• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
AKON ve Kızılay'dan Küçükçekmece İçin Güç Birliği! Yasin Uluhan ile Doğan Şeyda Ortak Projeler İçin Bir Araya Geldi
AKON ve Kızılay'dan Küçükçekmece İçin Güç Birliği! Yasin Uluhan ile Doğan Şeyda Ortak Projeler İçin Bir Araya Geldi
ABD'nin İran'a Hava Saldırısı: 8 Asker Hayatını Kaybetti! Tahran'dan Sert Mesaj:
ABD'nin İran'a Hava Saldırısı: 8 Asker Hayatını Kaybetti! Tahran'dan Sert Mesaj: "Son Nefesimize Kadar Direneceğiz"
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Kritik Açıklamalar:
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Kritik Açıklamalar: "Bir Sonraki NATO Zirvesi Arnavutluk'ta Düzenlenecek"
Trump'tan Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Övgü:
Trump'tan Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Övgü: "Çok Güçlü Bir Lider, Muazzam Bir İş Çıkardı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan F-35 Mesajı:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan F-35 Mesajı: "Netanyahu ve Miçotakis'in Açıklamalarının Benim Dünyamda Yeri Yok"
Küçükçekmece'de Kurumlardan Güç Birliği: Kızılay, Yeşilay ve Ensar Vakfı Ortak Projeler İçin Bir Araya Geldi
Küçükçekmece'de Kurumlardan Güç Birliği: Kızılay, Yeşilay ve Ensar Vakfı Ortak Projeler İçin Bir Araya Geldi
Saadet Partisi Küçükçekmece Teşkilatı Sahada: Üye Çalışmaları ve Vatandaş Buluşmaları Hız Kazandı
Saadet Partisi Küçükçekmece Teşkilatı Sahada: Üye Çalışmaları ve Vatandaş Buluşmaları Hız Kazandı
AK Parti İstanbul'da
AK Parti İstanbul'da "Her Mahallesiyle İstanbul" Toplantısı Düzenlendi
Erzurum Oltu'da Sel Felaketi: Taşan Dümbüllü Deresi Evleri ve Tarım Arazilerini Sular Altında Bıraktı
Erzurum Oltu'da Sel Felaketi: Taşan Dümbüllü Deresi Evleri ve Tarım Arazilerini Sular Altında Bıraktı
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara'da! Erdoğan ile kritik zirve öncesi bir araya gelecek
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara'da! Erdoğan ile kritik zirve öncesi bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i kabul etti
Resmi açıklama geldi! ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz'da Türkiye'ye geliyor
Resmi açıklama geldi! ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz'da Türkiye'ye geliyor
  1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. YARGI MAĞDURU MÜSLÜMANLAR HAK İSTİYOR
GÜNDEM
Yayınlanma: 25 Ekim 2016 - 10:40

YARGI MAĞDURU MÜSLÜMANLAR HAK İSTİYOR

YARGI MAĞDURU MÜSLÜMANLAR HUKUK ARIYOR Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu tarafından organize edilen ‘Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor’ başlıklı basın bilgilendirme toplantısı özel bir otelde gerçekleşti.

GÜNDEM
25 Ekim 2016 - 10:40
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
YARGI MAĞDURU MÜSLÜMANLAR HAK İSTİYOR
‘Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor’ başlıklı basın bilgilendirme toplantısı Reşadiye Hotel’de bugün gerçekleşti.   Bağımsızlığı her daim sorgulanan Yargı’nın geçmişten bugüne özellikle de son 15 yıllık süreçte almış olduğu hukuksuz kararlarla alakalı basın açıklaması yapıldı. Toplantıda Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, haksızlığa uğramış Müslümanlar ve avukatlar da birer açıklama yaptılar.

Toplantıya; Hizb-ut Tahrir Medya Sorumlusu Başkanı Mahmut Kar, Hüda Par İstanbul İl Başkanı Erdal Elibüyük, Mazlumder Av. Kaya Kartal, Akıncılar Derneği Başkanı Mehmet Şahin, Özgürder Av. Yılmaz Çakır, Av. Necip Kibar, Akdav Vakfı Nürettin Kayan, Vasat Davası Av. Hüseyin Kurşun, Araştırmacı Yazar Burak Çileli, Araştırmacı Yazar Abdulkadir Şen ve Medya Times Genel Yayın Yönetmeni Hayati Sedef katıldı.
yargi-magduru-muslumanlar-hukuk-ariyor-001.jpg
Basın açıklamasını Hizb-ut Tahrir Medya Sorumlusu Başkanı Mahmut Kar okudu. Kar; Geçmişten bugüne Müslümanlara yönelik düşman ceza hukuku uygulandığını, son 15 yıl içerisinde ise önce "Paralel Devlet Yapılanması" daha sonra "FETÖ" olarak isimlendirilen yapının yargıyı ele geçirdiğini ve kendisi dışında tüm yapıları yok etmeye kalkıştığını belirtti. 28 Şubat davaları, Tahşiye davası, Sivas davası, Selam-Tevhid davası, Umut davası, el-Kaide davaları, Malatya davası, İhya-Der davası, Vasat davası ve Hizb-ut Tahrir davalarını; Yargı’nın mağdur ettiği en somut davalar olarak belirtti.

Mahmut Kar; “Hizb-ut Tahrir üyeleri hakkında verilen yaklaşık 900 yıllık ceza dosyaları, 2004 ve 2008'de Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Terörle Mücadele Kanunu'na aykırı bir şekilde aldığı içtihat kararlarına göre yürütüldüğünü belirtti. Bu hukuk dışı içtihat kararlarına imza atan hâkimler bugün “FETÖ” olarak isimlendirilen soruşturmalar neticesinde tutuklandıkları halde, halen onların aldığı içtihat kararı yürürlükten kaldırılmış değildir” diyerek “bu zulümlerin bir an önce giderilmesi için yargının, daha da önemlisi iktidarın somut bir adım atmasının gerekli olduğunu söylüyoruz” dedi.yargi-magduru-muslumanlar-hukuk-ariyor.jpg

Dolayısıyla bu yapının oluşturduğu mağduriyetler, “sadece Ergenekon ve Balyoz davalarıyla veya 17/25 Aralık soruşturmalarına maruz kalan iktidarla sınırlı değil” diyen Kar, “Hak ve hukuk adına tüm bu mağduriyetlerin ivedilikle giderilmesi gerekmektedir” dedi.     بسم الله الرحمن الرحيم

Türkiye: 'Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor' Toplantısı Gerçekleşti

Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu tarafından organize edilen ‘Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor’ başlıklı basın bilgilendirme toplantısı Reşadiye Hotel’de bugün gerçekleşti.

Köklü Değişim Dergisi Yazarı Musa Bayoğlu'nun Moderatörlüğünü yaptığı toplantıya Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Hüda Par İstanbul İl Başkanı Erdal Elibüyük, Mazlumder Genel Sekreter Yardımcısı Av. Kaya Kartal, Fatih Akıncılar Derneği Başkanı Mehmet Şahin, Özgürder adına Yılmaz Çakır, Av. Necip Kibar, Akdav Vakfı adına Nurettin Kayan, Vasat Davası adına Av. Hüseyin Kurşun, Araştırmacı Yazar Burak Çileli, Araştırmacı Yazar Abdulkadir Şen, Medya Times Genel Yayın Yönetmeni Hayati ve Sedef, 16 yıldır cezaevinde olan Eyüp Demir'in eşi Semiha Demir katıldı 

 

Sayın Basın Mensupları ve Kıymetli Konuklar,

Türkiye'de dünden bugüne bağımsızlığı her daim sorgulanan yargı sistemi, 17/25 Aralık operasyonları ile ortaya çıkan gelişmelerden sonra herkes için güvenilirliğini ve adilliğini kaybetmiştir. Yargı sistemi 2000’li yılların başına kadar rejimi koruma adına hukuku çiğnemiş ve düşman olarak gördüğü tüm kesimleri, özellikle de Müslümanları haksız yere hukuk dışı yargılamalar ile mahkûm etmiştir. Son 15 yıl içerisinde ise önce "Paralel Devlet Yapılanması" daha sonra "FETÖ" olarak isimlendirilen yapının eline geçen yargı, kendisi dışındaki tüm kesimleri düşman görmüş ve yok etmeye kalkmıştır. İlk önce 17/25 Aralık ve daha sonra 15 Temmuz sürecinde bu yapının Emniyet ve Yargı üzerindeki hâkimiyeti ve girift ilişkileri açığa çıkmıştır. Bu yapı bugüne kadar kendisine engel olarak gördüğü her türlü kişi, grup ve cemaatle hasmane bir şekilde ve sistematik olarak uğraşmış, elindeki resmî gücü de kullanarak büyük zulümlere sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla Yargı sisteminde özellikle son 15 yıl içerisinde gerçekleşen yargılamalar, temel hukuk prensiplerine göre değil de “Düşman Ceza Hukuku” prensibine göre yapılmıştır. Bu yapı, kendisine muhalif gördüğü kurum ve kişileri, kolluk kuvvetleriyle işbirliği içerisinde uydurma deliller ve zorlama yorumlar ile cezaevlerine mahkûm etmiştir. Bugün artık bu yapının maslahatları için neler yapabileceği herkesçe malum olmuştur.

Sayın Basın Mensupları ve Kıymetli Konuklar,

Genelde 28 Şubat davaları, özelde ise Tahşiye davası, Sivas davası, Selam-Tevhid davası, Umut davası, el-Kaide adı altında yürütülen davalar, Malatya davası, İhya-Der davası, Vasat davası ve Hizb-ut Tahrir davaları bu hukuk dışı yargılamalara en somut örneklerdir. 28 Şubat sürecinde ve sonraki süreçte medyanın algı operasyonunu arkasına alan yargı sistemi, düşmanlık üzere yürüttüğü tüm soruşturma ve yargılamalarda suçlu suçsuz ayrımı yapmadan tüm Müslümanlara terörist muamelesi yapmıştır.

Camilerde öğrencilere Kur'an-ı Kerim öğreten Müslümanlar ağır cezalara mahkûm edilmiştir. İslami eğitim ve irşat çalışmaları yapan vakıf ve dernek yöneticileri tutuklanmış ve cezaevlerine konulmuştur. Faili meçhul cinayetler Müslümanlara fatura edilmiş, delilden yoksun yargılamalarla suçludan delile ulaşan bir yol izlenerek birçok İslami kurum yöneticisi hapse mahkûm edilmiştir. 1960’lı yıllardan bugüne Türkiye'de fikri ve siyasi çalışma yapan, cebir-şiddet ve silahlı mücadele yöntemini temelden reddeden Hizb-ut Tahrir üyelerine, PKK yâda DHKP-C örgüt üyelerine yapılan hukuki muamele yapılmıştır.

Sayın Basın Mensupları ve Kıymetli Konuklar,

Bugün buradan, Müslümanlara yönelik yapılan tüm hukuksuzlukların ve yargı zulmünün son bulması için bu basın bilgilendirme toplantısında hükümete açık bir çağrı yapıyoruz. Bu zulümlerin bir an önce giderilmesi için yargının, daha da önemlisi iktidarın somut bir adım atmasının gerekli olduğunu söylüyoruz. Çünkü talep ettiğimiz bir imtiyaz değil, bilakis yıllardır gasp edilen temel haklarımızın iadesidir. Öyleyse soruyoruz; "Paralel Devlet Yapılanması" yâda "FETÖ" olarak isimlendirilen bu yapı yalnızca hükümete karşı mı hukuksuzluk yapmıştır? Sadece Ergenekon ve Balyoz davalarında mı kumpas kurmuştur? Yoksa son 15 yılda Türkiye’de yürütülen diğer soruşturma ve yargılamalara bu yapının hiç etkisi olmamış mıdır? Mevcut hükümete darbe planı kurma suçlaması ile yargılanıp ceza alan Ergenekon ve Balyoz sanıkları, haklarında başlatılan yeniden yargılamalar ile beraat ettirilmiş ve ödenen yüksek tazminatlar ile mükâfatlandırılmışlardır. Ancak hiçbir suçu olmadığı halde, kanunlara aykırı olarak delilsiz ve mesnetsiz bir şekilde yargılanıp ağır cezalara mahkûm edilen Müslümanlar hâlâ cezaevlerindedirler. Hiçbir şekilde cebir ve şiddet yöntemini benimsemeyen Hizb-ut Tahrir üyeleri hakkında verilen yaklaşık 900 yıllık ceza dosyaları, 2004 ve 2008'de Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Terörle Mücadele Kanunu'na aykırı bir şekilde aldığı içtihat kararlarına göre yürütülüyor. Bu hukuk dışı içtihat kararlarına imza atan hâkimler bugün “FETÖ” olarak isimlendirilen soruşturmalar neticesinde tutuklandıkları halde, halen onların aldığı içtihat kararı yürürlükten kaldırılmış değildir.

Dolayısıyla bu yapının oluşturduğu “mağduriyetler” sadece Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ya da 17/25 Aralık soruşturmalarına maruz kalan iktidarla sınırlı değildir. Bu yapının mağdur ettiği birçok kurum ve kişi bulunmaktadır. Hak ve hukuk adına tüm bu mağduriyetlerin ivedilikle giderilmesi gerekmektedir. Hükümetin bu konuda atması gereken adımları ve yapılması gerekenleri ise şu şekilde sıralıyoruz:

1- Hiçbir şekilde cebir ve şiddet eylemini benimsemeyen ve bunu kesinkes reddeden siyasi parti, vakıf, dernek ve cemaat gibi kurumlar hakkında 3713 sayılı TMK kapsamında yürütülen tüm soruşturma ve yargılamalar düşürülmelidir. Bu konudaki yasalar yoruma kapalı hale getirilmelidir.

2- CMK 311’de geçtiği üzere ‘ALEYHİNDE CEZA KOVUŞTURMASI VEYA BİR CEZA İLE MAHKÛMİYETİNİ GEREKTİRECEK BİÇİMDE GÖREVLERİNİ YAPMADA KUSUR ETMİŞ İSE…’ düşüncesinden hareketle, bugün haklarında tutuklama kararı verilen hâkimlerin durumundan yola çıkarak özellikle son 15 yılda yürütülen yargılamaların tamamı hakkında yeniden yargılama süreci başlatılmalıdır. Zira bu yargılamaları yapan hâkim ve savcıların, bu yargılamaların ve kovuşturmasını hazırlayan ilgili tüm emniyet şube müdürlerinin neredeyse tamamı şu an "FETÖ" üyesi şüphesiyle tutuklanmıştır. Dolayısıyla devletin bizzat kendisinin terör örgütü olarak isimlendirdiği bir yapının üyesi olan yargıçların yürüttüğü bu yargılamaların adilliği tamamen kaybolmuştur.

3- Kendilerine kurulan kumpaslar sonucu suçsuz bir şekilde yıllardır cezaevinde olan Müslümanlar, yeniden yargılanma sürecinde derhal serbest bırakılmalıdır.

4- Yeni Türkiye sloganıyla yola çıkan hükümet, bu mağduriyete ve zulme derhal son vermeli, hiç değilse hakkı ayakta tutanlardan olmalıdır. Hükümetin, kendisine karşı hazırlanan darbe planlarına gösterdiği sert ve kararlı tutumu, İslam’a ve Müslümanlara yönelik haksızlıklar karşısında da aynı şekilde ortaya koyması gerekir. Hatta milyonlarca insanın mesuliyetini üstlenen yöneticiler olarak, hesap günü düşünüldüğünde bu daha ehemmiyetli bir sorumluluktur.

Son olarak diyoruz ki; unutulmamalıdır ki adalet herkes içindir. Öyleyse gerçekten "FETÖ" olarak isimlendirilen bu yapının mağdur ettiği herkesin, maruz kaldığı bu mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Çünkü geciken adalet, adalet değildir.

yargi-magduru-muslumanlar-hukuk-ariyor-001.jpg

  بسم الله الرحمن الرحيم

Türkiye: 'Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor' Toplantısı Gerçekleşti

Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu tarafından organize edilen ‘Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor’ başlıklı basın bilgilendirme toplantısı Reşadiye Hotel’de bugün gerçekleşti.

Köklü Değişim Dergisi Yazarı Musa Bayoğlu'nun Moderatörlüğünü yaptığı toplantıya Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Hüda Par İstanbul İl Başkanı Erdal Elibüyük, Mazlumder Genel Sekreter Yardımcısı Av. Kaya Kartal, Fatih Akıncılar Derneği Başkanı Mehmet Şahin, Özgürder adına Yılmaz Çakır, Av. Necip Kibar, Akdav Vakfı adına Nurettin Kayan, Vasat Davası adına Av. Hüseyin Kurşun, Araştırmacı Yazar Burak Çileli, Araştırmacı Yazar Abdulkadir Şen, Medya Times Genel Yayın Yönetmeni Hayati ve Sedef, 16 yıldır cezaevinde olan Eyüp Demir'in eşi Semiha Demir katıldı.

23 Muharrem 1438 H. - 24 Ekim 2016 M.

turkiye vilayeti

Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu tarafından organize edilen ‘Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor’ başlıklı basın bilgilendirme toplantısında Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar'ın yapmış olduğu konuşma: 

-Basın Bildirisi-

Yargı Mağduru Müslümanlar Hukuk Arıyor

Sayın Basın Mensupları ve Kıymetli Konuklar,

Türkiye'de dünden bugüne bağımsızlığı her daim sorgulanan yargı sistemi, 17/25 Aralık operasyonları ile ortaya çıkan gelişmelerden sonra herkes için güvenilirliğini ve adilliğini kaybetmiştir. Yargı sistemi 2000’li yılların başına kadar rejimi koruma adına hukuku çiğnemiş ve düşman olarak gördüğü tüm kesimleri, özellikle de Müslümanları haksız yere hukuk dışı yargılamalar ile mahkûm etmiştir. Son 15 yıl içerisinde ise önce "Paralel Devlet Yapılanması" daha sonra "FETÖ" olarak isimlendirilen yapının eline geçen yargı, kendisi dışındaki tüm kesimleri düşman görmüş ve yok etmeye kalkmıştır. İlk önce 17/25 Aralık ve daha sonra 15 Temmuz sürecinde bu yapının Emniyet ve Yargı üzerindeki hâkimiyeti ve girift ilişkileri açığa çıkmıştır. Bu yapı bugüne kadar kendisine engel olarak gördüğü her türlü kişi, grup ve cemaatle hasmane bir şekilde ve sistematik olarak uğraşmış, elindeki resmî gücü de kullanarak büyük zulümlere sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla Yargı sisteminde özellikle son 15 yıl içerisinde gerçekleşen yargılamalar, temel hukuk prensiplerine göre değil de “Düşman Ceza Hukuku” prensibine göre yapılmıştır. Bu yapı, kendisine muhalif gördüğü kurum ve kişileri, kolluk kuvvetleriyle işbirliği içerisinde uydurma deliller ve zorlama yorumlar ile cezaevlerine mahkûm etmiştir. Bugün artık bu yapının maslahatları için neler yapabileceği herkesçe malum olmuştur.

Sayın Basın Mensupları ve Kıymetli Konuklar,

Genelde 28 Şubat davaları, özelde ise Tahşiye davası, Sivas davası, Selam-Tevhid davası, Umut davası, el-Kaide adı altında yürütülen davalar, Malatya davası, İhya-Der davası, Vasat davası ve Hizb-ut Tahrir davaları bu hukuk dışı yargılamalara en somut örneklerdir. 28 Şubat sürecinde ve sonraki süreçte medyanın algı operasyonunu arkasına alan yargı sistemi, düşmanlık üzere yürüttüğü tüm soruşturma ve yargılamalarda suçlu suçsuz ayrımı yapmadan tüm Müslümanlara terörist muamelesi yapmıştır.

Camilerde öğrencilere Kur'an-ı Kerim öğreten Müslümanlar ağır cezalara mahkûm edilmiştir. İslami eğitim ve irşat çalışmaları yapan vakıf ve dernek yöneticileri tutuklanmış ve cezaevlerine konulmuştur. Faili meçhul cinayetler Müslümanlara fatura edilmiş, delilden yoksun yargılamalarla suçludan delile ulaşan bir yol izlenerek birçok İslami kurum yöneticisi hapse mahkûm edilmiştir. 1960’lı yıllardan bugüne Türkiye'de fikri ve siyasi çalışma yapan, cebir-şiddet ve silahlı mücadele yöntemini temelden reddeden Hizb-ut Tahrir üyelerine, PKK yâda DHKP-C örgüt üyelerine yapılan hukuki muamele yapılmıştır.

Sayın Basın Mensupları ve Kıymetli Konuklar,

Bugün buradan, Müslümanlara yönelik yapılan tüm hukuksuzlukların ve yargı zulmünün son bulması için bu basın bilgilendirme toplantısında hükümete açık bir çağrı yapıyoruz. Bu zulümlerin bir an önce giderilmesi için yargının, daha da önemlisi iktidarın somut bir adım atmasının gerekli olduğunu söylüyoruz. Çünkü talep ettiğimiz bir imtiyaz değil, bilakis yıllardır gasp edilen temel haklarımızın iadesidir. Öyleyse soruyoruz; "Paralel Devlet Yapılanması" yâda "FETÖ" olarak isimlendirilen bu yapı yalnızca hükümete karşı mı hukuksuzluk yapmıştır? Sadece Ergenekon ve Balyoz davalarında mı kumpas kurmuştur? Yoksa son 15 yılda Türkiye’de yürütülen diğer soruşturma ve yargılamalara bu yapının hiç etkisi olmamış mıdır? Mevcut hükümete darbe planı kurma suçlaması ile yargılanıp ceza alan Ergenekon ve Balyoz sanıkları, haklarında başlatılan yeniden yargılamalar ile beraat ettirilmiş ve ödenen yüksek tazminatlar ile mükâfatlandırılmışlardır. Ancak hiçbir suçu olmadığı halde, kanunlara aykırı olarak delilsiz ve mesnetsiz bir şekilde yargılanıp ağır cezalara mahkûm edilen Müslümanlar hâlâ cezaevlerindedirler. Hiçbir şekilde cebir ve şiddet yöntemini benimsemeyen Hizb-ut Tahrir üyeleri hakkında verilen yaklaşık 900 yıllık ceza dosyaları, 2004 ve 2008'de Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Terörle Mücadele Kanunu'na aykırı bir şekilde aldığı içtihat kararlarına göre yürütülüyor. Bu hukuk dışı içtihat kararlarına imza atan hâkimler bugün “FETÖ” olarak isimlendirilen soruşturmalar neticesinde tutuklandıkları halde, halen onların aldığı içtihat kararı yürürlükten kaldırılmış değildir.

Dolayısıyla bu yapının oluşturduğu “mağduriyetler” sadece Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ya da 17/25 Aralık soruşturmalarına maruz kalan iktidarla sınırlı değildir. Bu yapının mağdur ettiği birçok kurum ve kişi bulunmaktadır. Hak ve hukuk adına tüm bu mağduriyetlerin ivedilikle giderilmesi gerekmektedir. Hükümetin bu konuda atması gereken adımları ve yapılması gerekenleri ise şu şekilde sıralıyoruz:

1- Hiçbir şekilde cebir ve şiddet eylemini benimsemeyen ve bunu kesinkes reddeden siyasi parti, vakıf, dernek ve cemaat gibi kurumlar hakkında 3713 sayılı TMK kapsamında yürütülen tüm soruşturma ve yargılamalar düşürülmelidir. Bu konudaki yasalar yoruma kapalı hale getirilmelidir.

2- CMK 311’de geçtiği üzere ‘ALEYHİNDE CEZA KOVUŞTURMASI VEYA BİR CEZA İLE MAHKÛMİYETİNİ GEREKTİRECEK BİÇİMDE GÖREVLERİNİ YAPMADA KUSUR ETMİŞ İSE…’ düşüncesinden hareketle, bugün haklarında tutuklama kararı verilen hâkimlerin durumundan yola çıkarak özellikle son 15 yılda yürütülen yargılamaların tamamı hakkında yeniden yargılama süreci başlatılmalıdır. Zira bu yargılamaları yapan hâkim ve savcıların, bu yargılamaların ve kovuşturmasını hazırlayan ilgili tüm emniyet şube müdürlerinin neredeyse tamamı şu an "FETÖ" üyesi şüphesiyle tutuklanmıştır. Dolayısıyla devletin bizzat kendisinin terör örgütü olarak isimlendirdiği bir yapının üyesi olan yargıçların yürüttüğü bu yargılamaların adilliği tamamen kaybolmuştur.

3- Kendilerine kurulan kumpaslar sonucu suçsuz bir şekilde yıllardır cezaevinde olan Müslümanlar, yeniden yargılanma sürecinde derhal serbest bırakılmalıdır.

4- Yeni Türkiye sloganıyla yola çıkan hükümet, bu mağduriyete ve zulme derhal son vermeli, hiç değilse hakkı ayakta tutanlardan olmalıdır. Hükümetin, kendisine karşı hazırlanan darbe planlarına gösterdiği sert ve kararlı tutumu, İslam’a ve Müslümanlara yönelik haksızlıklar karşısında da aynı şekilde ortaya koyması gerekir. Hatta milyonlarca insanın mesuliyetini üstlenen yöneticiler olarak, hesap günü düşünüldüğünde bu daha ehemmiyetli bir sorumluluktur.

Son olarak diyoruz ki; unutulmamalıdır ki adalet herkes içindir. Öyleyse gerçekten "FETÖ" olarak isimlendirilen bu yapının mağdur ettiği herkesin, maruz kaldığı bu mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Çünkü geciken adalet, adalet değildir.

9719216.jpg
2841821.jpg
679026.jpg
5599782.jpg
7208793.jpg
1984481.jpg
5770306.jpg
6827974.jpg
9057744.jpg
3857176.jpg
8376712.jpg
3796022.jpg
3710813.jpg
7272256.jpg
8065867.jpg
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız Küçükçekmece, Ülkücülük ve Vatandır”
MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy: “Bizim Sevdamız...
Küçükçekmece'de Kültür Şöleni: Kastamonu Günleri Kapılarını Açtı
Küçükçekmece'de Kültür Şöleni: Kastamonu Günleri Kapılarını...
Yaz Aylarında Ağız ve Diş Sağlığını Korumak İçin Bu Hatalardan Kaçının
Yaz Aylarında Ağız ve Diş Sağlığını Korumak İçin Bu Hatalardan...
"Bir Damla Sen Ol, Bir Hayat Devam Etsin" Kampanyasına Küçükçekmece'den...
Av.Mesut Yıldırım:
Av.Mesut Yıldırım: "Volkan Yılmaz ile Başarılı Bir Dönem Yaşayacağız"
Rafet Orhan:
Rafet Orhan: "Ayrılıklara Değil, Küçükçekmece Sinopspor Sevdasına...
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği Buluşturdu
TÜGVA Hünerhane Yıl Sonu Sergisi Küçükçekmece'de Sanat ve Emeği...
Yeniden Refah Partisi Küçükçekmece'de Geniş Katılımlı Ziyaret Programlar Gerçeklleştirdi.
Yeniden Refah Partisi Küçükçekmece'de Geniş Katılımlı Ziyaret...
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri: Eğitim Kurumları İdeolojik Çatışma Alanı Olamaz
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri: Eğitim Kurumları İdeolojik Çatışma...
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 17 Yıllık Sır Perdesi
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 17 Yıllık Sır Perdesi
14 Yıllık Hasretin Eşiğinde Kalan Küçükçekmece Spor'dan Önemli Açıklama
14 Yıllık Hasretin Eşiğinde Kalan Küçükçekmece Spor'dan Önemli...
Çocuklara Moral ve Hediye: Ülkü Ocakları Karne Gününde Sahadaydı
Çocuklara Moral ve Hediye: Ülkü Ocakları Karne Gününde Sahadaydı...
İlginizi Çekebilir
AKON ve Kızılay'dan Küçükçekmece İçin Güç Birliği! Yasin Uluhan ile Doğan Şeyda Ortak Projeler İçin Bir Araya Geldi
AKON ve Kızılay'dan Küçükçekmece İçin Güç Birliği! Yasin Uluhan...
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Kritik Açıklamalar:
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Kritik Açıklamalar: "Bir Sonraki NATO...
Küçükçekmece'de Kurumlardan Güç Birliği: Kızılay, Yeşilay ve Ensar Vakfı Ortak Projeler İçin Bir Araya Geldi
Küçükçekmece'de Kurumlardan Güç Birliği: Kızılay, Yeşilay ve...
Belçika Savunma Bakanı Theo Francken'in Ankara Paylaşımı Tartışma Yarattı: Uyarı Sonrası Fotoğrafı Kaldırdı
Belçika Savunma Bakanı Theo Francken'in Ankara Paylaşımı Tartışma...
Erzurum Oltu'da Sel Felaketi: Taşan Dümbüllü Deresi Evleri ve Tarım Arazilerini Sular Altında Bıraktı
Erzurum Oltu'da Sel Felaketi: Taşan Dümbüllü Deresi Evleri ve Tarım...
Aydın Bozdoğan’daki Yangın 7 Saattir Sürüyor: 8 Helikopter ve 6 Uçakla Müdahale
Aydın Bozdoğan’daki Yangın 7 Saattir Sürüyor: 8 Helikopter ve 6...
Giresun'da Gizemli Patlama Paniği! Gökyüzündeki Cisim Mercek Altında
Giresun'da Gizemli Patlama Paniği! Gökyüzündeki Cisim Mercek Altında
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara'da! Erdoğan ile kritik zirve öncesi bir araya gelecek
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara'da! Erdoğan ile kritik zirve öncesi...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev'i kabul...
ORHAN BUYRUK MOSSAD'IN ELİNDE ESİR
ORHAN BUYRUK MOSSAD'IN ELİNDE ESİR

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">