Akıllı cihazlar, artık her evde bulunuyor. Sadece hayatı kolaylaştırmakla kalmayan bu cihazlar, aynı zamanda kullanıcılarını siber saldırılara karşı da korumasız hale getiriyor.Kameralı süpürgelerden bebek monitörlerine, akıllı televizyonlardan çocuk oyuncaklarına kadar birçok cihaz, kötü niyetli kişilerin hedefi olabiliyor.İtalya'nın tanınmış televizyon sunucusu Stefano De Martino ve eşinin başına gelen olay, bu tehlikeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Evlerine yerleştirilen internete bağlı kameralar üzerinden özel hayatları izlendi. Ancak uzmanlara göre risk sadece kameralarla sınırlı değil. BİZİ KİM, NEDEN İZLİYOR? Elektrikli süpürgeler, akıllı televizyonlar, bebek monitörleri ve hatta peluş oyuncaklar bile “Truva atı” görevi görebiliyor. Siber korsanlar, bu cihazlar üzerinden bireylerin özel videolarını, ses kayıtlarını veya günlük alışkanlıklarına dair bilgileri ele geçirebiliyor. Amaçları ise çoğu zaman yasa dışı ve oldukça rahatsız edici: Şantaj yapmak, kişisel görüntüleri satmak ya da evin ne zaman boş olduğunu anlayarak hırsızlık planlamak.Bazı saldırılar ise daha sinsi. Pazarlama şirketleri, kullanıcıların ev içi davranışlarını analiz ederek ticari veriler toplamaya çalışabiliyor. KAMERA AÇIĞI YETERLİ Kameralı cihazlardaki en büyük güvenlik açığı, yazılımlarındaki güncellenmemiş protokoller ya da kolay tahmin edilebilen şifreler oluyor. Bu durum, suçlular için büyük bir fırsat sunuyor. Dünya genelinde birçok robot süpürge modelinde bu tür açıklar tespit edilmişti. Çoğunda yerleşik kameralar bulunuyor ve bu görüntüler internet üzerinden erişilebilir hale gelebiliyor.Aynı durum bebek monitörleri için de geçerli. Özellikle uygun fiyatlı bazı modeller, şifre koruması olmadan çalışıyor ve hacker’lar bu cihazlara erişerek çocuk odalarını gözetleyebiliyor, hatta çocuklarla iletişim bile kurabiliyor. OYUNCAKLAR BİLE RİSKLİ “My Friend Cayla” isimli bebek ile “CloudPets” markalı peluş oyuncaklarda da benzer skandallar yaşanmıştı. Mikrofonla donatılan bu oyuncakların, çocuklar ve ebeveynler arasındaki sesli mesajları kaydettiği ve bu verilerin dışarıdan erişime açık olduğu ortaya çıkmıştı. SESLİ ASİSTANLAR DA TAKİPTE Evde sıklıkla kullanılan sesli asistanlar da bu riskin bir parçası. Örneğin, Alexa gibi cihazlar kullanıcıların konuşmalarını sürekli dinleyerek, etkinleştirici kelime duyulduğunda devreye giriyor. Ancak birçok kez, konuşmaların kullanıcı farkında olmadan kaydedildiği ve üretici sunuculara gönderildiği iddia edildi. TELEVİZYONLAR, BUZDOLAPLARI, ÇAMAŞIR MAKİNELERİ... Akıllı televizyonlar yalnızca izleme alışkanlıklarını değil, USB belleklerdeki video içeriklerini dahi kayıt altına alıp üretici firmalara gönderebiliyor. Bu veriler reklam ve pazarlama alanında kullanılıyor.Buzdolapları, çamaşır makineleri ve diğer bağlı ev aletleri ise kullanım saatleri, tüketim miktarları ve alışveriş listeleri gibi detayları topluyor. Bu cihazlara sızmayı başaran bir saldırgan, evi uzaktan izleyebiliyor veya ağa erişim sağlayarak diğer cihazlara ulaşabiliyor. GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİLER DE İZLİYOR Son olarak, akıllı saatler ve bileklikler gibi giyilebilir cihazlar da ciddi miktarda kişisel veri topluyor. Biyometrik bilgiler, uyku düzeni, hareket alışkanlıkları ve konum verileri üzerinden bir kişinin sağlık durumu ve yaşam tarzı detaylı biçimde analiz edilebiliyor.NE YAPMALI?Uzmanlar, akıllı cihaz kullanıcılarının mutlaka şu önlemleri alması gerektiğini belirtiyor:Cihazlardaki şifreler varsayılan olarak kalmamalıŞifreler düzenli olarak değiştirilmeliCihazların yazılımları güncel tutulmalıKullanılmayan cihazların internet bağlantısı kesilmeli
Tahmini okuma suresi: 4 dakika.

































