDI MI?
Haziran ayında kaçınılan adımların bu kez atılması, çatışmanın seyrinde yeni bir döneme girildiği yorumlarına yol açtı. Komuta kademesine yönelik doğrudan ve koordineli operasyon, yalnızca askeri kapasiteyi değil, İran’ın karar alma mekanizmasını da hedef aldı.
Uzmanlara göre yaşananlar, Orta Doğu’daki güç dengelerinde kalıcı değişimlerin habercisi olabilir. İran’ın vereceği yanıt ve operasyonun süresi, bölgenin önümüzdeki dönemde daha geniş çaplı bir savaşa sürüklenip sürüklenmeyeceğini belirleyecek.































