HDP eski Milletvekili ve siyasetçi Altan Tan, Haber7’e verdiği özel röportajda, CHP’nin “Terörsüz Türkiye” sürecinde sergilediği ikircikli tavrı ve Kürt sorununa yaklaşımını sert bir dille eleştirdi. Tan, CHP’yi Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt sorununun siyaseten en büyük sorumlusu olarak nitelendirirken, partinin çözüm sürecinde somut ve tatminkar bir proje ortaya koyamadığını söyledi.
DEM Parti’nin Erdoğan’a 360 Milletvekili Oyu Verebileceği İddiası Kendi Yorumu
Tan, DEM Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yeniden adaylığı için Meclis’te 360 milletvekili oy verebileceği yönündeki sözlerinin kendi şahsi görüşü olduğunu vurguladı. Tan, “Benim söylediklerim tamamen şahsi analiz ve yorumlarımdır. DEM Parti içinden veya PKK’dan bir bilgiye dayanmıyor” dedi. Tan, sürecin olumlu şekilde ilerlemesi durumunda Erdoğan’ın yeniden adaylığının yolunun açılabileceğini belirtti.
CHP’ye Eleştiriler: İkircikli Tavır ve Proje Eksikliği
Tan, CHP’nin çözüm sürecindeki tutumunu eleştirerek, “CHP’nin komisyona girip girmeme, İmralı’ya gidip gitmeme gibi ikircikli tavrı var. Bu tavır partiyi hep geride tutuyor” ifadelerini kullandı. CHP’nin yeni bir Türkiye, Orta Doğu ve Kürt sorunu perspektifi ortaya koymadığı sürece Kürtlerin partiye güvenmeyeceğini söyledi.
Tan, CHP’nin ittifak içinde olduğu milliyetçi ve ulusalcı partiler nedeniyle Kürtlerin partiyi desteklemeyeceğini de vurguladı: “Bu tabloya Kürtler kesinlikle yanaşmaz. DEM Parti veya diğer Kürtler de bu süreçte AK Parti’ye yönelir.”
Terörsüz Türkiye Sürecinin Kriterleri
Sürecin başarısı için dört temel kriter belirleyen Tan, bunları şöyle açıkladı:
Silahların kazasız belasız ve ebediyen susması
Cezaevindeki Kürtlerin durumunun iyileştirilmesi ve hukuk reformu
Demokratikleşme ve Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin asgari düzeyde güvence altına alınması
Suriye’de Kürtlerin statüsü ve haklarının korunması
Tan, bu kriterlerin sağlanmasının sürecin yarıdan fazlasının başarıyla geçtiği anlamına geleceğini belirtti.
Abdullah Öcalan Döneminde Sürecin Sabote Edilmesi
Tan, 2019 seçimleri öncesinde Abdullah Öcalan’ın devreye girmesinin engellendiğini belirterek, “O dönemde Öcalan’ın mektupları sahte şekilde sabote edildi. Kandil ve DEM Parti içindeki unsurlar süreci engelledi” dedi. Tan, günümüzde ise Öcalan’ın örgüt ve olaylara hakim olduğunu ve benzer bir sabote girişiminin artık çok zayıf bir ihtimal olduğunu ifade etti.
Süreç Başarırsa Kürtler Erdoğan’a Destek Verecek
Tan, terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşması durumunda, sadece Kürtler değil, tüm demokrasi güçlerinin de tatmin olacağını belirterek, Erdoğan’a desteğin artacağını söyledi. Ancak hükümetin herhangi bir adım atmaması veya yeni bir anayasa, reform ve demokratikleşme sürecine girmemesi durumunda bu desteğin sınırlı kalacağını vurguladı.
CHP’nin Değişimi Durumu Değiştirir
Tan, CHP’nin net ve tatminkar bir proje ortaya koyması halinde, partinin yaklaşımının değişebileceğini söyledi: “Eğer CHP çıkıp yeni Türkiye’yi, Kürt sorununu ve demokratikleşmeyi kapsayan bir proje sunarsa, tabii ki durum değişir.”
Altan Tan’ın açıklamaları, Türkiye’de Kürt sorunu ve çözüm süreci bağlamında CHP’nin rolü, DEM Parti’nin politik yönelimi ve sürecin başarı kriterleri üzerine kapsamlı bir perspektif sunuyor. Tan, hem siyasi sorumlulukları hem de ulusal ve bölgesel dengeleri göz önünde bulundurarak, sürecin başarıya ulaşmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından kritik olduğunu vurguladı.

































