HABER:FERDİNAZ KOYUNCU VE GİZEM YILMAZ Mehmet Altınöz, gündemle ilgili değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi: "Önümüzdeki süreçte öncelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanmayı hedefliyoruz. 2028 yılında ise Genel Başkanımız Sayın Fatih Erbakan'ı Cumhurbaşkanı olarak ilan edeceğiz. Bu süreçte muhtarlarımız ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak ortak çalışmalar yürüteceğiz. Her birimiz, bu ülkenin çok değerli bireyleri olarak sorumluluklarımızın farkındayız. Vatan sevgisinin bir iman gereği olduğunu vurguluyoruz. Biz vatanımıza olan sevgimizi yürekten hissediyoruz. Biz asil bir milletiz ve bir topluluğuz. Ülkemizde askerler gönüllü olarak görev yaparken, bazı ülkelerde ise paralı askerler bulunuyor. Örnek olarak Rusya'da Wagner veya Amerika'da benzer yapılar görülebiliyor. Bu ülkelerde para karşılığında başka ülkelerde savaşan kişiler bulunmaktadır.
Dünya, ülkemizin potansiyelinden çekinmektedir. Ancak son zamanlarda ekonomik açıdan bazı sıkıntılar yaşanarak gerileme gözlemlenmiştir. Biz ülkemizi seviyoruz ve bu sevgiyle hareket ederken savaşın çıkmasını beklemiyoruz. Bizim yaklaşımımızı, Milli Görüş liderlerinden merhum Necmettin Erbakan hocamızın ifadesiyle özetlemek gerekirse; biz burada sadece parti politikaları yapmıyoruz, aynı zamanda cihat görevini de yerine getiriyoruz. Biz, 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' anlayışına sığınmıyoruz. Vatan sevgisi, bir ibadet olduğu gibi siyaset sevgisi de ibadettir.Bu söylediklerimizle, ülkemizin geleceği için sorumluluk taşıdığımızı ve Milli Görüş çatısı altında bu sorumluluğu layıkıyla yerine getireceğimizi ifade etmek istiyoruz."Mehmet Altınöz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Biz, başkanlık sistemine ilk kez protokol yapan bir parti olduk. Diğer partiler, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı, bakanlık, bakanlar, genel müdürlükler talep ettiler. Ancak biz hiçbir şey talep etmedik. 30 maddenin belirlendiği bir protokol ile Sayın Cumhurbaşkanı ile masaya oturduk. Ancak daha sonra Binali Yıldırım tarafından arandık ve 30 maddenin kabul edilemeyeceği bildirildi. Biz de onlara, siz bize gelirken biz gelmedik dedik. Daha sonra Cumhurbaşkanı ve Genel Başkanımız arasında görüşmeler yapıldı, genel sekreterler imzalarını attı. Protokolün ilk maddesi ahlak ve maneviyattır. Bazı AK Parti üyeleri Milli Görüş ideolojisinden uzaklaştığı için gömleğin düğmelerini doğru ilikleyemediler. Savunma sanayinde yapılan atılımlar oldukça başarılıdır. Erbakan hocamızın döneminde planlanan projeler şimdi hayata geçirilmektedir. İHA, SİHA'lar ve yerli milli otomobil, aslında Erbakan hocamızın önceden tasarladığı projelerdir.""Belediyecilik konusunda AK Partilileri eleştiriyoruz. İstanbul'u abur-cubur tarzında şehirleştirmeye terk ettiler. İstanbul, 30 yılda dünyanın en mükemmel şehri olabilirdi. Deprem riskine uygun bir şekilde imar ve şehir planlaması yapmadılar. 10 ilde yaşanan depremlerde eleştirdikleri Bülent Ecevit dönemindeki duruma düştüler. Biz iktidara geldiğimizde, 81 ilimizde deprem yönetmeliğine uygun olarak şehirleri inşa edeceğiz. Yıkıp yeniden yapmak zorundayız. Bazı illerimiz hala deprem riski altında. Türkiye'nin durumunu inceledik ve iktidara geldiğimizde ilk 100 günde neler yapacağımızı biliyoruz. Ciddi bir parti olarak AR-GE çalışmaları yapmaktayız. Ekonomik adil düzen ve kaynak yönetimi bizim önceliğimiz.İktidarın olumlu yönlerini takdir ediyor, yanlışları da sürekli vurguluyoruz. Dış politikada D8 ülkelerini bir araya getirme amacımız var. Türkiye'de artık başkanlık sistemi var ancak bu sistem adil değil. Sistem içinde eksiklikler bulunuyor. 30 maddenin hayata geçirilmesi gerekiyor. İsrafı ortadan kaldırmalıyız. Türkiye'de 125 bin makam aracı bulunuyor. Ankara'da en lüks Alman otomobilleri kullanılırken, Almanya'da kendi üretimleri tercih ediliyor. Borçlarımız varken en lüks makam araçlarını kullanmak doğru değil. Borçlarımız varken savunma araçları ve İHA gibi projelere yatırım yapmalıyız. İstanbul, deprem riski altında bir şehir ve yerel seçimlere hazırlanıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kazandığımızda, sınırlı gelire sahip vatandaşlarımıza ücretsiz destek sağlayacağız."
Dünya, ülkemizin potansiyelinden çekinmektedir. Ancak son zamanlarda ekonomik açıdan bazı sıkıntılar yaşanarak gerileme gözlemlenmiştir. Biz ülkemizi seviyoruz ve bu sevgiyle hareket ederken savaşın çıkmasını beklemiyoruz. Bizim yaklaşımımızı, Milli Görüş liderlerinden merhum Necmettin Erbakan hocamızın ifadesiyle özetlemek gerekirse; biz burada sadece parti politikaları yapmıyoruz, aynı zamanda cihat görevini de yerine getiriyoruz. Biz, 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' anlayışına sığınmıyoruz. Vatan sevgisi, bir ibadet olduğu gibi siyaset sevgisi de ibadettir.Bu söylediklerimizle, ülkemizin geleceği için sorumluluk taşıdığımızı ve Milli Görüş çatısı altında bu sorumluluğu layıkıyla yerine getireceğimizi ifade etmek istiyoruz."Mehmet Altınöz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Biz, başkanlık sistemine ilk kez protokol yapan bir parti olduk. Diğer partiler, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı, bakanlık, bakanlar, genel müdürlükler talep ettiler. Ancak biz hiçbir şey talep etmedik. 30 maddenin belirlendiği bir protokol ile Sayın Cumhurbaşkanı ile masaya oturduk. Ancak daha sonra Binali Yıldırım tarafından arandık ve 30 maddenin kabul edilemeyeceği bildirildi. Biz de onlara, siz bize gelirken biz gelmedik dedik. Daha sonra Cumhurbaşkanı ve Genel Başkanımız arasında görüşmeler yapıldı, genel sekreterler imzalarını attı. Protokolün ilk maddesi ahlak ve maneviyattır. Bazı AK Parti üyeleri Milli Görüş ideolojisinden uzaklaştığı için gömleğin düğmelerini doğru ilikleyemediler. Savunma sanayinde yapılan atılımlar oldukça başarılıdır. Erbakan hocamızın döneminde planlanan projeler şimdi hayata geçirilmektedir. İHA, SİHA'lar ve yerli milli otomobil, aslında Erbakan hocamızın önceden tasarladığı projelerdir.""Belediyecilik konusunda AK Partilileri eleştiriyoruz. İstanbul'u abur-cubur tarzında şehirleştirmeye terk ettiler. İstanbul, 30 yılda dünyanın en mükemmel şehri olabilirdi. Deprem riskine uygun bir şekilde imar ve şehir planlaması yapmadılar. 10 ilde yaşanan depremlerde eleştirdikleri Bülent Ecevit dönemindeki duruma düştüler. Biz iktidara geldiğimizde, 81 ilimizde deprem yönetmeliğine uygun olarak şehirleri inşa edeceğiz. Yıkıp yeniden yapmak zorundayız. Bazı illerimiz hala deprem riski altında. Türkiye'nin durumunu inceledik ve iktidara geldiğimizde ilk 100 günde neler yapacağımızı biliyoruz. Ciddi bir parti olarak AR-GE çalışmaları yapmaktayız. Ekonomik adil düzen ve kaynak yönetimi bizim önceliğimiz.İktidarın olumlu yönlerini takdir ediyor, yanlışları da sürekli vurguluyoruz. Dış politikada D8 ülkelerini bir araya getirme amacımız var. Türkiye'de artık başkanlık sistemi var ancak bu sistem adil değil. Sistem içinde eksiklikler bulunuyor. 30 maddenin hayata geçirilmesi gerekiyor. İsrafı ortadan kaldırmalıyız. Türkiye'de 125 bin makam aracı bulunuyor. Ankara'da en lüks Alman otomobilleri kullanılırken, Almanya'da kendi üretimleri tercih ediliyor. Borçlarımız varken en lüks makam araçlarını kullanmak doğru değil. Borçlarımız varken savunma araçları ve İHA gibi projelere yatırım yapmalıyız. İstanbul, deprem riski altında bir şehir ve yerel seçimlere hazırlanıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kazandığımızda, sınırlı gelire sahip vatandaşlarımıza ücretsiz destek sağlayacağız." 



























