“Soykırım sadece bombayla değil, aç bırakılarak da yapılıyor”
Gazze Şeridi’nde 21 aydır süren İsrail ablukası, artık sadece savaş suçlarını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarını da yazıyor. Mart ayından bu yana sistematik şekilde uygulanan gıda ablukası nedeniyle, bölgede açlıktan ölenlerin sayısı 127’ye yükseldi. Son 24 saat içinde açlık sebebiyle hayatını kaybeden 5 Filistinliden 2’sinin çocuk olduğu bildirildi.
Birleşmiş Milletler’in son raporlarına göre Gazze’de her üç kişiden biri günlerdir hiçbir şey yemeden hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak İsrail'in hem kara yoluyla hem de havadan ulaşan yardımlara karşı geliştirdiği yıkım politikası, bu trajedinin bilinçli olarak derinleştirildiğini ortaya koyuyor.
Yardımlar Sınırda Bekletilip Bilerek Çürütüldü
İsrail'in resmi yayın organı KAN TV’nin haberine göre, Gazze’ye gönderilen ve Kerem Şalom Sınır Kapısı’nda haftalarca bekletilen binlerce yardım kolisi İsrail askerleri tarafından imha edildi. Gıda, su ve tıbbi malzeme içeren yardımların bir kısmı güneş altında çürütülürken, bir kısmının yakıldığı, diğer kısmının ise toprağa gömüldüğü açıklandı.
İsrailli bir subayın, “Her şeyi toprağa gömdük. Bazılarını da yaktık” sözleri, uluslararası hukukun ve temel insan haklarının nasıl hiçe sayıldığını gözler önüne serdi. Hâlâ güneşin altında bekletilen binlerce yardım paketinin bulunduğu belirtilirken, eğer bölgeye taşınmazlarsa bunların da imha edileceği bildirildi.
Yardımlar Neden Dağıtılamıyor?
CNN muhabiri Nic Robertson’ın aktardığına göre, yardım tırlarının Gazze’ye girişinin önünde çok katmanlı bürokratik engeller var. İsrail, yardımları sınırdan geçirdiğini iddia ederken; Birleşmiş Milletler, güvenlik kısıtlamaları ve onay mekanizmaları nedeniyle yardımları teslim alıp dağıtmanın imkânsız hale geldiğini vurguluyor.
‘Hamas Yardımları Çalıyor’ İddiasına Kanıt Yok
İsrail, yardımların ulaşamamasını sadece bürokrasiye değil, Hamas’a da bağlıyor. Ancak CNN’in ABD kaynaklarına dayandırdığı araştırmasına göre, Hamas’ın yardım çaldığına dair somut bir kanıt bulunmuyor. Tüm bu iddiaların krizi derinleştirmek için siyasi bir manipülasyon olduğu yönünde güçlü şüpheler oluşmuş durumda.
Havadan Yardım Aldatmacası
İsrail makamları, artan uluslararası baskıyı hafifletmek adına “havadan yardım bırakılmasına izin verileceğini” açıkladı. Ancak Birleşmiş Milletler Filistin Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini bu yöntemin yeterli olmadığını belirterek, “Yardım ihtiyacı uçakla atılacak paketlerle karşılanamaz. Ablukayı kaldırın ve insani yardımın onurlu bir şekilde ulaştırılmasına izin verin” dedi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed ise Gazze’ye acil hava yardımı yapılacağını duyurarak, krizin “eşi benzeri görülmemiş boyutta” olduğunu ifade etti.
Hanzala Gemisine Müdahale: Umutlara Baskın
Gazze’ye insani yardım götürmeyi hedefleyen Özgürlük Filosu Koalisyonu’na ait Hanzala gemisi de İsrail’in hedefi oldu. Dün gece saatlerinde gemiye yapılan baskında, gemide bulunan Avrupa Parlamentosu üyesi Emma Fourreau, “İsrail ordusu burada. Soykırıma son verin” sözleriyle müdahaleyi dünyaya duyurdu.
Fourreau ve diğer aktivistler, iletişim cihazlarını denize attı. Koalisyonun canlı yayınında, İsrail askerlerinin güverteye çıkarak yolcuları teslim aldığı, güvenlik kameralarının söküldüğü görüntülerle teyit edildi.
Hanzala gemisi 20 Temmuz’da 21 aktivistle yola çıkmış, yardım ulaştırmak için Akdeniz’deki en zorlu ablukayı aşmayı hedeflemişti.
İnsani Ara Görünümündeki Savaş Taktiği
İsrail Dışişleri Bakanlığı, bugün çeşitli bölgelerde “insani ara” uygulanacağını duyurdu. Ancak bu ara, yardımların gerçekten ulaşmasını mı sağlayacak yoksa bir oyalama taktiği mi olduğu şüpheli. UN yetkilileri, büyük yardım dağıtımı beklediklerini belirtse de sahadaki koşullar güven vermiyor.
Gazze'de İnsanlık Krizi Derinleşiyor:
İsrail’in açık ve kasıtlı yardım engeli, açlık üzerinden kurulan yeni bir soykırım mekanizması olarak değerlendiriliyor. Gazze halkı hem bombalara hem de bir lokma ekmeğin geciktirilmesine karşı direnmeye devam ediyor. Dünya ise ya bu trajediyi sessizce izliyor ya da hâlâ yeterince cesur bir adım atmıyor.
































