Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo, ilk yurt dışı ziyaretinin durağı olarak Bursa’nın İznik ilçesine gelerek önemli bir program gerçekleştirdi. Hristiyanlık tarihinde büyük yere sahip olan ve İlk İznik Konsili’nin toplandığı bazilikayı ziyaret eden Papa, burada düzenlenen ayini yönetti ve İncil’den bölümler okudu. Ancak bu tarihi ziyaret, Türkiye’de siyasi tartışmaların fitilini ateşledi.
AYİN, KONSİLİN 1700. YILI GEREKÇESİYLE “YENİDEN CANLANDIRILDI”
Papa’nın 27 Kasım–2 Aralık tarihlerini kapsayan Türkiye seyahatinin İznik etabı, özellikle Hristiyan dünyasında “birleşme ve bütünleşme” mesajları içeren sembolik adımlarla dikkat çekti. 325 yılında toplanan İlk İznik Konsili’nin 1700. yılı dolayısıyla o döneme atıf yapan temsili bir canlandırmanın ardından gösterişli bir ayin icra edilmesi, yerli ve yabancı basında geniş yankı uyandırdı.
MHP’DEN SERT ELEŞTİRİ: “TARİHİ VE DİNİ AYRIŞMALARI KAŞIYOR”
Ziyarete en sert tepki, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’dan geldi. Papa’nın programının Türkiye’de bir “şov” niteliği kazandığını savunan Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“Bilindiği üzere Papa 14. Leo, 27 Kasım–2 Aralık tarihlerinde Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirmektedir. Hristiyan dünyasına yönelik planlı mesajlar içeren ve hem tarihî, hem de dînî ayrışmaları kaşımayı hedefleyen bu ziyaretin, bir tür şova dönüştürüldüğü görülmektedir.”
Yalçın, özellikle İznik’te gerçekleştirilen ayinin Türkiye kamuoyunda rahatsızlık yarattığını vurgulayarak, Selçuklu ve Osmanlı mirasının bulunduğu bu topraklarda yapılan sembolik canlandırmanın “maksatlı” olduğunu ileri sürdü.
ZİYARETİN MESAJLARI VE GÜNDEME YANSIMALAR
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, hem diplomatik hem de dini açıdan önem taşıyor. Program kapsamında farklı inanç temsilcileriyle görüşmesi, kutsal mekânlarda ayin yönetmesi ve barış mesajları vermesi bekleniyor. Ancak MHP kanadından gelen sert çıkış, ziyaretin iç politikada da tartışılacağını gösteriyor.
Papa’nın temasları 2 Aralık’a kadar sürecek. Ziyaretin geri kalan bölümünde yapılacak açıklamalar ve adımların, tartışmaları daha da alevlendirip alevlendirmeyeceği ise merak konusu.

































