SAHA 2026’DA GÖVDE GÖSTERİSİ
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi buluşmalarından biri olan fuar, bu yıl da yoğun katılımla başladı.
120’den fazla ülkeden katılımın gerçekleştiği organizasyonda, 263’ü uluslararası olmak üzere 1700’ün üzerinde firma yer alırken, 30 bini aşkın sektör profesyoneli fuarda bir araya geliyor.
203 YENİ ÜRÜN, 164 İMZA TÖRENİ
SAHA 2026 kapsamında toplam 203 yeni ürün tanıtımı yapılacak. Bunun yanı sıra 164 ayrı imza töreniyle savunma sanayisinde önemli iş birliklerine imza atılması planlanıyor.
Bir önceki fuarda 6,2 milyar dolarlık ihracat sözleşmesine ulaşıldığı hatırlatılırken, bu yıl hedefin en az 8 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Avrupa, ABD ve Kanada başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından firmalar, resmi heyetler ve ticari delegasyonlar fuarda buluşuyor.
“YILDIRIM HAN” FÜZESİ İLK KEZ SERGİLENDİ
Fuarın açılışına katılan Yaşar Güler, Türkiye’nin savunma sanayisinde ulaştığı seviyeye dikkat çekti.
Bakan Güler, “Türkiye’nin en uzun menzile sahip Yıldırım Han füzesi bu fuarda sergileniyor. Savunma sanayisinde geldiğimiz bu nokta, ülkemizin gücüne güç katmaktadır” ifadelerini kullandı.
6 BİN KİLOMETRE MENZİLİYLE DİKKAT ÇEKİYOR
Tanıtımı yapılan “Yıldırım Han” füzesinin en dikkat çeken özelliği 6 bin kilometrelik menzili oldu. Bu kapasite, sistemi Türkiye’nin şimdiye kadar duyurulan en uzun menzilli füze platformlarından biri haline getiriyor.
MACH 25’E VARAN HIZ KAPASİTESİ
Teknik özellikleriyle öne çıkan füzenin, Mach 9 ile Mach 25 hız aralığında görev yapabildiği belirtildi. Bu yüksek hız kapasitesi, sistemin hem caydırıcılık hem de operasyonel etkinlik açısından önemli bir avantaj sunduğunu ortaya koyuyor.
GELİŞMİŞ İTKİ SİSTEMİ VE YAKIT TEKNOLOJİSİ
Yıldırım Han füzesinde sıvı Nitrogen Tetroxide (N2O4) yakıt tipi kullanılıyor. Füzenin itki sisteminde ise 4 adet roket motoru bulunduğu ifade ediliyor. Bu yapı, uzun menzil ve yüksek hız performansını destekleyen kritik unsurlar arasında yer alıyor.
TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİNDE YENİ BİR EŞİK
Yıldırım Han füzesinin tanıtımı, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen sistemlerin uluslararası platformlarda sergilenmesi, Türkiye’nin küresel savunma pazarındaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.
SAHA 2026 Fuarı ise bu büyük dönüşümün vitrine çıktığı en önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.
YILDIRIMHAN,Karşınızda Yıldırım Han, Türkiye'nin ilk kıtalar arası balistik füze sistemi. Milli Savunma Bakanlığı AR-GE merkezi tarafından geliştirilen bu dev, sadece bir silah değil, jeopolitik bir mühür. Sıvı azot ve tetroksit yakıtlı motorlarıyla ateşlendiğinde, atmosferin sınırlarını zorlayan bir güç. Hız, terminal safhada tam Mach 25. Bu, ses hızının 25 katı demek. Mevcut hiçbir hava savunma sisteminin tepki veremeyeceği, fizik kurallarını zorlayan hipersonik bir imha kapasitesi. Yıldırım Han, Türkiye'yi sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkarıp küresel bir oyun kurucuya dönüştürüyor.Dünyada bugün itibarıyla bu füzeyi durduracak sistem yok. Sıfır. Mevcut Patriot, S-400 dâhil tüm hava savunma sistemlerini hipersonik hızıyla geçme kapasitesi. Bu füze, Türkiye'nin teknoloji kapasitesinde bir kuantum sıçraması. Hassas güdüm sistemleri, radar bypass yeteneği ve çoklu başlık taşıma kapasitesiyle Yıldırım Han, geleceğin savaş konseptini bugünden inşa ediyor. Artık tehditler kilometrelerle değil, sadece saniyelerle ölçülüyor. Bu ne anlama geliyor? Şimdiye kadar Türkiye'ye “dur” diyebilecek her büyük güç şunu biliyordu: Türkiye bizi vuramaz. Menzili yok, gücü yok. Bu hesap değişti.Yıldırım Han'ın 6000 kilometre menzili şu anlama geliyor: Ankara'dan Londra vurulabilir, Moskova vurulabilir, Pekin vurulabilir. Ve Ankara'dan ABD'nin doğu sahilleri artık uzak değil. Bu hızda bir füze İstanbul'dan Berlin'e 4 dakikada, Tel Aviv'e yaklaşık 1 dakikada ulaşır. Bu menziller artık masada. Stratejik caydırıcılık nedir biliyor musunuz? Silahı kullanmak değildir; silahın varlığını bilmektir. NATO üyesi bir ülke, kendi iradesiyle, kendi mühendisleriyle, ambargolara rağmen kıtalar arası balistik füze geliştirdi. Bu, daha önce hiç olmamıştı. NATO'nun içinde bu kapasiteye yalnızca ABD, Fransa ve İngiltere sahipti.Şimdi Türkiye'de var. Ve şimdi dünyanın gözü bu noktada. Çünkü bu gelişme, Türkiye'nin konumunu köklü biçimde değiştiriyor. Bundan böyle hiç kimse Türkiye'ye “ya bizimle ol ya da sonuçlarına katlan” diyemez. Çünkü sonuçlar artık iki taraflı. Bu, siyasi bağımsızlık demek. Bu, ekonomik müzakerede güç demek. Bu; Gazze'de, Ukrayna'da, Suriye'de, Libya'da masa başında farklı bir ağırlık demek. Bakan Güler'in sözleri net ve tavizsiz: “Yıldırım Han'ı kullanmamız gerekirse hiç düşünmeden kullanırız.” Bu cümle, yeni bir dönemin, tam bağımsız savunma doktrininin en yüksek sesle haykırışıdır.Türkiye bugün sınıf atladı. Bölgesel güç olmaktan çıktı. Küresel denklemin aktörü oldu.































