İnsani Felaket Derinleşiyor
Berş, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, Gazze’deki durumun artık "tam anlamıyla bir insanlık trajedisi" halini aldığını vurguladı. Temel gıda ürünlerinin yanı sıra içme suyu, ilaç, tıbbi malzeme ve hijyen ürünlerine erişimin neredeyse imkânsız hale geldiği Gazze'de, açlık her geçen gün daha fazla can alıyor.
“Açlık ve Susuzluk Birer Silaha Dönüştü”
İsrail’in bölgeye insani yardım girişlerini engellediği, abluka koşullarını daha da ağırlaştırdığı ve sivil altyapıyı hedef alarak bölgenin yüzde 88’ini harabeye çevirdiği bildiriliyor. Yerel ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İsrail'in açlık ve susuzluğu sistematik şekilde bir savaş aracı olarak kullandığını ifade ediyor.
2 Milyon Kişi Yerinden Edildi, Çadırlarda Hayatta Kalma Mücadelesi
Yaklaşık 2,3 milyonluk nüfusa sahip Gazze’de, saldırılar ve zorunlu tahliyeler nedeniyle 2 milyon kişi yerinden edildi. Bu insanlar, temel ihtiyaçlardan tamamen yoksun şekilde, derme çatma çadırlarda veya aşırı kalabalık, hijyenin bulunmadığı okullarda yaşamaya çalışıyor. Bulaşıcı hastalıklar hızla yayılırken, lavaboların ve tıbbi olanakların yetersizliği, salgın riskini daha da büyütüyor.
Saldırılar Sürgün Edilenleri de Vuruyor
İsrail ordusu, çadır kentler ve sivil sığınakları da hedef almayı sürdürüyor. Yerinden edilen Filistinliler, defalarca göç etmek zorunda kalıyor ve sığındıkları her yer bombalanma riski taşıyor. Gazze’de artık güvenli bir bölge kalmadığı, halkın hem açlıkla hem de ölüm tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Gazze’de yaşanan bu insani dram karşısında, uluslararası kamuoyunun sessizliği ve yardım akışındaki tıkanıklık, bölgede ölümlerin daha da artacağına dair endişeleri derinleştiriyor.
































