GENÇLER SİYASETTE GÜVEN ARAYIŞINDA: “SORUN İLGİSİZLİK DEĞİL, GÜVENSİZLİK”
Türkiye’de gençlerin siyasete ilgisiz olduğu yönündeki yaygın kanaatin gerçeği tam olarak yansıtmadığı, yapılan sosyolojik değerlendirmeler ve saha analizleriyle yeniden tartışmaya açıldı. Son araştırmalara göre gençler, ülke gündemini yakından takip ediyor, siyasal gelişmeleri izliyor ve geleceğe dair fikir üretiyor. Ancak buna rağmen siyasal kurumlara, temsil mekanizmalarına ve demokratik işleyişe duyulan güvenin giderek zayıfladığı görülüyor.
Gençlerin siyasetten kopmadığı, aksine mevcut sistemden beklentilerinin karşılanmaması nedeniyle eleştirel bir tutum geliştirdiği vurgulanıyor. Özellikle ekonomik sorunlar, işsizlik, geçim kaygısı ve gelecek belirsizliği gençlerin siyasal sisteme bakışını doğrudan etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor.
EKONOMİK KAYGILAR GÜVENİ ZAYIFLATIYOR
Gençlerin büyük bir bölümü eğitim hayatı sonrası iş bulma süreci, düşük ücretler ve yaşam maliyetlerindeki artış nedeniyle ciddi bir gelecek endişesi taşıyor. Eğitimli gençler arasında “emeğin karşılığını alamama” düşüncesinin yaygınlaşması, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda siyasal bir güven krizine de dönüşmüş durumda.
Gençler, kamu kurumlarında liyakat yerine farklı ilişkilerin daha etkili olduğu algısının yaygınlaşmasının da devlet kurumlarına olan güveni zayıflattığını ifade ediyor. Bu durum, siyasal sistemin yalnızca ekonomik değil, kurumsal güven açısından da sorgulanmasına neden oluyor.
TEMSİL SORUNU VE KARAR ALMA MEKANİZMALARINA MESAFE
Türkiye’de genç nüfusun seçmen kitlesi içindeki ağırlığına rağmen, karar alma mekanizmalarında aynı oranda temsil edilmemesi dikkat çekiyor. Gençler, kendilerini doğrudan etkileyen politikaların oluşturulma sürecinde yeterince söz sahibi olmadıklarını düşünüyor.
Parlamentoda genç temsil oranının düşük olması da bu algıyı güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, gençlerin siyasal bağlılığını zayıflatırken, sisteme karşı mesafeli bir duruş geliştirmelerine yol açıyor.
GÜVEN KAYBININ ARKA PLANI
Uzman değerlendirmelerinde gençlerdeki güvensizlik duygusunun ani değil, uzun yıllara yayılan bir sürecin sonucu olduğu ifade ediliyor. 1980 sonrası yaşanan depolitizasyon süreci, son yıllardaki siyasi ve toplumsal tartışmalar, protestolar, seçim süreçlerine ilişkin eleştiriler ve ifade özgürlüğü konusundaki tartışmalar bu algının şekillenmesinde etkili oldu.
Gençler açısından üç temel sorun öne çıkıyor: seslerini duyurabilecek alanların daralması, seçimlerin değişim gücüne yönelik şüpheler ve yargı ile hukuk kurumlarına duyulan güvenin azalması. Bu üç başlık, gençlerin siyasal sisteme olan inancını zayıflatan temel faktörler olarak değerlendiriliyor.
GENÇLER DEMOKRASİYE KARŞI DEĞİL, UYGULAMAYA ELEŞTİREL
Araştırmalar gençlerin demokrasiye karşı olmadığını, aksine demokratik değerleri önemsediklerini ortaya koyuyor. Ancak mevcut demokratik işleyişin beklentilerini karşılamadığı düşüncesi yaygın.
Gençler, demokrasi fikrine destek verirken, uygulamadaki eksiklikler nedeniyle siyasal kurumlara mesafeli yaklaşıyor. Bu durum, demokrasiye duyulan inanç ile kurumlara duyulan güven arasında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor.
SADECE TÜRKİYE’YE ÖZGÜ DEĞİL, KÜRESEL BİR EĞİLİM
Benzer eğilimler yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de gözlemleniyor. Birçok ülkede gençlerin geleneksel siyasi partilere ilgisinin azaldığı, buna karşılık sosyal medya kampanyaları, sivil toplum hareketleri ve protesto gibi alternatif katılım yollarına yöneldiği görülüyor.
Ancak Türkiye özelinde farklı olarak, gençlerin siyasete ilgisiz değil, geleceğe dair daha karamsar ve güvensiz olduğu vurgulanıyor.
SAADET PARTİSİ’NDEN GENÇLERE ÇAĞRI
Saadet Partisi tarafından yapılan değerlendirmede ise gençlerin siyasete katılımının Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, gençlerin yalnızca ekonomik ve sosyal yaşamda değil, aynı zamanda siyasal süreçlerde de aktif rol alması gerektiği vurgulandı.
Parti açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye’nin geleceği gençlerin omuzlarında yükselecektir. Gençlerin siyasetin dışında kalması değil, merkezinde yer alması gerekmektedir. Gençlerin fikirleri, enerjisi ve üretkenliği ülkenin sorunlarının çözümünde kritik öneme sahiptir.”
Saadet Partisi, gençleri yalnızca seçim dönemlerinde değil, sürekli olarak karar alma süreçlerine dahil eden bir siyasi anlayış benimsediklerini belirterek, gençleri düşünmeye, üretmeye ve siyasete aktif katılım göstermeye davet etti.






























