Liderlik Tartışmaları Savaş Ortamında Sonuçlandı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından ülkede yeni dini liderin kim olacağı uzun süredir tartışılıyordu. Uzmanlar Meclisi üyesi Ahmed Hatemi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada liderlik sürecinde sona yaklaşıldığını belirterek yeni liderin kısa süre içinde açıklanacağını söylemişti.
Hatemi, “Yeni lider en kısa sürede belirlenecek, sonuca yaklaştık; ancak ülkedeki durum savaş halidir” ifadelerini kullanarak sürecin güvenlik koşullarının gölgesinde yürütüldüğünü dile getirmişti.
Kısa süre sonra Uzmanlar Meclisi tarafından yapılan açıklamayla İran’ın yeni dini liderinin Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney olduğu duyuruldu.
Mücteba Hamaney İsmi Günlerdir Gündemdeydi
Aslında Mücteba Hamaney’in adı son günlerde sık sık dile getiriliyordu. New York Times’a göre de en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkan isim Mücteba Hamaney’di. Ancak bazı yorumlarda babadan oğula liderlik geçişinin İran toplumunda tepki doğurabileceği ifade ediliyordu.
Bu tartışmalar sürerken muhalif yayın organı Iran International, Mücteba Hamaney’in dini lider olarak seçildiği iddiasını gündeme getirmişti. Uzmanlar Meclisi’nin kararıyla bu iddia resmiyet kazanmış oldu.
Devrim Muhafızları’nın Desteği Kritik Rol Oynayabilir
Uzmanlara göre Mücteba Hamaney’in liderliğe gelmesi durumunda en önemli faktörlerden biri Devrim Muhafızları’nın desteği olacak. Bazı değerlendirmelerde, bu desteğin sağlanması halinde ülke yönetiminde askeri konseylerin etkisinin daha da artabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle yeni dönemde İran’da siyasi ve askeri güç dengelerinin nasıl şekilleneceği merak konusu.
“Babasının Devamlılığını Sağlayacak Bir İsim”
İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya göre Mücteba Hamaney, babasının izlediği siyasi çizginin devamını sağlayabilecek bir figür olarak görülüyor.
Toğa, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Mücteba Hamaney babasının devamlılığını sağlayacak bir figür. Babası hangi çizgide duruyorsa, çevresinde kimler varsa Mücteba Hamaney de aynı kadrolarla yoluna devam edebilir.”
Savaş Koşulları Tepkileri Azaltmış Olabilir
Mücteba Hamaney’in dini liderliğe getirilmesi ihtimali geçmişte de tartışılmış ancak İran’daki devrim ideolojisi nedeniyle bu durum bazı çevreler tarafından eleştirilmişti. Çünkü 1979 İslam Devrimi, monarşi sistemini ortadan kaldırmış ve Pehlevi hanedanını devirmişti.
Uzmanlar, bu nedenle babadan oğula liderlik geçişinin İran’daki devrim ruhuna aykırı görülebileceğini belirtiyor. Ancak mevcut savaş ortamının bu tartışmaları geri plana ittiği ifade ediliyor.
Devrim Muhafızları ile Güçlü Bağlar
Mücteba Hamaney’in geçmişte Devrim Muhafızları ile kurduğu yakın ilişkiler de dikkat çekiyor. İran-Irak Savaşı sırasında henüz 17 yaşındayken cepheye giden Hamaney’in Muhammed Resulullah Ordusu’nun Habib ibn Mazhar Taburu’nda görev yaptığı biliniyor.
O dönemde birlikte görev yaptığı birçok kişinin daha sonra Devrim Muhafızları istihbaratı ve güvenlik birimlerinde üst düzey görevlere geldiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu savaş döneminde kurulan ilişkiler zamanla İran devlet bürokrasisinde güçlü bir dayanışma ağına dönüştü.
Batı ile Uzlaşma Beklentisi Zayıf
Analistlere göre Mücteba Hamaney’in liderliğe gelmesi İran yönetiminde daha sert ve radikal çizgiyi savunan grupların etkisini koruduğuna işaret ediyor olabilir.
Al Jazeera’de yer alan analizlerde de bu gelişmenin Tahran yönetiminin kısa vadede Batı ile müzakere veya uzlaşma arayışına girmeyeceğinin bir göstergesi olabileceği ifade edildi.
Kamuoyundan Uzak Bir Profil
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, bugüne kadar kamuoyu önünde fazla görünmeyen bir profil çizdi. Liderlik meselesi hakkında açık bir siyasi konuşma yapmadığı, kamuya açık konferanslara katılmadığı ve cuma hutbeleri okumadığı biliniyor.
Bu nedenle İran’da birçok kişi onun sesini dahi hiç duymadığını ifade ediyor.
Protestoların Bastırılmasında Rol İddiası
Son 20 yılda hem İran’daki reformist çevreler hem de yurt dışındaki muhalifler, Mücteba Hamaney’i bazı protestoların bastırılmasında rol almakla suçladı.
Özellikle 2009 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından başlayan protestolarda seçimlere müdahale edildiği ve güvenlik güçlerinin protestoculara karşı sert müdahalelerinde etkili olduğu iddia edilmişti.
İran yönetimi ise bu iddiaları reddederek protestoların arkasında ABD ve İsrail tarafından desteklenen grupların bulunduğunu savunmuştu.
Ekonomik Ağ İddiaları
Batı basınında yer alan bazı haberlerde Mücteba Hamaney’in İran’a yönelik yaptırımlar döneminde çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren geniş bir ekonomik ağ kurduğu da iddia ediliyor. Bu ağ aracılığıyla milyarlarca dolarlık finansal işlemlerin yürütüldüğü öne sürülse de söz konusu iddialar hakkında resmi bir doğrulama bulunmuyor.
Yeni dini lider olarak göreve başlayan Mücteba Hamaney’in önümüzdeki dönemde hem ülke içindeki siyasi dengeleri hem de İran’ın dış politikadaki yönelimini nasıl şekillendireceği ise yakından takip ediliyor.
































